bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    thomas bernhard eseridir; aslında doruk noktalarından birisidir. gene avusturya tuvaletlerinin eleştirisi, gene toplumdan uzak herşeyden nefret eden adam görüntüsü, ve gene fikirlerin romanın belki de üzerine çıkması, belirli yerlerde de gene avustuya'ya farklı stilde giydirmeler.

    ama biraz daha derinlemesine anlamak gerektir bu eseri. ''bitik adam'' wertheimer anlatılır bu eserde; daha doğrusu glenn gould'un verdiği isimle ''bitik adam''. aslında konuşan insanlar ideali olan insanlardır, daha doğrusu belki de alanlarında bir ilk bir dehanın olması onları o alandan soğutur niteliktedir.

    wertheimer bunun kurbanıdır, glenn gould ise maktül! bazen sözlerinin arasında derin aforizmalar vardır yakalanması gereken. bazen de der stimmenimitatör'de olduğu gibi nokta vuruşu yapar neye uğradığınızı şaşırırsınız!
    1 ... calderon de la barca
  2. 2.
    (bkz: der untergang) *
    1 ... tata
  3. 3.
    yazarın viyanada müzik eğitim aldığı yıllardan esinlenerek yazdığı okunası eserdir.eser mozarteum müzik okulunda okuyan 3 farklı karakterde piyano virtüözünün kişilik tahlilleri üzerinde durur.yazarın avusturya yı eleştiren, yerden yere vuran o sert tavrı bu eserde de yer yer görülür.

    thomas bernhard,bir anlamda üç parçaya ayrılmış kişiliğini tek bir insanda özellikle wertheimerde görür.wertheimer trafik kazasında kaybettiği ailesine inat,kendini ispatlamak için mozerteuma piyano virtüözü olarak girmiştir.eğitim aldığı yıllarda traiche de 45 yaşına gelmiş kız kardeşiyle kalmaktadır.kız kardeşini adeta evdeki biblodan farksız görmekte,onun ömür boyu yanında kalacağına inanmaktadır;bir süre sonra kız kardeşi isviçreli bir iş adamına kaçar ne yazık ki! bir daha geri dönmez.işte wertheimer in hayatındaki kırılma anlarından birisi olur bu!

    mozarteumda tanıştığı amerikalı müthiş yetenek glenn could onu bitik adam olarak nitelendirir bu yüzden.kız kardeşine ve kocasına olan öfkesi her geçen gün dilinde daha da fazla yer eder.wertheimere göre isviçre yeryüzünün genel evidir:basel-zürih-chur aşağılık yerlerdir!!!herkesten nefret etmektedir;onu hayata bağlayan tek insan müzik hocası horowitzdir.glennin goldberg varyasyonlarını ustaca çalması,füg sanatını çok iyi bilmesi,new york u dünyanın en güzel şehri olarak görmesi horowitzden daha önemli değildir.onun içine sindiremediği tek bir şey vardır:chur gibi lanet bir isviçre şehrine wertheimeri tercih etmiştir!!

    halbuki glenn could dan hiçbir şeyi eksik değildir ama kendini kollarını sallayarak limanda dolaşan yalnız adamdan farksız hisssetmektedir.kızkardeşi onu terkettikten sonra neredeyse 1 sene hiç dışarı çıkmamış,hayata küsmüştür.kronik bunalıma daha fazla dayanamamış viyanaya gelmiştir.glenn couldun tabiriyle bitik adam werheimer tarif edilmez bir intikam hırsıyla hayatına devam etmektedir.zor bir okadar da katlanılması imkansız acılar içindedir kendince.

    işte bu yok edilişin içinde kız kardeşin evinin yanıbaşında bir evde kendini asmıştır.cesedi bulan adam werthaimer in üzerinden çıkan kimlikteki soyadın çok yabancı gelmediğini farketmiş ve werheimer in kız kardeşine ulaşmıştır.kız kardeşi haberi alır almaz chur da bir cenaze töreni düzenletmiş sade ve sevimsiz bir törenle wertheimer gömülmüştür.sonunda intikamını almıştır wertheimer!

    aslında bunun adı intikammıdır yoksa sevgi mi tarif etmek imkansız ama yazarın kitaplarına serpiştirdiği dramatik örgülerden birisidir.yazar okuru öksüz bırakır bir anlamda,sahipsizdir okur.nasıl ki avusturya yı kıtır kıtır kritik ettiği için aforoz edilmiştir thomas bernhard ülkesinden,nefreti onu sahipsiz yersiz yurtsuz bırakmıştır,okura da bunu yaşatır.yazar, nefreti de bir çeşit sevgi sayar esasında,tıpkı wertheimer in kız kardeşine ölümle kavuşması gibidir...
    1 ... brell

alakalı başlıklar