bugün
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız14
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti7
- aktroller5
- antipanik9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- 1 saat içinde nihayet yedinci entryi girmek3
- stella artois4
- sosyalist reisçi4
- türkiye20
- bana bir latte lütfen diyen erkek4
- mutlu bey bay birader2
- sözlük yazarlarının saatleri7
- akp5
- günün sözü22
- nicole doshi2
- sabahları nefret edilen şeyler17
- ateistlerin yaşama amacı28
- yaşam enerjisi veren şeyler5
- bir kıza sarılıp saçlarını koklamak3
- sovyetler birliği2
- tulumba tatlısı6
- zorunlu eğitim18
- karı kıza para yedirir misiniz8
- sarapci koala69
- rafael leao24
- vapurla iskele arasına düşmek2
- simitlere marti atmak2
- japonca2
- birader başlığına kızan yazarlar2
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı4
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- lokum gibi3
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- iletişim başkanlığı'nın türk dizileri toplantısı2
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- erkeklerin istediği tek şey17
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz9
- sarapci diye nick alan akpli17
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- biraderlerin vurduyor olması12
- koala görünce eksiyi basmak7
- iş yerinde sözlükte takılmak15
- en son ne zaman namaz kıldın13
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar9
- fener balı15
- mehmet ali alabora7
- biraderine de sana da yeter artık7
gitmek isterken ruhun
hiç kalmak istedi mi bedenin
olarak keats'in dizeleriyle özetlenebilecek olan durumdur.
gerçi ne kadar keats özetlese de;
ahmaklık edeceğimize görmesini öğrenebilseydik,
güldürünün özündeki vahşeti anlardık.
çene çalacağimiza koyabilseydik eylemimizi ortaya,
kıçüstü oturmazdık daima.
görüp öğrenebileceğimiz tek şey belki de bu olmuştur;
yine de sevinme arkadaş! bozguna uğradı diye,
gerçi dünya ayaklandı ve deyyusu durdu ama,
onu doğuran kancık kızışmış bekliyor yine.
kendi cikarlari mevzu bhais oldugu fevkalade küstahlasan ve birbirinin gözünü oymak için susta ve pusuda bekleyenlere mucadele etmeyip de ne edeceksin?
etmeyip yeni bir barbarlık cağinin başlamasina mi okeyliyeceksin?
doğru ya da yanliş, her şey gececidir baki kalan yeryüzünün korkunlugudur.
cahil ve yoldan saptirilmiş bile olunursa amaç her daim iyidir.
amaçlar olmasa yasamanin ne manasi var ve zamani gelince efendice sahneden inmeyi de bilmek gerekir...
hiç kalmak istedi mi bedenin
olarak keats'in dizeleriyle özetlenebilecek olan durumdur.
gerçi ne kadar keats özetlese de;
ahmaklık edeceğimize görmesini öğrenebilseydik,
güldürünün özündeki vahşeti anlardık.
çene çalacağimiza koyabilseydik eylemimizi ortaya,
kıçüstü oturmazdık daima.
görüp öğrenebileceğimiz tek şey belki de bu olmuştur;
yine de sevinme arkadaş! bozguna uğradı diye,
gerçi dünya ayaklandı ve deyyusu durdu ama,
onu doğuran kancık kızışmış bekliyor yine.
kendi cikarlari mevzu bhais oldugu fevkalade küstahlasan ve birbirinin gözünü oymak için susta ve pusuda bekleyenlere mucadele etmeyip de ne edeceksin?
etmeyip yeni bir barbarlık cağinin başlamasina mi okeyliyeceksin?
doğru ya da yanliş, her şey gececidir baki kalan yeryüzünün korkunlugudur.
cahil ve yoldan saptirilmiş bile olunursa amaç her daim iyidir.
amaçlar olmasa yasamanin ne manasi var ve zamani gelince efendice sahneden inmeyi de bilmek gerekir...
Ayrılığın en zor yanı kabullenmektir... Hiç kimse vazgeçilmez değildir... En vazgeçilmez denilenler bile; bir gün gelir hatırlanmazlar... Terketmek ya da edilmek... Ne fark eder ki... Ayrılık var mı işin sonunda? sen ona bak... Ha gitmişsin, ha kalmışsın ne farkeder...
"biri sana 'git' dediğinde, 'kalmak istiyorum' diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım..."
(bkz: can yücel)
git dediklerinde gittiğimde anladım..."
(bkz: can yücel)
Şair der ki, Kalan gidenin gitmesine ses çıkarmıyorsa, çoktan terketmiştir.
hep giden oldum şu zamana kadar. zor olsada yine yeni bir başlangıç yapıyosun ama yine aynı dert seni buluyor. gitmek istiyorum ama nereye.
sonunda ölmek ya da ölmemeyi belirleyen bir tercih.
Korkunç bir seçim zamanıdır korkunç Bir yanda sevdikleriniz vardır büyüdüğünüz yer, dostlarınız, hiç kavuşamayacağınız aşkınız, bildiğiniz o güvenilir sokaklar... Ama bir yanda da kocaman bir dünya vardır. Sıkışmışlığınızdan kurtulmak istersiniz, yeni yerler yeni anılar yeni insanlar bu böyle sürüp gider farklı bir dünyayı yaşamak istersiniz yani. Daha önce gittiyseniz gitmenin acısını tattıysanız, o yalnızlığı yaşadıysanız ve daha kötüsü ona alıştıysanız işte o en kötüdür. Daha ilkokuldayken amerikaya, biraz büyünce ingiltereye sorasında bulundugun şehrin dışına hep bir gitme duygusuyla yaşarsın bazen ama üniversite biter bir bakarsın içine bir kalma tohumu ekilivermiş. Napacaksın peki şimdi tüm hayallerini bir kenara atıp kalacak mısın? O kadar gitmenin ve gitme hayalini es geçip kalacak mısın? Yoksa yine yalnızlığına ama hayallerine mi koşacaksın? Ölüm gibi bir seçimdir ölüm. Hangisinin seçerseniz seçin içinizdeki boşluk biraz daha büyüyecektir ama hayat böyle işte eksilerek geçiyor ömrümüz. Daha 22 yaşında olan birinin içinden nasıl çıkar bu düşünceler? Ne kadar ölmüş o 22 meğerse
işte bütün mesele bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar