bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz20
- yazarların işlediği günahlar12
- toplu taşımada yer verme ahlakı5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- amedspor31
- günlük tutmak7
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi7
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- yazarların fotoğrafları9
- flörtün ilkesel reddi2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- aleksey batrakov29
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim33
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- saçmalayan yazarlar2
- bu ne hal yahu9
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- ipkis2
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- akşama ne yemek yapsam10
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- kadın tır şoförleri6
- şimdi ne yapsam acaba7
- profdrekremculfa3
- durduk yere tribe girmek5
- korkudan patır patır altına yapmak5
- kar soğuğu6
- yarma şeftali7
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- cumartesi gecesi6
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- sözlüğün yeni tasarımı23
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- kanal 7 gelin dizisi5
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- kendini odada unutmak4
- yakışıklı güvenlik4
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- manken gibi kadınla evlenmek5
Uyuşturucu çıkmazı...
"Basketbol Günlüğü / Basketball Diaries" - Yönetmen: Scott Kalvert / Görüntü: David Philips / Senaryo: Bryan Glouboff / Müzik: Graeme Revell / Oyuncular: Leonardo Di Caprio (Jim Carroll), Mark Wahlberg (Mickey), Patrick McGaw (Neutron), James Madio (Pedro), Bruno Kirby (Swifty), Ernie Hudson (Reggie).
"TRAINSPOTTING" işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu bağımlılığı temalarını ele alış biçimiyle sinema dünyasını sarsmıştı. MTV yönetmenlerinden Scott Kalvert, "Trainspotting"in izinden giderek çekmiş "Basketbol Günlüğü"nü.
Bugün New York'ta tanınmış bir şair, yazar ve müzisyen olan Jim Carroll'ın 1963 - 66 yılları arasında tuttuğu günlüğünden uyarlandı, bu film. Jim Carroll'ı New York'ta yoksul bir çevrede, baskı altında büyüyen, bir arkadaş grubuna sahip olmakla birlikte içe dönük bir çocuk olarak tanırız Carroll'ı. Annesi bir otelde çalışır. Devam ettiği Katolik okulunda "dayak cennetten çıkma" sayılır. Neutron, Pedro ve Mickey adında üç yakın arkadaşıyla geçirir tüm zamanını. Yaşamı keşfetmeye ve ondan yetişkinlere özgü tatları almaya henüz başlayan delikanlılar için bir tür hayvanat bahçesi bu çevre. Küçük hırsızlıklar yaparak, avarelik ederek, tiner koklayarak itilmişliklerini, çıkışsızlıklarını unutmaya çalışırlar.
Kafeste tek eğlenceleri ve onlara gelecek umudu veren tek şey basketbol. Ama Jim'in bir de yazma tutkusu var. içinden geçenleri döktüğü bir günlük tutar, şiir yazar. Gerçekten bir şeyler paylaştığı dostu uzun süren tedavisine karşın kan kanserinden ölünce yalnızlığı iyice artar Jim'in. Uyuşturucu kullanmaya başlar. Sonunda eroinman olur. Arkadaşları da aynı yolun yolcusudur...
Film boyunca, oldukça karamsar bir atmosfer içinde uyuşuturucu alabilmek için suç işleyen, evlerinden, okullarından, basketboldan, git gide birbirlerinden kopan delikanlıların titreyip acı çekmelerini izleriz.
Karanlık bir tablo çizse de fazlasıyla didaktik olduğu için izleyeni dehşete düşürmeyen, belli belirsiz bir acıma duygusuyla sıkan bir film "Basketbol Günlüğü". Uyuşturucu kullanımından caydırma propagandası olarak tasarlanmış, ama güçlü ve çarpıcı değil. Uyuşturucu etkisi altındaki Jim Carroll'ın sanrıları inandırıcılıktan uzak. Kimi sahneler fazla uzun. Finalde Jim'in annesinin kapısında ağlaması izleyiciyi üzeceği yerde sıkıyor.
Bu arada, filmin çekildiği tarihte henüz ilahlaşmamış olan Leonardo Di Caprio'nun kasılmadığı zaman hiç de fena bir oyuncu olmadığı gözleniyor.
alıntıdır: http://www.milliyet.com.t...998/09/11/sanat/san1.html
"Basketbol Günlüğü / Basketball Diaries" - Yönetmen: Scott Kalvert / Görüntü: David Philips / Senaryo: Bryan Glouboff / Müzik: Graeme Revell / Oyuncular: Leonardo Di Caprio (Jim Carroll), Mark Wahlberg (Mickey), Patrick McGaw (Neutron), James Madio (Pedro), Bruno Kirby (Swifty), Ernie Hudson (Reggie).
"TRAINSPOTTING" işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu bağımlılığı temalarını ele alış biçimiyle sinema dünyasını sarsmıştı. MTV yönetmenlerinden Scott Kalvert, "Trainspotting"in izinden giderek çekmiş "Basketbol Günlüğü"nü.
Bugün New York'ta tanınmış bir şair, yazar ve müzisyen olan Jim Carroll'ın 1963 - 66 yılları arasında tuttuğu günlüğünden uyarlandı, bu film. Jim Carroll'ı New York'ta yoksul bir çevrede, baskı altında büyüyen, bir arkadaş grubuna sahip olmakla birlikte içe dönük bir çocuk olarak tanırız Carroll'ı. Annesi bir otelde çalışır. Devam ettiği Katolik okulunda "dayak cennetten çıkma" sayılır. Neutron, Pedro ve Mickey adında üç yakın arkadaşıyla geçirir tüm zamanını. Yaşamı keşfetmeye ve ondan yetişkinlere özgü tatları almaya henüz başlayan delikanlılar için bir tür hayvanat bahçesi bu çevre. Küçük hırsızlıklar yaparak, avarelik ederek, tiner koklayarak itilmişliklerini, çıkışsızlıklarını unutmaya çalışırlar.
Kafeste tek eğlenceleri ve onlara gelecek umudu veren tek şey basketbol. Ama Jim'in bir de yazma tutkusu var. içinden geçenleri döktüğü bir günlük tutar, şiir yazar. Gerçekten bir şeyler paylaştığı dostu uzun süren tedavisine karşın kan kanserinden ölünce yalnızlığı iyice artar Jim'in. Uyuşturucu kullanmaya başlar. Sonunda eroinman olur. Arkadaşları da aynı yolun yolcusudur...
Film boyunca, oldukça karamsar bir atmosfer içinde uyuşuturucu alabilmek için suç işleyen, evlerinden, okullarından, basketboldan, git gide birbirlerinden kopan delikanlıların titreyip acı çekmelerini izleriz.
Karanlık bir tablo çizse de fazlasıyla didaktik olduğu için izleyeni dehşete düşürmeyen, belli belirsiz bir acıma duygusuyla sıkan bir film "Basketbol Günlüğü". Uyuşturucu kullanımından caydırma propagandası olarak tasarlanmış, ama güçlü ve çarpıcı değil. Uyuşturucu etkisi altındaki Jim Carroll'ın sanrıları inandırıcılıktan uzak. Kimi sahneler fazla uzun. Finalde Jim'in annesinin kapısında ağlaması izleyiciyi üzeceği yerde sıkıyor.
Bu arada, filmin çekildiği tarihte henüz ilahlaşmamış olan Leonardo Di Caprio'nun kasılmadığı zaman hiç de fena bir oyuncu olmadığı gözleniyor.
alıntıdır: http://www.milliyet.com.t...998/09/11/sanat/san1.html
(d. 1 Ağustos 1949, New York City; ö. 11 Eylül 2009, New York City) ABD'li yazar, otobiyograf, şair, müzisyen ve punk. Carroll en çok 1978 yılında yayımlanan The Basketball Diaries adlı otobiyografik eseri ile tanınır. 1995 yılında bu eser film olarak uyarlandı; başrol karakteri Carroll'u Leonardo DiCaprio canlandırdı.
11 Eylül 2009'da Carroll, 60 yaşında, Manhattan'da bulunan evinde kalp krizinden öldü.[1] Öldüğünde masasında çalıştığı bildirildi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jim_Carroll
11 Eylül 2009'da Carroll, 60 yaşında, Manhattan'da bulunan evinde kalp krizinden öldü.[1] Öldüğünde masasında çalıştığı bildirildi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jim_Carroll
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com