bugün
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek12
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- trabzon büyükşehir belediyesi19
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği12
- 15 temmuz tiyatro mu6
- kısa boylu olmak5
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı10
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi4
- 37 yaşında ilk kez seks yapan konyalı2
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- erdogan'a suikast timi itirafı7
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- batıl inançlar5
- sevgiliye hitap şekilleri6
- sözlük yazarlarının iyi insanlar olması2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- devlet aklı2
- yediniz kendinizi masklaviyle be2
- renault 9 broadway12
- 3 şubat 2026 masklavi'nin şahsıma dana demesi2
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- mason greenwood10
- öğretmenlerin nöbeti5
- dört elle piyano çalmak2
- kırmızı kaka7
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- piyanoya başlama yaşı2
- velvet hanım ile kahve içmek6
- kola neden koşer4
- zara2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak2
- dopamin eksikliği2
- kelebek dövmesi yaptıran kız2
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- günaydın büyük uludağ sözlük ailesi2
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- fahri trafik müfettişi2
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
ev seçimi:
maddi duruma ve manevi ihtiyaçlara göre oturulacak evin seçilmesi işi.
az önce okuduğum yazının bir bölümünü
seçim yapma açısından kendime yakın
bulduğum için alıntılıyorum:
Hiçbir zaman büyük evlerde yaşamadım.
Hiçbir zaman büyük bir evim olsun istemedim.
Deniz görmeyen evlere, lüks olmayan apartman dairelerine
burun kıvıran tanışlarım oldu. "Niye burda oturuyorsun?" diye soruyorlardı.
'Daha iyi bir yerde yaşayabilirsin...Ömrünün kaç yılı kaldı ki...'
Böyle konular konuşulurken ne diyeceğimi şaşırdım, yüzüm kızardı.
Bir an önce kapansın istedim böyle konular.
Bunun bir yaradılış sorunu olduğunu uzun zaman anlayamadım.
Uzun zaman dünya görüşünün 'kültür'le edinilebileceğini sandım.
Hep ister hiç doymazlığın, o sonsuz açgözlülüğün
kültürün sağıltımıyla iyileşebileceğine inandım.
Bir gün, 'israf ekonomisi'nin çirkin nimetlerinden
yararlanabilmek için birbiriyle yarışan o,
tırnak içindeki nimetlere vurgun pek çok insanın
ortasında kaldığımı ayırt ettim.
Aralarında enikonu kültürlü kişiler vardı.
Sözümona aynı dünya görüşünü paylaşıyorduk.
Artık paylaşmıyoruz. Kendisi için kazanma...
daha çok kazanma, sadece 'para' kazanma hırsının
böylesine alıp yürüdüğü bir ortamda
çok az kişiyle bir şeylerin paylaşılabileceğini düşünüyorum.
Üstelik yoğun paylaşımlar da değil.
Küçük odanın lambasını yakmadım. Sigara içiyorum.
Günün son ışığında mavi duman çöküyor.
'Sigara içmek damarları tıkar, kalp krizine ve felçlere neden olur.'
Hayat da olabiliyor. Başkalarının, büyük çoğunluğun
hayatlarını göz ardı etmediğinizde.
Dar hayatlar, dar ufuklar, dar akıllar, dar duyarlıklar
büyük odalarda, deniz manzarası gören evlerde,
orman içi villalarda yaşayadursun;
küçük oda, şimdiye kadar çözemediğim sırlar çözüyor.
Burada iyi ki ağır bir zift kokusu var.
Odam, şehrin hava kirliliği en yoğun semtiyle
özdeşlik kurdukça sıkıntım azalıyor. *
(bkz: küçük ev)
maddi duruma ve manevi ihtiyaçlara göre oturulacak evin seçilmesi işi.
az önce okuduğum yazının bir bölümünü
seçim yapma açısından kendime yakın
bulduğum için alıntılıyorum:
Hiçbir zaman büyük evlerde yaşamadım.
Hiçbir zaman büyük bir evim olsun istemedim.
Deniz görmeyen evlere, lüks olmayan apartman dairelerine
burun kıvıran tanışlarım oldu. "Niye burda oturuyorsun?" diye soruyorlardı.
'Daha iyi bir yerde yaşayabilirsin...Ömrünün kaç yılı kaldı ki...'
Böyle konular konuşulurken ne diyeceğimi şaşırdım, yüzüm kızardı.
Bir an önce kapansın istedim böyle konular.
Bunun bir yaradılış sorunu olduğunu uzun zaman anlayamadım.
Uzun zaman dünya görüşünün 'kültür'le edinilebileceğini sandım.
Hep ister hiç doymazlığın, o sonsuz açgözlülüğün
kültürün sağıltımıyla iyileşebileceğine inandım.
Bir gün, 'israf ekonomisi'nin çirkin nimetlerinden
yararlanabilmek için birbiriyle yarışan o,
tırnak içindeki nimetlere vurgun pek çok insanın
ortasında kaldığımı ayırt ettim.
Aralarında enikonu kültürlü kişiler vardı.
Sözümona aynı dünya görüşünü paylaşıyorduk.
Artık paylaşmıyoruz. Kendisi için kazanma...
daha çok kazanma, sadece 'para' kazanma hırsının
böylesine alıp yürüdüğü bir ortamda
çok az kişiyle bir şeylerin paylaşılabileceğini düşünüyorum.
Üstelik yoğun paylaşımlar da değil.
Küçük odanın lambasını yakmadım. Sigara içiyorum.
Günün son ışığında mavi duman çöküyor.
'Sigara içmek damarları tıkar, kalp krizine ve felçlere neden olur.'
Hayat da olabiliyor. Başkalarının, büyük çoğunluğun
hayatlarını göz ardı etmediğinizde.
Dar hayatlar, dar ufuklar, dar akıllar, dar duyarlıklar
büyük odalarda, deniz manzarası gören evlerde,
orman içi villalarda yaşayadursun;
küçük oda, şimdiye kadar çözemediğim sırlar çözüyor.
Burada iyi ki ağır bir zift kokusu var.
Odam, şehrin hava kirliliği en yoğun semtiyle
özdeşlik kurdukça sıkıntım azalıyor. *
(bkz: küçük ev)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar