bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- ya şeytan haklıysa4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- bana aşık olan var mı3
- 15 kasım 20264
- duygu özaslan3
- 90lar türkçe pop5
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- helin kandemir3
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi2
- başkalarının hayatı dizisi3
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı3
- askerde özlenen şeyler9
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- 1990 1995 arası beşiktaş2
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- 1997 2002 arası galatasaray2
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- gençler sakın büyümeyin3
- kanser2
- parmak kütletmek2
- centilmen dizisi3
- kim daha cok seviyor2
- kalbine acı veren birini sevmek2
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- gzt tv2
- inci sözlük2
- starbucks'a giden adamın zeka seviyesi2
- ceren ayruk3
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- bu koyden olsam ne olacak2
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- yörük kızı dizisi2
- türk dizilerinin en büyük sorunu3
- hiç bana sordun mu2
- 30 kasım 2026 beşiktaş galatasaray maçı4
- yazarların işlediği günahlar15
- rüyada hala askerde olduğunu görmek5
- okan buruk5
- kuantum fiziğine sahip kadın5
- kocasının fotosunu paylaşan kadın yazar5
- terhis oluyorum sözlük25
- çok güzel bir kızın sizi kesmesi4
- kız bulmak için scout ekibi kurmak2
- burun karıştırmak5
Ankara'dan gelen ciddi haberlere göre ülkenin henüz soyulup talan edilmedik bölgeleri, nehirleri ve gölleri aranmaktadır.
Hacer ile idris'ten olma dul Ferhunde'nin, saçları şampuanla taranmaktadır.
Talan ve yağma konusunda kaşarlanmış siyasetçilerden Tarık Yutar, son verdiği demeçte nüfusa oranla rüşvet ve soygunlardaki gelişmenin, beklenen tempoyu gösteremediğini açıklamış ve:
- Ülkeyi soymakla görevli kişiler, bu görevlerini yerine getirmezlerse; ülke, kendi kendine soyunamaz, kimse de ülkenin hassas yerlerine gerektiği gibi dokunamaz, demiştir.
Havhavzade Taceddin Nehaltettin'in sevdiği, hoşaf değil yemiştir.
***
Eski hamamcı ustalarından ilyas Kalas, soymak üstüne verdiği bir konferansta, bu işlemin ilginç yöntemlerini anlatmış ve:
- Maalesef herkes herkesi yeterince soyamıyor. Samiye'nin annesi pekmeze doyamıyor, diyerek; esas konuya şöyle geçmiştir:
- Nefes almadan soyacaksın. Gözünü kırpmadan soyacaksın. Arsa, kıyı, han, hamam, tren, vapur, bisiklet, araba, dağ, tepe, ova, orman, bulut, ışık, gök, duman... ne varsa soyacaksın. Yurdunu seve seve, atalarını öve öve, işine karışanlara söve söve soyacaksın. Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. ikisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın.
***
Rüşvet, yalan ve talanın erdemliliği konusunda geniş bir araştırmaya başlamış olan Hacı Fışfış Karakış'la, Bayan Yasemin Mornakış; özellikle ün yapmış dört dörtlük tarihsel yöneticilerin, vurgunu vururken:
- Bu vatan kimin, diye çok güçlü olarak bağırdıklarını saptamışlardır.
Çok sık tekrarlanan bu soruya kimse bir cevap bulamamış, sonunda bir ozan:
- Altında yatanlarındır, demiştir.
***
Ozanın bu dâhiyane keşfi, değişik yorumlara yol açmıştır.
Yumurtacı ihsan'ın karısı dün gece kaçmıştır.
Bazılarına göre vatanın, altında yatanlara ait olması, üstündekilere ait olmaması yüzündendir. Bazılarına göre ise vatan, altında yatanlara ait olduğu zaman; üstünde yatanlar, "nihayet vatanın sahibi bulundu" diye daha rahat yatmaktadırlar. Kıyı, maden, kum, deniz falan gibi ufak tefek şeyleri, ona buna daha kolay satmaktadırlar.
Bu satışa başka bir ozan da vaktiyle karışmış:
- Satma dünyaları alsan da, bu cennet vatanı, demiştir.
***
Bu uyarı hep bir ağızdan epey söylenmiş, fakat her zaman dinlenmemiştir.
Rukiye, bakkalın çırağı Eşref'ten hamile kalınca, anası gerektiği kadar pirelenmemiştir.
***
Bilimsel bir uğraş olarak, değişik toplum sorunlarını içeren ve eline ne geçerse beceren, çalma ve çaldırma seminerine; Haramizade Rıfat Bade, bir bildiri sunarak, "niçin çalarlar" konusunu işlemiştir.
Şaşı Halil, Mürşide'nin kolunu dişlemiştir.
Haramizade Rıfat Bade'ye göre, genellikle beş on apartman, üç dört villa, sayısız kat ve bir iki yat almak için çalmaktadırlar. Çalmak için de, yurtsever görünmenin epey derinliklerine dalmaktadırlar. Ve ayrıca çaldıkça, çaldıkları yerlerde daha çok kalmaktadırlar.
***
Bu bildiriye karşı çıkan Feyyaz Mekki Sinameki:
- Yok, demiştir; çalma gizli olur. Bunlar, herkesin gözüne baka baka ellerini uzatıp almaktadırlar. Ve yurdun dört bir köşesine harikulade güzel kokular salmaktadırlar.
***
Kendini bilmez bir it:
- Ayıp değil mi, diye lafa karışmak istemiştir.
Karısıyla darılan Çopur Davut, rakı içerken barışmak istemiştir.
Kendini bilmeyen bu ite, gereken karşılık verilmiş; tekme tokatla bir gözü patlatılarak, hergele yere serilmiştir.
***
Bu kutsal tabloyu seyreden, ne şehit, ne gazi olamayan Niyazi'ler, el çırparak bir ağızdan şu kıtayı okumuşlardır:
Ayıp demek ne demek
Ey it kapa çeneni
Ayıp asıl yememek
Tutuyorken dümeni...
***
Tanınmış bilim adamı Nuri Bizar Neyazar, talan türlerini eleştirmiş ve şu vecizeyi söylemiştir:
- Rüşvetçi haraççıyla anlaşır, vatan talanla vatanlaşır.
***
Şimdi birçok uyanık çevrede bu konuyla ilgili değişik tartışmalar sürüp gitmektedir.
Ve yavaş yavaş kandilin yağı bitmektedir.
çetin altan
Hacer ile idris'ten olma dul Ferhunde'nin, saçları şampuanla taranmaktadır.
Talan ve yağma konusunda kaşarlanmış siyasetçilerden Tarık Yutar, son verdiği demeçte nüfusa oranla rüşvet ve soygunlardaki gelişmenin, beklenen tempoyu gösteremediğini açıklamış ve:
- Ülkeyi soymakla görevli kişiler, bu görevlerini yerine getirmezlerse; ülke, kendi kendine soyunamaz, kimse de ülkenin hassas yerlerine gerektiği gibi dokunamaz, demiştir.
Havhavzade Taceddin Nehaltettin'in sevdiği, hoşaf değil yemiştir.
***
Eski hamamcı ustalarından ilyas Kalas, soymak üstüne verdiği bir konferansta, bu işlemin ilginç yöntemlerini anlatmış ve:
- Maalesef herkes herkesi yeterince soyamıyor. Samiye'nin annesi pekmeze doyamıyor, diyerek; esas konuya şöyle geçmiştir:
- Nefes almadan soyacaksın. Gözünü kırpmadan soyacaksın. Arsa, kıyı, han, hamam, tren, vapur, bisiklet, araba, dağ, tepe, ova, orman, bulut, ışık, gök, duman... ne varsa soyacaksın. Yurdunu seve seve, atalarını öve öve, işine karışanlara söve söve soyacaksın. Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. ikisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın.
***
Rüşvet, yalan ve talanın erdemliliği konusunda geniş bir araştırmaya başlamış olan Hacı Fışfış Karakış'la, Bayan Yasemin Mornakış; özellikle ün yapmış dört dörtlük tarihsel yöneticilerin, vurgunu vururken:
- Bu vatan kimin, diye çok güçlü olarak bağırdıklarını saptamışlardır.
Çok sık tekrarlanan bu soruya kimse bir cevap bulamamış, sonunda bir ozan:
- Altında yatanlarındır, demiştir.
***
Ozanın bu dâhiyane keşfi, değişik yorumlara yol açmıştır.
Yumurtacı ihsan'ın karısı dün gece kaçmıştır.
Bazılarına göre vatanın, altında yatanlara ait olması, üstündekilere ait olmaması yüzündendir. Bazılarına göre ise vatan, altında yatanlara ait olduğu zaman; üstünde yatanlar, "nihayet vatanın sahibi bulundu" diye daha rahat yatmaktadırlar. Kıyı, maden, kum, deniz falan gibi ufak tefek şeyleri, ona buna daha kolay satmaktadırlar.
Bu satışa başka bir ozan da vaktiyle karışmış:
- Satma dünyaları alsan da, bu cennet vatanı, demiştir.
***
Bu uyarı hep bir ağızdan epey söylenmiş, fakat her zaman dinlenmemiştir.
Rukiye, bakkalın çırağı Eşref'ten hamile kalınca, anası gerektiği kadar pirelenmemiştir.
***
Bilimsel bir uğraş olarak, değişik toplum sorunlarını içeren ve eline ne geçerse beceren, çalma ve çaldırma seminerine; Haramizade Rıfat Bade, bir bildiri sunarak, "niçin çalarlar" konusunu işlemiştir.
Şaşı Halil, Mürşide'nin kolunu dişlemiştir.
Haramizade Rıfat Bade'ye göre, genellikle beş on apartman, üç dört villa, sayısız kat ve bir iki yat almak için çalmaktadırlar. Çalmak için de, yurtsever görünmenin epey derinliklerine dalmaktadırlar. Ve ayrıca çaldıkça, çaldıkları yerlerde daha çok kalmaktadırlar.
***
Bu bildiriye karşı çıkan Feyyaz Mekki Sinameki:
- Yok, demiştir; çalma gizli olur. Bunlar, herkesin gözüne baka baka ellerini uzatıp almaktadırlar. Ve yurdun dört bir köşesine harikulade güzel kokular salmaktadırlar.
***
Kendini bilmez bir it:
- Ayıp değil mi, diye lafa karışmak istemiştir.
Karısıyla darılan Çopur Davut, rakı içerken barışmak istemiştir.
Kendini bilmeyen bu ite, gereken karşılık verilmiş; tekme tokatla bir gözü patlatılarak, hergele yere serilmiştir.
***
Bu kutsal tabloyu seyreden, ne şehit, ne gazi olamayan Niyazi'ler, el çırparak bir ağızdan şu kıtayı okumuşlardır:
Ayıp demek ne demek
Ey it kapa çeneni
Ayıp asıl yememek
Tutuyorken dümeni...
***
Tanınmış bilim adamı Nuri Bizar Neyazar, talan türlerini eleştirmiş ve şu vecizeyi söylemiştir:
- Rüşvetçi haraççıyla anlaşır, vatan talanla vatanlaşır.
***
Şimdi birçok uyanık çevrede bu konuyla ilgili değişik tartışmalar sürüp gitmektedir.
Ve yavaş yavaş kandilin yağı bitmektedir.
çetin altan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com