bugün
- eşitlik mi özgürlük mü8
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek10
- namaz5
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- yaşlandığının farkına varmak9
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey3
- kartoncu birader vs erecto bey2
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yahudilere sallayan kitaplar3
- müzik dinlemek5
- asosyal ve çirkin olmak4
- dağ evi olmayan erkek5
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı5
- sözlük yazarlarının kekleri5
- adavet2
- şapka ve scream maskesi takıp dolaşmak2
- ekşi sözlük referans17
- sigara içmeyen erkek4
- clean girl akımı4
- kedi4
- sözlüğün çok durgun olması6
- 80 yaşında sözlük yazarı olmaz2
- evlenmeme nedenleri5
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- eline kız götü değmemiş sözlük erkekleri2
- iki arada bir derede kalmak2
- sıcak hava vs soğuk hava6
- özgür özel7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- mekke anlaşması20
- 2000 doğumlu kızlar6
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- ekonomi16
- yaşlı izlenimi veren isimler3
- geleceğe yolculuk vs geçmişe yolculuk4
- hem sosyal hem sözlük yazarı olunmaz2
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- hacel obasını engin sanan sözlük yazarları2
- baliye balayına gitme ezikliği4
- meis2
- bok kokan bali'ye balayına giden münasip çiftler3
- pkk silah bırakıyor diye rahatsız olan tipler2
- sözlük yazarı olunmaz2
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- kirov reporting2
- balide bok koklamaya gidenler2
- ulu parti5
- türkiye11
1896, newyork.
the widow jones adlı ilk öpüşme sahnesinin olduğu film. jones c. rice ve may erwin başolündedir. film ilk öpüşme sahnesi içermei sebebiyle sinemada bir devrim olarak görülür. kamera ilk defa doğrudan bedenleri, hareketlerini ve etkilerini doğrudan kaydederek ekrana yanıtmıştır.
1914
theda bara ve frank powell'ın oynadığı a fool there was adlı film ile sinema tarihine vamp kadın imajı girmiştir. bu kadın imajı uğursuz, güzelliği ve dişiliği ile erkekleri ayartan bir tiplemedir. olga petrovna'nın oynadığı 'the vampire' filminin adından türemiştir bu vamp.
1913-1921 yılları arasında ise italya'da başlayan bir diva rüzgarı eser. diva daha karmaşık, çılgın, edebi ve ebedidir.
bu italyan rüzgarını bi nevi tehlike olarak gören hollywood sinema endüstrisi ışık, makyaj ve yeni tavırlar belirleyerek sinemadak kadın imgesini yeniden yaratır. özel yaşamları ve iş yaşamları içiçe, göz önünde bir hale gelir bu kadınların. rekabet eder hale gelirler.
isimleri değişir çoğu kadın aktiristin:
barbara chalupiec - pola negri
gisela schittenhelm - brigitte helm
greta gustafson - greta garbo
harlean amu - hyrna loy olur.
bu aktrislerin başarıları da hep 10 yıl ile sınırlı kalır.
daha sonra sinema sektörü yeni bir kadın tipi ile tanışır: fatal kadın. amerikan rüyasının temsilcisi olan ama alışılagelmiş bir yazgıdan da kaçan kadındır bu! trajiktir. sonra yasalar, sansür giyiniş ve hareketleri sınırlar. hatta sonlar bile mutlu son olmak zorundadır.
1930
altın kadın çağı. melankolik kadın imajından çok yüceliği ile baştan çıkaran bir kadın imajının çağıdır. sarışın, baygın bakışlı, buğulu sesli ve mükemmel bacakları olan marlene dietrich'lerin çağıdır bu!
1940-1950
az giyimli sevimli kızlar dönemidir. ikinci dünya savaşı askerlerinin arzularına hitap eder şekilde tasarlanır ve sergilenirler. tombul yanaklı, kocaman kalçalı, mayolu ve teşirciğili tamamiyle ön plana çıkaran unsur olur kadın.
sonrasında marilyn monroe'nun aptal sarışın ekolü gelir.
bir süre tüm bu karakterler tüketim toplumuyla beraber sürüp gider fakat tükendiği noktada kadının sanatsal saygınlığı edinişi başlar.
the widow jones adlı ilk öpüşme sahnesinin olduğu film. jones c. rice ve may erwin başolündedir. film ilk öpüşme sahnesi içermei sebebiyle sinemada bir devrim olarak görülür. kamera ilk defa doğrudan bedenleri, hareketlerini ve etkilerini doğrudan kaydederek ekrana yanıtmıştır.
1914
theda bara ve frank powell'ın oynadığı a fool there was adlı film ile sinema tarihine vamp kadın imajı girmiştir. bu kadın imajı uğursuz, güzelliği ve dişiliği ile erkekleri ayartan bir tiplemedir. olga petrovna'nın oynadığı 'the vampire' filminin adından türemiştir bu vamp.
1913-1921 yılları arasında ise italya'da başlayan bir diva rüzgarı eser. diva daha karmaşık, çılgın, edebi ve ebedidir.
bu italyan rüzgarını bi nevi tehlike olarak gören hollywood sinema endüstrisi ışık, makyaj ve yeni tavırlar belirleyerek sinemadak kadın imgesini yeniden yaratır. özel yaşamları ve iş yaşamları içiçe, göz önünde bir hale gelir bu kadınların. rekabet eder hale gelirler.
isimleri değişir çoğu kadın aktiristin:
barbara chalupiec - pola negri
gisela schittenhelm - brigitte helm
greta gustafson - greta garbo
harlean amu - hyrna loy olur.
bu aktrislerin başarıları da hep 10 yıl ile sınırlı kalır.
daha sonra sinema sektörü yeni bir kadın tipi ile tanışır: fatal kadın. amerikan rüyasının temsilcisi olan ama alışılagelmiş bir yazgıdan da kaçan kadındır bu! trajiktir. sonra yasalar, sansür giyiniş ve hareketleri sınırlar. hatta sonlar bile mutlu son olmak zorundadır.
1930
altın kadın çağı. melankolik kadın imajından çok yüceliği ile baştan çıkaran bir kadın imajının çağıdır. sarışın, baygın bakışlı, buğulu sesli ve mükemmel bacakları olan marlene dietrich'lerin çağıdır bu!
1940-1950
az giyimli sevimli kızlar dönemidir. ikinci dünya savaşı askerlerinin arzularına hitap eder şekilde tasarlanır ve sergilenirler. tombul yanaklı, kocaman kalçalı, mayolu ve teşirciğili tamamiyle ön plana çıkaran unsur olur kadın.
sonrasında marilyn monroe'nun aptal sarışın ekolü gelir.
bir süre tüm bu karakterler tüketim toplumuyla beraber sürüp gider fakat tükendiği noktada kadının sanatsal saygınlığı edinişi başlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar