bugün
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması8
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- saraca finch house14
- ben kararımı verdim5
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi3
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu6
- arkadaşlarla tatile gitmek2
- erkeği tahriş eden en ince ayrıntılar2
- besle kargayı7
- tansiyon ilacı içen yazarlar2
- bir erkeği markete yollamak4
- fırından alınan ekmeği dilimletmek4
- klima açıp yorgan altında uyumak4
- yanarak ölmek3
- reşit olmadan sözlük yazarı olmak4
- yaş yetmiş iş bitmemiş2
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi5
- sözlük kızları toplansın bir şey diyeceğim4
- sözlükte kaos olsun istenmesi2
- geceye bir 90 lar şarkısı bırak2
- atm'ye ateme diyen hanzo2
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri3
- şişman kızların çok neşeli olması7
- gianni infantino3
- fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler5
- yolda yırtılan market poşeti2
- günün şiiri23
- tulumba tatlısı9
- bir şeyler söyle2
- kadir inanır'ın kürt olması4
- işimizin başındayız uludağ sözlük2
- neşemizi öldürdüler4
- karı kıza para yedirir misiniz17
- küresel affetme günü3
- neşemizi de çalamazlar ya2
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- mutfağa su içmeye gidip tostla dönmek2
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı8
- istanbulda hava durumu5
- en çok hoşa giden doğa olayı11
- kadınların piç erkek tercihi16
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller10
- elle yiyip şişeden içenler5
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
Türkçedeki “karakuşî” hükümlerin kaynağı Bu sahifelerde daha önce Türk dilindeki tarihi deyimlerin kaynaklarını vermiştik. Burada Türkçemizdeki tamamen manasız ve hiç bir mantığa dayanmadan verilen hükümler için kullanılan “Karakuşi” deyiminin dilimize nereden ve nasıl girdiğini anlatalım. Konu ile ilgili büyük ustamız rahmetli Şevket Hıfzı Rado’nun eski kaynaklardan derleyerek günümüze ulaştırdığı bu deyimin kaynağı şöyledir: “.... DiLiMiZE bir takım yabancı kelimeler den baska öyle bir takım tabirler girmiştir ki, bunların nereden geldiklerini, asıllarının ne olduğunu öğrenmek istiyenler ekseriye meçhuller karşısında kalırlar. Halbuki asıllarını bilmediğimiz bu tabirlerin altında çoğu zaman bir hikaye, hem de bazen oldukça hoş bir hikaye yatmaktadır. Dilimizdeki ‘Karakuşi’ tabiri de bunlardan biridir. Neden bir takım manasız ve bilhassa mantıksız hükümlere “Karakuşi” hükümler diyoruz? ‘Karakuşi hükümler’ aslında ’Karakuşvari hükümler’ demektir. Kimdir veya nedir bu Karakuş ki, saçmalıklar hep ona yamanır? Karakuş’un, bir zaman yaşamış, acayip hükümler veren bir adam olduğu kulağıma çalınmştı. Fakat aslını doğrusu bilmiyordum. Geçenlerde elime geçen bir eski kitapta, ‘Nevadürü’z-Zürafa’ adlı bir risalede ‘Karakuş’ olduğu gibi ve bütün hikayeleriyle karşıma çıktı. ismi dilimizde hala yaşayan Karakuş’u merak edenler bulunur diye burada onu anlatmak istiyorum. Karakuş’un kimliği Karakuş bir Arap veziri idi. Onun acayip ve gülünç hikayeleri meşhur Arap müellifi Hafiz imam Süyuti’nin yazdığı bir risalede ilk defa okunmuştur. Bu risale ortaya çıkınca herkesin pek hoşuna gitmiş ve dostları imam Süyutiye Hicri 899 (M. 1493) senesinde Kahire’de Tulun camiinde ders verirken risalesinde adı geçen Emir Bahaeddin Karakuş’un ve ona madedilen hikayelerin aslı olup olmadığını sormuşlar. imam Süyuti de cevap olarak demiş ki : - Bunlar büsbütün asılsız şeyler değildir. Muhammed bin Segri’n - Nasiri kitabında Emir Bahaeddin Karakuş’un Mısır Sultanı Salahaddin Yusuf bin Eyyub’un veziri olduğunu söyler. Emir Bahaeddin Karakuş, Kahire’de Hakimi Camii’nin yanındaki ‘Elsahip’ adlı meşhur caddenin sahibi imiş. Kendisi mert, saf, vaktini hayrat ve sevap işlemekle geçirir bir zat idi. Fakat zaman zaman yaptığı dalgınlıklardan kolay uyandırılamayacağını bildiği için, her sene Sultan Salahaddin, adeti olduğu üzere, ilkbaharda Şam’a giderken dönünceye kadar saltanat işlerini yalnız ona bırakmaya cesaret edemez, oğlu ile beraber, ikisini birden kendisine vekil bırakırdı. Fakat Hicri 561 (1165) senesinde veliahdın vefatı üzerine saltanat işlerini iki ay müddetle yalnız Karakuş’a bırakmıs, o sırada yaptığı acayip icraat dolayısiyle, üzerine bir takım garip hikayeler düzülmüstür. Emir Bahaeddin Karakuş’a atfedilen bu hikayeler fıkra fıkra şunlardır: -Bir gün bevvaplar Karakuş’un gömleğini kurutmak için ipe asmışlar. Gömlek bir aralık ipten yere düşünce bunu Karakuş görmüş: ‘Eğer ben içinde olaydım, kırılıp paramparça olurdum’ diyerek Allaha şükredip bin dirhem sadaka vermiş.
-Karakuş’un her sene birçok sadaka vermek adeti imis. Bir sene adet ettiği miktarda sadakasını verip tamam etmiş. Derken huzuruna fakir bir kadın çıkmış. Kocasının öldüğünden ve gömülmesi için kefen tedarik edemediğinden bahsederek bir kefen satın almak icin kendisine bir miktar para vermesini rica etmiş. Karakuş bu senenin sadakası bitmiş olduğundan: ‘inşaallah gelecek sene gel de sana bir kefen veririmdemesi üzerine kadın hayretler içinde çıkıp gitmiş. -Bir gün koca sakallı iki adam Karakuş’un huzuruna gelip sakalsız bir adamdan: ‘Bu bizim sakalımızı yoldu diye şikayet etmişler. Karakuş davacıların sakallarının büyüklüğünü ve şikayet ettikleri adamda sakal olmadığını görünce: ‘O sizin sakalınızı yolmamış belki siz onun sakalını yolmuşunuz!’ diyerek: ‘Sakalsız adamın sakalı büyüyünceye kadar şu iki adamı hapsedin!’ diye emir vermiş.
-Karakuş’un her sene birçok sadaka vermek adeti imis. Bir sene adet ettiği miktarda sadakasını verip tamam etmiş. Derken huzuruna fakir bir kadın çıkmış. Kocasının öldüğünden ve gömülmesi için kefen tedarik edemediğinden bahsederek bir kefen satın almak icin kendisine bir miktar para vermesini rica etmiş. Karakuş bu senenin sadakası bitmiş olduğundan: ‘inşaallah gelecek sene gel de sana bir kefen veririmdemesi üzerine kadın hayretler içinde çıkıp gitmiş. -Bir gün koca sakallı iki adam Karakuş’un huzuruna gelip sakalsız bir adamdan: ‘Bu bizim sakalımızı yoldu diye şikayet etmişler. Karakuş davacıların sakallarının büyüklüğünü ve şikayet ettikleri adamda sakal olmadığını görünce: ‘O sizin sakalınızı yolmamış belki siz onun sakalını yolmuşunuz!’ diyerek: ‘Sakalsız adamın sakalı büyüyünceye kadar şu iki adamı hapsedin!’ diye emir vermiş.
birde kopyala yapıştırdaki karakterleri düzeltme zahmetinde bulunsaydı daha güzel olurdu.
bilinmesi gereken hikayedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar