bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması18
- anın görüntüsü32
- nar tanelemek5
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- millette manyak para var20
- erken uyanmak4
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- boşandığı eşine araba alan adam7
- kuzey buz denizi3
- quentin tarantino nun en iyi filmi2
- zenci uşağın aniden içeri girmesi3
- sözlük kürdü54
- yazılımcının flört edememesi2
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- papatya çayı içen erkek10
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- 007 tarzı entry girmek4
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- 20075
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu14
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- simko323
- etnik köken20
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- escort ile para kavgası5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
Ankara'dan gelen ciddi haberlere göre ülkenin henüz soyulup talan edilmedik bölgeleri, nehirleri ve gölleri aranmaktadır.
Hacer ile idris'ten olma dul Ferhunde'nin, saçları şampuanla taranmaktadır.
Talan ve yağma konusunda kaşarlanmış siyasetçilerden Tarık Yutar, son verdiği demeçte nüfusa oranla rüşvet ve soygunlardaki gelişmenin, beklenen tempoyu gösteremediğini açıklamış ve:
- Ülkeyi soymakla görevli kişiler, bu görevlerini yerine getirmezlerse; ülke, kendi kendine soyunamaz, kimse de ülkenin hassas yerlerine gerektiği gibi dokunamaz, demiştir.
Havhavzade Taceddin Nehaltettin'in sevdiği, hoşaf değil yemiştir.
***
Eski hamamcı ustalarından ilyas Kalas, soymak üstüne verdiği bir konferansta, bu işlemin ilginç yöntemlerini anlatmış ve:
- Maalesef herkes herkesi yeterince soyamıyor. Samiye'nin annesi pekmeze doyamıyor, diyerek; esas konuya şöyle geçmiştir:
- Nefes almadan soyacaksın. Gözünü kırpmadan soyacaksın. Arsa, kıyı, han, hamam, tren, vapur, bisiklet, araba, dağ, tepe, ova, orman, bulut, ışık, gök, duman... ne varsa soyacaksın. Yurdunu seve seve, atalarını öve öve, işine karışanlara söve söve soyacaksın. Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. ikisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın.
***
Rüşvet, yalan ve talanın erdemliliği konusunda geniş bir araştırmaya başlamış olan Hacı Fışfış Karakış'la, Bayan Yasemin Mornakış; özellikle ün yapmış dört dörtlük tarihsel yöneticilerin, vurgunu vururken:
- Bu vatan kimin, diye çok güçlü olarak bağırdıklarını saptamışlardır.
Çok sık tekrarlanan bu soruya kimse bir cevap bulamamış, sonunda bir ozan:
- Altında yatanlarındır, demiştir.
***
Ozanın bu dâhiyane keşfi, değişik yorumlara yol açmıştır.
Yumurtacı ihsan'ın karısı dün gece kaçmıştır.
Bazılarına göre vatanın, altında yatanlara ait olması, üstündekilere ait olmaması yüzündendir. Bazılarına göre ise vatan, altında yatanlara ait olduğu zaman; üstünde yatanlar, "nihayet vatanın sahibi bulundu" diye daha rahat yatmaktadırlar. Kıyı, maden, kum, deniz falan gibi ufak tefek şeyleri, ona buna daha kolay satmaktadırlar.
Bu satışa başka bir ozan da vaktiyle karışmış:
- Satma dünyaları alsan da, bu cennet vatanı, demiştir.
***
Bu uyarı hep bir ağızdan epey söylenmiş, fakat her zaman dinlenmemiştir.
Rukiye, bakkalın çırağı Eşref'ten hamile kalınca, anası gerektiği kadar pirelenmemiştir.
***
Bilimsel bir uğraş olarak, değişik toplum sorunlarını içeren ve eline ne geçerse beceren, çalma ve çaldırma seminerine; Haramizade Rıfat Bade, bir bildiri sunarak, "niçin çalarlar" konusunu işlemiştir.
Şaşı Halil, Mürşide'nin kolunu dişlemiştir.
Haramizade Rıfat Bade'ye göre, genellikle beş on apartman, üç dört villa, sayısız kat ve bir iki yat almak için çalmaktadırlar. Çalmak için de, yurtsever görünmenin epey derinliklerine dalmaktadırlar. Ve ayrıca çaldıkça, çaldıkları yerlerde daha çok kalmaktadırlar.
***
Bu bildiriye karşı çıkan Feyyaz Mekki Sinameki:
- Yok, demiştir; çalma gizli olur. Bunlar, herkesin gözüne baka baka ellerini uzatıp almaktadırlar. Ve yurdun dört bir köşesine harikulade güzel kokular salmaktadırlar.
***
Kendini bilmez bir it:
- Ayıp değil mi, diye lafa karışmak istemiştir.
Karısıyla darılan Çopur Davut, rakı içerken barışmak istemiştir.
Kendini bilmeyen bu ite, gereken karşılık verilmiş; tekme tokatla bir gözü patlatılarak, hergele yere serilmiştir.
***
Bu kutsal tabloyu seyreden, ne şehit, ne gazi olamayan Niyazi'ler, el çırparak bir ağızdan şu kıtayı okumuşlardır:
Ayıp demek ne demek
Ey it kapa çeneni
Ayıp asıl yememek
Tutuyorken dümeni...
***
Tanınmış bilim adamı Nuri Bizar Neyazar, talan türlerini eleştirmiş ve şu vecizeyi söylemiştir:
- Rüşvetçi haraççıyla anlaşır, vatan talanla vatanlaşır.
***
Şimdi birçok uyanık çevrede bu konuyla ilgili değişik tartışmalar sürüp gitmektedir.
Ve yavaş yavaş kandilin yağı bitmektedir.
çetin altan
Hacer ile idris'ten olma dul Ferhunde'nin, saçları şampuanla taranmaktadır.
Talan ve yağma konusunda kaşarlanmış siyasetçilerden Tarık Yutar, son verdiği demeçte nüfusa oranla rüşvet ve soygunlardaki gelişmenin, beklenen tempoyu gösteremediğini açıklamış ve:
- Ülkeyi soymakla görevli kişiler, bu görevlerini yerine getirmezlerse; ülke, kendi kendine soyunamaz, kimse de ülkenin hassas yerlerine gerektiği gibi dokunamaz, demiştir.
Havhavzade Taceddin Nehaltettin'in sevdiği, hoşaf değil yemiştir.
***
Eski hamamcı ustalarından ilyas Kalas, soymak üstüne verdiği bir konferansta, bu işlemin ilginç yöntemlerini anlatmış ve:
- Maalesef herkes herkesi yeterince soyamıyor. Samiye'nin annesi pekmeze doyamıyor, diyerek; esas konuya şöyle geçmiştir:
- Nefes almadan soyacaksın. Gözünü kırpmadan soyacaksın. Arsa, kıyı, han, hamam, tren, vapur, bisiklet, araba, dağ, tepe, ova, orman, bulut, ışık, gök, duman... ne varsa soyacaksın. Yurdunu seve seve, atalarını öve öve, işine karışanlara söve söve soyacaksın. Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. ikisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın.
***
Rüşvet, yalan ve talanın erdemliliği konusunda geniş bir araştırmaya başlamış olan Hacı Fışfış Karakış'la, Bayan Yasemin Mornakış; özellikle ün yapmış dört dörtlük tarihsel yöneticilerin, vurgunu vururken:
- Bu vatan kimin, diye çok güçlü olarak bağırdıklarını saptamışlardır.
Çok sık tekrarlanan bu soruya kimse bir cevap bulamamış, sonunda bir ozan:
- Altında yatanlarındır, demiştir.
***
Ozanın bu dâhiyane keşfi, değişik yorumlara yol açmıştır.
Yumurtacı ihsan'ın karısı dün gece kaçmıştır.
Bazılarına göre vatanın, altında yatanlara ait olması, üstündekilere ait olmaması yüzündendir. Bazılarına göre ise vatan, altında yatanlara ait olduğu zaman; üstünde yatanlar, "nihayet vatanın sahibi bulundu" diye daha rahat yatmaktadırlar. Kıyı, maden, kum, deniz falan gibi ufak tefek şeyleri, ona buna daha kolay satmaktadırlar.
Bu satışa başka bir ozan da vaktiyle karışmış:
- Satma dünyaları alsan da, bu cennet vatanı, demiştir.
***
Bu uyarı hep bir ağızdan epey söylenmiş, fakat her zaman dinlenmemiştir.
Rukiye, bakkalın çırağı Eşref'ten hamile kalınca, anası gerektiği kadar pirelenmemiştir.
***
Bilimsel bir uğraş olarak, değişik toplum sorunlarını içeren ve eline ne geçerse beceren, çalma ve çaldırma seminerine; Haramizade Rıfat Bade, bir bildiri sunarak, "niçin çalarlar" konusunu işlemiştir.
Şaşı Halil, Mürşide'nin kolunu dişlemiştir.
Haramizade Rıfat Bade'ye göre, genellikle beş on apartman, üç dört villa, sayısız kat ve bir iki yat almak için çalmaktadırlar. Çalmak için de, yurtsever görünmenin epey derinliklerine dalmaktadırlar. Ve ayrıca çaldıkça, çaldıkları yerlerde daha çok kalmaktadırlar.
***
Bu bildiriye karşı çıkan Feyyaz Mekki Sinameki:
- Yok, demiştir; çalma gizli olur. Bunlar, herkesin gözüne baka baka ellerini uzatıp almaktadırlar. Ve yurdun dört bir köşesine harikulade güzel kokular salmaktadırlar.
***
Kendini bilmez bir it:
- Ayıp değil mi, diye lafa karışmak istemiştir.
Karısıyla darılan Çopur Davut, rakı içerken barışmak istemiştir.
Kendini bilmeyen bu ite, gereken karşılık verilmiş; tekme tokatla bir gözü patlatılarak, hergele yere serilmiştir.
***
Bu kutsal tabloyu seyreden, ne şehit, ne gazi olamayan Niyazi'ler, el çırparak bir ağızdan şu kıtayı okumuşlardır:
Ayıp demek ne demek
Ey it kapa çeneni
Ayıp asıl yememek
Tutuyorken dümeni...
***
Tanınmış bilim adamı Nuri Bizar Neyazar, talan türlerini eleştirmiş ve şu vecizeyi söylemiştir:
- Rüşvetçi haraççıyla anlaşır, vatan talanla vatanlaşır.
***
Şimdi birçok uyanık çevrede bu konuyla ilgili değişik tartışmalar sürüp gitmektedir.
Ve yavaş yavaş kandilin yağı bitmektedir.
çetin altan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar