bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- haydi güzelim şeker ezelim3
- abdülhamid'in sanat zevki3
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- kitap okumaya geç başlamak2
- hamam oğlanı3
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- z kuşağı kitap okuyor mu2
- huzursuz insan4
- ıssız bir yerde kamp yapmak2
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- susan sontag2
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- kendiyle barışık olan insan3
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı5
- mansur yavaş11
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu4
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- ölürken söylenecek son söz2
- elif şafak3
- islam barış dinidir13
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak3
- 3 numara saç kirli sakal3
- ekrem imamoğlu4
- koalanın arabaya binip para ödemeyip dövmek2
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
- baba parasıyla hava atan insan3
- kalp ritmini hızlandıran şeyler3
- boykot3
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler4
- mustafa adıgüzel5
- beton kemalist olmak5
- mohamed salah ghaly4
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- sabahları nefret edilen şeyler9
- yeni parti8
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
- futbol15
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi6
- sarapci koala8
- ellerim bos gonlum hos12
* bir barış şarkısı adlı şiiri ile tanınan kübalı şair. bu da bahsi geçen şiiri:
dedenin başka dedelerden çaldığı
o çiçekli california' nın portakal ağaçları altında
düşlemiştin belki bir zamanlar
başkanı olmayı ulusunun ,
onurlu bir yurttaş olmayı ya da .
dedenin dedesi italya' dan
bir düş yüzünden kaçmıştı belki ,
bir ev , bir yuva ve yeni umutlar kurmuştu
yeni bir ülkede , kuzey amerika' da .
(varsayım olabilir bunlar,
ama sayfalarını okumaya çalışıyorum tarihinin ,
düşlerin gerçekleşmeyecek ,
o ülke mezarını kazdı çünkü
portakal ağaçlarının çok uzaklarında .)
bilmiyordun belki de
nerede olduğunu vietnam' ın ,
şimdi her öldüğün yerin ,
yarıda kalmış çocukluğun orada yitirdi
sağduyu adına ne varsa ,
-bilmiyorum neden, sen de bilmiyorsun -
orada sarıldın sahici bir silaha ,
gölgelerle , ağaçlarla savaşıyorsun ,
yollar , kayalar , taşlar ve rüzgar
ve tüten dumanı kendi ateşinin
ve senin olmayan bir ormanın sessizliği ,
su , sıcak , yağmur ve kurşunlar ,
kendi getirdiğin kurşunlar senin karşında şimdi .
olamaz sanmıştın bütün bunlar ,
düş görmüyordun oysa ,
içinde bir şeyler kırılmıştı
bir şeyler kırmıştı dallarını
dedenin diktiği portakal ağaçlarının ,
orada olmak isterdin , uzaklarda ,
bir barış şarkısının gölgesinde ,
ama o şarkı kesildi şimdi ,
gelip yıktılar evlerini, yuvalarını, yeni umutlarını
vietnam adı verilen ülkenin ,
bu adı hiç duymamıştın belki
seni yolladıkları o acı güne kadar
dostlarında birlikte , hiç bir şey söylemeden ,
açıklamadan nedenlerini;
yolladığın o topraklardasın yine
ölüyorsun, ölüyorsun, her gün ölüyorsun
kendi getirdiğin silahların altında...
*
dedenin başka dedelerden çaldığı
o çiçekli california' nın portakal ağaçları altında
düşlemiştin belki bir zamanlar
başkanı olmayı ulusunun ,
onurlu bir yurttaş olmayı ya da .
dedenin dedesi italya' dan
bir düş yüzünden kaçmıştı belki ,
bir ev , bir yuva ve yeni umutlar kurmuştu
yeni bir ülkede , kuzey amerika' da .
(varsayım olabilir bunlar,
ama sayfalarını okumaya çalışıyorum tarihinin ,
düşlerin gerçekleşmeyecek ,
o ülke mezarını kazdı çünkü
portakal ağaçlarının çok uzaklarında .)
bilmiyordun belki de
nerede olduğunu vietnam' ın ,
şimdi her öldüğün yerin ,
yarıda kalmış çocukluğun orada yitirdi
sağduyu adına ne varsa ,
-bilmiyorum neden, sen de bilmiyorsun -
orada sarıldın sahici bir silaha ,
gölgelerle , ağaçlarla savaşıyorsun ,
yollar , kayalar , taşlar ve rüzgar
ve tüten dumanı kendi ateşinin
ve senin olmayan bir ormanın sessizliği ,
su , sıcak , yağmur ve kurşunlar ,
kendi getirdiğin kurşunlar senin karşında şimdi .
olamaz sanmıştın bütün bunlar ,
düş görmüyordun oysa ,
içinde bir şeyler kırılmıştı
bir şeyler kırmıştı dallarını
dedenin diktiği portakal ağaçlarının ,
orada olmak isterdin , uzaklarda ,
bir barış şarkısının gölgesinde ,
ama o şarkı kesildi şimdi ,
gelip yıktılar evlerini, yuvalarını, yeni umutlarını
vietnam adı verilen ülkenin ,
bu adı hiç duymamıştın belki
seni yolladıkları o acı güne kadar
dostlarında birlikte , hiç bir şey söylemeden ,
açıklamadan nedenlerini;
yolladığın o topraklardasın yine
ölüyorsun, ölüyorsun, her gün ölüyorsun
kendi getirdiğin silahların altında...
*
asıl adı DAVID FERNANDEZ CHERICIAN olan kübalı şair.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar