bugün
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- her gün 1 litre kola içersek ne olur9
- doların 50 tl olması4
- somali de türk bayrağı yakılması5
- sözlükteki kuzucuklarım6
- iskilipli atıf hoca21
- kablosuz mouse10
- favlayan yazarın asıl amacı12
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- arap kızı ve arap oğlanı duvar süsü3
- tanımadığı kadına tokat atan adam7
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler4
- songül karlı5
- yagmur yagiyor seller akiyor3
- togg4
- camfrog sönmez küfürleri3
- sözlük kürdü55
- zenci kadın poposu4
- lpg'nin 50 tl olması2
- ismail kartal18
- ahmet nazif zorlu8
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- yurt dışı çıkış harcı2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- imei kayıt ücreti2
- alex745alejandroali can2
- yerli marka kullanmak2
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- millette manyak para var21
- travesti ile para kavgası2
- uzay masalı2
- kasımda aşk başkadır4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- bir şeyler söyle2
- iş yerinde atletle çalışmak4
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- evli bir kadını sikmek4
- otel odasında yalnız kalmak4
- aletle yapacagin isi elinle yapma2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- melis işiten2
- atatürk düşmanı değilim2
tarihin seyir zevki en yüksek tenis rekabetinin kısaltmasıdır. (bkz: federer nadal)
bugün 33. randevuya çıkacak ikilinin rekabeti, saygı duyulacak cinstendir. nadal'ın ortaya ilk çıktığı yıllarda, güncelin en iyisi Federer ve en önemli genç yıldız nadal'dı. yıllar geçtikçe bu rekabet, tarihin en iyisi -Federer-, güncelin en iyisi -nadal-'a karşıya dönüşmüştür.
maçların seyir zevkinin eskiden daha yüksek olduğunu düşünen arkadaşlara katılırım. sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Federer'in yaşlanması
bu yıl 34 yaşına girecek Federer, artık kariyerinin sonlarına yaklasiyor. bundan 5 yıl önce fiziksel anlamda kortta dinç bir Federer varken, günümüzde artık enerjisini son derece idareli kullanmak zorunda olan bir Federer var. tabii Nadal'ın yaşı da bu süreçte aynı kalmadı. yaştan ziyade, Federer'in yaşla gelen fiziksel cokuntusu, Nadal'ın tabii ki işine geldi. zira Nadal, ortaya çıktığı yıllardan itibaren tenise güç kavramını getirdi ve bacaklarının gücüyle ün saldı. bitmek bilmeyen staminal gücü, onu bugünlere getirdi belki de. bu süreçte de, gücüne güç kattı. tekniği çok çok iyi olmasa da, bu açığını gücüyle kapattı. bacak gücünden ayrı olarak, yıllar geçtikçe topun neresine vurursam gücümü daha etkili kullanırımın üzerinde durdu. baktı ki topun üstünü tüm gücüyle tarayınca 3000-4000 rpm'in üstüne çıkıyor, o gün anladı ki kas sadece bacaktan ibaret değil. kola da yuklendi ve inanılmaz verim aldı. peki bu verim Federer'le olan rekabetini nasıl etkiledi? onu da aktarayım.
Federer, tek el backhand kullanan bir oyuncu. backhandi önceleri birer kusursuz abideyken, nadal'ın ortaya çıkması onun backhand'i adına karanlık bir dönem başlattı. çünkü nadal süper spinli toplarını Federer'in backhandine vurması gerektiğini öğrendi. yere çarpan top Federer'in omuz hizasini bile geçince, Federer bu toplara sadece karşıya geçirmek için vuruyordu. bu backhand'e spinli top atma işi sadece bu rekabeti de etkilemedi, Federer'in tüm rakipleri kendisine karşı bu taktigi kullanmaya başladı. bir sure sonra, teniste Federer hegemonyasının sonuna yaklasirken, artık yenilebilen bir Federer olduğu anlaşılıyordu. ve Federer'i yenmek için ortaya çıkan stratejilerin çoğunun altında nadal'ın imzasi vardı.
bu durumdan bir Federer hayrani olarak mutsuz olmadığımı belirtmek isterim. zira en iyileri yenmek için ortaya bazı taktikler konması gerekiyordu ki tenis gelişebilsin. nadal zekasını ve gücünü Federer'i yenmeye harcadı, başarılı oldu da. belki de 2004-2009 arası süreçte dünya tenisinin en büyük -developer-larındandır kendisi ve tabii ki ekibi.
fakat bir durum var ki sormayın gitsin. nadal, dünya tenisine getirdiği yeni vuruş ve stratejilerle bambaşka bir boyut yaratmış oldu: Güç.
2 asırlık tenis sporu, hep estetik ve teknik üzerine kuruluydu 21. yüzyıla kadar. fakat nadal'ın açtığı bu boyut, son 10 yılda gösterdi ki güç, doğru kullanıldığı zaman teniste tekniğin önüne geçebilmektedir. bunu kanıtlamak da oldukça basitti, fedal rekabeti...
1980'li yıllarda servis vole ekolüyle belki de teknik anlamda zirveye yaklasmisti tenis. yarı voleler, ters ayağa gelen o dar acili voleler, voleler kısaca. sonra devamında gelen sampras vole geleneğini sürdürüyordu. Federer ise estetik ve tekniğin asıl adamı oluyordu. son 10 yıl ise tenisin futbolla farklarının kapandığı yıl olarak tarihe geçecektir.
gelecekle ilgili olarak da, bu teniste güç kisvesinin uzunca bir süre yikilacagini düşünmüyorum. hatta ütopik gelebilir ama, 250 km servis atmanın normal sayilacagi bir dönemin yasanabilecegini düşünüyorum. tenisin vahşileşmesiyle elit seyirci potansiyeli kendini gitgide holiganlığa bırakacağı düşüncesindeyim. teniste 2000'in bir milat olduğu inancindayim. benim görüşüm olumsuz olacağı ve seyir zevkinin düşeceği yönünde. tabii ki bu durumdan daha hoşnut olan insanlar da olacaktır.
fedal rekabetinden nerelere geldik. tenisle ilgili bir konu olunca sozluk gibi özgür bir ortamda kalıplara sigmamak hoşuma gidiyor. kalın sağlıcakla
bugün 33. randevuya çıkacak ikilinin rekabeti, saygı duyulacak cinstendir. nadal'ın ortaya ilk çıktığı yıllarda, güncelin en iyisi Federer ve en önemli genç yıldız nadal'dı. yıllar geçtikçe bu rekabet, tarihin en iyisi -Federer-, güncelin en iyisi -nadal-'a karşıya dönüşmüştür.
maçların seyir zevkinin eskiden daha yüksek olduğunu düşünen arkadaşlara katılırım. sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz:
Federer'in yaşlanması
bu yıl 34 yaşına girecek Federer, artık kariyerinin sonlarına yaklasiyor. bundan 5 yıl önce fiziksel anlamda kortta dinç bir Federer varken, günümüzde artık enerjisini son derece idareli kullanmak zorunda olan bir Federer var. tabii Nadal'ın yaşı da bu süreçte aynı kalmadı. yaştan ziyade, Federer'in yaşla gelen fiziksel cokuntusu, Nadal'ın tabii ki işine geldi. zira Nadal, ortaya çıktığı yıllardan itibaren tenise güç kavramını getirdi ve bacaklarının gücüyle ün saldı. bitmek bilmeyen staminal gücü, onu bugünlere getirdi belki de. bu süreçte de, gücüne güç kattı. tekniği çok çok iyi olmasa da, bu açığını gücüyle kapattı. bacak gücünden ayrı olarak, yıllar geçtikçe topun neresine vurursam gücümü daha etkili kullanırımın üzerinde durdu. baktı ki topun üstünü tüm gücüyle tarayınca 3000-4000 rpm'in üstüne çıkıyor, o gün anladı ki kas sadece bacaktan ibaret değil. kola da yuklendi ve inanılmaz verim aldı. peki bu verim Federer'le olan rekabetini nasıl etkiledi? onu da aktarayım.
Federer, tek el backhand kullanan bir oyuncu. backhandi önceleri birer kusursuz abideyken, nadal'ın ortaya çıkması onun backhand'i adına karanlık bir dönem başlattı. çünkü nadal süper spinli toplarını Federer'in backhandine vurması gerektiğini öğrendi. yere çarpan top Federer'in omuz hizasini bile geçince, Federer bu toplara sadece karşıya geçirmek için vuruyordu. bu backhand'e spinli top atma işi sadece bu rekabeti de etkilemedi, Federer'in tüm rakipleri kendisine karşı bu taktigi kullanmaya başladı. bir sure sonra, teniste Federer hegemonyasının sonuna yaklasirken, artık yenilebilen bir Federer olduğu anlaşılıyordu. ve Federer'i yenmek için ortaya çıkan stratejilerin çoğunun altında nadal'ın imzasi vardı.
bu durumdan bir Federer hayrani olarak mutsuz olmadığımı belirtmek isterim. zira en iyileri yenmek için ortaya bazı taktikler konması gerekiyordu ki tenis gelişebilsin. nadal zekasını ve gücünü Federer'i yenmeye harcadı, başarılı oldu da. belki de 2004-2009 arası süreçte dünya tenisinin en büyük -developer-larındandır kendisi ve tabii ki ekibi.
fakat bir durum var ki sormayın gitsin. nadal, dünya tenisine getirdiği yeni vuruş ve stratejilerle bambaşka bir boyut yaratmış oldu: Güç.
2 asırlık tenis sporu, hep estetik ve teknik üzerine kuruluydu 21. yüzyıla kadar. fakat nadal'ın açtığı bu boyut, son 10 yılda gösterdi ki güç, doğru kullanıldığı zaman teniste tekniğin önüne geçebilmektedir. bunu kanıtlamak da oldukça basitti, fedal rekabeti...
1980'li yıllarda servis vole ekolüyle belki de teknik anlamda zirveye yaklasmisti tenis. yarı voleler, ters ayağa gelen o dar acili voleler, voleler kısaca. sonra devamında gelen sampras vole geleneğini sürdürüyordu. Federer ise estetik ve tekniğin asıl adamı oluyordu. son 10 yıl ise tenisin futbolla farklarının kapandığı yıl olarak tarihe geçecektir.
gelecekle ilgili olarak da, bu teniste güç kisvesinin uzunca bir süre yikilacagini düşünmüyorum. hatta ütopik gelebilir ama, 250 km servis atmanın normal sayilacagi bir dönemin yasanabilecegini düşünüyorum. tenisin vahşileşmesiyle elit seyirci potansiyeli kendini gitgide holiganlığa bırakacağı düşüncesindeyim. teniste 2000'in bir milat olduğu inancindayim. benim görüşüm olumsuz olacağı ve seyir zevkinin düşeceği yönünde. tabii ki bu durumdan daha hoşnut olan insanlar da olacaktır.
fedal rekabetinden nerelere geldik. tenisle ilgili bir konu olunca sozluk gibi özgür bir ortamda kalıplara sigmamak hoşuma gidiyor. kalın sağlıcakla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar