bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor12
- arkadaşlar naber ya3
- en köylü özelliğiniz4
- inşaat gürültüsü3
- slip mayo giyen erkek3
- sözlük çok bozdu3
- çomar müzikleri3
- mayışı çekmek3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- tiroidli hanım3
- sidretü l münteha4
- zorunlu eğitim7
- türk ateisti7
- yanık akrep dumanı çekmek5
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek3
- organize suç örgütü2
- kanal 72
- yunanistan29
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- şimdi mokv olacaktı4
- seferihisar2
- z kuşağı8
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- dünüşü4
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- şımarık insan belirtileri2
- la ilahe illallah3
- ali vefa6
- tekne turu14
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- sabahın köründe denize girmek3
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- eğitimin anlamsızlığı3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- gürcistan26
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
Dönersin gecenin siyahında bilinmedik bir yolun köşesinden hayatın içine, belki de en derinlerinde bir yere, ayağında altı delik, bastığın yerdeki suların hepsini içine alan parmakların için üstü kapalı havuz edası veren pabuçların.
Zatüre olma ihtimali seni bağlamaz, Seni bağlayan bu şehrin sınırlarıdır, gecelerin gündüzlerin sınırları... Köşeden döndüğünde adımı bastığın sularında ıslandığın bu şehrin sınırları...
Ana caddelerinde rüzgarın havaya savurduğu parfümlerin o güzelim nahoş kokuları sokak aralarında bir çöp kutusunun kenarına sızmış, bir elinde şarabı, bir elinde sigarasıyla yarım ayık, yarım sarhoş olan senin burnundan ciğerlerine dolar yavaş yavaş. Sonra bir yerlerden tanıdığını anlarsın bu kokuyu daha bir derin çekersin gelmez, bir esintinin son perdesidir aldığın koku. Belki kokunun sahibi ana caddede bir taksiye binmiş evine yol alırken, sen onun, o olma ihtimaliyle sarılırsın şaraba ve sigaraya. Gece uzundur, öldürür insanı. Uyusan, sabah olur, sana göre değildir sabah. Kaçacak, sığınacak yerin yoktur, sığındığın çöp tenekesinden başka.
Teşhirin kralı, yüz buruşturmaların, acımasız ve acıyan bakışların merkezi olursun. Uyumasan! Üstünde, sana ve haline acıyan bir mağaza sahibinin verdiği daha neredeyse gıcır gıcır denebilecek kıyafetlerin, sabaha çıkamama endişesi sarar.
Çıplak olmak, çıplak kalmak değildir korkun. Aksine sana göre zaten insanlar çıplaktır. Giysiler bedenleri örter, sana göre ruhlar çıplaktır. Ruhunu atıp sokağa dolaşan sen ise özgürsündür. Herkes gibi düzene uymamış ruhunu ve bedenini bu metropol de şeytana satmaktan kaçmışsındır.
Nedendir bilinmez şeytan o gün bugündür bulaşmamıştır. Ne hırsızlık yap telkinleri olmuştur sana ne de bu gidişle olacağını düşünmektesindir.
Belki de bunu sağlayan şey, senin şeytanın ta kendisi olmandır...
Zatüre olma ihtimali seni bağlamaz, Seni bağlayan bu şehrin sınırlarıdır, gecelerin gündüzlerin sınırları... Köşeden döndüğünde adımı bastığın sularında ıslandığın bu şehrin sınırları...
Ana caddelerinde rüzgarın havaya savurduğu parfümlerin o güzelim nahoş kokuları sokak aralarında bir çöp kutusunun kenarına sızmış, bir elinde şarabı, bir elinde sigarasıyla yarım ayık, yarım sarhoş olan senin burnundan ciğerlerine dolar yavaş yavaş. Sonra bir yerlerden tanıdığını anlarsın bu kokuyu daha bir derin çekersin gelmez, bir esintinin son perdesidir aldığın koku. Belki kokunun sahibi ana caddede bir taksiye binmiş evine yol alırken, sen onun, o olma ihtimaliyle sarılırsın şaraba ve sigaraya. Gece uzundur, öldürür insanı. Uyusan, sabah olur, sana göre değildir sabah. Kaçacak, sığınacak yerin yoktur, sığındığın çöp tenekesinden başka.
Teşhirin kralı, yüz buruşturmaların, acımasız ve acıyan bakışların merkezi olursun. Uyumasan! Üstünde, sana ve haline acıyan bir mağaza sahibinin verdiği daha neredeyse gıcır gıcır denebilecek kıyafetlerin, sabaha çıkamama endişesi sarar.
Çıplak olmak, çıplak kalmak değildir korkun. Aksine sana göre zaten insanlar çıplaktır. Giysiler bedenleri örter, sana göre ruhlar çıplaktır. Ruhunu atıp sokağa dolaşan sen ise özgürsündür. Herkes gibi düzene uymamış ruhunu ve bedenini bu metropol de şeytana satmaktan kaçmışsındır.
Nedendir bilinmez şeytan o gün bugündür bulaşmamıştır. Ne hırsızlık yap telkinleri olmuştur sana ne de bu gidişle olacağını düşünmektesindir.
Belki de bunu sağlayan şey, senin şeytanın ta kendisi olmandır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar