bugün

penis egemen toplum.

efendim! bu illet erkeği erkekten soğutmuştur, eee!! erkek erkekten soğuyunca, kadın erkekten daha fazla soğumuştur, doğru mudur? kısmen de olsa doğrudur.
ilk çağa bakarsın, ataerkil bir yapı mı yoksa anaerkil bir yapı mı hakimdi?
bu yaşıma kadar mürekkep yalamışlığım vardır, bildiğim kadarıyla anaerkil yapı hakimdi ilk çağda.
peki bu anaerkil yapı, yerini nasıl fallokratlara bıraktı...
ortaya atılmış farklı farklı hipotezler vardır bu konu hakkında. bunlardan biri, babalık kavramıyla alâkalıdır.
ilk çağ beşerleri, doğan çocukların toplumun ortak metası olduğunu sanıyorlardı. sonraları, insanların farkındalıklarının artması sonucu, ''ulan! bu çocukları mamutlar getirmediğine göre...ve ben bu çocuğun annesiyle bir şeyler paylaştığıma göre...hmm demek ki bu çocuk bizim paylaşımımız sonucu oluşan bir varlık.'' cümlesi kuruldu ve erkekler, eşlerini ve çocuklarını sahiplenmeye başladı. böylelikle de anaerkil yapı, yerini fallokrasiye bıraktı...

sonuç olarak kendi düşüncemdir ki; jinekokrasi ya da fallokrasi ikisine de karşı olmak gerektir, iki oluşum da bir tarafın daha üstün olduğunu savunmaktadır, ama birazcık aklı başında olan bizler, her insanın eşit olduğunun bilincindeyizdir.

ve son olarak,devir pozitif ayrımcılık devridir, neden mi?
çünkü; kadınlarımız ezilmekte, dışlanmakta, horlanmakta, toplumlardan soyutlanmaktadır.
yazının icadından beridir ki anaerkil bir topluma rastlanmamıştır.
kadınlarımız hep geri plâna atılmışlardır. kadın erkek eşittir desek de, eşitlenmek için biraz da anaerkil bir toplum da yaşamak gerekmetedir.
erkek cinsel uzvunun temsil ettiği sembolik gücün, kadınlar üzerinde kurduğu tahakkümü ifade eden kavramdır. ama fallokrasinin geçerli olduğu yerlerde -ki dünya ölçeğinde geçerlidir- hükmedilenler daha yerinde bir tabirle tehdit altında olanlar salt kadınlar değil tüm canlı yaşamdır. zira fallus yalnızca erkekliği değil, saldırganlığı, denetimsiz kaba kuvveti de sembolize eder. feministler, fallokrasinin egemenliği sürdüğü sürece bu gezegenin güvende olmayacağı kanısındadır. böyle düşünenler, insanlığın -göreli olarak-neolitik çağa kadar süren, özel mülkiyetin başlamasıyla sona eren anaerkil dönemlere ait arkeolojik ve antropolojik kanıtlarından hareket etmektedirler. söz konusu kanıtlara bakıldığında anaerkil dönemlerde büyük savaşların yaşanmadığı, hatta pek çok kültürde savaşın izine bile rastlanmadığı sonucu çıkmaktadır.
'Siki olmayan siktirsin gitsin lütfen' olarak tanımlanabilecek bir toplum yapısı, kavram, ideoloji(???) öyle bişey işte.
© copyright 2005 - 2026