bugün
- şiir yazan erkek16
- çağla idi19
- sözlükteki flört listem8
- aynı anda iki kişiye aşık olmak13
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz12
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı8
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler9
- çok bekar olan sözlük kızı6
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- sarapci koala hatayi29
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- arkadaşlar özür dilerim11
- neden bu kadar kişi online5
- traveler vs iock6
- beni linç ettiler abi6
- sevişmek istenen ünlüler7
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri22
- sözlükteki linç kültürü5
- sevgi yeter mi3
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- köfteci yusuf5
- beybi leydi seksiliği6
- politize olmuş sözlük erkeği5
- fusya semsiyeli yabanci7
- sürekli sözlük içi başlıklara yazıp forum yapmak3
- doblolu enişte4
- kanka ayağı gt ayağı gibi takılan sözlük yazarı3
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- kadınları susturmanın en iyi yolu7
- karşı cinse sorulan sorular8
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- konyalıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı3
- gocu abi7
- ölmeden önce kimlerle beraberseniz6
- özelden alet fotosu atan erkek yazar3
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- sözlüğe kız erkek tavlamak için gelen tipler3
- başım ağrıyor2
- kafaya sıkmak2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- bu başlık altında saçmalıyoruz7
- viski kola15
- bulgur pilavı ve yoğurt3
- şaka yapıyorum ama kızmıyorsun di mi3
- politize politize bakmak3
- orman meyveli içecek içen erkek7
- hava soğudu ulan11
- kurtuluş savaşı2
- uludağ sözlüğe darbe4
gönderileri zamanlama özelliği ile özellikle sayfa yöneticilerinin işine yaracak olan sosyal ortam: http://www.sosyotrend.com...ilerinizi-zamanlayin.html
takilmadigim omrumun sonuna kadarda takilmayacagim bir yer. sacma.
gün geçtikçe değeri düşen ve bu nedenle hissedarlarını pişman etmiş site.
yhe$iL eRiq sEvnLeR xD gibi grupların fazlaca bulunduğu sitedir.
ingilizce olduğu yıllar kimsenin kullanmadığı site.
türkçe olduğundan beri büyük bir kalitesizlik var.
türkçe olduğundan beri büyük bir kalitesizlik var.
türkiye'de ilk popüler olduğu dönemlerde kişinin kendi arkadaş çevresine ulaşabileceği bir oluşum iken, şimdilerde ise herkesin birer edebiyatçı, birer şair ve birer filozof olduğu sosyal ağ.
zaman tüneli bokundan kurtulması gereken site.
uygulamalara izin vermeden önce yeni uygulama merkezi özelliği ile deneyebileceğimiz sosyal oluşum: http://www.sosyotrend.com...eden-deneyebilecegiz.html
* kafasına göre iş yapma ve eski köye yeni adet getirme konularında dünya markası olan sitedir.
artık sadece bir "share efsanesi".
kendisi ile ilgilenmesi için sekreter tuttuğum alem.(vallahi yalan)
bazen o dereceye geliyor ama
çaysız kahvesiz masrafsız muhabbet daha ne olsun la
bazen o dereceye geliyor ama
çaysız kahvesiz masrafsız muhabbet daha ne olsun la
bu sitede en çok hoşuma giden şey kuşkusuz kuzenlerin, hısım akraba ufaklıkların yazıları ile dalga geçip eğlenmek,
mesela yazıyor "bazen en buyuk engel en yakınınızdakılerdır" filan hemen yazıyorum,
ne oldu baban sokağa çıkmaya ızın vermedı mı, yada babana soylerım lan senı babana gider mı yapıyorsun fılan yazıyorum çok eğlencelı...
mesela yazıyor "bazen en buyuk engel en yakınınızdakılerdır" filan hemen yazıyorum,
ne oldu baban sokağa çıkmaya ızın vermedı mı, yada babana soylerım lan senı babana gider mı yapıyorsun fılan yazıyorum çok eğlencelı...
opera'yı satın alacağı iddia ediliyor:
görsel
görsel
senin zaman tüneline gönderdi yazısıyla beni sinir eden site. yeter amk kaç dakikadan beri kaç defa bildirim geliyor.
aslında çok uzun zamandır bir şeyler yazmak istiyordum bu konu hakkında ama söyleyeceklerim bin defa yazıldı, söylendi.
aslında facebook müthiş bir fikir, yıllardır "acaba ne yapıyordur şimdi nerelelerdedir?" diye kendi kendine sorduğun sorularının cevabını bulma aracı... uzak mesafedekileri bir şekilde yanına getiren, bağlantıyı koparmamanı sağlayan bir sosyal gereç. elbette özel hayatla ilgili pek çok soruna da sebep oluyor, bütün hayatını kendi ellerinle, bile isteye bir şirkete sunuyorsun, bu problemi son derece teknik olarak açıklayan son derece kaliteli yazılar var, ahkam kesmek bana düşmez.
ben son derece öznel bir açıdan yaklaşmak istiyorum olaya... facebook benim hayatımı nasıl etkiledi?
sanırım 2007 yılında ilk hesabımı açtım, üniversite, lise, ilkokul derken tüm arkadaşlarım, eskiler bir bir ekledi... pek aktif bir kullanıcı değildim. 2009-2010 yıllarında edinburgh'da bulunduğum sürece edindiğim arkadaşlar da listemde yer aldı. türkiye'ye döndükten sonra istanbul'da tanıştığım ve sık görüştüğüm yabancı arkadaşlarım, çalıştığım uluslararası organizasyondaki yabancı iş arkadaşlarım derken liste 2/3 yabancı arkadaşlardan oluştu... zaman zaman iletilerimi ingilizce paylaşıyordum, bu listemdeki türk arkadaşlarımda garip tepkilere yol açtı... istisnasız her iki günde bir değişik birinden neden türkçe yazmadığımla ilgili mesaj alıyordum. sorular meraktan değil, hesap sorma arzusundan kaynaklanıyordu. komik, aynı şey ingilterede de başıma geldi, türkçe içerik paylaştığımda bir arkadaşım beni eleştirdi, arkadaşlarımın anlamadığı bir dilde yazdığımda çevremdekilere saygısızlık etmiş oluyormuşum...
özel gün ve haftalarda profilime türk bayrağı koymayınca, şehit haberlerinde gül resmi eklemeyince, militarist yorumlar yapmayınca da eleştiri aldım. ben de insanları yargılamaya başladım, mavi marmara olayından sonra "aslında hitler haklıymış" diyenleri profilimden sildim, vb...
mesajlarına acilen cevap vermediğim insanlar sitem ettiler, halbuki birbirimizn telefonu bile yoktu, en az on yıldır görüşmemiştik bu insanlarla... doğum günlerini hatırlamadığım insanların doğum gününü kutlamak zorunda kaldım, kutlamazsam sitem edildi... yüzünü bile hatırlamadığım insanlar doğum günümü kutladı, ertesi yıl doğum günü tarihimi kapatınca doğal olarak kimse kutlamadı...
ama en önemlisi, özlediklerimi, merak ettiklerimi bana yakınlaştırması gereken bu sosyal aracı arkadaşlarım, akrabalarım, listemdekiler, listemde olmayanlar, listemden çıkarttıklarım bir sosyal baskı aracı haline getirmeye başladılar ve bu beni çok rahatsız etti.
birkaç defa hesabımı dondurdum ama merak ettiğim bir şey olduğunda hesabı tekrar açtım. birkaç ay önce artık gına geldiğini anladım, listeme bakarsam 380 küsür arkadaşım vardı ama üzüldüğümde, sevindiğimde, karnım ağrıdığında tek bir kişiyi arıyordum. birkaç ay önce paylaştığım bütün fotoğraf, bilgi, ıvır zıvırı sildim... sonra da tüm arkadaş listemi silerek facebook hesabımı tümüyle kapattım. bunu yaparken pişman olacağımı düşünüyordum aslında ama öyle olmadı. şimdi bütün sevdiklerim, özlediklerim kalbimde... anılarımı hatırlıyorum, özlersem eski fotoğraflarına bakabilirim, ne yaptıklarını hayal edebilirim. şimdi onlar benim çok sevgili arkadaşlarım ve ben onları düşünürken hiçbiri "aslında hitler haklıymış" gibi andavalca yorumlar yapmıyorlar...
aslında facebook müthiş bir fikir, yıllardır "acaba ne yapıyordur şimdi nerelelerdedir?" diye kendi kendine sorduğun sorularının cevabını bulma aracı... uzak mesafedekileri bir şekilde yanına getiren, bağlantıyı koparmamanı sağlayan bir sosyal gereç. elbette özel hayatla ilgili pek çok soruna da sebep oluyor, bütün hayatını kendi ellerinle, bile isteye bir şirkete sunuyorsun, bu problemi son derece teknik olarak açıklayan son derece kaliteli yazılar var, ahkam kesmek bana düşmez.
ben son derece öznel bir açıdan yaklaşmak istiyorum olaya... facebook benim hayatımı nasıl etkiledi?
sanırım 2007 yılında ilk hesabımı açtım, üniversite, lise, ilkokul derken tüm arkadaşlarım, eskiler bir bir ekledi... pek aktif bir kullanıcı değildim. 2009-2010 yıllarında edinburgh'da bulunduğum sürece edindiğim arkadaşlar da listemde yer aldı. türkiye'ye döndükten sonra istanbul'da tanıştığım ve sık görüştüğüm yabancı arkadaşlarım, çalıştığım uluslararası organizasyondaki yabancı iş arkadaşlarım derken liste 2/3 yabancı arkadaşlardan oluştu... zaman zaman iletilerimi ingilizce paylaşıyordum, bu listemdeki türk arkadaşlarımda garip tepkilere yol açtı... istisnasız her iki günde bir değişik birinden neden türkçe yazmadığımla ilgili mesaj alıyordum. sorular meraktan değil, hesap sorma arzusundan kaynaklanıyordu. komik, aynı şey ingilterede de başıma geldi, türkçe içerik paylaştığımda bir arkadaşım beni eleştirdi, arkadaşlarımın anlamadığı bir dilde yazdığımda çevremdekilere saygısızlık etmiş oluyormuşum...
özel gün ve haftalarda profilime türk bayrağı koymayınca, şehit haberlerinde gül resmi eklemeyince, militarist yorumlar yapmayınca da eleştiri aldım. ben de insanları yargılamaya başladım, mavi marmara olayından sonra "aslında hitler haklıymış" diyenleri profilimden sildim, vb...
mesajlarına acilen cevap vermediğim insanlar sitem ettiler, halbuki birbirimizn telefonu bile yoktu, en az on yıldır görüşmemiştik bu insanlarla... doğum günlerini hatırlamadığım insanların doğum gününü kutlamak zorunda kaldım, kutlamazsam sitem edildi... yüzünü bile hatırlamadığım insanlar doğum günümü kutladı, ertesi yıl doğum günü tarihimi kapatınca doğal olarak kimse kutlamadı...
ama en önemlisi, özlediklerimi, merak ettiklerimi bana yakınlaştırması gereken bu sosyal aracı arkadaşlarım, akrabalarım, listemdekiler, listemde olmayanlar, listemden çıkarttıklarım bir sosyal baskı aracı haline getirmeye başladılar ve bu beni çok rahatsız etti.
birkaç defa hesabımı dondurdum ama merak ettiğim bir şey olduğunda hesabı tekrar açtım. birkaç ay önce artık gına geldiğini anladım, listeme bakarsam 380 küsür arkadaşım vardı ama üzüldüğümde, sevindiğimde, karnım ağrıdığında tek bir kişiyi arıyordum. birkaç ay önce paylaştığım bütün fotoğraf, bilgi, ıvır zıvırı sildim... sonra da tüm arkadaş listemi silerek facebook hesabımı tümüyle kapattım. bunu yaparken pişman olacağımı düşünüyordum aslında ama öyle olmadı. şimdi bütün sevdiklerim, özlediklerim kalbimde... anılarımı hatırlıyorum, özlersem eski fotoğraflarına bakabilirim, ne yaptıklarını hayal edebilirim. şimdi onlar benim çok sevgili arkadaşlarım ve ben onları düşünürken hiçbiri "aslında hitler haklıymış" gibi andavalca yorumlar yapmıyorlar...
iyice spam yuvası haline gelen site. yok sigara bırakma şeysiydi, yok zayıflama ürünüydü bir bitmediler gitti. zaman tüneline de zorla geçirdi. hâlâ geçmeyenler var, bu geçme işi de neye göre yapılıyor belli değil.
şarkısı bilem var.
çaktırmadan dolandırmaya çalışan uygulamaları ve dahası sürekli beğeni peşinde olan ergenleri hatta din & allah üzerinden beğeni çabaları olanlar ve son zamanlarda yorumlarda artan "yemin ediyorum bu sayfayı beğenicemm" diye yorum atan asalaklar yüzünden gözümde gram değeri kalmamış sözde sosyal site.
feysbok !!
bu mereti kullanan insanlar çok samimiyetsiz oluyor nedense.
artık listelerinde amca, baba olduğu için mi bilemiyorum.
cici görünme çabaları, siktiri boktan durum güncellemeleri.
koyulan resimlerdeki yapmacık olma durumları.
yabancı arkadaşlarıma bakıyorum gayet rahat bir şekilde kasılmadan kullanıyor bunu.
türk arkadaşlarıma bakıyorum adam maymuna dönmüş.
bilgilerine üniversite bitirdiğini*yazmış.
lan bir de hatun kişilerinin fotoğrafları altına;
''yenir ki bu, haha muhteşem, manken olsana kız'' gibi yorumlar var ya.
ta amlarına koyayım. sonra kızlar neden böyle tripcan.
amına koyim orangutana benzeyen kızı jennifer aniston ile bir tutuyosun pezevenk.
sırf sevişebilmek için. cibiliyetini sikeyim.
evet neyse.
mesela şöyle bir karşılaştırma yapalım;
evvel zamanda listemde sınıf arkadaşım ekliydi.
lan böyle nasıl desem kasım kasım kasılmış. adını kasım koymuştum.
lan kızı görseniz bok yapışmaz suratına. ama bir afra, bir tafra anlatamam.
nasıl havalı. sanki küçük tepeleri o yarattı.
sonra çıkarttım listemden zaten.
bir de hollanda'dan tanıdık bir hatun vardı. kız tabiri caiz ise su gibi.
ama kız öyle mütevazi, öyle sakin anlatamam. hiç böbürlenme yok. trip yok.
2-3 vidyo paylaşır durur garibim. arada halimi hatrımı sorar.
bizim kızlar öyle mi amına koyim.
''durumumu beqen duvarındayim xd'' böyle bir canlı nasıl yaşar ya.
hayatta kalma nedenlerinin amına koyim senin.
artık listelerinde amca, baba olduğu için mi bilemiyorum.
cici görünme çabaları, siktiri boktan durum güncellemeleri.
koyulan resimlerdeki yapmacık olma durumları.
yabancı arkadaşlarıma bakıyorum gayet rahat bir şekilde kasılmadan kullanıyor bunu.
türk arkadaşlarıma bakıyorum adam maymuna dönmüş.
bilgilerine üniversite bitirdiğini*yazmış.
lan bir de hatun kişilerinin fotoğrafları altına;
''yenir ki bu, haha muhteşem, manken olsana kız'' gibi yorumlar var ya.
ta amlarına koyayım. sonra kızlar neden böyle tripcan.
amına koyim orangutana benzeyen kızı jennifer aniston ile bir tutuyosun pezevenk.
sırf sevişebilmek için. cibiliyetini sikeyim.
evet neyse.
mesela şöyle bir karşılaştırma yapalım;
evvel zamanda listemde sınıf arkadaşım ekliydi.
lan böyle nasıl desem kasım kasım kasılmış. adını kasım koymuştum.
lan kızı görseniz bok yapışmaz suratına. ama bir afra, bir tafra anlatamam.
nasıl havalı. sanki küçük tepeleri o yarattı.
sonra çıkarttım listemden zaten.
bir de hollanda'dan tanıdık bir hatun vardı. kız tabiri caiz ise su gibi.
ama kız öyle mütevazi, öyle sakin anlatamam. hiç böbürlenme yok. trip yok.
2-3 vidyo paylaşır durur garibim. arada halimi hatrımı sorar.
bizim kızlar öyle mi amına koyim.
''durumumu beqen duvarındayim xd'' böyle bir canlı nasıl yaşar ya.
hayatta kalma nedenlerinin amına koyim senin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar