bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- kiraz cicegi kolonyasi22
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- dm yazarlığı9
- okan buruk9
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan2
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı4
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak13
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar8
- recep tayyip erdoğan14
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar5
- gece gece bamya yenir mi5
- galatahahahahahaha7
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması4
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- bakarız diyen erkek18
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- 0 0 710
- hala açılacak başlık bulunması5
- cübbeli ahmet hoca9
- gta 78
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı14
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- uğurcan çakır4
- dereden altın bulmak5
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması4
- tacettin libosoglu3
- sırlar denizi5
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- aziz yıldırım13
- arkadaşlar ben gudubet miyim3
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- sinek yanımda hiç hareket etmeden duruyor2
- ruhi çenet10
- fransız devrimi3
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez4
- avrupa fatihahahahaha3
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- arkadaşlar lütfen uyur musunuz3
- galatasaray'ın lizbon'a kaybetme sebebi2
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- tancredi2
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
1896, newyork.
the widow jones adlı ilk öpüşme sahnesinin olduğu film. jones c. rice ve may erwin başolündedir. film ilk öpüşme sahnesi içermei sebebiyle sinemada bir devrim olarak görülür. kamera ilk defa doğrudan bedenleri, hareketlerini ve etkilerini doğrudan kaydederek ekrana yanıtmıştır.
1914
theda bara ve frank powell'ın oynadığı a fool there was adlı film ile sinema tarihine vamp kadın imajı girmiştir. bu kadın imajı uğursuz, güzelliği ve dişiliği ile erkekleri ayartan bir tiplemedir. olga petrovna'nın oynadığı 'the vampire' filminin adından türemiştir bu vamp.
1913-1921 yılları arasında ise italya'da başlayan bir diva rüzgarı eser. diva daha karmaşık, çılgın, edebi ve ebedidir.
bu italyan rüzgarını bi nevi tehlike olarak gören hollywood sinema endüstrisi ışık, makyaj ve yeni tavırlar belirleyerek sinemadak kadın imgesini yeniden yaratır. özel yaşamları ve iş yaşamları içiçe, göz önünde bir hale gelir bu kadınların. rekabet eder hale gelirler.
isimleri değişir çoğu kadın aktiristin:
barbara chalupiec - pola negri
gisela schittenhelm - brigitte helm
greta gustafson - greta garbo
harlean amu - hyrna loy olur.
bu aktrislerin başarıları da hep 10 yıl ile sınırlı kalır.
daha sonra sinema sektörü yeni bir kadın tipi ile tanışır: fatal kadın. amerikan rüyasının temsilcisi olan ama alışılagelmiş bir yazgıdan da kaçan kadındır bu! trajiktir. sonra yasalar, sansür giyiniş ve hareketleri sınırlar. hatta sonlar bile mutlu son olmak zorundadır.
1930
altın kadın çağı. melankolik kadın imajından çok yüceliği ile baştan çıkaran bir kadın imajının çağıdır. sarışın, baygın bakışlı, buğulu sesli ve mükemmel bacakları olan marlene dietrich'lerin çağıdır bu!
1940-1950
az giyimli sevimli kızlar dönemidir. ikinci dünya savaşı askerlerinin arzularına hitap eder şekilde tasarlanır ve sergilenirler. tombul yanaklı, kocaman kalçalı, mayolu ve teşirciğili tamamiyle ön plana çıkaran unsur olur kadın.
sonrasında marilyn monroe'nun aptal sarışın ekolü gelir.
bir süre tüm bu karakterler tüketim toplumuyla beraber sürüp gider fakat tükendiği noktada kadının sanatsal saygınlığı edinişi başlar.
the widow jones adlı ilk öpüşme sahnesinin olduğu film. jones c. rice ve may erwin başolündedir. film ilk öpüşme sahnesi içermei sebebiyle sinemada bir devrim olarak görülür. kamera ilk defa doğrudan bedenleri, hareketlerini ve etkilerini doğrudan kaydederek ekrana yanıtmıştır.
1914
theda bara ve frank powell'ın oynadığı a fool there was adlı film ile sinema tarihine vamp kadın imajı girmiştir. bu kadın imajı uğursuz, güzelliği ve dişiliği ile erkekleri ayartan bir tiplemedir. olga petrovna'nın oynadığı 'the vampire' filminin adından türemiştir bu vamp.
1913-1921 yılları arasında ise italya'da başlayan bir diva rüzgarı eser. diva daha karmaşık, çılgın, edebi ve ebedidir.
bu italyan rüzgarını bi nevi tehlike olarak gören hollywood sinema endüstrisi ışık, makyaj ve yeni tavırlar belirleyerek sinemadak kadın imgesini yeniden yaratır. özel yaşamları ve iş yaşamları içiçe, göz önünde bir hale gelir bu kadınların. rekabet eder hale gelirler.
isimleri değişir çoğu kadın aktiristin:
barbara chalupiec - pola negri
gisela schittenhelm - brigitte helm
greta gustafson - greta garbo
harlean amu - hyrna loy olur.
bu aktrislerin başarıları da hep 10 yıl ile sınırlı kalır.
daha sonra sinema sektörü yeni bir kadın tipi ile tanışır: fatal kadın. amerikan rüyasının temsilcisi olan ama alışılagelmiş bir yazgıdan da kaçan kadındır bu! trajiktir. sonra yasalar, sansür giyiniş ve hareketleri sınırlar. hatta sonlar bile mutlu son olmak zorundadır.
1930
altın kadın çağı. melankolik kadın imajından çok yüceliği ile baştan çıkaran bir kadın imajının çağıdır. sarışın, baygın bakışlı, buğulu sesli ve mükemmel bacakları olan marlene dietrich'lerin çağıdır bu!
1940-1950
az giyimli sevimli kızlar dönemidir. ikinci dünya savaşı askerlerinin arzularına hitap eder şekilde tasarlanır ve sergilenirler. tombul yanaklı, kocaman kalçalı, mayolu ve teşirciğili tamamiyle ön plana çıkaran unsur olur kadın.
sonrasında marilyn monroe'nun aptal sarışın ekolü gelir.
bir süre tüm bu karakterler tüketim toplumuyla beraber sürüp gider fakat tükendiği noktada kadının sanatsal saygınlığı edinişi başlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar