bugün
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar8
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası24
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- sözlük kızlarının seksi çorapları6
- ulıdağ sözlük'ün geleceği5
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri14
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- şerbetli tatlılar vs sütlü tatlılar3
- sözlüğe meme görmek için giren yazarlar4
- sözlükte ceo olmuş gibi davrananlar3
- sözlük laf sokucuları5
- ucan tekme atan hipopotam6
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması4
- heyt bea10
- kadınlarda beyaz saç modası9
- mesai bitti görüşürüz5
- antiçorap4
- terörist ölüsüne leş demek3
- motorla seyahat etmek2
- beni çaylak yapın herkese benden çay4
- türkiye vs azerbaycan8
- herkesin çok salak olması2
- sözlüğe seks için giren yazarlar2
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
- manifest mina vs dua lipa4
- başıbüyük2
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek5
- radiohead dinlemekten utanmak4
- iltica36
- sözlüğe kombin görmek için giren yazarlar2
- nervio'nun erkek olması26
- nickelback3
- kışla birlikte grip sezonu3
- tırcı kadınlar3
- tırla duygusal bağ yaşamak3
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- sözlükteki anaerkil düzen9
- ne kadar yaşlısın7
- ışık üniversitesini kazanmak için gerekenler2
- cedidacer2
- meksika açmazı macerası6
- 2026 2027 kışı2
- devlet millet bağının kopması5
- marmaris barlar sokağı3
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe3
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
" Pencerenin kenarına oturuyor ve dışarıya, tamamiyle boş yere bakıyorum. Yıllarca ve yıllarca orada oturuyorum ve bir şey bana hep bir sonraki an delireceğimi söylüyor. Ama bir sonraki an delirmiyorum ve delirmekten korkmuyorum çünkü delirme korkusu, bir şeye bağlanmam gerektiği anlamına gelir. Yine de hiçbir şeye bağlanmıyorum. Hiçbir şeye bağlanmıyorum fakat her şey bana bağlanıyor. Onlara bakmamı istiyorlar. Şeylerin umutsuzluğuna bakmamı istiyorlar. Penceremin dışında, kalaydan yapılmış gökyüzünün şiddetli yağmuru altında, su birikintisine yürüyüp bir şeyler içen pis köpek gibi izlememi
Mezarlarına düşmeden önce herkesin konuşurkenki yaptığı zavallı çabayı izlememi istiyorlar. Ama zaman yok ki onlar için, zaten düşüyorlar. Ve bu, geri döndürülemez şeylerin beni delirtmelerini istiyorlar ancak sonraki andaysa delirmememi istiyorlar. "
1988 yapımı bela tarr filmi. monolaglar, yağmur, sis, pus, teleferikler, çamur, hüzün, alkol, hayat, bir cam önü ve sigara. ve bence çok güzel bir kadın. bir de adam. stalker'i anımsattı biraz olsun.
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
Bela Tarrın 1988 yılında sinemaya kazandırdığı ağır bir melankoli ile yoğrulmuş, yağmurun, sisin ve köpeklerin eksik olmadığı depresif yapıt. Müzisyen Mihaly vigin müzikleri tam anlamı ile alkol etkisi yaratır, sersemletir. Başarılı ve vurucu bir finali vardır, sanat filmlerinin finalleri genelde sönük kalır ancak bu filmde yönetmen haykırıyor, isyan ediyor gelinen seviyeye. ancak şunu belirteyim werckmeister harmoniak kadar başarılı değil maalesef özellikle planları.
şiir gibi film.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar