bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- sssilvermist21
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- sözlükteki kavganın amacı5
- arap gel oğlum5
- ben senin yerinde olsam3
- yarası olan gocudur5
- yapay zeka bile moderatör oldu3
- fransız arabaları2
- aslan3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- sokak köpeği3
- suca suruklenen cocuk7
- futbol12
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- çingene2
- liseliler için uyku vakti3
- temmuz6
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası18
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- uludağ sözlük cenaze namazı2
- burhaniye6
- arka sokaklar3
- yorgun mermi13
- adanalı3
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- vincent van gogh5
- çare sarıgül5
- 26 temmuz 2026 karlsruher sc inter milan maçı2
- doğum haritası6
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- sigmund freud sözleri2
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- kemoşların genel özellikleri4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- mangal yakabilen kız3
- eintracht frankfurt2
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
Van gölünün güneyi ile Urmiye gölünün batısında yaşamış beylik.
KÜRT adı Güneydoğu Anadolu'da ancak 7. asırdaki Arap istilasından sonra, hatta 9. asrın başlarında işitilmeye başlamıştır.
KÜRT kelimesi ilk başlarda KALIN KAR TABAKALI BÖLGE'de yaşıyanları kastederek kullanılmışsa da, sonradan DAĞ GÖÇEBELiĞi anlamına gelmeye başlamıştır.
Daha önceleri BOHTAN SUYU, ve DiCLE nehri ile VAN gölü arasındaki küçük sahada KARDUK, KORDiK, GORDUNE, KORÇEK, KARDAKA gibi adlara rastlanmıştır. Ancak bunların Âri diye adlandırılan iranlılar ile değil, TÜRKLER ile bağlantısı vardır.
M.Ö.2000 senelerine dayanan iki SÜMER eşik taşında KAR-DA-KA ismine rastlanmıştır. Bu memleket, VAN GÖLÜ'nün güneyinde SU TAiFESi yanında bulunuyordu.
KAR-DA-KA kelimesinin aslı KAR-DU-K'tur. Bu kelime pek çok yerde KARDUK, KARDUKH, KARDUENE, KARDUÇi olarak geçmektedir.
O dönemin komşu ülkelerinin adları SUBARTU, URARTU, ZiGURTU, iMARTU, MAHALTU idi. Bunlardan kolayca görüleceği gibi DU, TU, U ekleri YURT anlamı vermektedir. O ülkelerde yaşıyan halk ise SUBAR, URAR, KAR, iMAR, ZiGUR, MAHAL adlarını taşıyordu.
Buna göre Urartular demek doğru değildir. URAR-TU ülkenin adıdır, (TÜRK-iSTAN gibi) URAR YURDU anlamına gelir. URARLAR demek gerekir.
Dr. A. VON GABAiN, "TU eki halis MOĞOL son ekidir," der... Zaten YURT kelimesi de hem TÜRKÇE, hem MOĞOLCA'da vardır. Moğolca'da Yurt ÇADIR demektir ki, Türklerin neden vatanlarına YURT dediklerini çok iyi açıklar.
Ayrıca MOG-OL kelimesinin MOG ve MOGAR ile bağlantısı, GOG-MOG ilişkisine, dolayısiyle TÜRK ve MOGOL'un aynı kökten olduğuna işarettir.
Öte yandan "K" eki eski TÜRKÇE'de çoğul eki idi. Halen de mekân anlamında kullanılır. Konak, tünek, oyuk, kayık mekânları; kon-tüne-oy-kay fiillerinden türetilmiştir. "iK" eki ise ORTA ASYA TÜRKÇESi'nde, aynı kökenli MACARCA'da, ve eski iran dillerinde çoğul ekidir. Hatta TÜR-K kelimesi TURLAR anlamında çoğul ifade eder. AVESTA'da bu çoğul haliyle diğer kavim adları arasında yer aldığı görülmüştür.
Öyleyse KAR-DU, KAR YURDU demektir, KAR-DU-K da KAR YURTLULAR demektir, KARLAR, HiNDUKUŞ dağları çevresinde GURŞiSTAN'ın PAKTiKA bölgesinde yaşayan bir TÜRK oymağıdır. O yöreye KARDU-EL yani KAR YURDU HALKI (DiYARI) denir.
Yani KAR boyuna hem GÜNEY ANADOLU'da, hem de ORTA ASYA'da rastlanır. Her iki yerde de KARDU diye bilinen bölgeler vardır. Ksenophone'nun KARDUKLAR'dan bahsetmesi, Kürtlerden bahsediyor anlamına hiç mi hiç gelmez!
V. MiNORSKY, "KÜRTLERiN iRANÎ SAYILMASI, IRKÎ OLMAKTAN ZiYADE; DiL VE TARiH MUTALAALARINA DAYANMAKTADIR. Kürtlerin merkezi sahaya yerleşmeden evvel, oralarda isimleri kendilerininkine benziyen, fakat başka menşeli KARDU adlı bir kavim yaşamış olduğu ve bunların SONRADAN iran menşelilerle KARIŞMIŞ olduğunu ileri sürmek mümkündür," der.
Bu ifade dahi KARDULAR'ın KÜRT olmadığını, KÜRTLER'iN DE iranlı, yani ARYAN OLMADIĞINI göstermektedir.
Ayırımcıların iddialarının aksine; Kürt ve Karduk kelimesi arasında bir ilişki olmadığı Nöldeke, Hartmann, Weissbach gibi şarkiyatçılar tarafından ortaya konmuştur.
SU TAiFESi sözü karışık gelebilir. AKATÇA'da SU hem su, hem nehir anlamındadır. TÜRKÇE'nin çeşitli dillerinde SU, suy-suv-sub-suf kelimelerinin kısaltılmış halidir.
Türkçe'de AR, ER, iR, UR ekleri uruk-millet-boy gösterir. SÜMER, KiMER, MiŞER, iBER, SUBAR, SiTER, BULGAR, BALKAR, KAŞGAR, MACAR, TATAR, HAZAR, AVAR, KAÇAR, AFŞAR, TOKHAR, URAR, HUNGAR adları hep bu urukların ve boyların TÜRK kökenlerine işarettir.
Daha çok devlet kuran TÜRK boyları, adlarında böyle bir değişiklik yapmışlardır. Mesela AFŞiN (AVŞiN, AVŞEN) adlı küçük bir oymak olduğu gibi, AVŞAR diye büyük bir uruk da vardır. HUN-GUR'lar devlet kurunca HUN-GAR, BEL-GUR'lar devlet kurunca BULGAR, SUP'lar SUBAR, SUV'lar SUVAR olmuşlardır.
Şu halde SÜMER Eşik Taşı'nda geçen SU TAiFESi, yani SU HALKI, SUBARLAR'dan başkası değildir!.. SUB-AR-TU da ülkenin adıdır.
SUBARLAR, görüldüğü gibi bir TÜRK boyudur. ilerde SABiR adı ile ortaya çıkacak ve hemen bütün KUZEY ASYA'ya SiBiRYA (ingilizce telaffuzu aslına daha uygun: Sayberya) yani SABiR YURDU adını vereceklerdir.
Yavuz, Edip; Tarih Boyunca Türk Kavimleri
KÜRT kelimesi ilk başlarda KALIN KAR TABAKALI BÖLGE'de yaşıyanları kastederek kullanılmışsa da, sonradan DAĞ GÖÇEBELiĞi anlamına gelmeye başlamıştır.
Daha önceleri BOHTAN SUYU, ve DiCLE nehri ile VAN gölü arasındaki küçük sahada KARDUK, KORDiK, GORDUNE, KORÇEK, KARDAKA gibi adlara rastlanmıştır. Ancak bunların Âri diye adlandırılan iranlılar ile değil, TÜRKLER ile bağlantısı vardır.
M.Ö.2000 senelerine dayanan iki SÜMER eşik taşında KAR-DA-KA ismine rastlanmıştır. Bu memleket, VAN GÖLÜ'nün güneyinde SU TAiFESi yanında bulunuyordu.
KAR-DA-KA kelimesinin aslı KAR-DU-K'tur. Bu kelime pek çok yerde KARDUK, KARDUKH, KARDUENE, KARDUÇi olarak geçmektedir.
O dönemin komşu ülkelerinin adları SUBARTU, URARTU, ZiGURTU, iMARTU, MAHALTU idi. Bunlardan kolayca görüleceği gibi DU, TU, U ekleri YURT anlamı vermektedir. O ülkelerde yaşıyan halk ise SUBAR, URAR, KAR, iMAR, ZiGUR, MAHAL adlarını taşıyordu.
Buna göre Urartular demek doğru değildir. URAR-TU ülkenin adıdır, (TÜRK-iSTAN gibi) URAR YURDU anlamına gelir. URARLAR demek gerekir.
Dr. A. VON GABAiN, "TU eki halis MOĞOL son ekidir," der... Zaten YURT kelimesi de hem TÜRKÇE, hem MOĞOLCA'da vardır. Moğolca'da Yurt ÇADIR demektir ki, Türklerin neden vatanlarına YURT dediklerini çok iyi açıklar.
Ayrıca MOG-OL kelimesinin MOG ve MOGAR ile bağlantısı, GOG-MOG ilişkisine, dolayısiyle TÜRK ve MOGOL'un aynı kökten olduğuna işarettir.
Öte yandan "K" eki eski TÜRKÇE'de çoğul eki idi. Halen de mekân anlamında kullanılır. Konak, tünek, oyuk, kayık mekânları; kon-tüne-oy-kay fiillerinden türetilmiştir. "iK" eki ise ORTA ASYA TÜRKÇESi'nde, aynı kökenli MACARCA'da, ve eski iran dillerinde çoğul ekidir. Hatta TÜR-K kelimesi TURLAR anlamında çoğul ifade eder. AVESTA'da bu çoğul haliyle diğer kavim adları arasında yer aldığı görülmüştür.
Öyleyse KAR-DU, KAR YURDU demektir, KAR-DU-K da KAR YURTLULAR demektir, KARLAR, HiNDUKUŞ dağları çevresinde GURŞiSTAN'ın PAKTiKA bölgesinde yaşayan bir TÜRK oymağıdır. O yöreye KARDU-EL yani KAR YURDU HALKI (DiYARI) denir.
Yani KAR boyuna hem GÜNEY ANADOLU'da, hem de ORTA ASYA'da rastlanır. Her iki yerde de KARDU diye bilinen bölgeler vardır. Ksenophone'nun KARDUKLAR'dan bahsetmesi, Kürtlerden bahsediyor anlamına hiç mi hiç gelmez!
V. MiNORSKY, "KÜRTLERiN iRANÎ SAYILMASI, IRKÎ OLMAKTAN ZiYADE; DiL VE TARiH MUTALAALARINA DAYANMAKTADIR. Kürtlerin merkezi sahaya yerleşmeden evvel, oralarda isimleri kendilerininkine benziyen, fakat başka menşeli KARDU adlı bir kavim yaşamış olduğu ve bunların SONRADAN iran menşelilerle KARIŞMIŞ olduğunu ileri sürmek mümkündür," der.
Bu ifade dahi KARDULAR'ın KÜRT olmadığını, KÜRTLER'iN DE iranlı, yani ARYAN OLMADIĞINI göstermektedir.
Ayırımcıların iddialarının aksine; Kürt ve Karduk kelimesi arasında bir ilişki olmadığı Nöldeke, Hartmann, Weissbach gibi şarkiyatçılar tarafından ortaya konmuştur.
SU TAiFESi sözü karışık gelebilir. AKATÇA'da SU hem su, hem nehir anlamındadır. TÜRKÇE'nin çeşitli dillerinde SU, suy-suv-sub-suf kelimelerinin kısaltılmış halidir.
Türkçe'de AR, ER, iR, UR ekleri uruk-millet-boy gösterir. SÜMER, KiMER, MiŞER, iBER, SUBAR, SiTER, BULGAR, BALKAR, KAŞGAR, MACAR, TATAR, HAZAR, AVAR, KAÇAR, AFŞAR, TOKHAR, URAR, HUNGAR adları hep bu urukların ve boyların TÜRK kökenlerine işarettir.
Daha çok devlet kuran TÜRK boyları, adlarında böyle bir değişiklik yapmışlardır. Mesela AFŞiN (AVŞiN, AVŞEN) adlı küçük bir oymak olduğu gibi, AVŞAR diye büyük bir uruk da vardır. HUN-GUR'lar devlet kurunca HUN-GAR, BEL-GUR'lar devlet kurunca BULGAR, SUP'lar SUBAR, SUV'lar SUVAR olmuşlardır.
Şu halde SÜMER Eşik Taşı'nda geçen SU TAiFESi, yani SU HALKI, SUBARLAR'dan başkası değildir!.. SUB-AR-TU da ülkenin adıdır.
SUBARLAR, görüldüğü gibi bir TÜRK boyudur. ilerde SABiR adı ile ortaya çıkacak ve hemen bütün KUZEY ASYA'ya SiBiRYA (ingilizce telaffuzu aslına daha uygun: Sayberya) yani SABiR YURDU adını vereceklerdir.
Yavuz, Edip; Tarih Boyunca Türk Kavimleri
kürtlerin değil gürcülerin atasıdır. hala bunu ısıtıp ısıtıp önümüze seren kürtler vardır.
tarihçiler tarafından kürtlerin değil gürcülerin atası olduğu söylenen topluluk. bir çok tarihçi gürcülerin atalarının şuanki gürcistanın güneyinde yaşadıklarını, iskenderin istilası sonra bugünki gürcistana gelip megrellerle birleşip modern gürcüleri oluşturduklarını söylerler.
lazların ataları olarak kabül edilir.
tek lazların değil kartvel dilleri (kartvelian language) konuşan tüm halkların yani gürcü, laz, megrel ve svan'ların ataları olarak kabul edilir.
tek lazların değil kartvel dilleri (kartvelian language) konuşan tüm halkların yani gürcü, laz, megrel ve svan'ların ataları olarak kabul edilir.
''Kardukiler ya da diğer adıyla Kürtler kendi krallıklarını yönetiyorlardı. Tarım ve sığır yetiştiriciliğinde oldukça başarılı bir halktı.
Asur kaynaklarında 'Kardu' diye teleffuz edilmişlerdir.''
Alman Coğrafyacı Heinrich Kiepert (1818-1899)
görsel
Asur kaynaklarında 'Kardu' diye teleffuz edilmişlerdir.''
Alman Coğrafyacı Heinrich Kiepert (1818-1899)
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar