bugün
- ctrlx18
- gürcistan21
- arkeoloji bölümü5
- biyolojik antropoloji5
- abdullah öcalan9
- ilgi isteyen kız16
- insan olmak5
- hewal ebo17
- lahmacunu elle yiyen kız13
- kuran da namaz yok21
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- seksi bırakmak4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- çanakkale3
- yukarı kattan gelen ahh sesi9
- isra suresi 82 ayet2
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- trollerle laf yarıştırmanın yorması2
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- bu kim aq4
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- kagemusha2
- ben ıspartada yaşıyorum7
- billurları çiğ yemek4
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- herkesin artık tanım yapması6
- çay içen kız3
- bursa vs edirne7
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- türk kızı3
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- domino s pizza2
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- almanya9
- su içmeyi unutmayalım4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- ısparta simidi8
- kendine bir öğüt ver7
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- pkk4
- flörtleşme algoritması2
- güne bir şarkı bırak16
- türkiye nin en güzel camisi3
- sümerler semitik miydi3
'bugün' butonuna basıp sol framede zerre değişiklik olmadığı, yeni başlık gelmediği görüldüğünde farkına varılan vakit. gece gece kendi kendime mi yazacam lan isyanı da gelir inceden.
meyhanecinin 'hadi kapatıyoruz' dediği an gibidir.
meyhanecinin 'hadi kapatıyoruz' dediği an gibidir.
Çocukken anne yada babadan duyulan sözcüktür . Misafirliğe gitmişsinizdir . Orada sizin yaşınızda çocuklar vardır , oyun oynamaya başlarsınız . Oyun sırasında kolalar , pastalar , börekler gelir daha da haz almaya başlarsınız oyundan . Tam oyunun zevkini alıp , diğer çocukları yeniyorken o sözü işitiriz velimizden " Oğluummmmm , hadi gitme vakti " ... Başınızdan kaynar sular dökülür , ağlarsınız , zırlarsınız , " Yaaaaa , biraz daha kalalım " dersiniz ama boşuna , artık gitmek zorundasınızdır ...
Sarı saçlı bir kadın geçiyordu yoldan, hızlıydı adımları... saçları uzun, benimki gibi. yüzü yoktu, arkası dönük. yüzüne tanıdığım tüm yüzleri yerleştirdim...oysa ben sadece bir kadın tanıyordum saçları sarı. o da şimdi yok artık...
sonra bir çocuk geçiyordu özgürdü adımları. nereden diyeceksiniz, nasıl belli olur ki özgürlük; salkım saçaktı üstü başı, umarsız dünyaya meydan okuyordu duruşları...insan kendinde tutsak olmamalı...
sonra bir kedi geçti, bir köpek sonra. uzandı kaldırım taşlarına... bakışlarını dikmekle dikmemek arasında kararsız, ve gözlerini açmakta.. korkusuz yanından gelip geçenlerden...
tüm olanları izleyen bilincim yerinden oynamıs dakikalar önce...yerle yeksan sözcüklerin zelzelesinden... ve bir masa bulabilmişim alal acele.. akşamın ışıklarını devirmişim bir birrr, devrilen kalbime denk... kıpırtısız bakmışım pencereden, bir damla süzülüyor gözümün önünden; yağmur mu yağıyor ne! yok gözyaşlarım değil bunlar.. ıslaklık değil yüzüme düşen... kuru, kuru bir kırıklık olsa olsa yüzümün çizgilerine üşüşen...
her dakikaya bir sigara sığdırsam iki saatte ne eder? kaç duman havalanır ve ben kaç nefes çekerim o-nu her sayıklayışımda... off ne saçma, matematiğin bir önemi yok oysa... dalgın-dargın denizler gibi gözlerim camın buğusuna yapışmış. taşıyamadığım başımı cama yaslamışım.. sigaraya bulaşmış parmaklarım halsiz, bedenim bir anda yorgun düşmüş ama birden... evet, kelimelerde devirirmiş insanı...
yağmur yağıyormu anlamıyorum... ben şu masayı anlamıyorum, sandalyeyi de... garsonu da anlamıyorum, oysa kibar. küllüğümü boşaltıp, çay getiriyor... şimdi gece gece uçan şu kuşları da anlamıyorum... ben o-nu anlamıyorum asıl... anladığımı sanıp yanılmışım...her şey böyle kalsın...
şimdi cümleler ordu gibi, kaleme uzanıp bitirmem lazım içimdekileri... iyi ki beyaz bir kağıdım var, aklamam lazım aklımdakileri...
sonra yitip giden her şey gibi, bu zamanın dilimlerini bir bir harcamam gerek...
biliyorum nasılsa bu da geçecek...
insanlar hala yürüyorlar cadde kenarında... ve şehrin ışıkları yanıyor ve kapanıyor bazı kepenkler...
şimdi gitme vakti...
gitmişlerimden, gittiklerimden, gideceklerimden...
sonra bir çocuk geçiyordu özgürdü adımları. nereden diyeceksiniz, nasıl belli olur ki özgürlük; salkım saçaktı üstü başı, umarsız dünyaya meydan okuyordu duruşları...insan kendinde tutsak olmamalı...
sonra bir kedi geçti, bir köpek sonra. uzandı kaldırım taşlarına... bakışlarını dikmekle dikmemek arasında kararsız, ve gözlerini açmakta.. korkusuz yanından gelip geçenlerden...
tüm olanları izleyen bilincim yerinden oynamıs dakikalar önce...yerle yeksan sözcüklerin zelzelesinden... ve bir masa bulabilmişim alal acele.. akşamın ışıklarını devirmişim bir birrr, devrilen kalbime denk... kıpırtısız bakmışım pencereden, bir damla süzülüyor gözümün önünden; yağmur mu yağıyor ne! yok gözyaşlarım değil bunlar.. ıslaklık değil yüzüme düşen... kuru, kuru bir kırıklık olsa olsa yüzümün çizgilerine üşüşen...
her dakikaya bir sigara sığdırsam iki saatte ne eder? kaç duman havalanır ve ben kaç nefes çekerim o-nu her sayıklayışımda... off ne saçma, matematiğin bir önemi yok oysa... dalgın-dargın denizler gibi gözlerim camın buğusuna yapışmış. taşıyamadığım başımı cama yaslamışım.. sigaraya bulaşmış parmaklarım halsiz, bedenim bir anda yorgun düşmüş ama birden... evet, kelimelerde devirirmiş insanı...
yağmur yağıyormu anlamıyorum... ben şu masayı anlamıyorum, sandalyeyi de... garsonu da anlamıyorum, oysa kibar. küllüğümü boşaltıp, çay getiriyor... şimdi gece gece uçan şu kuşları da anlamıyorum... ben o-nu anlamıyorum asıl... anladığımı sanıp yanılmışım...her şey böyle kalsın...
şimdi cümleler ordu gibi, kaleme uzanıp bitirmem lazım içimdekileri... iyi ki beyaz bir kağıdım var, aklamam lazım aklımdakileri...
sonra yitip giden her şey gibi, bu zamanın dilimlerini bir bir harcamam gerek...
biliyorum nasılsa bu da geçecek...
insanlar hala yürüyorlar cadde kenarında... ve şehrin ışıkları yanıyor ve kapanıyor bazı kepenkler...
şimdi gitme vakti...
gitmişlerimden, gittiklerimden, gideceklerimden...
hüzünlü bir masal tadında zuhal olcay şarkısı.
evvel zaman içinde
seni bir şey sandım
yüzüme bir dokun dedim, okşa saçımı
sevme vakti şimdi
kalbur saman içinde
seni bir şey sandım
içinde ne varsa söyle köşemdeyim ben
susma vakti şimdi
her günüm ayrı
tadlarım ayrı
bir canım var benim
vakti dolar gider
bak sabah ne kadar güzel
ayla güneş bir arada
içimde bir sağanak dinmiyor bir türlü
koşmadan duramam hala
yoruldum ama
telaş vakti şimdi
evvel zaman içinde
seni bir şey sandım
yüzüme bir dokun dedim, okşa saçımı
sevme vakti şimdi
içimde bir lodos
tenim soğuk poyraz
denizin laciverdine dalıp gitmişim
rüzgar vakti şimdi
her günüm ayrı
tadlarım ayrı
bir canım var benim
vakti dolar gider
bak sabah ne kadar güzel
ayla güneş bir arada
günün bir vaktinde seni bir şey sandım
elimi bırakma dedim
sıkıca sarıl
gitme vakti şimdi
bak sabah ne kadar güzel
ayla güneş bir arada
günün bir vaktinde seni bir şey sandım
elimi bırakma dedim
sıkıca sarıl
gitme vakti şimdi
evvel zaman içinde
seni bir şey sandım
yüzüme bir dokun dedim, okşa saçımı
sevme vakti şimdi
kalbur saman içinde
seni bir şey sandım
içinde ne varsa söyle köşemdeyim ben
susma vakti şimdi
her günüm ayrı
tadlarım ayrı
bir canım var benim
vakti dolar gider
bak sabah ne kadar güzel
ayla güneş bir arada
içimde bir sağanak dinmiyor bir türlü
koşmadan duramam hala
yoruldum ama
telaş vakti şimdi
evvel zaman içinde
seni bir şey sandım
yüzüme bir dokun dedim, okşa saçımı
sevme vakti şimdi
içimde bir lodos
tenim soğuk poyraz
denizin laciverdine dalıp gitmişim
rüzgar vakti şimdi
her günüm ayrı
tadlarım ayrı
bir canım var benim
vakti dolar gider
bak sabah ne kadar güzel
ayla güneş bir arada
günün bir vaktinde seni bir şey sandım
elimi bırakma dedim
sıkıca sarıl
gitme vakti şimdi
bak sabah ne kadar güzel
ayla güneş bir arada
günün bir vaktinde seni bir şey sandım
elimi bırakma dedim
sıkıca sarıl
gitme vakti şimdi
sözlükte bi 2006 ya bide 2010 a bakıp, ortalığın bir sürü "sik kafalı ucubeler" le (abazan, provakatör, sapık, mal..) dolduğunu, bi sikime yaramayan başlık şaçmalıklarının revançta olduğu gördükten sonra yapılması gerekn.
söz gürol ağırbaşa, müzikse baki duyarlara ait imiş.
zuhal olcay'ın çok bilinmeyen, güzel şarkısı.
küçükken ben, ortaokul'da edebiyat hocama hayrandım. ben kolay kolay kimseye hayranlık duymam. örnek almam...
onun tavsiye ettiği kitapları okur, sürekli içli dışlı olur, sınıfta en iyi notu ben alırdım. benimle övünsün isterdim. ablam gibiydi. ikimiz beraberken ona abla derdim çünkü benim ablam yok. gel zaman git zaman, zuhal olcay'ın dinlenmeye değer bir sanatçı olduğunu bana aşıladı. şuan zuhal olcay'la onu anıyorum, belki durduk yere gamzelerine bir gülümseme dolar ama neden gülümsediğini bilemez. *
küçükken ben, ortaokul'da edebiyat hocama hayrandım. ben kolay kolay kimseye hayranlık duymam. örnek almam...
onun tavsiye ettiği kitapları okur, sürekli içli dışlı olur, sınıfta en iyi notu ben alırdım. benimle övünsün isterdim. ablam gibiydi. ikimiz beraberken ona abla derdim çünkü benim ablam yok. gel zaman git zaman, zuhal olcay'ın dinlenmeye değer bir sanatçı olduğunu bana aşıladı. şuan zuhal olcay'la onu anıyorum, belki durduk yere gamzelerine bir gülümseme dolar ama neden gülümsediğini bilemez. *
Su andir. Siz devam edin. Bundan sonrasi bende.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar