bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş7
- fatma betülüm yapmaz10
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek5
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- sinirlenen dilenci kadın6
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- götü yere yakın olandan korkacaksın3
- lanet olsun adamım ben gidiyorum buralardan3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- türkiye azerbaycan ilişkileri3
- fatma betül sayan kaya18
- akp seçmeni3
- serdar ortaç tiktokta2
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu2
- dünyanın sonu2
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak2
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı4
- son 3 ayın en başarılı gammazları2
- klodyan klod duruşu2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması2
- hayati yazıcı2
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- boğaz ağrısı5
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- misafir terliği kokusu2
- sözlüğün yeni tasarımı14
- beşiktaş6
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- her sorunun çözümü2
- haram para2
- muslettin amca23
- fon vurgunu4
- kötüye bir şey olmaz5
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
Baden prensi olduğuna inanılır. Bıçaklanarak öldürülmüştür ve gizemli bir geçmişi vardır.
bi tanığın ifadesine göre 26 mayıs 1828 günü nürnberg kentine adım atmış vahşi çocuk tur . bulunduğunda 17 yaşlarındadır ama tek bir hece bile söyleyemez sadece hırıltı ve inleme . çocuğun ana dili yoktur .
ve gözetim altına alınır . çocuğa kağıt kalem verilince kaspar hauser adını yazdığı için bu adla bilinir .
hauser a biraz almanca öğrettikten sonra araştırmacı şu gözlemi yazmış :
" onu camdan dışarı baktırdım . ve yaz mevsiminin tüm ihtişamıyla önümüzde uzanan geniş ve güzel manzarayı ona gösterdim . hemen geri çekildi . yüzünde bi dehşet ifadesi vardı . " ve ;
-çirkin , çirkin !
diye haykırdı .
daha sonra yeterince almanca öğrenince çocuk bu tepkinin nedenini şöyle açıklar .
pencereye bakınca gözlerimin önüne bir panjur yerleştirilmiş , bu panjura bir badanacı farklı fırçalardan çıkan beyaz , mavi , yeşil , kırmızı ve sarı boyaların hepsi karıştırarak sürmüş gibi gelirdi hep . şimdi her şeyi ayrı ayrı görebiliyorum . oysa o zaman bunları tanıyıp birbirinden ayıramıyordum .
der .
ilginçtir ki yazılı kültürde büyümediği için benlik kavramında , iç yaşamın içine girmekte zorlanıyordu .
öyle ki yazı yazmayı iyice öğrendiğinde yazdığı biyografisinde kendisinden 3. tekil şahısı kullanarak bahseder :
--spoiler--
" kendini bildi bileli bir delikte yaşamış , her zaman ayakları çıplak , yere oturmuş ve üzerine sadece bir pantolon ve gömlek giymişti . gökyüzünü hiç görmezdi . geceyle gündüz arasındaki farkı hiç bilmezdi . uyandığı zaman yanında ekmek ve bir sürahi su bulurdu . kendisine et ve içecek getiren kişinin yüzünü hiç görmedi ."
--spoiler--
ve gözetim altına alınır . çocuğa kağıt kalem verilince kaspar hauser adını yazdığı için bu adla bilinir .
hauser a biraz almanca öğrettikten sonra araştırmacı şu gözlemi yazmış :
" onu camdan dışarı baktırdım . ve yaz mevsiminin tüm ihtişamıyla önümüzde uzanan geniş ve güzel manzarayı ona gösterdim . hemen geri çekildi . yüzünde bi dehşet ifadesi vardı . " ve ;
-çirkin , çirkin !
diye haykırdı .
daha sonra yeterince almanca öğrenince çocuk bu tepkinin nedenini şöyle açıklar .
pencereye bakınca gözlerimin önüne bir panjur yerleştirilmiş , bu panjura bir badanacı farklı fırçalardan çıkan beyaz , mavi , yeşil , kırmızı ve sarı boyaların hepsi karıştırarak sürmüş gibi gelirdi hep . şimdi her şeyi ayrı ayrı görebiliyorum . oysa o zaman bunları tanıyıp birbirinden ayıramıyordum .
der .
ilginçtir ki yazılı kültürde büyümediği için benlik kavramında , iç yaşamın içine girmekte zorlanıyordu .
öyle ki yazı yazmayı iyice öğrendiğinde yazdığı biyografisinde kendisinden 3. tekil şahısı kullanarak bahseder :
--spoiler--
" kendini bildi bileli bir delikte yaşamış , her zaman ayakları çıplak , yere oturmuş ve üzerine sadece bir pantolon ve gömlek giymişti . gökyüzünü hiç görmezdi . geceyle gündüz arasındaki farkı hiç bilmezdi . uyandığı zaman yanında ekmek ve bir sürahi su bulurdu . kendisine et ve içecek getiren kişinin yüzünü hiç görmedi ."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar