bugün
- apo idam edilmeli12
- sözlükle ilgili endişeler5
- sözlüğün en sevilen yazarı28
- sözlüğün siyasallaşması4
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan2
- sorgulayan aklı insana kim verdi18
- öfke6
- gta 64
- ateistlerin yaşama amacı24
- teröriste sövmek artık yasak23
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- sözlüğe küsmek15
- gayler5
- solu kürt alevi ermeni üçgeninden kurtarmak3
- bir kızın kucağınıza oturması6
- velvet17
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- ölen porno yıldızının ruhunu çağırmak4
- reisçi yazarın siyasi olmayan entryleri3
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- mutlu olmak isteyenlere tavsiyeler3
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- tcmb rezervleri 188 4 milyar dolar5
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- katatespizartmasi5
- yeter ulan artık19
- paraya bakan kızlar3
- yeni parti cb adayının başa gelmesi2
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi7
- fenerbahçe vs galatasaray19
- fethullah gülen vs abdullah öcalan2
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- kürtse de kürt insan seçiyor mu doğarken nolcağını4
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- insan ilişkileri2
- merhaba arkadaşlar4
- melih gökçek'in almanya daki apartmanı2
- babadan alınan nasihatler4
- ofsaytımsı7
- fenerbahçe25
- mutlu ama tekerlek olsun3
- sözlüğe yönelen gama ışınları2
- tarihin en kötü lyonu14
- fenerbahçe ve galatasaray şlden kaç puan alır4
- iğrenç insanlar bahçesi4
- dindarların çoğunun fakir olması8
- kadıköy5
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
bir dedeye en çok yakışan isim sanırım senin ismin dedem.
hiç tanımadım ki seni. 17.09.1974 de göçüp gitmişsin.
o kadar yakışıklısın, öylesine asil bir duruşun var ki sana hayranım ben.
hiç tanımadım, hiç bilmedim seni ama anlatanlar seni, hayran bırakıyor sana.
sen erkenden göçüp gitmiş adam, sen belki beni tanısan sen de çok severdin belki. belki kimse kıramazdı kalbimi. bastonunla bir indirdin mi kafasına yerinden kalkamazdı kerkenezler.
dedem, ne güzel ismin var senin. en güzel dede ismi. "kahraman" dedem, kahramanımsın.
mezarın taaa rize'de. her gittiğimde mezarına, sanki seni yeni gömüyorum toprağa. hiç tanımadığım bir adamın mezar taşında ismini görmeye dayanamıyorum. mezarının bir yanında kivi bir yanında mandalina. toprağından meyveleri temizlerken ürküyorum.
kahraman dedem, bizi görüyor musun?
kahraman dedem, babam seni çok özlemiş.
kahraman dedem, sen de babam gibi mi kokardın?
kahraman dedem, amcam yaşlanmış.
hiç tanımadım ki seni. 17.09.1974 de göçüp gitmişsin.
o kadar yakışıklısın, öylesine asil bir duruşun var ki sana hayranım ben.
hiç tanımadım, hiç bilmedim seni ama anlatanlar seni, hayran bırakıyor sana.
sen erkenden göçüp gitmiş adam, sen belki beni tanısan sen de çok severdin belki. belki kimse kıramazdı kalbimi. bastonunla bir indirdin mi kafasına yerinden kalkamazdı kerkenezler.
dedem, ne güzel ismin var senin. en güzel dede ismi. "kahraman" dedem, kahramanımsın.
mezarın taaa rize'de. her gittiğimde mezarına, sanki seni yeni gömüyorum toprağa. hiç tanımadığım bir adamın mezar taşında ismini görmeye dayanamıyorum. mezarının bir yanında kivi bir yanında mandalina. toprağından meyveleri temizlerken ürküyorum.
kahraman dedem, bizi görüyor musun?
kahraman dedem, babam seni çok özlemiş.
kahraman dedem, sen de babam gibi mi kokardın?
kahraman dedem, amcam yaşlanmış.
dedem,
hepimiz nasıl özledik seni fotoğraflarına bakmak çok zor geliyor bir kaç video görüntünde var genelde sülale toplandığında izliyoruz onları hepimiz ağlıyoruz... seni anlatıp birbirimize şöyle derdi böyle derdi deyip duruyoruz gülüyoruz burukça kendi aramızda senin laflarından bir jargon oluşturduk resmen ne güzel adamdın sen can dedem hiç gelmeyeceksin bize ama biz sana bir gün muhakkak geleceğiz bekle bizi...
hepimiz nasıl özledik seni fotoğraflarına bakmak çok zor geliyor bir kaç video görüntünde var genelde sülale toplandığında izliyoruz onları hepimiz ağlıyoruz... seni anlatıp birbirimize şöyle derdi böyle derdi deyip duruyoruz gülüyoruz burukça kendi aramızda senin laflarından bir jargon oluşturduk resmen ne güzel adamdın sen can dedem hiç gelmeyeceksin bize ama biz sana bir gün muhakkak geleceğiz bekle bizi...
çoktan ölmüş olmalıydın ama ölmeyi unutmuş gibi bir halin var..
dede,
seni düşündüğümde hep kahverengi çizgili kumaş peçeten geliyor aklıma, hiç bir zaman kağıt peçete kullanmadın sen, hep o kahverengi kumaş peçeten, yıkayıp yıkayıp onu kullanmana anlam veremezdim o zamanlar, iğrenç gelirdi bana, şimdi küresel ısınmayla birlikte daha anlamlı geliyor bu davranışın, senin ve tüm nesildaşlarının, biz alışığız her şeyi kullanıp atmaya, bir gün de dünya atacak bizi ama.
pikabını ve o dev gibi radyonu ben aldım sen göçtükten sonra, evimin baş köşesinde duruyorlar, her gün söz veriyorum tamir edeceğim diye ama hep ihmal ediyorum, zaten mühendisler böyledir, her şeyi bilirler ama hiç bir şey yapamazlar. ama sen öylemiydin dede, çiftçiydin, üretirdin. her yaz diktiğin çamların gölgesinde yemek yerken, hayır duamızı alıyorsun, bize kalsa pergule yapar çözerdik gölge ihtiyacımızı, ama canlı ağaç varken ne gerek var onu kesip pergule yapmaya, öyle değil mi?
askerlik anılarını anlatmaya başladın mı, "aman dede ya offff" diyerek susturmaya çalışırdık seni, bitmez mi askerlik anıları yahu birinin derdik, ama sizin zamanınızda 5 seneydi askerlik, tabi ki bitmezdi anılarınız, askere gidince anladım bunu, benim bile 5 ayda bir sürü anım oldu. şimdi burada olsaydın keşke, dinlerdim anılarını hiç sıkılmadan.
anneannemle beraber az uğraşmadınız beni evlendirmek için, tek dileğinizdi benden yana mürüvetimi görmek, ama o tek isteğinizi bile veremedim size, sonra da torunum diye dolaşıyorum değil mi ortada.
ah be dede, sizler gittikten sonra pek bir ıssızlaştı şu dünya.
sevgiyle,
eksper-i mental
seni düşündüğümde hep kahverengi çizgili kumaş peçeten geliyor aklıma, hiç bir zaman kağıt peçete kullanmadın sen, hep o kahverengi kumaş peçeten, yıkayıp yıkayıp onu kullanmana anlam veremezdim o zamanlar, iğrenç gelirdi bana, şimdi küresel ısınmayla birlikte daha anlamlı geliyor bu davranışın, senin ve tüm nesildaşlarının, biz alışığız her şeyi kullanıp atmaya, bir gün de dünya atacak bizi ama.
pikabını ve o dev gibi radyonu ben aldım sen göçtükten sonra, evimin baş köşesinde duruyorlar, her gün söz veriyorum tamir edeceğim diye ama hep ihmal ediyorum, zaten mühendisler böyledir, her şeyi bilirler ama hiç bir şey yapamazlar. ama sen öylemiydin dede, çiftçiydin, üretirdin. her yaz diktiğin çamların gölgesinde yemek yerken, hayır duamızı alıyorsun, bize kalsa pergule yapar çözerdik gölge ihtiyacımızı, ama canlı ağaç varken ne gerek var onu kesip pergule yapmaya, öyle değil mi?
askerlik anılarını anlatmaya başladın mı, "aman dede ya offff" diyerek susturmaya çalışırdık seni, bitmez mi askerlik anıları yahu birinin derdik, ama sizin zamanınızda 5 seneydi askerlik, tabi ki bitmezdi anılarınız, askere gidince anladım bunu, benim bile 5 ayda bir sürü anım oldu. şimdi burada olsaydın keşke, dinlerdim anılarını hiç sıkılmadan.
anneannemle beraber az uğraşmadınız beni evlendirmek için, tek dileğinizdi benden yana mürüvetimi görmek, ama o tek isteğinizi bile veremedim size, sonra da torunum diye dolaşıyorum değil mi ortada.
ah be dede, sizler gittikten sonra pek bir ıssızlaştı şu dünya.
sevgiyle,
eksper-i mental
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar