bugün
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi11
- ceketimizi koysak kazanırız zaten6
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi5
- bilerek ponziye dahil olmak3
- evlilik3
- evlenmeyecek olmak4
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması2
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı32
- kürdü sevin23
- yazarların pazar günü planları4
- türk düşmanı piçler6
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- evrene enerji gönderen müslüman6
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- koç burcu erkeği kabalığı2
- okan buruk10
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi4
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- amedspor'un süper ligin lideri olması5
- doktor3
- müslüman vikingler3
- 0 0 713
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- osimhensiz galatasaray5
- fener şampihahahaha3
- claudian clouds33
- dünyanın en iyi müslüman futbolcusu2
- ya ben supernaturalin kaçıncı bölümünde kaldım2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı5
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- gary oldman3
- sözlük kızlarının kekleri24
- iltica16
- islami nato2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- atatürk diyor ki2
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- insan ne ister6
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
"yalnızca şiir düşünüyorum. biraz da tembellik denebilir ama şiirden başka hiçbir yazı biçimi beni ilgilendirmiyor artık." diyen şairi okumaktır.
not: ben ruhi bey nasılım'ı okumakla kalmayın, eğer bulursanız seyredin aynı zamanda. birkaç sene öncesine kadar devlet tiyatrolarında oynanıyordu. ara sıra başka grupların da oynadıklarına şahit oluyorum gazetelerde.
http://www.tiyatronline.c...ul-devlet-tiyatrosu-.html
not: ben ruhi bey nasılım'ı okumakla kalmayın, eğer bulursanız seyredin aynı zamanda. birkaç sene öncesine kadar devlet tiyatrolarında oynanıyordu. ara sıra başka grupların da oynadıklarına şahit oluyorum gazetelerde.
http://www.tiyatronline.c...ul-devlet-tiyatrosu-.html
Acaba
Dönelim
Döndürsün bizi
Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
Ve akılda kalan bir yokuştan
Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
Ve çocukluktan
Dönelim
Dönelim mi biz
Gençlikten, oralardan
Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
Acıya, büyük acıya
Ve soralım mı acaba
Ey büyük yalnızlık insansan eğer
Bir kaya
Dalgalar yalarken onu
O bakarken kaskatı kalabalıklara
Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.
Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş bir semte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.
Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa
Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi
Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.
Dönelim
Döndürsün bizi
Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
Ve akılda kalan bir yokuştan
Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
Ve çocukluktan
Dönelim
Dönelim mi biz
Gençlikten, oralardan
Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
Acıya, büyük acıya
Ve soralım mı acaba
Ey büyük yalnızlık insansan eğer
Bir kaya
Dalgalar yalarken onu
O bakarken kaskatı kalabalıklara
Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.
Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş bir semte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.
Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa
Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi
Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.
okumalar...
kimsenin öldüğü yok,
yaşadığı da.
herkes de biraz var
o kadar.
bir renk değildir
mavi huydur bende ve
benim yetinmezliğimdir.
gülemiyorsun ya,
gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir.
daha bir sürü şey
şuramda darmadağınık...
kimsenin öldüğü yok,
yaşadığı da.
herkes de biraz var
o kadar.
bir renk değildir
mavi huydur bende ve
benim yetinmezliğimdir.
gülemiyorsun ya,
gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir.
daha bir sürü şey
şuramda darmadağınık...
ben geleceğim buraya rezerve.
Severim.
Bir sigarayla daha da severim.
Bir sigarayla daha da severim.
bir ara gözlerim kaydı, pencereden dışarı baktım, apartmanın ışıkları sönük, herkes uyuyor, biz burada bir adamın elli yıl önce yazdığı cümlelerle boğuşuyoruz. komik aslında. dışarıdaki dünya “yaşamak lazım” diye bağırırken, cansever yaşamak da neymiş diye fısıldıyor kulağına, hem de öyle bir fısıltı ki, tüylerin diken diken oluyor, sonra birden kahkaha atıyorsun çünkü haklı, haklı da ne kelime, resmen içini okuyor herif. tragedya değil bu, daha beteri; trajedi en azından dramatik, bu ise sıradanlığın ta kendisi, en iğrenç haliyle. bir şiir bitiyor, öbürü başlıyor, her seferinde aynı his: biri omzuna dokunmuş gibi, “kardeş sen de mi buradasın” diyor.
okudukça içimdeki o eski yara kaşınıyor, kaşıdıkça kanıyor ama acısı güzel, bildiğin masaj gibi. sonra kitabı kapatıp kalktım, mutfağa su içmeye. aynada kendime baktım, gözler şiş, surat yorgun, “ulan sen ne arıyorsun bu adamın şiirlerinde” dedim kendi kendime. cevap yok. sadece omuz silktim. çünkü cansever okumak tam da bu: cevap aramadan, soruyu daha da derinleştirmek. sonra tekrar oturdum, bir sayfa daha. dışarıda bir araba geçti, farları duvara vurdu, bir an her şey aydınlandı, sonra yine karanlık. tıpkı şiirleri gibi.
sabah olacak, hayat devam edecek, ama o birkaç dize içimde kalacak, sinsice. bazen gülümsetecek, bazen “keşke yazmasaymış” dedirtecek. ikisi de aynı kapıya çıkıyor sonuçta. kelimenin tam anlamıyla: “okumak” dediğin, kendini bir daha kaybetmek, sonra bulamamak, ama bulamasan da umursamamak hali. evet. tam da o.
okudukça içimdeki o eski yara kaşınıyor, kaşıdıkça kanıyor ama acısı güzel, bildiğin masaj gibi. sonra kitabı kapatıp kalktım, mutfağa su içmeye. aynada kendime baktım, gözler şiş, surat yorgun, “ulan sen ne arıyorsun bu adamın şiirlerinde” dedim kendi kendime. cevap yok. sadece omuz silktim. çünkü cansever okumak tam da bu: cevap aramadan, soruyu daha da derinleştirmek. sonra tekrar oturdum, bir sayfa daha. dışarıda bir araba geçti, farları duvara vurdu, bir an her şey aydınlandı, sonra yine karanlık. tıpkı şiirleri gibi.
sabah olacak, hayat devam edecek, ama o birkaç dize içimde kalacak, sinsice. bazen gülümsetecek, bazen “keşke yazmasaymış” dedirtecek. ikisi de aynı kapıya çıkıyor sonuçta. kelimenin tam anlamıyla: “okumak” dediğin, kendini bir daha kaybetmek, sonra bulamamak, ama bulamasan da umursamamak hali. evet. tam da o.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar