bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu34
- aşk bir yemek olsaydı4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam26
- aşk karın doyurmuyor diyen kız5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- zengin aileye iç güveysi giden erkek3
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız3
- arkadaşlar sizin için başlık açıyorum entry girin3
- tuborg ice8
- karısının üzerine kuma getiren erkek4
- tüm aşklar bir gün bitecek3
- muşlettin amca dul mu5
- sarı çıyan denince akla gelenler4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi4
- şaman olmak3
- toplumsal çürüme7
- gülşen in memeleri14
- sözlüğün yeni tasarımı4
- çocukta yaparım kariyer de yaparım diyen kız3
- sadece zengin biriyle evlenirim diyen kız3
- tatlıses'in o eski halinden eser olmaması3
- evlenince karım çalışmayacak diyen erkek3
- dillemek2
- kızıl saçlılar6
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız3
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- iyi saksafon çalarım diyen kız2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- nikolina vujcic2
- yol vermek4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- hamas denince akla gelenler11
- türkiye ve ab'den vize mesajları2
- sözlükteki karapapak terekeme yazarlar2
- ben kalabalık aile severim diyen kız2
- ese dezze10
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- geçmişi temiz kız arıyorum diyen erkek2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- yeşil göz4
- istihbarat kolejleri2
- galatasaraylıya sormuşlar3
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- jason voorhees vs michael myers3
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- sudekiray2
ev seçimi:
maddi duruma ve manevi ihtiyaçlara göre oturulacak evin seçilmesi işi.
az önce okuduğum yazının bir bölümünü
seçim yapma açısından kendime yakın
bulduğum için alıntılıyorum:
Hiçbir zaman büyük evlerde yaşamadım.
Hiçbir zaman büyük bir evim olsun istemedim.
Deniz görmeyen evlere, lüks olmayan apartman dairelerine
burun kıvıran tanışlarım oldu. "Niye burda oturuyorsun?" diye soruyorlardı.
'Daha iyi bir yerde yaşayabilirsin...Ömrünün kaç yılı kaldı ki...'
Böyle konular konuşulurken ne diyeceğimi şaşırdım, yüzüm kızardı.
Bir an önce kapansın istedim böyle konular.
Bunun bir yaradılış sorunu olduğunu uzun zaman anlayamadım.
Uzun zaman dünya görüşünün 'kültür'le edinilebileceğini sandım.
Hep ister hiç doymazlığın, o sonsuz açgözlülüğün
kültürün sağıltımıyla iyileşebileceğine inandım.
Bir gün, 'israf ekonomisi'nin çirkin nimetlerinden
yararlanabilmek için birbiriyle yarışan o,
tırnak içindeki nimetlere vurgun pek çok insanın
ortasında kaldığımı ayırt ettim.
Aralarında enikonu kültürlü kişiler vardı.
Sözümona aynı dünya görüşünü paylaşıyorduk.
Artık paylaşmıyoruz. Kendisi için kazanma...
daha çok kazanma, sadece 'para' kazanma hırsının
böylesine alıp yürüdüğü bir ortamda
çok az kişiyle bir şeylerin paylaşılabileceğini düşünüyorum.
Üstelik yoğun paylaşımlar da değil.
Küçük odanın lambasını yakmadım. Sigara içiyorum.
Günün son ışığında mavi duman çöküyor.
'Sigara içmek damarları tıkar, kalp krizine ve felçlere neden olur.'
Hayat da olabiliyor. Başkalarının, büyük çoğunluğun
hayatlarını göz ardı etmediğinizde.
Dar hayatlar, dar ufuklar, dar akıllar, dar duyarlıklar
büyük odalarda, deniz manzarası gören evlerde,
orman içi villalarda yaşayadursun;
küçük oda, şimdiye kadar çözemediğim sırlar çözüyor.
Burada iyi ki ağır bir zift kokusu var.
Odam, şehrin hava kirliliği en yoğun semtiyle
özdeşlik kurdukça sıkıntım azalıyor. *
(bkz: küçük ev)
maddi duruma ve manevi ihtiyaçlara göre oturulacak evin seçilmesi işi.
az önce okuduğum yazının bir bölümünü
seçim yapma açısından kendime yakın
bulduğum için alıntılıyorum:
Hiçbir zaman büyük evlerde yaşamadım.
Hiçbir zaman büyük bir evim olsun istemedim.
Deniz görmeyen evlere, lüks olmayan apartman dairelerine
burun kıvıran tanışlarım oldu. "Niye burda oturuyorsun?" diye soruyorlardı.
'Daha iyi bir yerde yaşayabilirsin...Ömrünün kaç yılı kaldı ki...'
Böyle konular konuşulurken ne diyeceğimi şaşırdım, yüzüm kızardı.
Bir an önce kapansın istedim böyle konular.
Bunun bir yaradılış sorunu olduğunu uzun zaman anlayamadım.
Uzun zaman dünya görüşünün 'kültür'le edinilebileceğini sandım.
Hep ister hiç doymazlığın, o sonsuz açgözlülüğün
kültürün sağıltımıyla iyileşebileceğine inandım.
Bir gün, 'israf ekonomisi'nin çirkin nimetlerinden
yararlanabilmek için birbiriyle yarışan o,
tırnak içindeki nimetlere vurgun pek çok insanın
ortasında kaldığımı ayırt ettim.
Aralarında enikonu kültürlü kişiler vardı.
Sözümona aynı dünya görüşünü paylaşıyorduk.
Artık paylaşmıyoruz. Kendisi için kazanma...
daha çok kazanma, sadece 'para' kazanma hırsının
böylesine alıp yürüdüğü bir ortamda
çok az kişiyle bir şeylerin paylaşılabileceğini düşünüyorum.
Üstelik yoğun paylaşımlar da değil.
Küçük odanın lambasını yakmadım. Sigara içiyorum.
Günün son ışığında mavi duman çöküyor.
'Sigara içmek damarları tıkar, kalp krizine ve felçlere neden olur.'
Hayat da olabiliyor. Başkalarının, büyük çoğunluğun
hayatlarını göz ardı etmediğinizde.
Dar hayatlar, dar ufuklar, dar akıllar, dar duyarlıklar
büyük odalarda, deniz manzarası gören evlerde,
orman içi villalarda yaşayadursun;
küçük oda, şimdiye kadar çözemediğim sırlar çözüyor.
Burada iyi ki ağır bir zift kokusu var.
Odam, şehrin hava kirliliği en yoğun semtiyle
özdeşlik kurdukça sıkıntım azalıyor. *
(bkz: küçük ev)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar