bugün
- haftanın gammazları listesi23
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması16
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması25
- gammaz olup kimseyi gammazlamamak8
- anın görüntüsü19
- sadece elit beyler mesaj atsın5
- gammaz olup zall'ı gammazlamak4
- mehdinin bir anda gelecek olması11
- franz kafka dönüşüm4
- gammaz çetesi büyük bir operasyon planlıyor8
- ispartalı kızların gül kokması4
- beyin ameliyatından çıktı ilkişi sözcü okumak oldu3
- enayimiknatisii2
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- bilinçaltımızın derin dondurucu olması7
- pforzheim low emission zone2
- nevşehir de balon uçmak2
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı2
- capri sun2
- bilgi içerikli entry giren yazar5
- gammazların hain planlarının yine tutmaması7
- frodo kuyumculuk2
- sözlük yolunda kemikle deri kalmak5
- domuz çikolatası6
- kanal ayarcı geldi hanıııımmm4
- çok soru sormayan insan2
- sms onayı olmadan kartla alışveriş yapmak4
- hala akp diyenler7
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması2
- friedrich hegel la bi cay icek4
- nevşehirli yazarlar2
- emniyet kemeri takan erkek ılık mıdır sorunsalı2
- ekşi sözlük2
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar9
- tulumba tatlısı2
- avanos ta çömlek yapmayı denemek4
- klavyesinde awds tuşları silik olan laptop3
- çerçeve yasa35
- yarın sabah erken teker döner4
- yeni parti premium üyelik4
- almanyadan nussnucker getiren akraba4
- 13 ağustos 20262
- zeki insanlar2
- kredi kartı borcu3
- pipo içerken dalgın dalgın uzaklara bakmak2
- havalar sıcak diye şort giyen erkek2
- korkak insan3
- gözyaşı kapıları4
- mehdinin sünneti3
- dusan vlahovic6
Berlin Üniversitesi’nde ders vermekte olan Einstein, Nazilerin etkilerini artırmalarının ardından Almanya’da daha fazla kalamayacağını görmüş ve Paris’e geçmişti. Radikal Gazetesi'nin 17 Eylül 1933’te Almanya’daki Yahudi profesörleri kurtarmak amacıyla bu mektubu Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu’na gönderdi:
Altında imzası olmasına rağmen, mektubu kaleme alan Albert Einstein değil OSE yönetimiydi. Özel sekreterinin açıkladığına göre Albert Einstein 17 Eylül’ü kapsayan 10 gün boyunca Paris’te değildi. Ama OSE antetli boş kâğıtlara imzalar atmış, gerektiğinde kullanılması için OSE yönetimine bırakmıştı. Bu durumda bu belge bir Einstein mektubu sayılabilir miydi? Bence sayılırdı, çünkü birçok politikacının konuşmalarını ‘ghost writer’ların yazmasına rağmen, bunlar o liderlerin sözleri olarak kabul edilmiyor muydu? Bu da öyle bir şeydi. Kendisi Paris dışında olsa da, mutlaka bu mektupta neler yazıldığından haberdardı. Albert Einstein imzası ile gelen mektup, onun kişisel değil ama resmi bir mektubuydu. (...) O dönemde Başbakan ismet Bey’di. Daha soyadı kanunu kabul edilmediği için henüz inönü soyadını almamıştı. Başbakan, bu mektubu alınca kendi el yazısıyla kenarına bir not düşüp Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’e göndermişti. Ama sonra ortaya çıkan sonuç olumsuzdu. Başbakan ismet Bey, Einstein’ın isteğini reddetmiş ve 14 Kasım 1933 tarihinde şöyle bir mektup göndermişti: ,
Başbakan’ın bu mektubu kapıları Alman bilim adamlarına kapatmış gibi görünüyordu ama sonuç öyle olmamıştı. Sadece Einstein’ın mektubunda teklif ettiği 40 bilim insanı değil 190 bilim insanı Türkiye tarafından kabul edilmişti. Bu bilim insanları önce Almanya’dan, 1938’teki Anschluss’tan sonra Avusturya’dan ve 1939’daki Nazi istilasından sonra Prag’dan gelmişlerdi. (...) Bu dönemde Türkiye’nin katkıları işe yaramış, mesela dokuz ay toplama kampında kaldıktan sonra kurtarılan diş hekimi Alfred Kantorowicz gibi bilim adamları istanbul’da yeni bir hayat kurma olanağı bulmuşlardı. Başbakanın ve bakanlar kurulunun olumsuz tavrına rağmen, bu Türkiye’ye gelmelerini sağlayan güç neydi?
Bazı kaynaklar bunu o sırada Cumhurbaşkanı olan ve Türkiye’nin acilen modernleşmesini arzulayan Kemal Atatürk’e bağlıyorlardı. Bu araştırmacılara göre Atatürk devreye girmiş ve kapıları sonuna kadar açmıştı. ilk bilim insanı grubu geldiği zaman onları Dolmabahçe Sarayı’nda konuk iran Şahı şerefine verilen bir ziyafete davet eden de oydu. Hepsiyle tek tek görüşmüş, onlara hoş geldiniz demişti
Alıntıdır.
Altında imzası olmasına rağmen, mektubu kaleme alan Albert Einstein değil OSE yönetimiydi. Özel sekreterinin açıkladığına göre Albert Einstein 17 Eylül’ü kapsayan 10 gün boyunca Paris’te değildi. Ama OSE antetli boş kâğıtlara imzalar atmış, gerektiğinde kullanılması için OSE yönetimine bırakmıştı. Bu durumda bu belge bir Einstein mektubu sayılabilir miydi? Bence sayılırdı, çünkü birçok politikacının konuşmalarını ‘ghost writer’ların yazmasına rağmen, bunlar o liderlerin sözleri olarak kabul edilmiyor muydu? Bu da öyle bir şeydi. Kendisi Paris dışında olsa da, mutlaka bu mektupta neler yazıldığından haberdardı. Albert Einstein imzası ile gelen mektup, onun kişisel değil ama resmi bir mektubuydu. (...) O dönemde Başbakan ismet Bey’di. Daha soyadı kanunu kabul edilmediği için henüz inönü soyadını almamıştı. Başbakan, bu mektubu alınca kendi el yazısıyla kenarına bir not düşüp Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’e göndermişti. Ama sonra ortaya çıkan sonuç olumsuzdu. Başbakan ismet Bey, Einstein’ın isteğini reddetmiş ve 14 Kasım 1933 tarihinde şöyle bir mektup göndermişti: ,
Başbakan’ın bu mektubu kapıları Alman bilim adamlarına kapatmış gibi görünüyordu ama sonuç öyle olmamıştı. Sadece Einstein’ın mektubunda teklif ettiği 40 bilim insanı değil 190 bilim insanı Türkiye tarafından kabul edilmişti. Bu bilim insanları önce Almanya’dan, 1938’teki Anschluss’tan sonra Avusturya’dan ve 1939’daki Nazi istilasından sonra Prag’dan gelmişlerdi. (...) Bu dönemde Türkiye’nin katkıları işe yaramış, mesela dokuz ay toplama kampında kaldıktan sonra kurtarılan diş hekimi Alfred Kantorowicz gibi bilim adamları istanbul’da yeni bir hayat kurma olanağı bulmuşlardı. Başbakanın ve bakanlar kurulunun olumsuz tavrına rağmen, bu Türkiye’ye gelmelerini sağlayan güç neydi?
Bazı kaynaklar bunu o sırada Cumhurbaşkanı olan ve Türkiye’nin acilen modernleşmesini arzulayan Kemal Atatürk’e bağlıyorlardı. Bu araştırmacılara göre Atatürk devreye girmiş ve kapıları sonuna kadar açmıştı. ilk bilim insanı grubu geldiği zaman onları Dolmabahçe Sarayı’nda konuk iran Şahı şerefine verilen bir ziyafete davet eden de oydu. Hepsiyle tek tek görüşmüş, onlara hoş geldiniz demişti
Alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar