bugün

Fabrikasyon üretim yapan istanbul, Gelibolu ve Selânik Baruthâneleri’nin yanında, çoğunlukla büyük kalelerde de barut üretilmekteydi. Kalelerdeki barut üretimi çok tehlikeliydi. Aynı zamanda barut karışımındaki oranlar da istenilen ölçüde tutturulamadığından barut kalitesi düşük olmaktaydı. Meselâ 1578’de Budin Baruthânesi’ndeki patlama esnasında 1.500 kişinin öldüğü ifade edilmektedir. Gerek
insan kaybı gerekse çevreye verdiği zarar, istanbul Baruthâneleri’nde meydana gelen kazalarla kıyaslandığında, kale baruthâneleri ile fabrikasyon barut üretim tesisleri arasındaki fark kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Kalelerde barut üretmenin zorluğu ve tehlikelerinden dolayı istanbul’da ve devletin bazı bölgelerinde baruthâneler kurulmuştur. XVIII. yüzyılda üretim, büyük çoğunlukla mesleği barut üretmek olan profesyonel barutçular tarafından, devletin denetimindeki kamu baruthânelerinde imal edilmekteydi. Bu dönemde iptidai tarzda üretim yapan kale baruthâneleri işlevlerini devam ettirmişlerse de devletin yıllık barut üretimi içindeki seviyeleri XVI. yüzyılla kıyaslanamaz derecede düşük oranlarda seyretmiştir.

Barut üretimi daha ziyade güherçile kaynaklarına yakın bölgelerdeki kalelerde yapılmaktaydı. Barut kalelerin mahzenlerinde imal edilerek ihtiyaçlar karşılanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle belli başlı büyük kaleler savunma hizmetlerinin yanında barut üretimi gibi önemli bir işlev de üstlenmişlerdir. Fakat kalelerdeki barut üretimi sürekli değil, ihtiyaç anında ortaya çıkan talebi karşılamaya yönelikti. Özellikle sefer esnasında baruta duyulan ihtiyaçtan dolayı, barut üretilen kalelerde faaliyet oldukça artmaktaydı. Devlet, başlıca Bosna, Basra, Yemen, Halep, Hama, Birecik, Trablus, Diyarbakır, Samsun, Karaman, Adana, Malatya, Kars, Gerger, Zamantı, Kahta, Darende, Akdağ ve Divriği gibi güherçile kaynaklarına sahip bölgelerdeki merkezlerde, barut işlenmesini ve merkeze gönderilmesini talep
etmekteydi. Barut ihtiyacına göre yeni barut karhânelerinin kurulması da istenmekteydi.

Meselâ, artan barut ihtiyacı karşısında Halep Kalesi’nde barut üretilmesi doğrultusunda bir karar alınmıştır. Halep’te istenilen baruthâne kurulmuş ve 1570’de 1.000 kantar üretebilecek seviyeye ulaşmıştır. Estergon, önemli bir sınır kalesi olmanın yanında,
Eylül 1595’te bir baruthâneye de sahipti. Barut üreten kaleler aynı zamanda çevrelerindeki kalelerin barut ihtiyacını da karşılamakla yükümlüydüler.

Bağdat Seferi esnasında barut ihtiyacını karşılamak için Gaziantep’de 800, Rakka’da 800, Halep’te 1.000 kantar barut üretilmiştir. Bu faaliyetlerden de anlaşılacağı gibi XVII. yüzyılın ilk yarısında, kalelerdeki barut imâli hâlâ önemli boyuttaydı ve barut üretiminde önemli işlev görüyorlardı.
© copyright 2005 - 2026