bugün
- true çaylak olsun kampanyası10
- nervio36
- en güzel sevişme6
- vermio11
- namazında niyazında erkek7
- true'yi yedirmeyiz6
- erecto birader del kopar4
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan5
- bu koyden olsam ne olacak18
- anne4
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse8
- ahmet sezer bey15
- aylık 5 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı9
- sinsice kavga izleyen yazarlar8
- beni kim artılıyor amk5
- ak parti ve dem parti'nin terörsüz türkiye görüşme3
- kürt feodalizmi3
- geceleri ne yapılır3
- güne bir şarkı bırak8
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim4
- sözlükte kavga6
- bir kilo patatesin 50 lira olması7
- arkadaşlar sıkıldım3
- velvet53
- true'yi eskorta emanet etmek10
- kasaba 7 bin tl vermek3
- nervio'nun 1 50 boyunda olması3
- 15 21 itibariyle duygu durumunuz6
- anın fotoğrafı3
- pompacı kıza nasıl açılınır9
- gammazlar çetesi6
- yeni parti31
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu6
- yaş geçtikçe abur cuburu bırakmak2
- kasiyer kıza nasıl açılırım21
- izlenmiş en keyifli olimpiyat2
- tememda kenka nalaka13
- true çaycı olsun kampanyası3
- velvet geceleri napıyor sorunsalı12
- market kasap pazar fiyatlarını öğrenmek2
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- insan olmaya ceyrek kala18
- kızını zenci ile evlendiren baba2
- benzetildiğiniz ünlü10
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması3
- hastane randevusu6
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
(bkz: sosyalist sol)
attila ilhan'ın genel olarak türkiye'de ki sol fraksiyonların nereye gittiğini ve nereye gitmesinin gerektiği konusundaki kitabı. attila ilhan özellikle üniversite öğrencilerinin solculuğu hakkında şuna benzer bir şey söyler: "henüz emek vermemiş, emeğini satmamış insanların, emeğin hakkını savunmasının anlamı yoktur, bu durum zaten ilerde değişir, iş güç sahibi olup, belli bir yere geldiğinde, eski devrimci öğrenci, artık halkı görmezden gelmeye başlar" çalıştıktan sonra (kaymağını yada pisliğini yedikten sonra) devrimciyim diyorsan işte o zaman devrimcisindir...
ortanın solu.
kesinlikle ortanın solunun değil tam anlamıyla sosyalizmin tartışıldığı ender kitaplardandır. fındık kadar teorik bilgiyle okunursa kafanın alamayacağı kitaptır. mutlaka eğitim çalışmalarında okutulması gereken kitaptır.
rus, türk yahut kürt sempatizanlığı yahut düşmanlığı gütmeyen, meseleleri milliyet bağlamında değil, ekonomik bağlamda açıklamaya çalışan enternasyonal bir sol.
(bkz: hangi attila ilhan)
(bkz: hangi attila ilhan)
bu kitabı hayatında eline almamış kimseler tarafından hakkında atılıp tutulmaması gereken eserdir. kitapta herhangi bir nasyonal-sosyalist ifadeye yada övgüye rastlanmazken kuru iftiralar sıkmak da "bir şey üretemiyorum o yüzden meyve veren ağacı taşlıyorum" veya "görüşleri benimkilerle yüzdeyüz örtüşmüyor o yüzden karalamam gerekli karşımdakini" mentalitesinden daha ileri gidememektir.
frame olan sol diye cevaplandırılabilecek soru cümlesi.
Sermaye sınıfının medya patronlarının popüler gazetelerinde sosyalizme sövmeye güdümlü ya da sosyalizmin ilkelerini tahrip edip yeni bir devlet kapitalizmi olarak yorumlamaya yeminli köşe yazarlarını beslediği günümüzde kendisine marksist ya da solcu diyen Murat Belge ve Baskın Oran gibi sosyalizmi tarif ederken liberalizmi öven diğer sermaye sözcülerinin yaratmış olduğu teorik kirliliğe ve ulusalcılık(ulusal sol)gibi sosyalizm ile uzaktan yakından alakası olmayan darbeci çetelerin eylem kirliliğine karşı marksist-leninist bilimsel sosyalizmi savunan, kendisini gerçekten işçi sınıfının devrimci bir ferdi olarak görerek örgütlenmeyi ve alanlarda savaşmayı görev bilmiş herkesin kendisine sorması gereken bir sorudur. Ancak bu soru sorulduğu vakit gerçek marksist-leninistleri " terörist " olarak yaftalayan gerici liberal ve ulusalcı su bulandırıcıların konumu belli olacaktır.
(bkz: turnusol)
kaptan'ın, bugünün şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapan "ben de eski komünistlerdenim" açıklaması en sevdiği açıklama olan tipitiplere inceden çaktığını anımsadığım muazzam bir kitaptır.
türkiye'de sol görüş ile en ufak bir teması olan kimselerce öncelikli açıp da kurcalanması gereken kitaplardandır aynı zamanda.
türkiye'de sol görüş ile en ufak bir teması olan kimselerce öncelikli açıp da kurcalanması gereken kitaplardandır aynı zamanda.
henüz ilk 100 sf sini okuduğum kitap.
elimdeki kitap 1971 yılına ait basım olarak.
ilk 100 sf de genellikle sscb solunu anlatıyor.
tito dan ve adını benim bile (uai mezunuyum) yeni duyduğum bir çok insandan bahsediyor.
troçki ve stalin in mao nun yaptığı devrimi ti ye aldıklarını anlatıyor bri yerde.
şöyle ki.
troçki ile stalin birbirlerine zıt olsalar da bir konu hemfikirlerdi.
troçki mao için dağlı diyordu.
stalin: "margarin ne kadar tereyağı ise çin deki devrim o kadar sosyalisttir." der.
kitap ilerledikçe ilginç anektodları aktarmaya çalışacağım.
elimdeki kitap 1971 yılına ait basım olarak.
ilk 100 sf de genellikle sscb solunu anlatıyor.
tito dan ve adını benim bile (uai mezunuyum) yeni duyduğum bir çok insandan bahsediyor.
troçki ve stalin in mao nun yaptığı devrimi ti ye aldıklarını anlatıyor bri yerde.
şöyle ki.
troçki ile stalin birbirlerine zıt olsalar da bir konu hemfikirlerdi.
troçki mao için dağlı diyordu.
stalin: "margarin ne kadar tereyağı ise çin deki devrim o kadar sosyalisttir." der.
kitap ilerledikçe ilginç anektodları aktarmaya çalışacağım.
"... önce kapitalist Batı'nın bulduğu, sonra sosyalistim diyen Doğunun benimseyip uyguladığı biçimde endüstrileşme, doğasal düzeyde de, yüzyıllardır düşlenen ideal çözüm değildir. Eğer toplumsal örgütlenme, hele emeğin örgütlenmesi, endüstrileşmenin alışılmış biçimini kuramaz, ona egemen olamazsa, o endüstrileşmenin getireceği kalkınma, aynı zamanda toplumsal ve bireysel mutluluk anlamına gelmez." kısmı ile, beni sanayileşme konusunda kendimi sorgulamaya itmiştir. bu kitabı okuyana kadar, "stalin türk düşmanı şerefsizdi ama abi herif iyi bir liderdi, sabanla yürüyen ülkeyi nükleer teknolojiye ulaştırdı" havasındaydım. Preobrajenskiyin "ilkel toplumcu birikim yasası" meselesi tam bir rezalet zaten, ulan madem yeni düzen kuracaksın, Ricardo'nun ve diğer liberal teorisyenlerin sömürü yasalarına sınıfsal kılıf uydurup satma bize o zaman!
Özetlemem gerekirse, sosyalistlerin gerek Türkiye'de gerek ise dünyada yaptığı hataları gayet iyi özetleyen kitaptır. Çözüm önerisi azdır ama teşhis yerindedir. Kaptan'ın koyduğu bu teşhis halen geçerlidir ve bu teşhisi reçete haline getirecek bir babayiğit çıkarsa, bu solun tarihi için büyük bir adım olacaktır.
Özetlemem gerekirse, sosyalistlerin gerek Türkiye'de gerek ise dünyada yaptığı hataları gayet iyi özetleyen kitaptır. Çözüm önerisi azdır ama teşhis yerindedir. Kaptan'ın koyduğu bu teşhis halen geçerlidir ve bu teşhisi reçete haline getirecek bir babayiğit çıkarsa, bu solun tarihi için büyük bir adım olacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar