bugün
- kemalist dünya17
- sözlük yazarlarının kombinleri5
- birader yazar olmak13
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı28
- bakir erkek istiyoruz kampanyası3
- allah8
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- canımın sürekli hamburger çekmesi4
- evlenene kadar sadece anal yapan kız3
- galatasaray lobisi9
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası5
- türkiyede açık hava genelevi gibi6
- ayağımla nah çekebilme yeteneğim3
- cemevinde hain kemal sloganları8
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi8
- do do do do do do do do do do do do do do do3
- seri gizli artı oy veren melek3
- dilovası katliamı konuşulurken akp'lilerin gülmesi4
- ona bir şey söyle9
- aile evinde yaşamak6
- sigmund freud'un koltuğu4
- 26 haziran 20264
- üniversitelerin gereksiz olması8
- devletin her şeye karışması3
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması6
- macron sabah koşusu yapacak diye park kapatmak6
- karınızın adını asfalta yazar mısınız2
- biraderilli del biraderiye2
- lahmacunu elle yiyen kız20
- arda güler4
- cik cik vs bik bik2
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor14
- atilla olgaç2
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı8
- sözlüğü bırakmak istemek3
- kemalistler9
- arda güler'in 24 yıl sonra dünya kupası golü4
- aylık 312 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- okulların kapanması3
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- 2026 dünya kupası23
- gönüllü moderatörlük2
- 25 haziran 2026 ekvador almanya maçı3
- nilsu berfin aktaş3
- futbol18
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- pforzheim şu an 34 derece2
- demet evgar10
- bulla dava açmak2
- kayra2
altıncı nesil yazar. bu zamana kadar sessiz sakin takılmış..
karması 212-power ranger olan 6. nesil yazar. 500 küsur entry girmiş bir allah'ın kulu da hoşgeldin yazmamış şimdi ben sekizinci nesil olarak bu adama hoşgeldin diyebilir miyim, diyemem.
çıtır çıtır taze taze 6. nesil yazarmış. hoşbulduk efenim.
kaliteli yorumlara sahip, az yazan ama öz yazan değerli yazar.
Neden günlerdir sokaktasın?
Karakterim ve insanlığım, baskıya karşı dik durmam gerektiğini söylüyor. Birisi yaşam alanıma müdahale ettiğinde, ağacıma dokunduğunda, türbanıma dokunduğunda, dilime dokunduğunda, bana ne yapmam, nasıl yaşamam gerektiğini söylediğinde, boyun eğip "evet, senin dediğin gibi yaşamak zorundayım" dememek için sokaktayım.
Amacın ne?
Amaç, çoğunluğu sağladım deyip, her istediğini yapabileceğine zannedenlere, demokrasinin çoğunluk demek olmadığını, toplumun farklı kültür ve yapılardan oluştuğunu, ülkeyi yönetenlerin, sadece çoğunlu değil de toplumun her kesimini kucaklaması gerektiğini hatırlatmak. Yönettiği halk içinde, ben de varım demek.
Davranışın ülken adına mı?
insan adına, her şey insan adına... insanlığın tabiatına, yani özgürlüğüne... Ülkede senelerdir, kısıtlanan, din adına kandırılan, mustafa kemal adına kandırılan insanlar adına. Devletin halk için var olduğunu hatırlatmak adına.
Şayet ülken adına ise yüzde kaça tekabül ediyorsun?
Dört sene hukuk fakültesi okudum, sekiz yıldır siyaset bilimi üzerine kafa patlatıyorum. Demokrasinin, sadece sandıktan ibaret olmadığını gayet iyi biliyorum. Zira oylama dediğiniz seçim sistemi değişkendir. Bu yüzden belirli sürelerde tekrar yapılır. Oy kullananların fikirlerinin değişmesi muhtemeldir. Seçim, demokrasinin sadece başlangıcıdır. Halkın demokrasiye katılımının farklı yolları da vardır. Aynı bugün gezi parkında kitap okuyarak, dans ederek, şarkı söyleyerek protestolarını dile getirenler gibi.
Ülkenin savaş alanına dönmesine ne diyorsun?
Polis devleti diyorum... Polis devletinde, halkı yıldırmanın, korkutmanın yolu, eldeki silahlı kuvvet yoluyla halkı sindirmektir. Olayların başlangıcına dönelim, sabah saat 5:00'te çadırları yakılan ve zorla gezi parkından atılmaya çalışılan insanların başına gelen budur. Sorgusuz, sualsiz, dinlemeden, yok sayarak sadece kuvvet ile müdahale etmek. Ülkenin çoğu bölgesindeki çatışmanın sona ermesi ve yerini şarkılı, kitap okumalı protestolara bırakması polisin halkın meydanından çekilmesi sonucu olmamış mıdır? Bakınız, polisin olduğu ve zor kullanmaya çalıştığı her yerde çatışma var. Ülkenin savaş alanına dönmesinin tek sorumlusu, halka müdahale edilmesini isteyen yetkililerdir.
Can kayıpları olması normal mi? Her eylemde olur mu o kadar diyorsun? Annesi seninle aynı fikirde midir?
Polisin elindeki gücü orantısız kullanması sonucu, ortaya can kayıplarının çıkması normal. Bunun olacağı, günlerdir dile getiriliyor ve polisin sokaklardan çekilmesi, müdahale de bulunmaması isteniyor. Dinlenilmemesi, polisin mevzuata aykırı davranması, düzeni sağlamak yerine, düzeni bozmaya yönelmesi can kayıplarını da beraberinde getiriyor. Polis veya eylemci. Bu eyleme katılan kimsenin can kaybı olmasını isteyeceğini düşünmüyorum. Aksine, can kayıplarına ne kadar üzüldüğümüzü ve elimizden her şeyi yaptığımızı biliyorum. Sorumluluğu eylemcilere atılmamalı. Senelerdir, bir hiç uğruna canını askerlerin, terörist başıyla görüşmesi konusunda anneler aynı fikirde miydi? Zannetmiyorum.
Karakterim ve insanlığım, baskıya karşı dik durmam gerektiğini söylüyor. Birisi yaşam alanıma müdahale ettiğinde, ağacıma dokunduğunda, türbanıma dokunduğunda, dilime dokunduğunda, bana ne yapmam, nasıl yaşamam gerektiğini söylediğinde, boyun eğip "evet, senin dediğin gibi yaşamak zorundayım" dememek için sokaktayım.
Amacın ne?
Amaç, çoğunluğu sağladım deyip, her istediğini yapabileceğine zannedenlere, demokrasinin çoğunluk demek olmadığını, toplumun farklı kültür ve yapılardan oluştuğunu, ülkeyi yönetenlerin, sadece çoğunlu değil de toplumun her kesimini kucaklaması gerektiğini hatırlatmak. Yönettiği halk içinde, ben de varım demek.
Davranışın ülken adına mı?
insan adına, her şey insan adına... insanlığın tabiatına, yani özgürlüğüne... Ülkede senelerdir, kısıtlanan, din adına kandırılan, mustafa kemal adına kandırılan insanlar adına. Devletin halk için var olduğunu hatırlatmak adına.
Şayet ülken adına ise yüzde kaça tekabül ediyorsun?
Dört sene hukuk fakültesi okudum, sekiz yıldır siyaset bilimi üzerine kafa patlatıyorum. Demokrasinin, sadece sandıktan ibaret olmadığını gayet iyi biliyorum. Zira oylama dediğiniz seçim sistemi değişkendir. Bu yüzden belirli sürelerde tekrar yapılır. Oy kullananların fikirlerinin değişmesi muhtemeldir. Seçim, demokrasinin sadece başlangıcıdır. Halkın demokrasiye katılımının farklı yolları da vardır. Aynı bugün gezi parkında kitap okuyarak, dans ederek, şarkı söyleyerek protestolarını dile getirenler gibi.
Ülkenin savaş alanına dönmesine ne diyorsun?
Polis devleti diyorum... Polis devletinde, halkı yıldırmanın, korkutmanın yolu, eldeki silahlı kuvvet yoluyla halkı sindirmektir. Olayların başlangıcına dönelim, sabah saat 5:00'te çadırları yakılan ve zorla gezi parkından atılmaya çalışılan insanların başına gelen budur. Sorgusuz, sualsiz, dinlemeden, yok sayarak sadece kuvvet ile müdahale etmek. Ülkenin çoğu bölgesindeki çatışmanın sona ermesi ve yerini şarkılı, kitap okumalı protestolara bırakması polisin halkın meydanından çekilmesi sonucu olmamış mıdır? Bakınız, polisin olduğu ve zor kullanmaya çalıştığı her yerde çatışma var. Ülkenin savaş alanına dönmesinin tek sorumlusu, halka müdahale edilmesini isteyen yetkililerdir.
Can kayıpları olması normal mi? Her eylemde olur mu o kadar diyorsun? Annesi seninle aynı fikirde midir?
Polisin elindeki gücü orantısız kullanması sonucu, ortaya can kayıplarının çıkması normal. Bunun olacağı, günlerdir dile getiriliyor ve polisin sokaklardan çekilmesi, müdahale de bulunmaması isteniyor. Dinlenilmemesi, polisin mevzuata aykırı davranması, düzeni sağlamak yerine, düzeni bozmaya yönelmesi can kayıplarını da beraberinde getiriyor. Polis veya eylemci. Bu eyleme katılan kimsenin can kaybı olmasını isteyeceğini düşünmüyorum. Aksine, can kayıplarına ne kadar üzüldüğümüzü ve elimizden her şeyi yaptığımızı biliyorum. Sorumluluğu eylemcilere atılmamalı. Senelerdir, bir hiç uğruna canını askerlerin, terörist başıyla görüşmesi konusunda anneler aynı fikirde miydi? Zannetmiyorum.
akp siz yazar. her yazisi okunmalidir.
savunduğu fikirlerde sağlam argümanlara sahip çıkan aynı zamanda kaliteli yorumları bulunan yazar.keşke her yazar böyle olsa dedirtir.
(bkz: Daffy Duck)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar