bugün
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- eşitlik mi özgürlük mü8
- apı uygulama programlama ara yüzü2
- allah'ın doğurmamış ve doğmamış olması2
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- yaşlandığının farkına varmak9
- tarım3
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- kartoncu birader vs erecto bey3
- hesaplama3
- ekşi sözlük referans17
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- müzik dinlemek5
- dağ evi olmayan erkek5
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- asosyal ve çirkin olmak4
- namaz5
- yahudilere sallayan kitaplar3
- sözlük yazarlarının kekleri5
- kedi5
- eva mendes2
- 11 ağustos 20262
- sözlüğün çok durgun olması6
- yağmur2
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- mekke anlaşması20
- sıcak hava vs soğuk hava6
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- adavet2
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- ahududu5
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ekonomi16
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- özgür özel7
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- iki arada bir derede kalmak2
- baliye balayına gitme ezikliği4
- ulu parti5
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- merfulu11
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı5
osurukları dünya için yararlı olan hayvancıklar. o nedenle bu hayvanların midelerindeki bakterilerden alıp büyükbaş hayvanlara verilmesi düşünülüyormuş.
kuyruklardan destek alarak ayak dövüşü yaparlar ki aman diyeyim.
--spoiler--
yılmaz özdil'in fanatik'te ki yazısından bir kesit: 1770de, avustralya kıtasını keşfeden james cookun tayfaları, karaya adım atar atmaz aborijin yerlileriyle karşılaştı. yerliler, ingilizce bilmiyor. tayfalar, aborijince bilmiyor. el kol hareketleriyle anlaşmaya çalıştılar. o sırada baktılar ki, acayip bi yaratık var, hoplayıp zıplıyor. işşaret edip, sordular, bunun adı ne? yerliler cevap verdi, kanguru. aradan yıllar geçti. karşılıklı lisanlar öğrenildi ve vaziyet anlaşıldı ki, kanguru
aslında, aborijin dilinde bilmiyorum demek iyi mi ?
--spoiler--
sonuç: aborjince de bilmiyorum anlamına gelir.
yılmaz özdil'in fanatik'te ki yazısından bir kesit: 1770de, avustralya kıtasını keşfeden james cookun tayfaları, karaya adım atar atmaz aborijin yerlileriyle karşılaştı. yerliler, ingilizce bilmiyor. tayfalar, aborijince bilmiyor. el kol hareketleriyle anlaşmaya çalıştılar. o sırada baktılar ki, acayip bi yaratık var, hoplayıp zıplıyor. işşaret edip, sordular, bunun adı ne? yerliler cevap verdi, kanguru. aradan yıllar geçti. karşılıklı lisanlar öğrenildi ve vaziyet anlaşıldı ki, kanguru
aslında, aborijin dilinde bilmiyorum demek iyi mi ?
--spoiler--
sonuç: aborjince de bilmiyorum anlamına gelir.
Kanguruların bacakları, kalça kemiklerinden kuyruk sokumu eklemlerine sabittir. kemiklerini oynatamazlar ve bu yüzden yürüyemezler, zıplayarak mesafe alırlar.
internet sitelerinde sonu gelmez bir biçimde aborjin dilinde bilmiyorum anlamına geldiği söylenir. doğru değildir....
botany bay bölgesinde yaşayan aborjinlerin dilinde * ki 18. yy'da 700 farklı kabile olan aborjinlerde 250 de farklı dil vardı,
gangaru kelimesi büyük gri ya da siyah kangurulara verilen isimdir.
baagandji ler bu hayvanı bilmiyorlardı, ingiliz yerleşimcilerin atları sanmışlardı.
botany bay bölgesinde yaşayan aborjinlerin dilinde * ki 18. yy'da 700 farklı kabile olan aborjinlerde 250 de farklı dil vardı,
gangaru kelimesi büyük gri ya da siyah kangurulara verilen isimdir.
baagandji ler bu hayvanı bilmiyorlardı, ingiliz yerleşimcilerin atları sanmışlardı.
kangurular kuyrukları yerdeyse zıplayabilirler.
Kangurunun kuyruğundan tutarsanız zıplayamaz, çünkü denge unsuru olarak kuyruğunu kullanmaktadır.
bi halta yaramayan hayvan. neymiş efendim, kesesi varmış. benim işime yaramayacaksa napayım ben o keseyi. daha pazar yerinde durma adabını bilmiyosun, kesem var diye dolaşıyosun densiz. koyduğumuz da, yarım kilo ebegümeci, 3 kilo domates, arapsaçı filan. öyle kabak filan da koymadık yani. selçuk'a rezil oldum lan, "tutun kaçmasın, ebegümeçlerim var içinde" diye bağıran bir adamı belediye başkanı seçerler mi? seçmezler, siyasi kariyerimi bitirdin.
lan hadi aldın ebegümeçlerini kaçtın, bari millete tepik atma, bakkal yusuf'un oğlu komada, hasta olunca oğlu da kıymetli oldu pezevengin tazminat istiyor, daha düne kadar, "askere gitse de kurtulsam hayırsızdan" diye dolanıyodun ortalıkta, 3 kaburga kırılınca mı aklına geldi "vay benim, zeki oğlum efendi oğlum", yaş olmuş 19, orta sonda, daha dün babasının kafasında rakı şişesi kırdı, ama bizim kanguru bi tepikleyince, oldu sana hababam sınıfındaki ahmet.
ne sikime getirdiysem avustralya'dan, uçakta da zor oldu, koala alsaydım daha iyiydi, ama o ipnede de bi numara yok ki, yatsın bütün gün.
lan hadi aldın ebegümeçlerini kaçtın, bari millete tepik atma, bakkal yusuf'un oğlu komada, hasta olunca oğlu da kıymetli oldu pezevengin tazminat istiyor, daha düne kadar, "askere gitse de kurtulsam hayırsızdan" diye dolanıyodun ortalıkta, 3 kaburga kırılınca mı aklına geldi "vay benim, zeki oğlum efendi oğlum", yaş olmuş 19, orta sonda, daha dün babasının kafasında rakı şişesi kırdı, ama bizim kanguru bi tepikleyince, oldu sana hababam sınıfındaki ahmet.
ne sikime getirdiysem avustralya'dan, uçakta da zor oldu, koala alsaydım daha iyiydi, ama o ipnede de bi numara yok ki, yatsın bütün gün.
(bkz: Migros)
1700'lü yıllarda yaşayan ingiliz Denizci James Cook,sosyete adalarını ve Yeni Zelanda'yı keşfedip, haritalarını çizdiği 1769 yılında, Avustralya'nın doğu kıyılarını da ortaya çıkardı.
Kaptan Cook, bitki örtüsünün zenginliğinden ötürü "Botany Bay" (botanik koyu) adını verdiği koyda , Avustralyalı yerlileri ilk gören yabancı oldu. Yerlilerle el kol hareketleri ile güçlükle anlaşabilen James Cook, karınlarındaki ceplerinde yavrularını taşıyan ve arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden uzun kuyruklu hayvanları görünce, yine el kol hareketleri ve çeşitli işaretlerle bunların adlarının ne olduğunu sordu.
Yerlilerin "kanguru" demesinden sonra da bu hayvanları dünyaya "kanguru" olarak tanıttı. Aradan 50 yıla yakın bir süre geç tikten sonra, 1800'lerin başında, "kanguru" sözcüğünün gerçek anlamı anlaşıldı.
"kanguru", Avustralyalı yerlilerin dilinde; "ne demek istiyorsun yabancı?" anlamına geliyordu.
alıntı.
Kaptan Cook, bitki örtüsünün zenginliğinden ötürü "Botany Bay" (botanik koyu) adını verdiği koyda , Avustralyalı yerlileri ilk gören yabancı oldu. Yerlilerle el kol hareketleri ile güçlükle anlaşabilen James Cook, karınlarındaki ceplerinde yavrularını taşıyan ve arka ayakları üzerinde zıplayarak hareket eden uzun kuyruklu hayvanları görünce, yine el kol hareketleri ve çeşitli işaretlerle bunların adlarının ne olduğunu sordu.
Yerlilerin "kanguru" demesinden sonra da bu hayvanları dünyaya "kanguru" olarak tanıttı. Aradan 50 yıla yakın bir süre geç tikten sonra, 1800'lerin başında, "kanguru" sözcüğünün gerçek anlamı anlaşıldı.
"kanguru", Avustralyalı yerlilerin dilinde; "ne demek istiyorsun yabancı?" anlamına geliyordu.
alıntı.
eti yenebilen bir hayvandir.
migrosta çalışanlar acaba bu hayvana mı tapıyor ?
güzel hayvandır. doğumu ve keseye kadar girişi ise manyak bir hadisedir.
Avusturalya'yı istila etmiş canlı türüdür. Çok fena tepikler, dikkat.
dişilerinde 3 adet vajina(am) bulunan hayvan.
avustralya'da eti çok tüketilen hayvan. tadı da fena değil hani.
Sürekli hoplayıp zıplayan, aynı zamanda çok iyi bir boksör olan keseli hayvan. Yavrusunu cebinde taşır.
Boksör hayvan. Niye boks ile eşleşti bu hayvan acaba? Baskılar yüzünden buna mı yönlendi yoksa?
görüldüğü kadar masum olmayan hayvan. boksçu gibi yumruk atarlar.
Zıplarken hayaları lombur lombur sallanıyor mudur? Sorusunu akla getiren at, eşek, geyik, tavşan ve pire karışımı hayvan.
küçükleri var bi de bunların wallaby deniyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar