bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- yaşanmamışların yası6
- sözlük kızlarının kekleri24
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- yazarların akşam yemekleri6
- cok da abartmaya gerek uok6
- en iyi vampir filmi4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- anın görüntüsü25
- kadınlar7
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- meriç dükalığı8
- true'nun engelli olması6
- islamda namaz yoktur30
- okan buruk9
- kültür2
- sevdiğiniz yazarlar8
- kuran2
- fusya semsiyeli yabanci22
- allah11
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- sarapci koala hatayi33
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- intihar etmek4
- intothenirvana2
- ölümden korkuyor musunuz17
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- gary oldman2
- true ile tatlı sert3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- günün sözü16
- the crow2
- tai lung8
- çirkin2
- galatahahahahahaha3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- annem2
ingiliz gazeteci, Sina dağında karşılaştığı bir Bedeviye sorar:
Sence lider kimdir?..
Bedevi;
Bir tanım yapmak yerine, bir öykü ile sorunuza cevap verebilir miyim der.
Gazeteci; Elbette, anlat öykünü diye yanıtlar.
Bedevi anlatır;
Benim gibi bir Bedevi, devesinin üstünde ve kızgın güneşin altında, Sina Çölünde yol almaktadır. Birden ufuk çizgisi kararır, gökyüzünde nadiren tek tük görülen kuşlar, bu kez toplu halde, karanlığın aksi istikametine doğru, telaşla kanat çırpmaktadır. Çölün mutlak sessizliği, daha da yoğunlaşır sanki. Deneyimli Bedevi; bu alametlerin, şiddetli bir kum fırtınasının habercisi olduğunu hemen anlar.
Devesini çökertir, üstünden iner. Heybeden aldığı sağlam bir kazığı, kızgın kumlara çakar ve devesini sıkıca bu kazığa bağlar. Sonra yine heybelerden, katlanmış parçalar halinde çıkardığı küçük çadırını alelacele kurup, içine girer ve kapı örtüsünü her iliğinden düğümler.
Son düğümü henüz atmıştır ki; fırtına bulundukları bölgeye ulaşır. Küçük çadır havalanacakmış gibi sallanmakta, rüzgarın oluşturduğu kum sağınağı, neredeyse delip geçecek bir hızda, çadır yüzeyine çarpmaktadır. Her kum tanesinin, boyları küçük fakat verdikleri acı büyük oklar gibi bedenine saplandığı deve, dile gelir:
Efendi, canım çok acıyor. Hiç olmazsa başımı çadıra sokmama izin verir misin der.
Dışarıda olmanın ne kadar zor olduğunu iyi bilen Bedevi, zavallı devenin bu dileğini kabul eder ve Peki, başını çadıra sokabilirsin diyerek, kapıyı bağlayan düğümleri boşaltır.
Durmak bir yana, fırtına giderek daha da gemi azıya almaktadır. Deve, sahibine tekrar yalvarır; Efendi, derimin en ince olduğu yer boynumdur ve şu an çok acıyor. izin ver, boynumu da çadıra sokayım.
Biraz ikirciklenmeyle, bu isteğe de Peki der Bedevi.
Fırtına, sanki sonsuza dek sürecek gibidir. Deve bu kez, ilk ikisinden daha acıklı bir sesle yalvarır; Efendi, ne olur, hörgücümü de çadıra sokmama izin ver
Bedevi bu son isteği de kerhen kabul eder. Ancak, hörgücün de içeri girmesiyle, küçücük çadırda, artık kımıldayacak yer kalmamıştır.
Bu duruma, Bedeviden önce, deve tepki gösterir; Efendi, bu çadır ikimize dar geliyor. Sen dışarı çıkıp, başının çaresine baksan
Lider kimdir? demiştiniz; bu hikayeyi mesnet alarak cevap vereyim;
Lider; devenin başını dahi, çadıra sokmasına izin vermeyen insandır..."
Sence lider kimdir?..
Bedevi;
Bir tanım yapmak yerine, bir öykü ile sorunuza cevap verebilir miyim der.
Gazeteci; Elbette, anlat öykünü diye yanıtlar.
Bedevi anlatır;
Benim gibi bir Bedevi, devesinin üstünde ve kızgın güneşin altında, Sina Çölünde yol almaktadır. Birden ufuk çizgisi kararır, gökyüzünde nadiren tek tük görülen kuşlar, bu kez toplu halde, karanlığın aksi istikametine doğru, telaşla kanat çırpmaktadır. Çölün mutlak sessizliği, daha da yoğunlaşır sanki. Deneyimli Bedevi; bu alametlerin, şiddetli bir kum fırtınasının habercisi olduğunu hemen anlar.
Devesini çökertir, üstünden iner. Heybeden aldığı sağlam bir kazığı, kızgın kumlara çakar ve devesini sıkıca bu kazığa bağlar. Sonra yine heybelerden, katlanmış parçalar halinde çıkardığı küçük çadırını alelacele kurup, içine girer ve kapı örtüsünü her iliğinden düğümler.
Son düğümü henüz atmıştır ki; fırtına bulundukları bölgeye ulaşır. Küçük çadır havalanacakmış gibi sallanmakta, rüzgarın oluşturduğu kum sağınağı, neredeyse delip geçecek bir hızda, çadır yüzeyine çarpmaktadır. Her kum tanesinin, boyları küçük fakat verdikleri acı büyük oklar gibi bedenine saplandığı deve, dile gelir:
Efendi, canım çok acıyor. Hiç olmazsa başımı çadıra sokmama izin verir misin der.
Dışarıda olmanın ne kadar zor olduğunu iyi bilen Bedevi, zavallı devenin bu dileğini kabul eder ve Peki, başını çadıra sokabilirsin diyerek, kapıyı bağlayan düğümleri boşaltır.
Durmak bir yana, fırtına giderek daha da gemi azıya almaktadır. Deve, sahibine tekrar yalvarır; Efendi, derimin en ince olduğu yer boynumdur ve şu an çok acıyor. izin ver, boynumu da çadıra sokayım.
Biraz ikirciklenmeyle, bu isteğe de Peki der Bedevi.
Fırtına, sanki sonsuza dek sürecek gibidir. Deve bu kez, ilk ikisinden daha acıklı bir sesle yalvarır; Efendi, ne olur, hörgücümü de çadıra sokmama izin ver
Bedevi bu son isteği de kerhen kabul eder. Ancak, hörgücün de içeri girmesiyle, küçücük çadırda, artık kımıldayacak yer kalmamıştır.
Bu duruma, Bedeviden önce, deve tepki gösterir; Efendi, bu çadır ikimize dar geliyor. Sen dışarı çıkıp, başının çaresine baksan
Lider kimdir? demiştiniz; bu hikayeyi mesnet alarak cevap vereyim;
Lider; devenin başını dahi, çadıra sokmasına izin vermeyen insandır..."
kısaca r.t.e.,
uzunca recep tayyip erdoğan'dır.
uzunca recep tayyip erdoğan'dır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar