bugün
- tai lung8
- kedi kumu4
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- ioçk'nın mutfağı6
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır3
- yağmurcu neden akpli13
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- radikal karar almak5
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- tantuni4
- kedi köpek2
- beni özleyenler elime mum diksin19
- şükürcülük6
- muşlettin amca bey erecto birader2
- tost3
- erdal beşikçioğlu17
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu8
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- kızlar naber10
- sözlüğün çok durgun olması2
- zeytinyağlı tabağı2
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması4
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- call of duty black ops3
- pazartesi diyete başlamak4
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- velvet hanım aşk kadınıdır3
- borsa5
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- komşuya kahveye gitmek8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- üniversitelerdeki siber güvenlik programları2
- g3 ile intihar etmek3
- çok sıcak olması4
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- seda akman2
- öğrencilik halleri3
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- manifest5
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- hamama gitmek4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- ispanya6
Giovanni Boccaccio tarafından yazılmıştır. 1348'de Avrupa'da büyük bir veba salgını olur. Salgın boyunca tanık olduğu olaylarla etkilenen Boccacio, 1348'de başlayıp, 1351'de bitirdiği Decameron da salgın günlerinin Floransasını ele alır. 10 gün boyunca anlatılan 100 öyküden oluşur. Günde 10 öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Bunlar veba salgınından kaçmak için toplanan yedi genç kadınla(Pampinea, Filomena, Lauretta, Emilia, Ellisa, Fieametta ve Neifile) üç erkektir(Panfilo, Filostrato, Dioneo). Bu gençler, gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek, aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek amacıyla önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra bir şatoda konaklar. Her gün Cumartesi ve Pazar dışında, öğleden sonra bir öykü anlatır. Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise herkes dilediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur.
de camerone
kadınlara ithaf ettiği bir eserdir boccaccio'nun.
avrupa'dai veba salgınının floransa'dan görünüşünü anlatır. insanlarn hastalardan kaçtıkları br dönemdir. kendini tecrit eden on kişi anlatılır. (3 erkek, 7 kadın) bu on kişi şatoya saklanır, 10 kişi 10 günde 100 hikaye anlatır. decameron'un anlamı zaten "on gün" dür.
üç erkeği kadınlar davet eder. bunun nedeni; kadınların o dönemde bir erkeğin yardımı olmadan düzene giremeyeceklerini düşünmelerindendir.
kadınlara ithaf etme nedeni ise şudur; "erkekler canları sıkıldığında yapacak bir şeyler mutlaka bulur. ava giderler, dışarda toplanırlar..." orta çağ'da kadının yeri ev olduğundan; "kadınlar evde kendilerini oyalayamıyorlar, dışarı çıkamıyorlar. onlar oyalansın diye bu ktabı yazdım." der. bu kitap orta çağ'da kadının yerini gösteren bir kitaptır.
batı için yeni bir teknik kullanılmış; hikaye içinde hikaye anlatmak! bu teknik doğu'da biliniyor.
(pançatantra, bin bir gece masalları)
hemen hemen her hikayede " fiemetta" karakteri karşımıza çıkar bu boccaccio'nun uydurduğu isimdir ama anlamı vardır. napoli kralı'nın kızı maria'ya duyduğu aşk nedeniyle onun yerine koymuştur hikayelerindeki fiemetta'yı.
kadınların sabır duygusu üzerinde durmuştur. son hikayede; kadının eşinden çektiği eziyetleri anlatır. kadın her şeye rağmen yne sabırlıdır. erkek aslında kadını sınamaktadır. ve sonunda karısının sabrına inanamaz ve onun itaatkar biri olduğunu anlar eziyetten vazgeçer.
boccaccio kadınlara hep sabrı tavsiye eder. hikayelerden çıkan ortak mesajdır.
orta çağ'daki sosyal yapı değişmeler görülür. bunda rönesans etkilidir. köydekiler büyük şehre göç eder. derebeyleri ucuz iş gücünü kaybeder. zenginler, fakirleşmeye başlar. para el değişince fakir zenginleşmeye başlar. orta tabaka oluşur. işte boccaccio bu esrerinde bu oorta tabakaya seslenir.
kadınlara ithaf ettiği bir eserdir boccaccio'nun.
avrupa'dai veba salgınının floransa'dan görünüşünü anlatır. insanlarn hastalardan kaçtıkları br dönemdir. kendini tecrit eden on kişi anlatılır. (3 erkek, 7 kadın) bu on kişi şatoya saklanır, 10 kişi 10 günde 100 hikaye anlatır. decameron'un anlamı zaten "on gün" dür.
üç erkeği kadınlar davet eder. bunun nedeni; kadınların o dönemde bir erkeğin yardımı olmadan düzene giremeyeceklerini düşünmelerindendir.
kadınlara ithaf etme nedeni ise şudur; "erkekler canları sıkıldığında yapacak bir şeyler mutlaka bulur. ava giderler, dışarda toplanırlar..." orta çağ'da kadının yeri ev olduğundan; "kadınlar evde kendilerini oyalayamıyorlar, dışarı çıkamıyorlar. onlar oyalansın diye bu ktabı yazdım." der. bu kitap orta çağ'da kadının yerini gösteren bir kitaptır.
batı için yeni bir teknik kullanılmış; hikaye içinde hikaye anlatmak! bu teknik doğu'da biliniyor.
(pançatantra, bin bir gece masalları)
hemen hemen her hikayede " fiemetta" karakteri karşımıza çıkar bu boccaccio'nun uydurduğu isimdir ama anlamı vardır. napoli kralı'nın kızı maria'ya duyduğu aşk nedeniyle onun yerine koymuştur hikayelerindeki fiemetta'yı.
kadınların sabır duygusu üzerinde durmuştur. son hikayede; kadının eşinden çektiği eziyetleri anlatır. kadın her şeye rağmen yne sabırlıdır. erkek aslında kadını sınamaktadır. ve sonunda karısının sabrına inanamaz ve onun itaatkar biri olduğunu anlar eziyetten vazgeçer.
boccaccio kadınlara hep sabrı tavsiye eder. hikayelerden çıkan ortak mesajdır.
orta çağ'daki sosyal yapı değişmeler görülür. bunda rönesans etkilidir. köydekiler büyük şehre göç eder. derebeyleri ucuz iş gücünü kaybeder. zenginler, fakirleşmeye başlar. para el değişince fakir zenginleşmeye başlar. orta tabaka oluşur. işte boccaccio bu esrerinde bu oorta tabakaya seslenir.
(bkz: heptameron)
kitap kapağıyla hayli ilginçtir. adam hatunu domaltmış bir kitap kapağına sahiptir.
bu kitaptaki öyküler ilk başta didaktik bir havada geçerken, ileri safhalarda daha çirkin ve daha satirik bir forma bürünürler. o dönem kullanılan dilden dolayı mıdır yoksa boccaccio'nun soylu havasından mıdır pek bilemiyorum ama en çarpıcı hikayelerin dahi masumane bi anlatımı vardır sanki bu eserde.
çok önemli hikayelerdir;
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar