bugün
- queen feristah15
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- ölümden korkuyor musunuz11
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- hafızayı sildirmek6
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir bela geliyor29
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- sözlükten korkmak5
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- gocu43
- fusya semsiyeli yabanci20
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- zalbert ramstein4
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir kadından hoşlanmak2
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- ben basit bir insanım2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- nervio12
- uludağ itiraf15
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- uludağ sözlük evreni8
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- kendin hakkında bir entry bırak9
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- erkekler neden evlenmek ister15
- 195 kaslı pilot14
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- pandela2
- heyt bea gocu mu5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- hasan atilla uğur14
- willem dafoe3
Ankara'dan gelen ciddi haberlere göre ülkenin henüz soyulup talan edilmedik bölgeleri, nehirleri ve gölleri aranmaktadır.
Hacer ile idris'ten olma dul Ferhunde'nin, saçları şampuanla taranmaktadır.
Talan ve yağma konusunda kaşarlanmış siyasetçilerden Tarık Yutar, son verdiği demeçte nüfusa oranla rüşvet ve soygunlardaki gelişmenin, beklenen tempoyu gösteremediğini açıklamış ve:
- Ülkeyi soymakla görevli kişiler, bu görevlerini yerine getirmezlerse; ülke, kendi kendine soyunamaz, kimse de ülkenin hassas yerlerine gerektiği gibi dokunamaz, demiştir.
Havhavzade Taceddin Nehaltettin'in sevdiği, hoşaf değil yemiştir.
***
Eski hamamcı ustalarından ilyas Kalas, soymak üstüne verdiği bir konferansta, bu işlemin ilginç yöntemlerini anlatmış ve:
- Maalesef herkes herkesi yeterince soyamıyor. Samiye'nin annesi pekmeze doyamıyor, diyerek; esas konuya şöyle geçmiştir:
- Nefes almadan soyacaksın. Gözünü kırpmadan soyacaksın. Arsa, kıyı, han, hamam, tren, vapur, bisiklet, araba, dağ, tepe, ova, orman, bulut, ışık, gök, duman... ne varsa soyacaksın. Yurdunu seve seve, atalarını öve öve, işine karışanlara söve söve soyacaksın. Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. ikisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın.
***
Rüşvet, yalan ve talanın erdemliliği konusunda geniş bir araştırmaya başlamış olan Hacı Fışfış Karakış'la, Bayan Yasemin Mornakış; özellikle ün yapmış dört dörtlük tarihsel yöneticilerin, vurgunu vururken:
- Bu vatan kimin, diye çok güçlü olarak bağırdıklarını saptamışlardır.
Çok sık tekrarlanan bu soruya kimse bir cevap bulamamış, sonunda bir ozan:
- Altında yatanlarındır, demiştir.
***
Ozanın bu dâhiyane keşfi, değişik yorumlara yol açmıştır.
Yumurtacı ihsan'ın karısı dün gece kaçmıştır.
Bazılarına göre vatanın, altında yatanlara ait olması, üstündekilere ait olmaması yüzündendir. Bazılarına göre ise vatan, altında yatanlara ait olduğu zaman; üstünde yatanlar, "nihayet vatanın sahibi bulundu" diye daha rahat yatmaktadırlar. Kıyı, maden, kum, deniz falan gibi ufak tefek şeyleri, ona buna daha kolay satmaktadırlar.
Bu satışa başka bir ozan da vaktiyle karışmış:
- Satma dünyaları alsan da, bu cennet vatanı, demiştir.
***
Bu uyarı hep bir ağızdan epey söylenmiş, fakat her zaman dinlenmemiştir.
Rukiye, bakkalın çırağı Eşref'ten hamile kalınca, anası gerektiği kadar pirelenmemiştir.
***
Bilimsel bir uğraş olarak, değişik toplum sorunlarını içeren ve eline ne geçerse beceren, çalma ve çaldırma seminerine; Haramizade Rıfat Bade, bir bildiri sunarak, "niçin çalarlar" konusunu işlemiştir.
Şaşı Halil, Mürşide'nin kolunu dişlemiştir.
Haramizade Rıfat Bade'ye göre, genellikle beş on apartman, üç dört villa, sayısız kat ve bir iki yat almak için çalmaktadırlar. Çalmak için de, yurtsever görünmenin epey derinliklerine dalmaktadırlar. Ve ayrıca çaldıkça, çaldıkları yerlerde daha çok kalmaktadırlar.
***
Bu bildiriye karşı çıkan Feyyaz Mekki Sinameki:
- Yok, demiştir; çalma gizli olur. Bunlar, herkesin gözüne baka baka ellerini uzatıp almaktadırlar. Ve yurdun dört bir köşesine harikulade güzel kokular salmaktadırlar.
***
Kendini bilmez bir it:
- Ayıp değil mi, diye lafa karışmak istemiştir.
Karısıyla darılan Çopur Davut, rakı içerken barışmak istemiştir.
Kendini bilmeyen bu ite, gereken karşılık verilmiş; tekme tokatla bir gözü patlatılarak, hergele yere serilmiştir.
***
Bu kutsal tabloyu seyreden, ne şehit, ne gazi olamayan Niyazi'ler, el çırparak bir ağızdan şu kıtayı okumuşlardır:
Ayıp demek ne demek
Ey it kapa çeneni
Ayıp asıl yememek
Tutuyorken dümeni...
***
Tanınmış bilim adamı Nuri Bizar Neyazar, talan türlerini eleştirmiş ve şu vecizeyi söylemiştir:
- Rüşvetçi haraççıyla anlaşır, vatan talanla vatanlaşır.
***
Şimdi birçok uyanık çevrede bu konuyla ilgili değişik tartışmalar sürüp gitmektedir.
Ve yavaş yavaş kandilin yağı bitmektedir.
çetin altan
Hacer ile idris'ten olma dul Ferhunde'nin, saçları şampuanla taranmaktadır.
Talan ve yağma konusunda kaşarlanmış siyasetçilerden Tarık Yutar, son verdiği demeçte nüfusa oranla rüşvet ve soygunlardaki gelişmenin, beklenen tempoyu gösteremediğini açıklamış ve:
- Ülkeyi soymakla görevli kişiler, bu görevlerini yerine getirmezlerse; ülke, kendi kendine soyunamaz, kimse de ülkenin hassas yerlerine gerektiği gibi dokunamaz, demiştir.
Havhavzade Taceddin Nehaltettin'in sevdiği, hoşaf değil yemiştir.
***
Eski hamamcı ustalarından ilyas Kalas, soymak üstüne verdiği bir konferansta, bu işlemin ilginç yöntemlerini anlatmış ve:
- Maalesef herkes herkesi yeterince soyamıyor. Samiye'nin annesi pekmeze doyamıyor, diyerek; esas konuya şöyle geçmiştir:
- Nefes almadan soyacaksın. Gözünü kırpmadan soyacaksın. Arsa, kıyı, han, hamam, tren, vapur, bisiklet, araba, dağ, tepe, ova, orman, bulut, ışık, gök, duman... ne varsa soyacaksın. Yurdunu seve seve, atalarını öve öve, işine karışanlara söve söve soyacaksın. Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. ikisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın.
***
Rüşvet, yalan ve talanın erdemliliği konusunda geniş bir araştırmaya başlamış olan Hacı Fışfış Karakış'la, Bayan Yasemin Mornakış; özellikle ün yapmış dört dörtlük tarihsel yöneticilerin, vurgunu vururken:
- Bu vatan kimin, diye çok güçlü olarak bağırdıklarını saptamışlardır.
Çok sık tekrarlanan bu soruya kimse bir cevap bulamamış, sonunda bir ozan:
- Altında yatanlarındır, demiştir.
***
Ozanın bu dâhiyane keşfi, değişik yorumlara yol açmıştır.
Yumurtacı ihsan'ın karısı dün gece kaçmıştır.
Bazılarına göre vatanın, altında yatanlara ait olması, üstündekilere ait olmaması yüzündendir. Bazılarına göre ise vatan, altında yatanlara ait olduğu zaman; üstünde yatanlar, "nihayet vatanın sahibi bulundu" diye daha rahat yatmaktadırlar. Kıyı, maden, kum, deniz falan gibi ufak tefek şeyleri, ona buna daha kolay satmaktadırlar.
Bu satışa başka bir ozan da vaktiyle karışmış:
- Satma dünyaları alsan da, bu cennet vatanı, demiştir.
***
Bu uyarı hep bir ağızdan epey söylenmiş, fakat her zaman dinlenmemiştir.
Rukiye, bakkalın çırağı Eşref'ten hamile kalınca, anası gerektiği kadar pirelenmemiştir.
***
Bilimsel bir uğraş olarak, değişik toplum sorunlarını içeren ve eline ne geçerse beceren, çalma ve çaldırma seminerine; Haramizade Rıfat Bade, bir bildiri sunarak, "niçin çalarlar" konusunu işlemiştir.
Şaşı Halil, Mürşide'nin kolunu dişlemiştir.
Haramizade Rıfat Bade'ye göre, genellikle beş on apartman, üç dört villa, sayısız kat ve bir iki yat almak için çalmaktadırlar. Çalmak için de, yurtsever görünmenin epey derinliklerine dalmaktadırlar. Ve ayrıca çaldıkça, çaldıkları yerlerde daha çok kalmaktadırlar.
***
Bu bildiriye karşı çıkan Feyyaz Mekki Sinameki:
- Yok, demiştir; çalma gizli olur. Bunlar, herkesin gözüne baka baka ellerini uzatıp almaktadırlar. Ve yurdun dört bir köşesine harikulade güzel kokular salmaktadırlar.
***
Kendini bilmez bir it:
- Ayıp değil mi, diye lafa karışmak istemiştir.
Karısıyla darılan Çopur Davut, rakı içerken barışmak istemiştir.
Kendini bilmeyen bu ite, gereken karşılık verilmiş; tekme tokatla bir gözü patlatılarak, hergele yere serilmiştir.
***
Bu kutsal tabloyu seyreden, ne şehit, ne gazi olamayan Niyazi'ler, el çırparak bir ağızdan şu kıtayı okumuşlardır:
Ayıp demek ne demek
Ey it kapa çeneni
Ayıp asıl yememek
Tutuyorken dümeni...
***
Tanınmış bilim adamı Nuri Bizar Neyazar, talan türlerini eleştirmiş ve şu vecizeyi söylemiştir:
- Rüşvetçi haraççıyla anlaşır, vatan talanla vatanlaşır.
***
Şimdi birçok uyanık çevrede bu konuyla ilgili değişik tartışmalar sürüp gitmektedir.
Ve yavaş yavaş kandilin yağı bitmektedir.
çetin altan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar