bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- koyun yoğurdu3
- izinli yazarın entry girebilmesi5
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- ortalama bir insan olmak2
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- egay sucukcu7
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- kademeli emeklilik sistemi2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu2
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- kemal derviş5
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- bir daha doğmayacak olmak2
- en iyi yanık kremi5
- sokaktaki çocuk sesleri4
- bir gün ölecek olmak6
- bugün ne yedin10
- ismail kartal9
- linkedin2
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- en iyi terapi6
- kapitalizmin gerekliliği3
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- şu anda ne yapıyorsun19
- gecenin şarkısı4
- içsel olarak hayvandan daha boş kimse2
- alternatif sözlük arayışı4
- 2026 dünya kupası12
- claude ai ile min 30klık işi 2kya yaptırmak2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- kırılsın ellerim neye yarıyor2
- güne bir şarkı bırak14
- müzik dinlemenin felsefesi5
- hayvan barınağında bok temizleme cezası alan kürt3
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi2
- asuncion3
- sizce yakışıklı mıyım ben saraca2
- leblebi şekeri3
- sol gözün inanilmaz acimasi4
osurukları dünya için yararlı olan hayvancıklar. o nedenle bu hayvanların midelerindeki bakterilerden alıp büyükbaş hayvanlara verilmesi düşünülüyormuş.
kuyruklardan destek alarak ayak dövüşü yaparlar ki aman diyeyim.
--spoiler--
yılmaz özdil'in fanatik'te ki yazısından bir kesit: 1770de, avustralya kıtasını keşfeden james cookun tayfaları, karaya adım atar atmaz aborijin yerlileriyle karşılaştı. yerliler, ingilizce bilmiyor. tayfalar, aborijince bilmiyor. el kol hareketleriyle anlaşmaya çalıştılar. o sırada baktılar ki, acayip bi yaratık var, hoplayıp zıplıyor. işşaret edip, sordular, bunun adı ne? yerliler cevap verdi, kanguru. aradan yıllar geçti. karşılıklı lisanlar öğrenildi ve vaziyet anlaşıldı ki, kanguru
aslında, aborijin dilinde bilmiyorum demek iyi mi ?
--spoiler--
sonuç: aborjince de bilmiyorum anlamına gelir.
yılmaz özdil'in fanatik'te ki yazısından bir kesit: 1770de, avustralya kıtasını keşfeden james cookun tayfaları, karaya adım atar atmaz aborijin yerlileriyle karşılaştı. yerliler, ingilizce bilmiyor. tayfalar, aborijince bilmiyor. el kol hareketleriyle anlaşmaya çalıştılar. o sırada baktılar ki, acayip bi yaratık var, hoplayıp zıplıyor. işşaret edip, sordular, bunun adı ne? yerliler cevap verdi, kanguru. aradan yıllar geçti. karşılıklı lisanlar öğrenildi ve vaziyet anlaşıldı ki, kanguru
aslında, aborijin dilinde bilmiyorum demek iyi mi ?
--spoiler--
sonuç: aborjince de bilmiyorum anlamına gelir.
Kanguruların bacakları, kalça kemiklerinden kuyruk sokumu eklemlerine sabittir. kemiklerini oynatamazlar ve bu yüzden yürüyemezler, zıplayarak mesafe alırlar.
internet sitelerinde sonu gelmez bir biçimde aborjin dilinde bilmiyorum anlamına geldiği söylenir. doğru değildir....
botany bay bölgesinde yaşayan aborjinlerin dilinde * ki 18. yy'da 700 farklı kabile olan aborjinlerde 250 de farklı dil vardı,
gangaru kelimesi büyük gri ya da siyah kangurulara verilen isimdir.
baagandji ler bu hayvanı bilmiyorlardı, ingiliz yerleşimcilerin atları sanmışlardı.
botany bay bölgesinde yaşayan aborjinlerin dilinde * ki 18. yy'da 700 farklı kabile olan aborjinlerde 250 de farklı dil vardı,
gangaru kelimesi büyük gri ya da siyah kangurulara verilen isimdir.
baagandji ler bu hayvanı bilmiyorlardı, ingiliz yerleşimcilerin atları sanmışlardı.
kangurular kuyrukları yerdeyse zıplayabilirler.
Kangurunun kuyruğundan tutarsanız zıplayamaz, çünkü denge unsuru olarak kuyruğunu kullanmaktadır.
bi halta yaramayan hayvan. neymiş efendim, kesesi varmış. benim işime yaramayacaksa napayım ben o keseyi. daha pazar yerinde durma adabını bilmiyosun, kesem var diye dolaşıyosun densiz. koyduğumuz da, yarım kilo ebegümeci, 3 kilo domates, arapsaçı filan. öyle kabak filan da koymadık yani. selçuk'a rezil oldum lan, "tutun kaçmasın, ebegümeçlerim var içinde" diye bağıran bir adamı belediye başkanı seçerler mi? seçmezler, siyasi kariyerimi bitirdin.
lan hadi aldın ebegümeçlerini kaçtın, bari millete tepik atma, bakkal yusuf'un oğlu komada, hasta olunca oğlu da kıymetli oldu pezevengin tazminat istiyor, daha düne kadar, "askere gitse de kurtulsam hayırsızdan" diye dolanıyodun ortalıkta, 3 kaburga kırılınca mı aklına geldi "vay benim, zeki oğlum efendi oğlum", yaş olmuş 19, orta sonda, daha dün babasının kafasında rakı şişesi kırdı, ama bizim kanguru bi tepikleyince, oldu sana hababam sınıfındaki ahmet.
ne sikime getirdiysem avustralya'dan, uçakta da zor oldu, koala alsaydım daha iyiydi, ama o ipnede de bi numara yok ki, yatsın bütün gün.
lan hadi aldın ebegümeçlerini kaçtın, bari millete tepik atma, bakkal yusuf'un oğlu komada, hasta olunca oğlu da kıymetli oldu pezevengin tazminat istiyor, daha düne kadar, "askere gitse de kurtulsam hayırsızdan" diye dolanıyodun ortalıkta, 3 kaburga kırılınca mı aklına geldi "vay benim, zeki oğlum efendi oğlum", yaş olmuş 19, orta sonda, daha dün babasının kafasında rakı şişesi kırdı, ama bizim kanguru bi tepikleyince, oldu sana hababam sınıfındaki ahmet.
ne sikime getirdiysem avustralya'dan, uçakta da zor oldu, koala alsaydım daha iyiydi, ama o ipnede de bi numara yok ki, yatsın bütün gün.
(bkz: Migros)
1700'lü yıllarda yaşayan ingiliz Denizci James Cook,sosyete adalarını ve Yeni Zelanda'yı keşfedip, haritalarını çizdiği 1769 yılında, Avustralya'nın doğu kıyılarını da ortaya çıkardı.
Kaptan Cook, bitki örtüsünün zenginliğinden ötürü "Botany Bay" (botanik koyu) adını verdiği koyda , Avustralyalı yerlileri ilk gören yabancı oldu. Yerlilerle el kol hareketleri ile güçlükle anlaşabilen James Cook, karınlarındaki ceplerinde yavrularını taşıyan ve arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden uzun kuyruklu hayvanları görünce, yine el kol hareketleri ve çeşitli işaretlerle bunların adlarının ne olduğunu sordu.
Yerlilerin "kanguru" demesinden sonra da bu hayvanları dünyaya "kanguru" olarak tanıttı. Aradan 50 yıla yakın bir süre geç tikten sonra, 1800'lerin başında, "kanguru" sözcüğünün gerçek anlamı anlaşıldı.
"kanguru", Avustralyalı yerlilerin dilinde; "ne demek istiyorsun yabancı?" anlamına geliyordu.
alıntı.
Kaptan Cook, bitki örtüsünün zenginliğinden ötürü "Botany Bay" (botanik koyu) adını verdiği koyda , Avustralyalı yerlileri ilk gören yabancı oldu. Yerlilerle el kol hareketleri ile güçlükle anlaşabilen James Cook, karınlarındaki ceplerinde yavrularını taşıyan ve arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden uzun kuyruklu hayvanları görünce, yine el kol hareketleri ve çeşitli işaretlerle bunların adlarının ne olduğunu sordu.
Yerlilerin "kanguru" demesinden sonra da bu hayvanları dünyaya "kanguru" olarak tanıttı. Aradan 50 yıla yakın bir süre geç tikten sonra, 1800'lerin başında, "kanguru" sözcüğünün gerçek anlamı anlaşıldı.
"kanguru", Avustralyalı yerlilerin dilinde; "ne demek istiyorsun yabancı?" anlamına geliyordu.
alıntı.
eti yenebilen bir hayvandir.
migrosta çalışanlar acaba bu hayvana mı tapıyor ?
güzel hayvandır. doğumu ve keseye kadar girişi ise manyak bir hadisedir.
Avusturalya'yı istila etmiş canlı türüdür. Çok fena tepikler, dikkat.
dişilerinde 3 adet vajina(am) bulunan hayvan.
avustralya'da eti çok tüketilen hayvan. tadı da fena değil hani.
Sürekli hoplayıp zıplayan, aynı zamanda çok iyi bir boksör olan keseli hayvan. Yavrusunu cebinde taşır.
Boksör hayvan. Niye boks ile eşleşti bu hayvan acaba? Baskılar yüzünden buna mı yönlendi yoksa?
görüldüğü kadar masum olmayan hayvan. boksçu gibi yumruk atarlar.
Zıplarken hayaları lombur lombur sallanıyor mudur? Sorusunu akla getiren at, eşek, geyik, tavşan ve pire karışımı hayvan.
küçükleri var bi de bunların wallaby deniyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar