Zamanı zamansız duygulara sardık
incinmesin diye
Ey zaman! Gelecekten haber değil,
Anın zaferini yaşat bize.
Hayatıma saklandın Aşk
Seni bulamıyorum
Geçmişten hatırlanan
Bir çocuk oyunuydu bu
Saklambacım oldun
Körebem
Gizim oldun
Beyazım sarım
Biraz da siyahım
Hayatıma saklandın aşk
Şiirim oldun
Sevdam oldun
Saklı bahçemde tomurcuklarını suladığım
Yüreğim oldun...
dudaklarım sürüklesin seni
Ruhun gözlerini bağla
Bağla ki şehvetin kapısından giremesin
Kirlenmesin bu aşk!
yaşça küçük sevgili takıntısı olan. bıngıl bıngıl yağ kütlesi kadın. dokunamadım ben ordan biliyorum.
Sadece dudaklarında kıvrılıp uyuyayım
Sadece gözlerine ben liman olayım
Sadece sarılıp gecene dolayım
Bırak hayatımda sadece seni yaşayayım...
Sensizliğinin uçurumundayım
Deli fırtınaya inat
Neredesin?
Sonsuz bir ruh üşümesindeyim
Kadere inat
Sen neredesin?
Bir zamanlar ben sen, biz böyle miydik?
Bir zamanlar bir sen bir ben vardı
Biz olunca bir zamanlar oldu...
cine 5'de mehmet barlas'la yaptıkları programda, konuk * alanıyla ilgili güzel güzel konuşurken birden lafını keserek 'ay biraz da halka inelim, onlar da anlasınlar konuşulanları' giibisinden bir şeyler gevelemiştir. programın ilerleyen dakikalarında yeniden 'biz inip çıkmayı biliriz, yani gerektiğinde halka da inebiliyoruz' demiştir. kendini ne olarak görüyorsa artık. soylu kişidir! kısacası.
Sen sensiz kalırsan
Ben ıssız kalırım.
itici bişeydir kendisi. ekranda her gördüğümde zaplarım. olduğu diziyi bile izlemem, o derece yani.
Balık olup gecene dalsam
Gelip beni tutar mısın?
Bulut olup ruhunu sarsam
Yağmurum olup sevdama yağar mısın?
Güneş olup kalbine girsem
Dünyamı ısıtır mısın?
Balık oldum
Bulut oldum
Güneş oldum
Sen neredesin?
Aşk mı bu,
Sensizliğin içinde derviş gibi seni aramak?
Sensizliğinde sevişen
Gözlerinde çarpışan
Uykuda haykıran bir sevda oldum ben.
Rüyaların ötesine geçememek seninle
Sesini, kokunu duyamamak
Suskunluğunu keşfedebilmek her defasında
Kavuşabilmek için
Zamanın koşmasını beklemek
Hasret dağlarında kar var bugün
Soğuk, ıssız ve yalnız.
Aşkı işleyecek en iyi ustayı bulursan, paha biçilmez bir elmasa sahip olursun.
Bulamazsan, hayat boyu çakıl taşlarıyla uğraşırsın.
Zamanın bir cezası mıdır bu?
Aşk yüzlü insanların biraz da kaderi,
Hüzün çiçeklerinde solmak...
Kaçımızın iki güneşi varkş.
Yine senin sevginle yaşamı kucaklıyorum
Zorunlu hasret mahkumiyetine başkaldırarak...
Yüreğimi sürgüne yollayan zihinlerin aydınlanmasını dileyerek
Onları selamlıyorum!
Sensiz saatlerin kollarında
asılı kaldım.
Kimbilir hangi baharda kışta
Kimbilir hangi düşte
Kimbilir hangi gönülde
uyanacağım bu sabah...
Bu şiir mahrum kalmasın
Şairin dokunuşunlarından
Hayalet gemiler misali yol almasın,
Sisli kayalıklarda, martıların çılgın çığlıklarıyla yol alsın
Derin yeşil, sonsuz maviyle
Gözlerine demirlesin
Bu şiir sensiz kalmasın...
Gözyaşlarımı krallığının toprağına bırakıyorum...
Kasıklarımda ateş,
Benliğimde su,
Gecemde masal gibisin,
Bir şölensin sen.
Bazen kayboluyorum içimde,
Taşıyor yağmur damlaları
Gözlerimdesin sicim gibi
Kalbim saçaklarında son bir çırpınış
Vazgeçemediğim...
Ebedi yolum
Yağmurum
Yalnızlığımdaki yolculuğumsun
Yağmur ormanlarından geçtiğim...
"Aşkıma" adlı şiir kitabı vardır. Aşağıdaki şiir bu kitaptan alınmıştır.

Hayatın tüm hoyratlığına inat
Benliğinde geziyorum.
"Aşkıma" adlı şiir kitabı vardır. Aşağıdaki şiir bu kitaptan alınmıştır.

Karanlıktan seni söküp alamam,
Yitik zaman yolcularıyız
Sana dur diyemem.
© copyright 2005 - 2026