bugün

ryan murphy'nin ne çeksem izlenir özgüveniyle, gerçekten izlenir bir iş çıkarma arasına sıkışmış dizisi. kutsal metinleri, kanlı cinayet mahalli estetiğini ve yozlaşmışlık temasını miksere atmış, kapağı da açık bırakmış; her şey her yere saçılıyor ama o saçılma hali bile bir şekilde izlenesi.

olayın merkezinde gerçek adı lois tryon olan, hayatı darmadağın bir dedektif var. lois bir yandan yoğun bakımda bitkisel hayatta çürüyen kocasıyla, diğer yandan kopuk olduğu kızıyla ve kendi alkolizmiyle boğuşurken kasabada işlenen korkunç ve bir o kadar da şekilli cinayetlerin peşine düşüyor, olaylar başlıyor. ben karakteri çok beğendim.

se7en, true detective, ahs asylum ve benzeri işlerden bir parça alınıp aynı tabağa koyulmuş. cesetler birer suç mahalli olmaktan çok yüksek bütçeli sanat galerisi enstalasyonu gibi duruyor. adam resmen vahşeti şık sergileme şovuna girişmiş. en gıcık kısım, bazı görüntüleri tam olarak incelemenize izin vermeyip eziyet çektirmesi. diziyi durdur durdur dur.

yoğun olarak ne oluyor şimdi şeklinde izletirken, bir noktada şak diye boyut değiştiriyor. o kısım bayağı güzel ama finalde de her şey sanki anlamsızca dağılıyor. bu kadar iyi ilerleyen bir işin finalde azıcık çöp olması biraz olmamış.
sağda solda görmüştüm ama pek bakmamıştım. turknet var, ona da bakarız bir ara.
yeni bir korku dizisi. fena değil. ilk bölüm çok dehşetti. izleyin, izletin.
© copyright 2005 - 2026