bugün
- nervio17
- sözlük kızlarının kahveleri9
- uludağ sözlük size ne kattı13
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- sözlükte yazan ünlüler3
- aykolik adamdır4
- şarapçı koala yalnız değildir9
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- fusya semsiyeli yabanci14
- mutlu ama tekerlek olsun4
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- bir kadının en zevk aldığı an5
- amin feryadi2
- sarapci koala44
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- sözlükteki mağara adamları3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- recep tayyip erdoğan8
- sorgulanmayan eğitim2
- barbunya2
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- keşan3
- 2026 ekonomik krizi2
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak3
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- kıvırcık saç8
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- bireysel emeklilik2
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- serhat kılıç20
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- çağla idi3
- piercing takmanın zorluğu5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- arkadaşlar görüşürüz2
- rica ediyorum kimse beni savunmasın2
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- hazret ktc2
- tik tok2
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi4
- kelebek saç kesimi4
- iktidarsız erkek2
- mutlu bey biraderin elmas bey birader olması2
- şarapçının mal varlığı9
- tai lung42
12 yıldır dinleye dinleye bıktığımız AKP şarkısı.
Türban olayını mağduriyet olarak kullandılar.
Şiir okudum, hapse atıldım mağduriyeti.
Parti kapatma davalarından doğan mağduriyet.
27 Mart, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat mağduriyetleri.
Son mağduriyet olarak 17 Aralık Mağduriyeti çıktı başımıza.
Hepimizi salak yerine koyarak yine mağduru oynuyor AKP ve elbette başbakan.
Rüşvet ve yolsuzluk olayları almış başını gidiyor ama ortada paralel devlet mağduriyeti var.
Sanki bu frankenstein'ı başlarına kendileri sarmamış gibi.
Zamanında meydanlarda "Ne istediniz de yapmadık" dememişler gibi.
Ucu kendilerine dokununca mağdur oldular.
Sanki yalan yanlış delillerle masum insanları hapislere yollamamışlar gibi.
Neymiş efendim bu olayların ortaya çıktığı dönem çok manidarmış.
Elbette ki Cemaatin de devlet içinde adamları var. Bu adamlar bizzat AKP tarafından yerleştirildi üstelik.
Aynı cephede ortak düşmanlara karşı savaşılırken sorun yoktu.
Ama adamın gelir kapısına kilit vurmaya kalkarsan elbette ki can havliyleo da sana saldırır.
Yine de tüm bunlar yolsuzlukların yapılmadığını da göstermiyor üstelik.
Sanki suç yolsuzluk yapmak, rüşvet almak değilmiş de bunların ortaya çıkarılması gibiymiş davranıyorlar bir de.
Daha düne kadar Zekariya Öz'ü yere göğe sığdıramayan, deniz kabukları içinde saklayan başbakan şimdi tehditler savuruyor, hakkında kitaplar dahi yazan AKP milletvekili Şamil Tayyar ise öfke kusuyor, ağzını bozuyor ve Zekeriya Öz'ün ağzıyla "kıç"ının yer değiştirmiş olduğunu söylüyor.
Kimse rüşvetten bahsetmiyor, kimse 700 bin liralık hediye saatten söz etmiyor, kimse verilen ihaleler sonrası Umre seyahatine hak kazanan akp'lilerden bahsetmiyor. Kısacası kimse kral çıplak diyemiyor.
"Bırakın yargı görevini yapsın" diye bas bas bağıran başbakan şimdi aynı yargı kendisine yönelince savcıları görevden alıyor, yetmiyor emniyet müdürlerini de. Yetmiyor, kürsüden savcıya "dur bakalım daha görüşeceğiz" diyor. Bu insanlar yargıya da müdehale etmediklerini söylüyorlar. Oysa "gün gelir yoksaydığın hukuka, adalete senin de ihtiyacın olur" dendiğinde yeri göğü inletmişti.
ergenekon'dan ve balyoz'dan suçsuz yere, sahte deliller üretilerek, kendini savunma hakkı tanınmayarak yıllardır hapis yatan insanların halini anlamak için bunların mı olması gerekiyordu?
Ama ne yaparsa yapsın bu ayıp iktidarın üzerine yapıştı bir kere. Şimdi gerek askerleri, gerek gazetecileri gerek suçsuz yere hapislere tıkılan insanları dışarı çıkarmak için çabalasalar da gerçekleri örtemeyecekler.
Türkiye'yi avucuna almış iki büyük gücün savaşı da 2014 yılında devam edecek...
Türban olayını mağduriyet olarak kullandılar.
Şiir okudum, hapse atıldım mağduriyeti.
Parti kapatma davalarından doğan mağduriyet.
27 Mart, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat mağduriyetleri.
Son mağduriyet olarak 17 Aralık Mağduriyeti çıktı başımıza.
Hepimizi salak yerine koyarak yine mağduru oynuyor AKP ve elbette başbakan.
Rüşvet ve yolsuzluk olayları almış başını gidiyor ama ortada paralel devlet mağduriyeti var.
Sanki bu frankenstein'ı başlarına kendileri sarmamış gibi.
Zamanında meydanlarda "Ne istediniz de yapmadık" dememişler gibi.
Ucu kendilerine dokununca mağdur oldular.
Sanki yalan yanlış delillerle masum insanları hapislere yollamamışlar gibi.
Neymiş efendim bu olayların ortaya çıktığı dönem çok manidarmış.
Elbette ki Cemaatin de devlet içinde adamları var. Bu adamlar bizzat AKP tarafından yerleştirildi üstelik.
Aynı cephede ortak düşmanlara karşı savaşılırken sorun yoktu.
Ama adamın gelir kapısına kilit vurmaya kalkarsan elbette ki can havliyleo da sana saldırır.
Yine de tüm bunlar yolsuzlukların yapılmadığını da göstermiyor üstelik.
Sanki suç yolsuzluk yapmak, rüşvet almak değilmiş de bunların ortaya çıkarılması gibiymiş davranıyorlar bir de.
Daha düne kadar Zekariya Öz'ü yere göğe sığdıramayan, deniz kabukları içinde saklayan başbakan şimdi tehditler savuruyor, hakkında kitaplar dahi yazan AKP milletvekili Şamil Tayyar ise öfke kusuyor, ağzını bozuyor ve Zekeriya Öz'ün ağzıyla "kıç"ının yer değiştirmiş olduğunu söylüyor.
Kimse rüşvetten bahsetmiyor, kimse 700 bin liralık hediye saatten söz etmiyor, kimse verilen ihaleler sonrası Umre seyahatine hak kazanan akp'lilerden bahsetmiyor. Kısacası kimse kral çıplak diyemiyor.
"Bırakın yargı görevini yapsın" diye bas bas bağıran başbakan şimdi aynı yargı kendisine yönelince savcıları görevden alıyor, yetmiyor emniyet müdürlerini de. Yetmiyor, kürsüden savcıya "dur bakalım daha görüşeceğiz" diyor. Bu insanlar yargıya da müdehale etmediklerini söylüyorlar. Oysa "gün gelir yoksaydığın hukuka, adalete senin de ihtiyacın olur" dendiğinde yeri göğü inletmişti.
ergenekon'dan ve balyoz'dan suçsuz yere, sahte deliller üretilerek, kendini savunma hakkı tanınmayarak yıllardır hapis yatan insanların halini anlamak için bunların mı olması gerekiyordu?
Ama ne yaparsa yapsın bu ayıp iktidarın üzerine yapıştı bir kere. Şimdi gerek askerleri, gerek gazetecileri gerek suçsuz yere hapislere tıkılan insanları dışarı çıkarmak için çabalasalar da gerçekleri örtemeyecekler.
Türkiye'yi avucuna almış iki büyük gücün savaşı da 2014 yılında devam edecek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar