bugün
- macron adamdır13
- akp ve mhp oylarıyla reddedildi4
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen27
- diamond bosphorus denince akla gelenler5
- eğer bir dizi veya film karakteri olsaydınız7
- kabir ziyareti6
- filistin52
- biranın tok karnına içilmemesi3
- silvermist'in mutfağına konuk olmak5
- sözlük prenslerinin fotoğrafları2
- ten uyumu vs kafa uyumu12
- 2026 uludağ sözlük analizi8
- sude kiray ismet gurbuz evliliği2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- sen özgür bir suriyelisin2
- galatasaray'ın tekrar lider olması2
- ne kadar yaşlısın16
- megan fox6
- antipanik sahipsiz değildir6
- fussilet suresi 34 ayet2
- duyduğunuz en ağır laf4
- hiç kibir yoksa karakter büyük sıkıntı7
- fon kurdum para yatırır mısınız15
- mossat yaptı abi heralde yani9
- yanan sıvı maddeler2
- anın görüntüsü26
- uludağ sözlük akımları3
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması6
- birader bey olmayanlar4
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar3
- lgbt bireylerinin asıl amacı4
- fransız arabaları9
- sadece türkiye milliyetçi olsun düşüncesi2
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı3
- türklere karınız nasıl diye sormak6
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi6
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu17
- yakışıklıksız sözlük erkeklerinin pazar kombileri4
- kamal6
- sigara satışında kimlik şartı tartışması4
- astral seyahat gerçek mi6
- erecto biraderin suyu ıslatması2
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması8
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün7
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan4
- düşman ülkeler3
- trump'ın yanındaki garip tipli kadın4
- zeyd bin harise2
- armie hammer2
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi2
madencilikte kullanılan bir deyim. kendi elinizdeki bir madenin değeri düşmesin diye size rakip olacak maden yataklarının işletilmesini önleme. bu engelleme; bazen o madenlerin ruhsatlarını büyük vaatlerle alıp, başkalarının eline geçmesini önlemek ve daha sonra çeşitli bahanelerle maden yatağının atıl bırakılması şeklinde gelişiyor.
yaratılan bahanelerin arasında en uygun olanları;
maden yatağında yeterli rezervin veya gerekli kalitenin olmadığını iddia etmek,
çeşitli siyasal, ekonomik veya teknik baskılarla maden yatağının (esir madenin) işletilmesini önlemek şeklinde oluyor.
yaratılan bahanelerin arasında en uygun olanları;
maden yatağında yeterli rezervin veya gerekli kalitenin olmadığını iddia etmek,
çeşitli siyasal, ekonomik veya teknik baskılarla maden yatağının (esir madenin) işletilmesini önlemek şeklinde oluyor.
esir deyince aklınıza ne gelir?..
insan!..
hiç maden esir olur mu?..
ülke madenciliğine ömrünü vermiş değerli bir uzman dost dedi ki:
- olur!.. toprak altında yatmak yazgısını kıramadığımız servete esir maden denir; anadolu'daki çoğu madenimiz esir...
- ceza mı bu?..
- esir madenler ülkesinde cezayı toprak üstünde yaşayanlar çeker...
- nasıl?..
- maden toprak altında yattıkça değerlenemez, yer üstüne çıkarılıp da işlenmezse işe yarayamaz;
türkiye'deki çoğu madenin durumu budur!..
biz esir madenler ülkesiyiz.
'11 ekim 1967 günü bu köşede "borasitin hikayesi" başlığıyla bir yazı yayımlandı.
o yazı neden söz açıyor?..
senatör haydar tunçkanat meclis'te bir konuşma yaparak demiş ki:
-türkiye'de zengin borasit maden yatakları vardır.
-bu madenlerin dünyada tekelini kurmuş olan yabancı şirket türkiye'de borasit yoktur' diye yatakları kapatmıştı. daha sonra ülkemizde etibank'la işletmeye geçildi. ancak dünya tekelinin girişimiyle amerika borasiti stratejik maddeler listesine aldığından türkiye'nin avrupa ve demirperde gerisine ihracatı önlendi; buna karşın yabancı tekeli faaliyetine serbestçe devam ediyor."
aradan kaç yıl geçti?..
yaklaşık kırk!.. peki yeraltındaki bor yataklarının durumu ne?.. bin bir hali, nice kullanımı olan bor tam anlamında özgür mü?.. yoksa yine yeraltında yan köle mi?..
çıkarılsa, takıp takıştırsa, sürüp sürüştürse, bin bir tüketim alanında işlevi olabilecek boru allayıp pullayıp dış pazarlarda on, yirmi, otuz katma satmak olanağı var...
kırk yıldan beri bu alanda ne yapmışız?..
hiçbir şey mi?.:.
çok az şey mi?..
konu önemli...
bütün gazetelerin ekonomi sayfaları imf'den gelecek bilmem kaç milyar doların nasıl paylaşılacağı üzerine çeşitlemelerle dolu!,.
madenleri esir olan bir ülkede paradan para kazanmanın alabildiğine özgür olması bizi borcu borçla ödeme tuzağına düşürdü...
üstelik madenleri esir olan ülkede toplum demokrasi de kuramıyor...
madenlerini esirlikten kurtaramayan toplumda insanlar özgürleşemiyor.
tarihin söylediği de bu değil mi!..
*
insan!..
hiç maden esir olur mu?..
ülke madenciliğine ömrünü vermiş değerli bir uzman dost dedi ki:
- olur!.. toprak altında yatmak yazgısını kıramadığımız servete esir maden denir; anadolu'daki çoğu madenimiz esir...
- ceza mı bu?..
- esir madenler ülkesinde cezayı toprak üstünde yaşayanlar çeker...
- nasıl?..
- maden toprak altında yattıkça değerlenemez, yer üstüne çıkarılıp da işlenmezse işe yarayamaz;
türkiye'deki çoğu madenin durumu budur!..
biz esir madenler ülkesiyiz.
'11 ekim 1967 günü bu köşede "borasitin hikayesi" başlığıyla bir yazı yayımlandı.
o yazı neden söz açıyor?..
senatör haydar tunçkanat meclis'te bir konuşma yaparak demiş ki:
-türkiye'de zengin borasit maden yatakları vardır.
-bu madenlerin dünyada tekelini kurmuş olan yabancı şirket türkiye'de borasit yoktur' diye yatakları kapatmıştı. daha sonra ülkemizde etibank'la işletmeye geçildi. ancak dünya tekelinin girişimiyle amerika borasiti stratejik maddeler listesine aldığından türkiye'nin avrupa ve demirperde gerisine ihracatı önlendi; buna karşın yabancı tekeli faaliyetine serbestçe devam ediyor."
aradan kaç yıl geçti?..
yaklaşık kırk!.. peki yeraltındaki bor yataklarının durumu ne?.. bin bir hali, nice kullanımı olan bor tam anlamında özgür mü?.. yoksa yine yeraltında yan köle mi?..
çıkarılsa, takıp takıştırsa, sürüp sürüştürse, bin bir tüketim alanında işlevi olabilecek boru allayıp pullayıp dış pazarlarda on, yirmi, otuz katma satmak olanağı var...
kırk yıldan beri bu alanda ne yapmışız?..
hiçbir şey mi?.:.
çok az şey mi?..
konu önemli...
bütün gazetelerin ekonomi sayfaları imf'den gelecek bilmem kaç milyar doların nasıl paylaşılacağı üzerine çeşitlemelerle dolu!,.
madenleri esir olan bir ülkede paradan para kazanmanın alabildiğine özgür olması bizi borcu borçla ödeme tuzağına düşürdü...
üstelik madenleri esir olan ülkede toplum demokrasi de kuramıyor...
madenlerini esirlikten kurtaramayan toplumda insanlar özgürleşemiyor.
tarihin söylediği de bu değil mi!..
*
"captured mines" (esir madenler) madencilikte kullanilan bir deyim. esasen yapilan is bu deyimin uluslararasi madencilik literatürüne girisinden çok önce baslamis. kendi elinizdeki bir madenin degeri düsmesin diye size rakip olacak maden yataklarinin isletilmesini önlüyorsunuz. bu engelleme, bazen o madenlerin ruhsatlarini büyük vaadlerle alip, baskalarinin eline geçmesini önlemek ve daha sonra muhtelif bahanelerle madeni atil birakmaniz seklinde gelisiyor.
yaratilan bahanelerin arasinda en uygun olani maden yataginda yeterli rezervin veya gerekli kalitenin olmadigini iddia etmek. bir baska yol ise çesitli siyasal, ekonomik veya teknik baskilarla maden yataginin isletilmesini önlemek oluyor.
bu oyun türkiye'de de çok oynandi. kamuoyunda bilinen en önemli örnek, dünya çapindaki zenginligimiz boraks yataklariyla ilgili olanidir. dünyanin en zengin boraks yataklari, Íngiliz boraks tröstü tarafindan boraks yoktur gerekçesi ile yillarca atil tutuldu. daha sonra boraks oldugu kanitlaninca siyasal baskilar sahneye çikti. bu yataklarin zenginligini kanitlayan maden mühendisleri sürüldü. bizzat Íngiltere kraliçesi bu konuda türk hükümetine baski yapti. bütün bunlar sökmeyince de ambargo uygulandi. boraks uç ürünlerinin üretilmemesi için etibank'a teknoloji satisi önlendi. benzer oyun manyezit, fosfat, kromda da oynandi. türkiye ileri krom ürünleri üretmek için batidan teknoloji alamadi.
bu oyun dünyanin çesitli az gelismis ülkelerinde asirlardir oynaniyor. petrol ve dogal gaz en önde gelen örnekler.
bütün bunlari bilen ve yasayan bir kisi olarak bugün bergama'daki altin yataklarinin isletilmemesi için sürdürülen direnisi de acaba böyle degerlendirmek mümkün mü? konu ile ilgili uzmanlar altin yataklarinin siyanürle isletilmesinde hiç bir sakinca görmüyor. çevre sorunlarina en çok titizlik gösteren ülkeler bu üretim metodunu artan oranlarda benimsiyor. bugün abd'de 170 dünyada ise 850 altin madeni bu yolla isletiliyor. paris civarinda bile bu metodla isletilen bir maden var.
türkiye'de ise ta kresüs döneminden artakalan ve baska metodlarla isletilemeyen pek çok altin yatagi var. bu yataklari siyanürle isletmemek bundan sonra da isletmemek demektir. görüldügü kadariyla konuyu savunanlar uzmanlardir, konuya karsi çikanlar ise bilmeyen, ancak çok bagiranlardir. konuya karsi çikanlarin ise kendi uzmanlik ve görev alanlari içinde çevre sorunlarina karsi ciddi bir çabalari yok.
bu durumda, aklima esir madenler gerçegi geldi. acaba dünya altin tröstleri asirlardir isletilemeyen anadolu altin madenlerini bugün de bu bahaneyle mi durduracaklar?
demogoji yapmadan, siddete basvurmadan bilim ve aklin isiginda bu konuyu tartismamiz gerekiyor.
http://www.turkishnews.co...ek/frame/subject5/article
2.html
yaratilan bahanelerin arasinda en uygun olani maden yataginda yeterli rezervin veya gerekli kalitenin olmadigini iddia etmek. bir baska yol ise çesitli siyasal, ekonomik veya teknik baskilarla maden yataginin isletilmesini önlemek oluyor.
bu oyun türkiye'de de çok oynandi. kamuoyunda bilinen en önemli örnek, dünya çapindaki zenginligimiz boraks yataklariyla ilgili olanidir. dünyanin en zengin boraks yataklari, Íngiliz boraks tröstü tarafindan boraks yoktur gerekçesi ile yillarca atil tutuldu. daha sonra boraks oldugu kanitlaninca siyasal baskilar sahneye çikti. bu yataklarin zenginligini kanitlayan maden mühendisleri sürüldü. bizzat Íngiltere kraliçesi bu konuda türk hükümetine baski yapti. bütün bunlar sökmeyince de ambargo uygulandi. boraks uç ürünlerinin üretilmemesi için etibank'a teknoloji satisi önlendi. benzer oyun manyezit, fosfat, kromda da oynandi. türkiye ileri krom ürünleri üretmek için batidan teknoloji alamadi.
bu oyun dünyanin çesitli az gelismis ülkelerinde asirlardir oynaniyor. petrol ve dogal gaz en önde gelen örnekler.
bütün bunlari bilen ve yasayan bir kisi olarak bugün bergama'daki altin yataklarinin isletilmemesi için sürdürülen direnisi de acaba böyle degerlendirmek mümkün mü? konu ile ilgili uzmanlar altin yataklarinin siyanürle isletilmesinde hiç bir sakinca görmüyor. çevre sorunlarina en çok titizlik gösteren ülkeler bu üretim metodunu artan oranlarda benimsiyor. bugün abd'de 170 dünyada ise 850 altin madeni bu yolla isletiliyor. paris civarinda bile bu metodla isletilen bir maden var.
türkiye'de ise ta kresüs döneminden artakalan ve baska metodlarla isletilemeyen pek çok altin yatagi var. bu yataklari siyanürle isletmemek bundan sonra da isletmemek demektir. görüldügü kadariyla konuyu savunanlar uzmanlardir, konuya karsi çikanlar ise bilmeyen, ancak çok bagiranlardir. konuya karsi çikanlarin ise kendi uzmanlik ve görev alanlari içinde çevre sorunlarina karsi ciddi bir çabalari yok.
bu durumda, aklima esir madenler gerçegi geldi. acaba dünya altin tröstleri asirlardir isletilemeyen anadolu altin madenlerini bugün de bu bahaneyle mi durduracaklar?
demogoji yapmadan, siddete basvurmadan bilim ve aklin isiginda bu konuyu tartismamiz gerekiyor.
http://www.turkishnews.co...ek/frame/subject5/article
2.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar