bugün

hazreti ömer, halifeliği zamanında kontrol maksadıyla bir gece medine de dolaşırken yoruldu ve dinlenmek üzere bir evin duvarına yaslandı. bu esnada evin içinde anne ile kızı arasında geçen şu konuşmayı duydu.

anne: haydi kızım, kalk da süte biraz su katıver!

kız: halifenin sütlere su katılmasını yasakladığını bilmiyor musun?

anne : evet biliyorum.

kız: öyle ise halifeliğin yasakladığı işi nasıl yapabilirim?

anne: kalk da su koy süte, ömer seni nerede görecek?

kız: ömer görmez ama rabbim görür : vallahi ben onun göreceği yerde yapmadığım bir işi görmediği yerde de yapmam.

hazreti ömer, bu konuşmaları dinledikten sonra oradan ayrıldı daha sonra iyi bir din terbiyesi görmüş bu yüksek ahlaklı fakir kızı oğlu asım ile evlendirdi.

allah inancının, insan davranışlarına olumlu yönde çok büyük tesiri vardır.
iman, güvenmek ve samimiyetle inanmak anlamlarına gelmektedir. gerçek iman ne yazık ki günümüzde çok sık rastlamadığımız, insanların değişen dünya düzeniyle kirlettiği duygularla gerçekliğini kaybetmiş bir olgu olmaktan öteye geçemez. elbetteki inanan, inandığı doğrudan hayatta ki tüm yanıltıcı gerçeklere rağmen vazgeçmeyenler mevcuttur; lakin bir hayli azdır. gerçek iman insanın kendi içinde var olan ve kişiden kişiye göre değişen değilde, tüm insanlığa karşı beslemiş olduğu saf ve temiz duygulardır. gerçek iman sevgisiyle bütünleşen bir birey her ne olursa olsun karşılaştığı bütün zorluklara, güçlüklere karşı kendi duygularını, insanlara bakış açısını değiştirmez. bir veya daha fazla insanların kötülüklerini görse bile tüm insanlığın kötü olacağına inanmaz.
© copyright 2005 - 2026