bugün
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom5
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- boyun ağrısı3
- nat rothschild4
- kabak tatlısını sevenler8
- erecto kral reyiz3
- oğuz tezmen2
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- ismet gurbuz 20244
- taksim delisi cenk3
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- kafanın çok büyük olması8
- 20043
- göksel in memeleri3
- 1 doların 50 tl olması3
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- allah vardır diyenlerin kanıtları2
- elektrik2
- elmas bey birader dönsün2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- nervio'nun gerçek yüzü4
- halef dizisinin final yapması2
- nervio34
- barış alper yılmaz4
- alanyaspor2
- bafra pidesi3
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- kaan girgin'in son hali2
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- 2019 tasarımı4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- kim milyoner olmak ister6
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- duygu özaslan6
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- nerdesiniz3
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- kahtalı mıçı hayranı kız4
Benim de format dışı tarzından dolayı başka bir yerlerden alındığına inandığım hikâye. Ayrıca güzel değil. Hatta tam ergen işi.
ekleme: madem çalıyorsun imlasını gözden geçirsene.
ekleme: madem çalıyorsun imlasını gözden geçirsene.
bir yerlerden alınmış olmasına rağmen altında kaynak belirtilmeyen deneme tarzı bir yazıdır.
lanetli entry'nin hikayesidir.
günlerdir yağmur yağıyordu. evden çıkması için sebebi olmamasına rağmen yağan yağmur ona arayıp da bulamadığı sebebi de yaratmış oluyordu. uzun süredir hazırlığını yaptığı planı devreye sokması için ortam müsaitti.
düşen yıldırımlar beyninde oluşan kıvılcımların olgunlaşıp ateşe dönmesine yol açıyor, sağnağın sesi klavyesine dokunan parmaklarının tuş seslerini çağrıştırıyordu.
yalnızlığı dert etmeyi bırakalı çok uzun zaman olmuştu. neden yalnız kaldığını artık düşünmüyordu, durumunu kabul edecek olgunluğa erişmişti. bir zamanlar dert ettiği şeyler görüp de unuttuğu rüyaları gibiydi. yıllarca biriktirdiği ve artık kanıksadığı bu duyguyu bütün diğer ruh hastaları gibi başka bir şeye dönüştürmüştü. Kendisini yalnız bırakan kişilerden hıncını almak için hazırdı artık.
Yılların öcünü bir entry ile almak için çok kafa yormuştu. Öyle bir entry yazmalıydı ki kendi yalnızlığını okuyan herkes içinde hissetmeli, geceleri uyurken, gündüzleri çalışırken bu acıyla içleri yanıp tutuşmalıydı.
Bir çocuğun işkence görmesi şartına bağlı olan, kendi mutlulukları için çocuğun işkencesini kabul eden toplumun hissettiği acı olmalıydı bu. Onlar mutlu olacaklardı ama bu mutlulukları ancak kendisinin her gün yaşadığı işkenceye bağlı olacaktı.
Yazdığı entry'yi okuyan herkes bilecekti ki onların mutluluğu için hergün, her dakika, her saniye işkence gören birisi var bu hayatta. Her bir entry'de akıllarına onun yazdığı entry gelecek ve pişman olacaklardı onu yalnız bıraktıkları için.
Keşke diyecelerdi ona yardım edebilseydik.
Keşke bu kadar bencil olmasaydık.
Keşke bir kişinin acısının aslında bütün insanlığın acısı olduğunu farkedebilseydik.
Ve entry'sini girdi:...
günlerdir yağmur yağıyordu. evden çıkması için sebebi olmamasına rağmen yağan yağmur ona arayıp da bulamadığı sebebi de yaratmış oluyordu. uzun süredir hazırlığını yaptığı planı devreye sokması için ortam müsaitti.
düşen yıldırımlar beyninde oluşan kıvılcımların olgunlaşıp ateşe dönmesine yol açıyor, sağnağın sesi klavyesine dokunan parmaklarının tuş seslerini çağrıştırıyordu.
yalnızlığı dert etmeyi bırakalı çok uzun zaman olmuştu. neden yalnız kaldığını artık düşünmüyordu, durumunu kabul edecek olgunluğa erişmişti. bir zamanlar dert ettiği şeyler görüp de unuttuğu rüyaları gibiydi. yıllarca biriktirdiği ve artık kanıksadığı bu duyguyu bütün diğer ruh hastaları gibi başka bir şeye dönüştürmüştü. Kendisini yalnız bırakan kişilerden hıncını almak için hazırdı artık.
Yılların öcünü bir entry ile almak için çok kafa yormuştu. Öyle bir entry yazmalıydı ki kendi yalnızlığını okuyan herkes içinde hissetmeli, geceleri uyurken, gündüzleri çalışırken bu acıyla içleri yanıp tutuşmalıydı.
Bir çocuğun işkence görmesi şartına bağlı olan, kendi mutlulukları için çocuğun işkencesini kabul eden toplumun hissettiği acı olmalıydı bu. Onlar mutlu olacaklardı ama bu mutlulukları ancak kendisinin her gün yaşadığı işkenceye bağlı olacaktı.
Yazdığı entry'yi okuyan herkes bilecekti ki onların mutluluğu için hergün, her dakika, her saniye işkence gören birisi var bu hayatta. Her bir entry'de akıllarına onun yazdığı entry gelecek ve pişman olacaklardı onu yalnız bıraktıkları için.
Keşke diyecelerdi ona yardım edebilseydik.
Keşke bu kadar bencil olmasaydık.
Keşke bir kişinin acısının aslında bütün insanlığın acısı olduğunu farkedebilseydik.
Ve entry'sini girdi:...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com