bugün
- akp'ye katılan belediye başkanları7
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler7
- mutluluğun fark edilmemesi6
- bir insanı sevmek8
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı11
- devlet gücü2
- naruto dayi3
- kılıçdaroğlu tipi louserlık4
- ibadet2
- chp'nin belediyeleri kaybedecek olması5
- anlamak2
- yazarların imza parfümleri4
- 25 haziran 2026 venezuela depremi3
- haitinin gol atmış olması3
- ameliyat olmak8
- my number one2
- berhan şimşek2
- dil3
- insan3
- 2026 dünya kupası21
- futbol16
- düşün ki o bunu okuyor16
- dünya8
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi9
- falıma bakmak isteyen var mı24
- m r e r e c t o2
- evde sağlık hizmeti yönetmeliği yürürlükte2
- velvet13
- sözlük kızlarının vücutları15
- fazla kilo2
- kolu kıllı kız4
- chp'li 17 belediye başkanının akp'ye geçmesi14
- kuzenin içine boşalmak14
- pakistan3
- yılmaz güney12
- gülüm diyen kız10
- hindistan3
- egay sucukcu8
- ingiliz şapkası takmıyor diye türkleri asmak10
- guyana4
- chp genel başkanı hayatını kaybetti2
- günaydın2
- fas6
- oyuncu2
- nevşehir üzümü2
- azerbaycan2
- kemal kılıçdaroğlu18
- kafirlerin dünyaya kazandırdıkları8
- kadınları cinsel obje olarak gören erkek6
tolstoy, ispoved (itiraflarım) adlı kitabını 1879'da yazmıştır. ispoved'in 17 bölümü vardır ve kemal aytaç çevirisi 122 sayfalıktır.
lev nikolayeviç tolstoy'un en sevdiğim eseri. Türkçe ismi ile itiraflarım kitabı.
****alıntılar****
-"hiçliğin hiçliği" der süleyman -"hiçliğin hiçliği - her şey bir hiçtir. insanın güneşin altında bütün o yapıp ettiklerinden karı ne? bir nesil yok olur gider, yerine bir başka nesil gelir. ancak yeryüzü sonsuza dek var olmaya devam eder, geçmişte ne varsa gelecekte de olacak olan odur; bugün yapılanlar gelecekte de yapılacaktır ve güneşin altında yeni bir şey yoktur. bakın işte bu yeni, denilebilecek bir şey var mıdır?
-hayatım durma noktasına gelmişti. soluk alabiliyor, yiyebiliyar, içebiliyar, uyuyabiliyordum. bunları yapmamak zaten elimde olan bir şey değildi. ama yaşamıyordum, çünkü gerçekleştirmeyi mantıklı bulabileceğim hiçbir arzum yoktu. bir şeyi arzu ettiğim takdirde peşinen biliyordum ki, bu arzumu tatmin edeyim ya da etmeyim, sonuçta bundan hiçbir şey çıkmayacaktı. şayet bir peri gelip bana arzularımı gerçekleştirrneyi teklif edecek olsa, ben ne isteyeceğimi bilmiyordum. sarhoşluk anlarında bir arzu değil, ama eski arzularımdan kalma bir alışkanlık gibi bir şey hissetsem de, ayık olduğum anlarda bunun bir vehimden ibaret olduğunu ve gerçekte arzu edilecek hiçbir şeyin olmadığını bilirdim. hakikati bile bilmeyi arzu etmiyordum, çünkü hakikatin içeriğini tahmin edebiliyordum. hakikat hayatın anlamsız olduğuydu. sanki yaşayacağım kadar yaşamış, yürüyeceğim kadar yol yürümüştüm de bir uçurumun kenarına gelmiştim, önümde yok oluştan başka hiçbir şeyin olmadığını apaçık bir şekilde görebiliyordum.
****alıntılar****
-"hiçliğin hiçliği" der süleyman -"hiçliğin hiçliği - her şey bir hiçtir. insanın güneşin altında bütün o yapıp ettiklerinden karı ne? bir nesil yok olur gider, yerine bir başka nesil gelir. ancak yeryüzü sonsuza dek var olmaya devam eder, geçmişte ne varsa gelecekte de olacak olan odur; bugün yapılanlar gelecekte de yapılacaktır ve güneşin altında yeni bir şey yoktur. bakın işte bu yeni, denilebilecek bir şey var mıdır?
-hayatım durma noktasına gelmişti. soluk alabiliyor, yiyebiliyar, içebiliyar, uyuyabiliyordum. bunları yapmamak zaten elimde olan bir şey değildi. ama yaşamıyordum, çünkü gerçekleştirmeyi mantıklı bulabileceğim hiçbir arzum yoktu. bir şeyi arzu ettiğim takdirde peşinen biliyordum ki, bu arzumu tatmin edeyim ya da etmeyim, sonuçta bundan hiçbir şey çıkmayacaktı. şayet bir peri gelip bana arzularımı gerçekleştirrneyi teklif edecek olsa, ben ne isteyeceğimi bilmiyordum. sarhoşluk anlarında bir arzu değil, ama eski arzularımdan kalma bir alışkanlık gibi bir şey hissetsem de, ayık olduğum anlarda bunun bir vehimden ibaret olduğunu ve gerçekte arzu edilecek hiçbir şeyin olmadığını bilirdim. hakikati bile bilmeyi arzu etmiyordum, çünkü hakikatin içeriğini tahmin edebiliyordum. hakikat hayatın anlamsız olduğuydu. sanki yaşayacağım kadar yaşamış, yürüyeceğim kadar yol yürümüştüm de bir uçurumun kenarına gelmiştim, önümde yok oluştan başka hiçbir şeyin olmadığını apaçık bir şekilde görebiliyordum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar