bugün
- gammaz çetesi6
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- g'i l d'e d l'i l y27
- nickten isim tahmini yapmak72
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- balkonda kitli kalmak2
- sabah kahvaltısında menemen yiyen erkek3
- hikayeyi devam ettir30
- biber dolması olsa da yesek6
- anok yai2
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- alkollü sürücüye 602 bin lira ceza2
- marmarayın 74 27 çekmesi3
- deliğim ben götü kara deliğim2
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- hayattan zevk alamamak15
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- makine mühendisliği4
- gocunun nerede olması12
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- hazret ktc4
- metalcilerin ihtiyar olması2
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- rüyamda kadın olmuştum6
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- uysaljakoben16
- habire12 adamdır37
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- uyumayın konuşalım5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeni parti50
- habire1259
- yeşilçam filmi izlemek6
- bir ay çaylak olmak5
- yazarlara gelen son mesaj2
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- yazarların öldükten sonraki planları4
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- diamond bosphorus23
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
" Pencerenin kenarına oturuyor ve dışarıya, tamamiyle boş yere bakıyorum. Yıllarca ve yıllarca orada oturuyorum ve bir şey bana hep bir sonraki an delireceğimi söylüyor. Ama bir sonraki an delirmiyorum ve delirmekten korkmuyorum çünkü delirme korkusu, bir şeye bağlanmam gerektiği anlamına gelir. Yine de hiçbir şeye bağlanmıyorum. Hiçbir şeye bağlanmıyorum fakat her şey bana bağlanıyor. Onlara bakmamı istiyorlar. Şeylerin umutsuzluğuna bakmamı istiyorlar. Penceremin dışında, kalaydan yapılmış gökyüzünün şiddetli yağmuru altında, su birikintisine yürüyüp bir şeyler içen pis köpek gibi izlememi
Mezarlarına düşmeden önce herkesin konuşurkenki yaptığı zavallı çabayı izlememi istiyorlar. Ama zaman yok ki onlar için, zaten düşüyorlar. Ve bu, geri döndürülemez şeylerin beni delirtmelerini istiyorlar ancak sonraki andaysa delirmememi istiyorlar. "
1988 yapımı bela tarr filmi. monolaglar, yağmur, sis, pus, teleferikler, çamur, hüzün, alkol, hayat, bir cam önü ve sigara. ve bence çok güzel bir kadın. bir de adam. stalker'i anımsattı biraz olsun.
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
teleferiklerin geçişini camın önünde sigara içerek izlediği sahne belki de her şeyin ve zamanın özeti. sadece bakıyoruz.
" dün bana baktığında bir şeyin farkına vardım. seninle dünya arasında ulaşılmaz, garip, boş bir tünelin olduğunu fark ettim. kimse o yolu biliyor mu, bilmiyorum. tünelin girişinde yalnız başına dikiliyorsun, çünkü bir şeyler biliyorsun.ben bile isimlendiremiyorum; daha derin,daha merhametsiz bir şey. asla anlayamadım. o dünyaya asla yakın olamayacağımı anladım. sadece yasını tutarım, çünkü ışık ve ılıklıkla saklanmış bir dünya, oranın acısını çekemem. ne inanacak, ne vazgeçecek yetim var. dün dönümsüz bir hata yaptığımı fark ettim. seni kaybetseydim beniim affedilmez sonum olacaktı. çünkü bu isim konulmaz dünya hakkında hiçbir bilgim yok. mademki bunun bir parçasısın, benim dünyam senden ibaret. bu asla değişmeyecek. lütfen geri çevirme beni. seni görmeme izin ver. her şeyimi veririm senin için. vur, tükür bana. bana tekrar vurasın, tüküresin diye yine gelirim. haklısın, insafsızca da olsa haklısın. ben seni gerçekten seviyorum. "
Bela Tarrın 1988 yılında sinemaya kazandırdığı ağır bir melankoli ile yoğrulmuş, yağmurun, sisin ve köpeklerin eksik olmadığı depresif yapıt. Müzisyen Mihaly vigin müzikleri tam anlamı ile alkol etkisi yaratır, sersemletir. Başarılı ve vurucu bir finali vardır, sanat filmlerinin finalleri genelde sönük kalır ancak bu filmde yönetmen haykırıyor, isyan ediyor gelinen seviyeye. ancak şunu belirteyim werckmeister harmoniak kadar başarılı değil maalesef özellikle planları.
şiir gibi film.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
sözlerinden bağımsız sevilen bir şarkı gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar