bugün
- sözlükte ne değişti4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek11
- ölümden korkuyor musunuz12
- hafızayı sildirmek7
- uludağ itiraf16
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- hava su ateş toprak2
- zalbert ramstein5
- türkşad kunthan uçuk2
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- queen feristah15
- anneanne2
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- işiniz gücünüz yok mu11
- ghost rider2
- melatonin3
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- sözlükten korkmak5
- apo'nun villası11
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- flört etmeyen liberter öğretmen2
- kürdü sevin21
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- kendin hakkında bir entry bırak9
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- 195 kaslı pilot14
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- bir kadından hoşlanmak3
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ sözlük evreni8
- mazotun litresi 101 lira35
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
tarihin seyir zevki en yüksek tenis rekabetinin kısaltmasıdır. (bkz: federer nadal)
bugün 33. randevuya çıkacak ikilinin rekabeti, saygı duyulacak cinstendir. nadal'ın ortaya ilk çıktığı yıllarda, güncelin en iyisi Federer ve en önemli genç yıldız nadal'dı. yıllar geçtikçe bu rekabet, tarihin en iyisi -Federer-, güncelin en iyisi -nadal-'a karşıya dönüşmüştür.
maçların seyir zevkinin eskiden daha yüksek olduğunu düşünen arkadaşlara katılırım. sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Federer'in yaşlanması
bu yıl 34 yaşına girecek Federer, artık kariyerinin sonlarına yaklasiyor. bundan 5 yıl önce fiziksel anlamda kortta dinç bir Federer varken, günümüzde artık enerjisini son derece idareli kullanmak zorunda olan bir Federer var. tabii Nadal'ın yaşı da bu süreçte aynı kalmadı. yaştan ziyade, Federer'in yaşla gelen fiziksel cokuntusu, Nadal'ın tabii ki işine geldi. zira Nadal, ortaya çıktığı yıllardan itibaren tenise güç kavramını getirdi ve bacaklarının gücüyle ün saldı. bitmek bilmeyen staminal gücü, onu bugünlere getirdi belki de. bu süreçte de, gücüne güç kattı. tekniği çok çok iyi olmasa da, bu açığını gücüyle kapattı. bacak gücünden ayrı olarak, yıllar geçtikçe topun neresine vurursam gücümü daha etkili kullanırımın üzerinde durdu. baktı ki topun üstünü tüm gücüyle tarayınca 3000-4000 rpm'in üstüne çıkıyor, o gün anladı ki kas sadece bacaktan ibaret değil. kola da yuklendi ve inanılmaz verim aldı. peki bu verim Federer'le olan rekabetini nasıl etkiledi? onu da aktarayım.
Federer, tek el backhand kullanan bir oyuncu. backhandi önceleri birer kusursuz abideyken, nadal'ın ortaya çıkması onun backhand'i adına karanlık bir dönem başlattı. çünkü nadal süper spinli toplarını Federer'in backhandine vurması gerektiğini öğrendi. yere çarpan top Federer'in omuz hizasini bile geçince, Federer bu toplara sadece karşıya geçirmek için vuruyordu. bu backhand'e spinli top atma işi sadece bu rekabeti de etkilemedi, Federer'in tüm rakipleri kendisine karşı bu taktigi kullanmaya başladı. bir sure sonra, teniste Federer hegemonyasının sonuna yaklasirken, artık yenilebilen bir Federer olduğu anlaşılıyordu. ve Federer'i yenmek için ortaya çıkan stratejilerin çoğunun altında nadal'ın imzasi vardı.
bu durumdan bir Federer hayrani olarak mutsuz olmadığımı belirtmek isterim. zira en iyileri yenmek için ortaya bazı taktikler konması gerekiyordu ki tenis gelişebilsin. nadal zekasını ve gücünü Federer'i yenmeye harcadı, başarılı oldu da. belki de 2004-2009 arası süreçte dünya tenisinin en büyük -developer-larındandır kendisi ve tabii ki ekibi.
fakat bir durum var ki sormayın gitsin. nadal, dünya tenisine getirdiği yeni vuruş ve stratejilerle bambaşka bir boyut yaratmış oldu: Güç.
2 asırlık tenis sporu, hep estetik ve teknik üzerine kuruluydu 21. yüzyıla kadar. fakat nadal'ın açtığı bu boyut, son 10 yılda gösterdi ki güç, doğru kullanıldığı zaman teniste tekniğin önüne geçebilmektedir. bunu kanıtlamak da oldukça basitti, fedal rekabeti...
1980'li yıllarda servis vole ekolüyle belki de teknik anlamda zirveye yaklasmisti tenis. yarı voleler, ters ayağa gelen o dar acili voleler, voleler kısaca. sonra devamında gelen sampras vole geleneğini sürdürüyordu. Federer ise estetik ve tekniğin asıl adamı oluyordu. son 10 yıl ise tenisin futbolla farklarının kapandığı yıl olarak tarihe geçecektir.
gelecekle ilgili olarak da, bu teniste güç kisvesinin uzunca bir süre yikilacagini düşünmüyorum. hatta ütopik gelebilir ama, 250 km servis atmanın normal sayilacagi bir dönemin yasanabilecegini düşünüyorum. tenisin vahşileşmesiyle elit seyirci potansiyeli kendini gitgide holiganlığa bırakacağı düşüncesindeyim. teniste 2000'in bir milat olduğu inancindayim. benim görüşüm olumsuz olacağı ve seyir zevkinin düşeceği yönünde. tabii ki bu durumdan daha hoşnut olan insanlar da olacaktır.
fedal rekabetinden nerelere geldik. tenisle ilgili bir konu olunca sozluk gibi özgür bir ortamda kalıplara sigmamak hoşuma gidiyor. kalın sağlıcakla
bugün 33. randevuya çıkacak ikilinin rekabeti, saygı duyulacak cinstendir. nadal'ın ortaya ilk çıktığı yıllarda, güncelin en iyisi Federer ve en önemli genç yıldız nadal'dı. yıllar geçtikçe bu rekabet, tarihin en iyisi -Federer-, güncelin en iyisi -nadal-'a karşıya dönüşmüştür.
maçların seyir zevkinin eskiden daha yüksek olduğunu düşünen arkadaşlara katılırım. sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Federer'in yaşlanması
bu yıl 34 yaşına girecek Federer, artık kariyerinin sonlarına yaklasiyor. bundan 5 yıl önce fiziksel anlamda kortta dinç bir Federer varken, günümüzde artık enerjisini son derece idareli kullanmak zorunda olan bir Federer var. tabii Nadal'ın yaşı da bu süreçte aynı kalmadı. yaştan ziyade, Federer'in yaşla gelen fiziksel cokuntusu, Nadal'ın tabii ki işine geldi. zira Nadal, ortaya çıktığı yıllardan itibaren tenise güç kavramını getirdi ve bacaklarının gücüyle ün saldı. bitmek bilmeyen staminal gücü, onu bugünlere getirdi belki de. bu süreçte de, gücüne güç kattı. tekniği çok çok iyi olmasa da, bu açığını gücüyle kapattı. bacak gücünden ayrı olarak, yıllar geçtikçe topun neresine vurursam gücümü daha etkili kullanırımın üzerinde durdu. baktı ki topun üstünü tüm gücüyle tarayınca 3000-4000 rpm'in üstüne çıkıyor, o gün anladı ki kas sadece bacaktan ibaret değil. kola da yuklendi ve inanılmaz verim aldı. peki bu verim Federer'le olan rekabetini nasıl etkiledi? onu da aktarayım.
Federer, tek el backhand kullanan bir oyuncu. backhandi önceleri birer kusursuz abideyken, nadal'ın ortaya çıkması onun backhand'i adına karanlık bir dönem başlattı. çünkü nadal süper spinli toplarını Federer'in backhandine vurması gerektiğini öğrendi. yere çarpan top Federer'in omuz hizasini bile geçince, Federer bu toplara sadece karşıya geçirmek için vuruyordu. bu backhand'e spinli top atma işi sadece bu rekabeti de etkilemedi, Federer'in tüm rakipleri kendisine karşı bu taktigi kullanmaya başladı. bir sure sonra, teniste Federer hegemonyasının sonuna yaklasirken, artık yenilebilen bir Federer olduğu anlaşılıyordu. ve Federer'i yenmek için ortaya çıkan stratejilerin çoğunun altında nadal'ın imzasi vardı.
bu durumdan bir Federer hayrani olarak mutsuz olmadığımı belirtmek isterim. zira en iyileri yenmek için ortaya bazı taktikler konması gerekiyordu ki tenis gelişebilsin. nadal zekasını ve gücünü Federer'i yenmeye harcadı, başarılı oldu da. belki de 2004-2009 arası süreçte dünya tenisinin en büyük -developer-larındandır kendisi ve tabii ki ekibi.
fakat bir durum var ki sormayın gitsin. nadal, dünya tenisine getirdiği yeni vuruş ve stratejilerle bambaşka bir boyut yaratmış oldu: Güç.
2 asırlık tenis sporu, hep estetik ve teknik üzerine kuruluydu 21. yüzyıla kadar. fakat nadal'ın açtığı bu boyut, son 10 yılda gösterdi ki güç, doğru kullanıldığı zaman teniste tekniğin önüne geçebilmektedir. bunu kanıtlamak da oldukça basitti, fedal rekabeti...
1980'li yıllarda servis vole ekolüyle belki de teknik anlamda zirveye yaklasmisti tenis. yarı voleler, ters ayağa gelen o dar acili voleler, voleler kısaca. sonra devamında gelen sampras vole geleneğini sürdürüyordu. Federer ise estetik ve tekniğin asıl adamı oluyordu. son 10 yıl ise tenisin futbolla farklarının kapandığı yıl olarak tarihe geçecektir.
gelecekle ilgili olarak da, bu teniste güç kisvesinin uzunca bir süre yikilacagini düşünmüyorum. hatta ütopik gelebilir ama, 250 km servis atmanın normal sayilacagi bir dönemin yasanabilecegini düşünüyorum. tenisin vahşileşmesiyle elit seyirci potansiyeli kendini gitgide holiganlığa bırakacağı düşüncesindeyim. teniste 2000'in bir milat olduğu inancindayim. benim görüşüm olumsuz olacağı ve seyir zevkinin düşeceği yönünde. tabii ki bu durumdan daha hoşnut olan insanlar da olacaktır.
fedal rekabetinden nerelere geldik. tenisle ilgili bir konu olunca sozluk gibi özgür bir ortamda kalıplara sigmamak hoşuma gidiyor. kalın sağlıcakla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar