bugün
- galatasaray9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye3
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- sözlükler arası savaş çıksa11
- dönmek istenilen yıl2
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- ütü13
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- anın fotoğrafı14
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- uludağ sözlük çeteleri9
- bir şeyler söyle4
- duyulan en ilginç isim5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- mutsuz olmak3
- en boktan on yıl7
- kalem4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- patates kızartması4
- red flag erkek listesi9
- gocu bak bi5
- menemen9
- ona bir şey söyle13
- en tehlikeli insan tipleri2
- yerinde dur3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- ayrılık8
- dolma kalem3
- hırvatistan14
- doa otomatı3
- erdal beşikçioğlu8
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- yunanistan29
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- telefona cevap vermeyen kız3
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
bu adamla ilgili üç anım var;
sene 2007
yer ktü atatürk kültür merkezi
saz çalan bir amca konsere gelmiş. sonlara doğru vatan millet diye diye coşa getiriyor öğrencileri. vıp lerin arkasında iki grup ayağa kalkıp, biri reisler diğer grup asenalar, başlıyorlar bağırmaya -tekbir - allahu ekber diye. bu böyle baya bir devam ediyor. sanki konserden çıkıp savaşa gidecekler. konser sonunda, bu rektör adamı ayağa kalkıp, gülümseyerek, alkışlar eşliğinde gidiyor. ne kadar güzel bir sahneydi. hatırladıkça gözlerim dolar.
sene 2008
yer ktü mimarlık bölümü sergi salonu
her sene yapılan iç mimarlık sergisine bunu da davet etmişler. sergi açıldı. benim de bir projem var. grup hocam geldi -demsiz projenin yanına git, rektör sorarsa ben yaptım dersin" dedi. - ya hocam ne diyosunuz, deyip anlamlı bir bakış attım ve kuru pastalara yöneldim. ben kuru pastaları, asistanların yaptığı börekleri tabağıma doldururken biri arkadan ittiriyor resmen, elini de benim yanımdan masaya uzatmış, pastaları götürmeye çalışıyor. "kim ya bu entelektüel platforma yakışmayan rezil" diye bir döndüm, bu adam gene.
sene 2009
yer ktü atatürk kültür merkezi
her sene fakülteler ve rektör buluşmaları yapılır. fakülteler dertlerini rektöre anlatır, rektör de dinler. katılım çok az olur. sebebi bu toplantıların ders saatlerinde yapılmış olması değildir herhalde.
o dönem bir bölümün öğrenci başkanı kalkıp gayet seviyeli bir şekilde şuna benzer bir soru sordu,
- çıktılarımız çok pahalıya geliyor. fakülte içinde bilmem ne copy adı altında bir yer var, uyguladıkları ücretler gerçekten bize büyük yük. fakültemizde bir proter var. bunu öğrencilerin hizmetine açamaz mıyız? ben erasmusla şu okula gitmiştim, orada böyle hizmetler veriliyor ve öğrenciler okul projelerini daha makul fiyatlara karşılıyorlar, gibi bir şey dedi.
zaten trabzon gibi bir yerde 3 tane yer var çıktı alabileceğimiz, resmen tekel olmuş, bindiriyorlar öğrenciye. neyse işte "bu adam"dan gelen cevap şu,
- size zaten kampüs içinde bir yer açtık. daha ne istiyorsunuz?
çocuk bir kaç bişey daha söyleyecekti ki rektör,
-adın ne senin, senin adın ne onu söyle önce, adı ne bunun? demeye başladı.
yanındaki adamlarda not defterlerine bir şeyler yazdı. çocuğu susturdular.
ulan "sayın rektör adamı" sanki bize getirmiş fotokopiciyi. kampüs içinde fotokopici yok lan. parasıyla oraya fotokopici geldi. zaten oradaki herifte açık açık söylüyor. rektörün altında ki arabayı ben aldım diye. babanın hayrına getirdin sanki. açık, net bizim o çıktılara verdiğimiz her parada senin cebine giden bir pay var. kampüs içindeki şatonda rahat et "sayın rektör". atatürk kültür merkezinin sahnesinin damı akıyor, senin evin her sene bakıma girsin
bu üç anım, karadeniz teknik üniversitesi rektörünün ne sayın bir adam olduğunu anlatmıştır umarım.
sene 2007
yer ktü atatürk kültür merkezi
saz çalan bir amca konsere gelmiş. sonlara doğru vatan millet diye diye coşa getiriyor öğrencileri. vıp lerin arkasında iki grup ayağa kalkıp, biri reisler diğer grup asenalar, başlıyorlar bağırmaya -tekbir - allahu ekber diye. bu böyle baya bir devam ediyor. sanki konserden çıkıp savaşa gidecekler. konser sonunda, bu rektör adamı ayağa kalkıp, gülümseyerek, alkışlar eşliğinde gidiyor. ne kadar güzel bir sahneydi. hatırladıkça gözlerim dolar.
sene 2008
yer ktü mimarlık bölümü sergi salonu
her sene yapılan iç mimarlık sergisine bunu da davet etmişler. sergi açıldı. benim de bir projem var. grup hocam geldi -demsiz projenin yanına git, rektör sorarsa ben yaptım dersin" dedi. - ya hocam ne diyosunuz, deyip anlamlı bir bakış attım ve kuru pastalara yöneldim. ben kuru pastaları, asistanların yaptığı börekleri tabağıma doldururken biri arkadan ittiriyor resmen, elini de benim yanımdan masaya uzatmış, pastaları götürmeye çalışıyor. "kim ya bu entelektüel platforma yakışmayan rezil" diye bir döndüm, bu adam gene.
sene 2009
yer ktü atatürk kültür merkezi
her sene fakülteler ve rektör buluşmaları yapılır. fakülteler dertlerini rektöre anlatır, rektör de dinler. katılım çok az olur. sebebi bu toplantıların ders saatlerinde yapılmış olması değildir herhalde.
o dönem bir bölümün öğrenci başkanı kalkıp gayet seviyeli bir şekilde şuna benzer bir soru sordu,
- çıktılarımız çok pahalıya geliyor. fakülte içinde bilmem ne copy adı altında bir yer var, uyguladıkları ücretler gerçekten bize büyük yük. fakültemizde bir proter var. bunu öğrencilerin hizmetine açamaz mıyız? ben erasmusla şu okula gitmiştim, orada böyle hizmetler veriliyor ve öğrenciler okul projelerini daha makul fiyatlara karşılıyorlar, gibi bir şey dedi.
zaten trabzon gibi bir yerde 3 tane yer var çıktı alabileceğimiz, resmen tekel olmuş, bindiriyorlar öğrenciye. neyse işte "bu adam"dan gelen cevap şu,
- size zaten kampüs içinde bir yer açtık. daha ne istiyorsunuz?
çocuk bir kaç bişey daha söyleyecekti ki rektör,
-adın ne senin, senin adın ne onu söyle önce, adı ne bunun? demeye başladı.
yanındaki adamlarda not defterlerine bir şeyler yazdı. çocuğu susturdular.
ulan "sayın rektör adamı" sanki bize getirmiş fotokopiciyi. kampüs içinde fotokopici yok lan. parasıyla oraya fotokopici geldi. zaten oradaki herifte açık açık söylüyor. rektörün altında ki arabayı ben aldım diye. babanın hayrına getirdin sanki. açık, net bizim o çıktılara verdiğimiz her parada senin cebine giden bir pay var. kampüs içindeki şatonda rahat et "sayın rektör". atatürk kültür merkezinin sahnesinin damı akıyor, senin evin her sene bakıma girsin
bu üç anım, karadeniz teknik üniversitesi rektörünün ne sayın bir adam olduğunu anlatmıştır umarım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar