bugün
- sözlük kızlarının kekleri18
- dindarların çoğunun fakir olması7
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- dantelli sütyen takan erkek6
- yesene beni diyen kız8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı7
- palamut7
- neme lazım diyen erkek3
- bursa daki iskender festivalindeki görüntüler2
- 2026 sonbaharında izmir3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- sözlük kızları dertleşiyor3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- papazla imam olmak2
- joseph weber2
- ghost rider5
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- artı oy alamama krizine girmek3
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- fenerbahçe tarfin'in euroleague süper kupa zaferi2
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- zalbert ramstein8
- anın görüntüsü21
- sözlükte ne değişti6
- sabahları sevilen şeyler10
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- intihar düşüncesi6
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- uludağ itiraf18
- ben basit bir insanım5
- cumartesi kahvaltısı5
- yahudi düşmanlığı4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- akçe2
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- queen feristah15
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- sudekiray2
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- aşk6
- amerikan küfürleri3
- ekşi sözlük8
- evliliği zorlaştırmak3
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
Uyuşturucu çıkmazı...
"Basketbol Günlüğü / Basketball Diaries" - Yönetmen: Scott Kalvert / Görüntü: David Philips / Senaryo: Bryan Glouboff / Müzik: Graeme Revell / Oyuncular: Leonardo Di Caprio (Jim Carroll), Mark Wahlberg (Mickey), Patrick McGaw (Neutron), James Madio (Pedro), Bruno Kirby (Swifty), Ernie Hudson (Reggie).
"TRAINSPOTTING" işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu bağımlılığı temalarını ele alış biçimiyle sinema dünyasını sarsmıştı. MTV yönetmenlerinden Scott Kalvert, "Trainspotting"in izinden giderek çekmiş "Basketbol Günlüğü"nü.
Bugün New York'ta tanınmış bir şair, yazar ve müzisyen olan Jim Carroll'ın 1963 - 66 yılları arasında tuttuğu günlüğünden uyarlandı, bu film. Jim Carroll'ı New York'ta yoksul bir çevrede, baskı altında büyüyen, bir arkadaş grubuna sahip olmakla birlikte içe dönük bir çocuk olarak tanırız Carroll'ı. Annesi bir otelde çalışır. Devam ettiği Katolik okulunda "dayak cennetten çıkma" sayılır. Neutron, Pedro ve Mickey adında üç yakın arkadaşıyla geçirir tüm zamanını. Yaşamı keşfetmeye ve ondan yetişkinlere özgü tatları almaya henüz başlayan delikanlılar için bir tür hayvanat bahçesi bu çevre. Küçük hırsızlıklar yaparak, avarelik ederek, tiner koklayarak itilmişliklerini, çıkışsızlıklarını unutmaya çalışırlar.
Kafeste tek eğlenceleri ve onlara gelecek umudu veren tek şey basketbol. Ama Jim'in bir de yazma tutkusu var. içinden geçenleri döktüğü bir günlük tutar, şiir yazar. Gerçekten bir şeyler paylaştığı dostu uzun süren tedavisine karşın kan kanserinden ölünce yalnızlığı iyice artar Jim'in. Uyuşturucu kullanmaya başlar. Sonunda eroinman olur. Arkadaşları da aynı yolun yolcusudur...
Film boyunca, oldukça karamsar bir atmosfer içinde uyuşuturucu alabilmek için suç işleyen, evlerinden, okullarından, basketboldan, git gide birbirlerinden kopan delikanlıların titreyip acı çekmelerini izleriz.
Karanlık bir tablo çizse de fazlasıyla didaktik olduğu için izleyeni dehşete düşürmeyen, belli belirsiz bir acıma duygusuyla sıkan bir film "Basketbol Günlüğü". Uyuşturucu kullanımından caydırma propagandası olarak tasarlanmış, ama güçlü ve çarpıcı değil. Uyuşturucu etkisi altındaki Jim Carroll'ın sanrıları inandırıcılıktan uzak. Kimi sahneler fazla uzun. Finalde Jim'in annesinin kapısında ağlaması izleyiciyi üzeceği yerde sıkıyor.
Bu arada, filmin çekildiği tarihte henüz ilahlaşmamış olan Leonardo Di Caprio'nun kasılmadığı zaman hiç de fena bir oyuncu olmadığı gözleniyor.
alıntıdır: http://www.milliyet.com.t...998/09/11/sanat/san1.html
"Basketbol Günlüğü / Basketball Diaries" - Yönetmen: Scott Kalvert / Görüntü: David Philips / Senaryo: Bryan Glouboff / Müzik: Graeme Revell / Oyuncular: Leonardo Di Caprio (Jim Carroll), Mark Wahlberg (Mickey), Patrick McGaw (Neutron), James Madio (Pedro), Bruno Kirby (Swifty), Ernie Hudson (Reggie).
"TRAINSPOTTING" işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu bağımlılığı temalarını ele alış biçimiyle sinema dünyasını sarsmıştı. MTV yönetmenlerinden Scott Kalvert, "Trainspotting"in izinden giderek çekmiş "Basketbol Günlüğü"nü.
Bugün New York'ta tanınmış bir şair, yazar ve müzisyen olan Jim Carroll'ın 1963 - 66 yılları arasında tuttuğu günlüğünden uyarlandı, bu film. Jim Carroll'ı New York'ta yoksul bir çevrede, baskı altında büyüyen, bir arkadaş grubuna sahip olmakla birlikte içe dönük bir çocuk olarak tanırız Carroll'ı. Annesi bir otelde çalışır. Devam ettiği Katolik okulunda "dayak cennetten çıkma" sayılır. Neutron, Pedro ve Mickey adında üç yakın arkadaşıyla geçirir tüm zamanını. Yaşamı keşfetmeye ve ondan yetişkinlere özgü tatları almaya henüz başlayan delikanlılar için bir tür hayvanat bahçesi bu çevre. Küçük hırsızlıklar yaparak, avarelik ederek, tiner koklayarak itilmişliklerini, çıkışsızlıklarını unutmaya çalışırlar.
Kafeste tek eğlenceleri ve onlara gelecek umudu veren tek şey basketbol. Ama Jim'in bir de yazma tutkusu var. içinden geçenleri döktüğü bir günlük tutar, şiir yazar. Gerçekten bir şeyler paylaştığı dostu uzun süren tedavisine karşın kan kanserinden ölünce yalnızlığı iyice artar Jim'in. Uyuşturucu kullanmaya başlar. Sonunda eroinman olur. Arkadaşları da aynı yolun yolcusudur...
Film boyunca, oldukça karamsar bir atmosfer içinde uyuşuturucu alabilmek için suç işleyen, evlerinden, okullarından, basketboldan, git gide birbirlerinden kopan delikanlıların titreyip acı çekmelerini izleriz.
Karanlık bir tablo çizse de fazlasıyla didaktik olduğu için izleyeni dehşete düşürmeyen, belli belirsiz bir acıma duygusuyla sıkan bir film "Basketbol Günlüğü". Uyuşturucu kullanımından caydırma propagandası olarak tasarlanmış, ama güçlü ve çarpıcı değil. Uyuşturucu etkisi altındaki Jim Carroll'ın sanrıları inandırıcılıktan uzak. Kimi sahneler fazla uzun. Finalde Jim'in annesinin kapısında ağlaması izleyiciyi üzeceği yerde sıkıyor.
Bu arada, filmin çekildiği tarihte henüz ilahlaşmamış olan Leonardo Di Caprio'nun kasılmadığı zaman hiç de fena bir oyuncu olmadığı gözleniyor.
alıntıdır: http://www.milliyet.com.t...998/09/11/sanat/san1.html
(d. 1 Ağustos 1949, New York City; ö. 11 Eylül 2009, New York City) ABD'li yazar, otobiyograf, şair, müzisyen ve punk. Carroll en çok 1978 yılında yayımlanan The Basketball Diaries adlı otobiyografik eseri ile tanınır. 1995 yılında bu eser film olarak uyarlandı; başrol karakteri Carroll'u Leonardo DiCaprio canlandırdı.
11 Eylül 2009'da Carroll, 60 yaşında, Manhattan'da bulunan evinde kalp krizinden öldü.[1] Öldüğünde masasında çalıştığı bildirildi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jim_Carroll
11 Eylül 2009'da Carroll, 60 yaşında, Manhattan'da bulunan evinde kalp krizinden öldü.[1] Öldüğünde masasında çalıştığı bildirildi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jim_Carroll
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar