bugün
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam4
- bir önceki entryi devam ettir4
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar4
- askerde özlenen şeyler3
- çay var içersen antidepresan da var yersen4
- çay koydum sen anlat diyen psikolog4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- burun karıştırmak4
- terhis oluyorum sözlük25
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak6
- günah çıkarma seansını aniden terk eden rahip3
- yazarların işlediği günahlar15
- onur babacan3
- adana limanı nın çıplak fotoğrafları2
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı2
- felsefe öğretmenin ironisi3
- şarkıyı devam ettiriyoruz2
- helin elveren2
- dizi sektöründeki maliyet krizi2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- tır şoförleri oruç tutuyor mu sorunsalı4
- fatma betül olayından çıkarılacak beş ders5
- sabah soğuğu3
- flörtün ilkesel reddi5
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu3
- erkek dünyanın en dürüst varlığıdır3
- londra devlet hastanesindeki hamile erkek figürü3
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi8
- yeni temaya bir türlü alışamamak2
- cimbom baba2
- engineer285
- yüzü siyaha boyayıp gezmek3
- 8 kasım 20263
- amedspor31
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek17
- şamil tayyar'ın fatma betül sayan kaya tweeti3
- cem karaca dinleyip dusuncelere dalmak2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı22
- toplu taşımada yer verme ahlakı6
- kim beğeniyor sorunsalı2
- the odyssey2
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- ipkis3
- günlük tutmak7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- yazarların fotoğrafları9
- korkudan patır patır altına yapmak6
karadeniz teknik üniversitesinin rektörüdür, ancak bu durumda bir çelişki vardır. ibrahim özen mühendis değil, doktordur. teknik üniversitenin rektörü doktor mu olur arkadaş diye düşünülebilir. cevap ktu öğrencilerinden geliyor hemen:
olsun varsın, biz ne yanlışlar gördük bu en önemsizi. sıkıntı yok.
olsun varsın, biz ne yanlışlar gördük bu en önemsizi. sıkıntı yok.
bu adamla ilgili üç anım var;
sene 2007
yer ktü atatürk kültür merkezi
saz çalan bir amca konsere gelmiş. sonlara doğru vatan millet diye diye coşa getiriyor öğrencileri. vıp lerin arkasında iki grup ayağa kalkıp, biri reisler diğer grup asenalar, başlıyorlar bağırmaya -tekbir - allahu ekber diye. bu böyle baya bir devam ediyor. sanki konserden çıkıp savaşa gidecekler. konser sonunda, bu rektör adamı ayağa kalkıp, gülümseyerek, alkışlar eşliğinde gidiyor. ne kadar güzel bir sahneydi. hatırladıkça gözlerim dolar.
sene 2008
yer ktü mimarlık bölümü sergi salonu
her sene yapılan iç mimarlık sergisine bunu da davet etmişler. sergi açıldı. benim de bir projem var. grup hocam geldi -demsiz projenin yanına git, rektör sorarsa ben yaptım dersin" dedi. - ya hocam ne diyosunuz, deyip anlamlı bir bakış attım ve kuru pastalara yöneldim. ben kuru pastaları, asistanların yaptığı börekleri tabağıma doldururken biri arkadan ittiriyor resmen, elini de benim yanımdan masaya uzatmış, pastaları götürmeye çalışıyor. "kim ya bu entelektüel platforma yakışmayan rezil" diye bir döndüm, bu adam gene.
sene 2009
yer ktü atatürk kültür merkezi
her sene fakülteler ve rektör buluşmaları yapılır. fakülteler dertlerini rektöre anlatır, rektör de dinler. katılım çok az olur. sebebi bu toplantıların ders saatlerinde yapılmış olması değildir herhalde.
o dönem bir bölümün öğrenci başkanı kalkıp gayet seviyeli bir şekilde şuna benzer bir soru sordu,
- çıktılarımız çok pahalıya geliyor. fakülte içinde bilmem ne copy adı altında bir yer var, uyguladıkları ücretler gerçekten bize büyük yük. fakültemizde bir proter var. bunu öğrencilerin hizmetine açamaz mıyız? ben erasmusla şu okula gitmiştim, orada böyle hizmetler veriliyor ve öğrenciler okul projelerini daha makul fiyatlara karşılıyorlar, gibi bir şey dedi.
zaten trabzon gibi bir yerde 3 tane yer var çıktı alabileceğimiz, resmen tekel olmuş, bindiriyorlar öğrenciye. neyse işte "bu adam"dan gelen cevap şu,
- size zaten kampüs içinde bir yer açtık. daha ne istiyorsunuz?
çocuk bir kaç bişey daha söyleyecekti ki rektör,
-adın ne senin, senin adın ne onu söyle önce, adı ne bunun? demeye başladı.
yanındaki adamlarda not defterlerine bir şeyler yazdı. çocuğu susturdular.
ulan "sayın rektör adamı" sanki bize getirmiş fotokopiciyi. kampüs içinde fotokopici yok lan. parasıyla oraya fotokopici geldi. zaten oradaki herifte açık açık söylüyor. rektörün altında ki arabayı ben aldım diye. babanın hayrına getirdin sanki. açık, net bizim o çıktılara verdiğimiz her parada senin cebine giden bir pay var. kampüs içindeki şatonda rahat et "sayın rektör". atatürk kültür merkezinin sahnesinin damı akıyor, senin evin her sene bakıma girsin
bu üç anım, karadeniz teknik üniversitesi rektörünün ne sayın bir adam olduğunu anlatmıştır umarım.
sene 2007
yer ktü atatürk kültür merkezi
saz çalan bir amca konsere gelmiş. sonlara doğru vatan millet diye diye coşa getiriyor öğrencileri. vıp lerin arkasında iki grup ayağa kalkıp, biri reisler diğer grup asenalar, başlıyorlar bağırmaya -tekbir - allahu ekber diye. bu böyle baya bir devam ediyor. sanki konserden çıkıp savaşa gidecekler. konser sonunda, bu rektör adamı ayağa kalkıp, gülümseyerek, alkışlar eşliğinde gidiyor. ne kadar güzel bir sahneydi. hatırladıkça gözlerim dolar.
sene 2008
yer ktü mimarlık bölümü sergi salonu
her sene yapılan iç mimarlık sergisine bunu da davet etmişler. sergi açıldı. benim de bir projem var. grup hocam geldi -demsiz projenin yanına git, rektör sorarsa ben yaptım dersin" dedi. - ya hocam ne diyosunuz, deyip anlamlı bir bakış attım ve kuru pastalara yöneldim. ben kuru pastaları, asistanların yaptığı börekleri tabağıma doldururken biri arkadan ittiriyor resmen, elini de benim yanımdan masaya uzatmış, pastaları götürmeye çalışıyor. "kim ya bu entelektüel platforma yakışmayan rezil" diye bir döndüm, bu adam gene.
sene 2009
yer ktü atatürk kültür merkezi
her sene fakülteler ve rektör buluşmaları yapılır. fakülteler dertlerini rektöre anlatır, rektör de dinler. katılım çok az olur. sebebi bu toplantıların ders saatlerinde yapılmış olması değildir herhalde.
o dönem bir bölümün öğrenci başkanı kalkıp gayet seviyeli bir şekilde şuna benzer bir soru sordu,
- çıktılarımız çok pahalıya geliyor. fakülte içinde bilmem ne copy adı altında bir yer var, uyguladıkları ücretler gerçekten bize büyük yük. fakültemizde bir proter var. bunu öğrencilerin hizmetine açamaz mıyız? ben erasmusla şu okula gitmiştim, orada böyle hizmetler veriliyor ve öğrenciler okul projelerini daha makul fiyatlara karşılıyorlar, gibi bir şey dedi.
zaten trabzon gibi bir yerde 3 tane yer var çıktı alabileceğimiz, resmen tekel olmuş, bindiriyorlar öğrenciye. neyse işte "bu adam"dan gelen cevap şu,
- size zaten kampüs içinde bir yer açtık. daha ne istiyorsunuz?
çocuk bir kaç bişey daha söyleyecekti ki rektör,
-adın ne senin, senin adın ne onu söyle önce, adı ne bunun? demeye başladı.
yanındaki adamlarda not defterlerine bir şeyler yazdı. çocuğu susturdular.
ulan "sayın rektör adamı" sanki bize getirmiş fotokopiciyi. kampüs içinde fotokopici yok lan. parasıyla oraya fotokopici geldi. zaten oradaki herifte açık açık söylüyor. rektörün altında ki arabayı ben aldım diye. babanın hayrına getirdin sanki. açık, net bizim o çıktılara verdiğimiz her parada senin cebine giden bir pay var. kampüs içindeki şatonda rahat et "sayın rektör". atatürk kültür merkezinin sahnesinin damı akıyor, senin evin her sene bakıma girsin
bu üç anım, karadeniz teknik üniversitesi rektörünün ne sayın bir adam olduğunu anlatmıştır umarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com