bugün
- ona bir şey söyle6
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka7
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kız troller6
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- yazarların anlık durumları9
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- avokado yiyen insan8
- çocuklar niye sünnet edilir7
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- kalabalığı seviyor musunuz6
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- mafya kızı olma isteği6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- özel sektör de çalışmak11
- galatasaray büyüklüğü14
- çiçek abbas2
- arkadaşlar bakar mısınız14
- boğaz ağrısı7
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- şeker hastalığı9
- feminen erkek davranışları6
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- ellerim bos gonlum hos14
- tayt vs mini etek5
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- arapçayı kutsal sanan gerzek5
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- gece ormanda gezerken pagan ayinine kurban gitmek2
- eurovision song contest asia4
Klasik Kuzey Hint Müziği.
Kuzey Hindistan, Pakistan ve hatta Afganistan'da icra edilen klasik müziktir. Kayıtlara göre kuzeyin müziği güneyinkinden 16.yy'da Moğol imparatoru Ekber zamanında ayrılmaya başlamıştır. Bu müziği güneydekinden ayıran en belirgin noktalar doğaçlama olması, daha rezonatif olması ve Türk ve Fars kültürlerinin de özelliklerini yansıtmasıdır.
Ekber'in divanından Mian Tansen bilinen ilk Hindustani müzisyenidir. Bugün bu müziği icra eden ülkenin dörtbir yanındaki çeşitli ekollerden ustaların pekçoğu ailevi köklerini Mian Tansen'e dayandırır.
"Raga" denen belli bir makamın notaları dahilinde doğaçlama olarak icra edilir. Raganın notalarının dışına çıkmamak esastır, fakat bunu yaparken tekrara kaçmadan değişik ve güzel kombinasyonları bulabilmesi gerekir iyi bir müzisyenin. işte bunu yapabilmek çok büyük bir yeteneğin yanında, ömür boyu sıkı bir eğitim ve çalışma gerektirir.
Yazılı nota kullanımı Hindistan'da batıdakinden daha eski olduğu halde, Hindustani'de kabataslak bir rehber olması dışında dışında kasıtlı olarak kullanılmaz. Bu dünyadan gelip geçen herbir müzisyenden ne daha önce, ne şimdi, ne de daha sonra hiçkimseye benzemeyen, sadece ve sadece kendine ait sadaya sahip olması beklenir. Aslına bakarsanız doğaçlama olması sebebiyle, aynı müzisyenin aynı ragayı her seferinde biraz daha farklı çalması beklenir. Bu sebeple bu gelenek birebir hoca-öğrenci (guru-shishya) ilişkisiyle, yani hocanın öğrenciye elvermesiyle yaşatılır. Yukarıda bahsi geçen doğaçlama yeteneğinin kazanmak ciddi bir ruh terbiyesi istediğinden, hoca ile öğrenci arasındaki ilişki mekanik olmaktan uzak, ruhani boyuttadır ve ömürboyu sürer.
Yazılı nota kullanılmaması, belki de Hindustani'yi Klasik Batı Müziği'nden ayıran en temel özelliktir. Belli bir zamanın sanatını daima birebir aynı şekilde muhafaza yani konserve etmek için yazılı nota kullanan ve "konservutuar"laşan bir yapıdan çok farklıdır Hindustani'nin yaklaşımı. Bu aşamada Klasik Batı Müziğiseverler'in pek beğendikleri Tous les Matins du Monde filminden bir alıntı yapmadan edemeyeceğim : "Dünyanın hiçbir sabahı bir daha geri gelmez" yani dünyanın hiçbir sabahı bir diğerinin aynı değildir. Kayıt kuyut, sayım suyum meraklısı batı ile kaderci doğu felsefeleri arasındaki fark kendini müzikte de gösteriyor.
Günümüzde yorumların büyük çoğunluğu enstrumanla icra edilmekle beraber, esas olan insan sesi olduğu için enstrumanlar insan sesine en yakın tınıyı verecek şekilde çalınır. Bu yaklaşımın sonucu, çağlar boyunca müzik temelde aynı kalmakla beraber, insan sesi kıvamında ses verebilen her türlü enstrüman bu müziğe adapte olabilmiştir.(örnek: perdesiz gitar) Yine aynı şekilde bir enstrümanda belli bir yeterliliğe ulaşan bir müzisyen, o enstrumanı hiç çalmamış bir hocadan ders alabilir, çünkü temel olan enstruman değil müziktir.
En sık kullanılan enstrumanlar : Vokal, sitar, sarod , bansuri, keman, vina, sarangi, şehnay, surbahar.
Hindustani'de ritim olmazsa olmazdır. Vurmalı sazları icra etmek aynı şekilde ustalık gerektirir. Hindustani'de kullanılan vurmalı sazlar batıda alışık olunduğu gibi tek sesli değildir, vuruş şekline göre değişik notalar çıkarabilir, çalınacak ragaya göre akor edilmeleri gerekir. Vurmalı sazlar da aynı prensiplerle çalındığı için, onda da doğaçlama yapabilmek önemlidir, bazı ustalar solo konserler verebilirler.
En sık kullanılan vurmalı sazlar : Tabla ve pakhawaj.
Bu müziği merak edenler, bilgi edinmeye Baba Allauddin Khan'ı (1881? - 1972) [http://en.wikipedia.org/wiki/Allauddin_Khan] araştırarak başlayabilirler. Bu müziğin 20.yy'daki en önemli figürü, hocaların hocasıdır kendileri.
Kuzey Hindistan, Pakistan ve hatta Afganistan'da icra edilen klasik müziktir. Kayıtlara göre kuzeyin müziği güneyinkinden 16.yy'da Moğol imparatoru Ekber zamanında ayrılmaya başlamıştır. Bu müziği güneydekinden ayıran en belirgin noktalar doğaçlama olması, daha rezonatif olması ve Türk ve Fars kültürlerinin de özelliklerini yansıtmasıdır.
Ekber'in divanından Mian Tansen bilinen ilk Hindustani müzisyenidir. Bugün bu müziği icra eden ülkenin dörtbir yanındaki çeşitli ekollerden ustaların pekçoğu ailevi köklerini Mian Tansen'e dayandırır.
"Raga" denen belli bir makamın notaları dahilinde doğaçlama olarak icra edilir. Raganın notalarının dışına çıkmamak esastır, fakat bunu yaparken tekrara kaçmadan değişik ve güzel kombinasyonları bulabilmesi gerekir iyi bir müzisyenin. işte bunu yapabilmek çok büyük bir yeteneğin yanında, ömür boyu sıkı bir eğitim ve çalışma gerektirir.
Yazılı nota kullanımı Hindistan'da batıdakinden daha eski olduğu halde, Hindustani'de kabataslak bir rehber olması dışında dışında kasıtlı olarak kullanılmaz. Bu dünyadan gelip geçen herbir müzisyenden ne daha önce, ne şimdi, ne de daha sonra hiçkimseye benzemeyen, sadece ve sadece kendine ait sadaya sahip olması beklenir. Aslına bakarsanız doğaçlama olması sebebiyle, aynı müzisyenin aynı ragayı her seferinde biraz daha farklı çalması beklenir. Bu sebeple bu gelenek birebir hoca-öğrenci (guru-shishya) ilişkisiyle, yani hocanın öğrenciye elvermesiyle yaşatılır. Yukarıda bahsi geçen doğaçlama yeteneğinin kazanmak ciddi bir ruh terbiyesi istediğinden, hoca ile öğrenci arasındaki ilişki mekanik olmaktan uzak, ruhani boyuttadır ve ömürboyu sürer.
Yazılı nota kullanılmaması, belki de Hindustani'yi Klasik Batı Müziği'nden ayıran en temel özelliktir. Belli bir zamanın sanatını daima birebir aynı şekilde muhafaza yani konserve etmek için yazılı nota kullanan ve "konservutuar"laşan bir yapıdan çok farklıdır Hindustani'nin yaklaşımı. Bu aşamada Klasik Batı Müziğiseverler'in pek beğendikleri Tous les Matins du Monde filminden bir alıntı yapmadan edemeyeceğim : "Dünyanın hiçbir sabahı bir daha geri gelmez" yani dünyanın hiçbir sabahı bir diğerinin aynı değildir. Kayıt kuyut, sayım suyum meraklısı batı ile kaderci doğu felsefeleri arasındaki fark kendini müzikte de gösteriyor.
Günümüzde yorumların büyük çoğunluğu enstrumanla icra edilmekle beraber, esas olan insan sesi olduğu için enstrumanlar insan sesine en yakın tınıyı verecek şekilde çalınır. Bu yaklaşımın sonucu, çağlar boyunca müzik temelde aynı kalmakla beraber, insan sesi kıvamında ses verebilen her türlü enstrüman bu müziğe adapte olabilmiştir.(örnek: perdesiz gitar) Yine aynı şekilde bir enstrümanda belli bir yeterliliğe ulaşan bir müzisyen, o enstrumanı hiç çalmamış bir hocadan ders alabilir, çünkü temel olan enstruman değil müziktir.
En sık kullanılan enstrumanlar : Vokal, sitar, sarod , bansuri, keman, vina, sarangi, şehnay, surbahar.
Hindustani'de ritim olmazsa olmazdır. Vurmalı sazları icra etmek aynı şekilde ustalık gerektirir. Hindustani'de kullanılan vurmalı sazlar batıda alışık olunduğu gibi tek sesli değildir, vuruş şekline göre değişik notalar çıkarabilir, çalınacak ragaya göre akor edilmeleri gerekir. Vurmalı sazlar da aynı prensiplerle çalındığı için, onda da doğaçlama yapabilmek önemlidir, bazı ustalar solo konserler verebilirler.
En sık kullanılan vurmalı sazlar : Tabla ve pakhawaj.
Bu müziği merak edenler, bilgi edinmeye Baba Allauddin Khan'ı (1881? - 1972) [http://en.wikipedia.org/wiki/Allauddin_Khan] araştırarak başlayabilirler. Bu müziğin 20.yy'daki en önemli figürü, hocaların hocasıdır kendileri.
açık radyo da salı geceleri yayınlanan, hint müziği programı.
Gündemdeki Haberler