bugün
- ctrlx19
- gürcistan21
- abdullah öcalan9
- insan olmak5
- ilgi isteyen kız16
- biyolojik antropoloji3
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- hewal ebo17
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- lahmacunu elle yiyen kız13
- kuran da namaz yok21
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- seksi bırakmak3
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- kagemusha2
- bu kim aq4
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- ben ıspartada yaşıyorum7
- billurları çiğ yemek4
- domino s pizza2
- çay içen kız3
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- türk kızı3
- herkesin artık tanım yapması6
- yukarı kattan gelen ahh sesi8
- deep web ile dark web'in farkı3
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- bursa vs edirne7
- almanya9
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- su içmeyi unutmayalım4
- flörtleşme algoritması2
- anın görüntüsü15
- güne bir şarkı bırak16
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- ısparta simidi8
- fransa2
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- kendine bir öğüt ver7
- türkiye nin en güzel camisi3
- pkk4
- sümerler semitik miydi3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
tarihin seyir zevki en yüksek tenis rekabetinin kısaltmasıdır. (bkz: federer nadal)
bugün 33. randevuya çıkacak ikilinin rekabeti, saygı duyulacak cinstendir. nadal'ın ortaya ilk çıktığı yıllarda, güncelin en iyisi Federer ve en önemli genç yıldız nadal'dı. yıllar geçtikçe bu rekabet, tarihin en iyisi -Federer-, güncelin en iyisi -nadal-'a karşıya dönüşmüştür.
maçların seyir zevkinin eskiden daha yüksek olduğunu düşünen arkadaşlara katılırım. sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Federer'in yaşlanması
bu yıl 34 yaşına girecek Federer, artık kariyerinin sonlarına yaklasiyor. bundan 5 yıl önce fiziksel anlamda kortta dinç bir Federer varken, günümüzde artık enerjisini son derece idareli kullanmak zorunda olan bir Federer var. tabii Nadal'ın yaşı da bu süreçte aynı kalmadı. yaştan ziyade, Federer'in yaşla gelen fiziksel cokuntusu, Nadal'ın tabii ki işine geldi. zira Nadal, ortaya çıktığı yıllardan itibaren tenise güç kavramını getirdi ve bacaklarının gücüyle ün saldı. bitmek bilmeyen staminal gücü, onu bugünlere getirdi belki de. bu süreçte de, gücüne güç kattı. tekniği çok çok iyi olmasa da, bu açığını gücüyle kapattı. bacak gücünden ayrı olarak, yıllar geçtikçe topun neresine vurursam gücümü daha etkili kullanırımın üzerinde durdu. baktı ki topun üstünü tüm gücüyle tarayınca 3000-4000 rpm'in üstüne çıkıyor, o gün anladı ki kas sadece bacaktan ibaret değil. kola da yuklendi ve inanılmaz verim aldı. peki bu verim Federer'le olan rekabetini nasıl etkiledi? onu da aktarayım.
Federer, tek el backhand kullanan bir oyuncu. backhandi önceleri birer kusursuz abideyken, nadal'ın ortaya çıkması onun backhand'i adına karanlık bir dönem başlattı. çünkü nadal süper spinli toplarını Federer'in backhandine vurması gerektiğini öğrendi. yere çarpan top Federer'in omuz hizasini bile geçince, Federer bu toplara sadece karşıya geçirmek için vuruyordu. bu backhand'e spinli top atma işi sadece bu rekabeti de etkilemedi, Federer'in tüm rakipleri kendisine karşı bu taktigi kullanmaya başladı. bir sure sonra, teniste Federer hegemonyasının sonuna yaklasirken, artık yenilebilen bir Federer olduğu anlaşılıyordu. ve Federer'i yenmek için ortaya çıkan stratejilerin çoğunun altında nadal'ın imzasi vardı.
bu durumdan bir Federer hayrani olarak mutsuz olmadığımı belirtmek isterim. zira en iyileri yenmek için ortaya bazı taktikler konması gerekiyordu ki tenis gelişebilsin. nadal zekasını ve gücünü Federer'i yenmeye harcadı, başarılı oldu da. belki de 2004-2009 arası süreçte dünya tenisinin en büyük -developer-larındandır kendisi ve tabii ki ekibi.
fakat bir durum var ki sormayın gitsin. nadal, dünya tenisine getirdiği yeni vuruş ve stratejilerle bambaşka bir boyut yaratmış oldu: Güç.
2 asırlık tenis sporu, hep estetik ve teknik üzerine kuruluydu 21. yüzyıla kadar. fakat nadal'ın açtığı bu boyut, son 10 yılda gösterdi ki güç, doğru kullanıldığı zaman teniste tekniğin önüne geçebilmektedir. bunu kanıtlamak da oldukça basitti, fedal rekabeti...
1980'li yıllarda servis vole ekolüyle belki de teknik anlamda zirveye yaklasmisti tenis. yarı voleler, ters ayağa gelen o dar acili voleler, voleler kısaca. sonra devamında gelen sampras vole geleneğini sürdürüyordu. Federer ise estetik ve tekniğin asıl adamı oluyordu. son 10 yıl ise tenisin futbolla farklarının kapandığı yıl olarak tarihe geçecektir.
gelecekle ilgili olarak da, bu teniste güç kisvesinin uzunca bir süre yikilacagini düşünmüyorum. hatta ütopik gelebilir ama, 250 km servis atmanın normal sayilacagi bir dönemin yasanabilecegini düşünüyorum. tenisin vahşileşmesiyle elit seyirci potansiyeli kendini gitgide holiganlığa bırakacağı düşüncesindeyim. teniste 2000'in bir milat olduğu inancindayim. benim görüşüm olumsuz olacağı ve seyir zevkinin düşeceği yönünde. tabii ki bu durumdan daha hoşnut olan insanlar da olacaktır.
fedal rekabetinden nerelere geldik. tenisle ilgili bir konu olunca sozluk gibi özgür bir ortamda kalıplara sigmamak hoşuma gidiyor. kalın sağlıcakla
bugün 33. randevuya çıkacak ikilinin rekabeti, saygı duyulacak cinstendir. nadal'ın ortaya ilk çıktığı yıllarda, güncelin en iyisi Federer ve en önemli genç yıldız nadal'dı. yıllar geçtikçe bu rekabet, tarihin en iyisi -Federer-, güncelin en iyisi -nadal-'a karşıya dönüşmüştür.
maçların seyir zevkinin eskiden daha yüksek olduğunu düşünen arkadaşlara katılırım. sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Federer'in yaşlanması
bu yıl 34 yaşına girecek Federer, artık kariyerinin sonlarına yaklasiyor. bundan 5 yıl önce fiziksel anlamda kortta dinç bir Federer varken, günümüzde artık enerjisini son derece idareli kullanmak zorunda olan bir Federer var. tabii Nadal'ın yaşı da bu süreçte aynı kalmadı. yaştan ziyade, Federer'in yaşla gelen fiziksel cokuntusu, Nadal'ın tabii ki işine geldi. zira Nadal, ortaya çıktığı yıllardan itibaren tenise güç kavramını getirdi ve bacaklarının gücüyle ün saldı. bitmek bilmeyen staminal gücü, onu bugünlere getirdi belki de. bu süreçte de, gücüne güç kattı. tekniği çok çok iyi olmasa da, bu açığını gücüyle kapattı. bacak gücünden ayrı olarak, yıllar geçtikçe topun neresine vurursam gücümü daha etkili kullanırımın üzerinde durdu. baktı ki topun üstünü tüm gücüyle tarayınca 3000-4000 rpm'in üstüne çıkıyor, o gün anladı ki kas sadece bacaktan ibaret değil. kola da yuklendi ve inanılmaz verim aldı. peki bu verim Federer'le olan rekabetini nasıl etkiledi? onu da aktarayım.
Federer, tek el backhand kullanan bir oyuncu. backhandi önceleri birer kusursuz abideyken, nadal'ın ortaya çıkması onun backhand'i adına karanlık bir dönem başlattı. çünkü nadal süper spinli toplarını Federer'in backhandine vurması gerektiğini öğrendi. yere çarpan top Federer'in omuz hizasini bile geçince, Federer bu toplara sadece karşıya geçirmek için vuruyordu. bu backhand'e spinli top atma işi sadece bu rekabeti de etkilemedi, Federer'in tüm rakipleri kendisine karşı bu taktigi kullanmaya başladı. bir sure sonra, teniste Federer hegemonyasının sonuna yaklasirken, artık yenilebilen bir Federer olduğu anlaşılıyordu. ve Federer'i yenmek için ortaya çıkan stratejilerin çoğunun altında nadal'ın imzasi vardı.
bu durumdan bir Federer hayrani olarak mutsuz olmadığımı belirtmek isterim. zira en iyileri yenmek için ortaya bazı taktikler konması gerekiyordu ki tenis gelişebilsin. nadal zekasını ve gücünü Federer'i yenmeye harcadı, başarılı oldu da. belki de 2004-2009 arası süreçte dünya tenisinin en büyük -developer-larındandır kendisi ve tabii ki ekibi.
fakat bir durum var ki sormayın gitsin. nadal, dünya tenisine getirdiği yeni vuruş ve stratejilerle bambaşka bir boyut yaratmış oldu: Güç.
2 asırlık tenis sporu, hep estetik ve teknik üzerine kuruluydu 21. yüzyıla kadar. fakat nadal'ın açtığı bu boyut, son 10 yılda gösterdi ki güç, doğru kullanıldığı zaman teniste tekniğin önüne geçebilmektedir. bunu kanıtlamak da oldukça basitti, fedal rekabeti...
1980'li yıllarda servis vole ekolüyle belki de teknik anlamda zirveye yaklasmisti tenis. yarı voleler, ters ayağa gelen o dar acili voleler, voleler kısaca. sonra devamında gelen sampras vole geleneğini sürdürüyordu. Federer ise estetik ve tekniğin asıl adamı oluyordu. son 10 yıl ise tenisin futbolla farklarının kapandığı yıl olarak tarihe geçecektir.
gelecekle ilgili olarak da, bu teniste güç kisvesinin uzunca bir süre yikilacagini düşünmüyorum. hatta ütopik gelebilir ama, 250 km servis atmanın normal sayilacagi bir dönemin yasanabilecegini düşünüyorum. tenisin vahşileşmesiyle elit seyirci potansiyeli kendini gitgide holiganlığa bırakacağı düşüncesindeyim. teniste 2000'in bir milat olduğu inancindayim. benim görüşüm olumsuz olacağı ve seyir zevkinin düşeceği yönünde. tabii ki bu durumdan daha hoşnut olan insanlar da olacaktır.
fedal rekabetinden nerelere geldik. tenisle ilgili bir konu olunca sozluk gibi özgür bir ortamda kalıplara sigmamak hoşuma gidiyor. kalın sağlıcakla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar