bugün

anlatılamayacak kadar geniş ve çok anlamları olan kelime.
fazla irdelenirse ucu, paralel evrenler, uzay - zaman ilişkileri gibi kavramlara kadar dayanır. kelimenin alışılagelmiş olmasından dolayı ne alaka diye düşünenlere bir tanım yapmakta fayda vardır.

felek: uzayda, ışık hızından bir miktar hızlı hareket edildiğinde tüm yaşanan ve yaşanacak olayların, izlenebilmesi mümkündür. o anda izlediğiniz her şeyin geçtiği mekan felektir. sadece mekan olmakla kalmayıp organize eden anlamı da taşır. lakin karar veren değildir. * *
çarkına çomak sokulabileceği yanılgısını, elma şekerine dönüştüren.
muazzez abacı'nın aslen '89 tarihli albümü olmakla birlikte; 2006 yılında yeniden piyasaya sürülen güzel bir albümüdür.

01 Felek
02 Dinmiyor Hiç Bu Akşam
03 Mutluluk istiyorum
04 Ninni
05 Kanımda Kıvılcım
06 Kanunla Muhabbet
07 Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun
08 Sebep Sensin
09 Gözlerin
10 Git Gidebilirsen
11 Meşesiz Dağlar
12 Selam Vermeden
13 Elmalı Yar
bir arkadaşımın ismi ama erkek...hani felek kahpeydi...erkekliğe yakışmayan bir durum oldu...
yamansın her zaman aldattın beni,
kâh düşürdün kâhi kaldırdın felek!
mecnun'sun diyerek leylâ peşinden,
issız vâdilere saldırdın felek!

rehbersin dedin ben ise kördüm,
elimle başıma çok çorap ördüm.
kendimi bıraktım âlemi gördüm,
hesapsız günahlar aldırdın felek!

şifadır dedin zehir tatdırdın,
gençliğin okunu boşa attırdın,
körlerin yurdunda ayna sattırdın,
çıkmaz sokaklara daldırdın felek!

barışmadı gönlüm merd ile zenle,
ne bir iş bilenle, ne boş gezenle
hicran köşesinde bozuk düzenle,
neyzen'e her telden çaldırdın felek! *
(bkz: kahpe felek)
kader, alın yazısı.
şans, talih.
© copyright 2005 - 2026