bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- 0 0 711
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi2
- insan ne ister6
- doktor2
- claudian clouds33
- kadınlar8
- önyargı3
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- yazarların akşam yemekleri6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- en iyi vampir filmi4
- islamda namaz yoktur30
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- sevdiğiniz yazarlar8
- dantelli sütyen takan erkek12
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- true'nun engelli olması6
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- okan buruk9
- kürdistan10
- ölümden korkuyor musunuz17
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- günün sözü16
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- tai lung8
- yesene beni diyen kız9
- gocu33
- queen feristah15
Dönersin gecenin siyahında bilinmedik bir yolun köşesinden hayatın içine, belki de en derinlerinde bir yere, ayağında altı delik, bastığın yerdeki suların hepsini içine alan parmakların için üstü kapalı havuz edası veren pabuçların.
Zatüre olma ihtimali seni bağlamaz, Seni bağlayan bu şehrin sınırlarıdır, gecelerin gündüzlerin sınırları... Köşeden döndüğünde adımı bastığın sularında ıslandığın bu şehrin sınırları...
Ana caddelerinde rüzgarın havaya savurduğu parfümlerin o güzelim nahoş kokuları sokak aralarında bir çöp kutusunun kenarına sızmış, bir elinde şarabı, bir elinde sigarasıyla yarım ayık, yarım sarhoş olan senin burnundan ciğerlerine dolar yavaş yavaş. Sonra bir yerlerden tanıdığını anlarsın bu kokuyu daha bir derin çekersin gelmez, bir esintinin son perdesidir aldığın koku. Belki kokunun sahibi ana caddede bir taksiye binmiş evine yol alırken, sen onun, o olma ihtimaliyle sarılırsın şaraba ve sigaraya. Gece uzundur, öldürür insanı. Uyusan, sabah olur, sana göre değildir sabah. Kaçacak, sığınacak yerin yoktur, sığındığın çöp tenekesinden başka.
Teşhirin kralı, yüz buruşturmaların, acımasız ve acıyan bakışların merkezi olursun. Uyumasan! Üstünde, sana ve haline acıyan bir mağaza sahibinin verdiği daha neredeyse gıcır gıcır denebilecek kıyafetlerin, sabaha çıkamama endişesi sarar.
Çıplak olmak, çıplak kalmak değildir korkun. Aksine sana göre zaten insanlar çıplaktır. Giysiler bedenleri örter, sana göre ruhlar çıplaktır. Ruhunu atıp sokağa dolaşan sen ise özgürsündür. Herkes gibi düzene uymamış ruhunu ve bedenini bu metropol de şeytana satmaktan kaçmışsındır.
Nedendir bilinmez şeytan o gün bugündür bulaşmamıştır. Ne hırsızlık yap telkinleri olmuştur sana ne de bu gidişle olacağını düşünmektesindir.
Belki de bunu sağlayan şey, senin şeytanın ta kendisi olmandır...
Zatüre olma ihtimali seni bağlamaz, Seni bağlayan bu şehrin sınırlarıdır, gecelerin gündüzlerin sınırları... Köşeden döndüğünde adımı bastığın sularında ıslandığın bu şehrin sınırları...
Ana caddelerinde rüzgarın havaya savurduğu parfümlerin o güzelim nahoş kokuları sokak aralarında bir çöp kutusunun kenarına sızmış, bir elinde şarabı, bir elinde sigarasıyla yarım ayık, yarım sarhoş olan senin burnundan ciğerlerine dolar yavaş yavaş. Sonra bir yerlerden tanıdığını anlarsın bu kokuyu daha bir derin çekersin gelmez, bir esintinin son perdesidir aldığın koku. Belki kokunun sahibi ana caddede bir taksiye binmiş evine yol alırken, sen onun, o olma ihtimaliyle sarılırsın şaraba ve sigaraya. Gece uzundur, öldürür insanı. Uyusan, sabah olur, sana göre değildir sabah. Kaçacak, sığınacak yerin yoktur, sığındığın çöp tenekesinden başka.
Teşhirin kralı, yüz buruşturmaların, acımasız ve acıyan bakışların merkezi olursun. Uyumasan! Üstünde, sana ve haline acıyan bir mağaza sahibinin verdiği daha neredeyse gıcır gıcır denebilecek kıyafetlerin, sabaha çıkamama endişesi sarar.
Çıplak olmak, çıplak kalmak değildir korkun. Aksine sana göre zaten insanlar çıplaktır. Giysiler bedenleri örter, sana göre ruhlar çıplaktır. Ruhunu atıp sokağa dolaşan sen ise özgürsündür. Herkes gibi düzene uymamış ruhunu ve bedenini bu metropol de şeytana satmaktan kaçmışsındır.
Nedendir bilinmez şeytan o gün bugündür bulaşmamıştır. Ne hırsızlık yap telkinleri olmuştur sana ne de bu gidişle olacağını düşünmektesindir.
Belki de bunu sağlayan şey, senin şeytanın ta kendisi olmandır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar