bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek9
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah15
- melatonin3
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- işiniz gücünüz yok mu11
- gocu43
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- bir kadından hoşlanmak3
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- apo'nun villası11
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- kendin hakkında bir entry bırak9
- kürdü sevin21
- zalbert ramstein4
- 195 kaslı pilot14
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- uludağ sözlük evreni8
- hasan atilla uğur14
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- mazotun litresi 101 lira35
- para yok huzur var11
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- nervio12
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- heyt bea gocu mu5
Giovanni Boccaccio tarafından yazılmıştır. 1348'de Avrupa'da büyük bir veba salgını olur. Salgın boyunca tanık olduğu olaylarla etkilenen Boccacio, 1348'de başlayıp, 1351'de bitirdiği Decameron da salgın günlerinin Floransasını ele alır. 10 gün boyunca anlatılan 100 öyküden oluşur. Günde 10 öykü anlatılır. Her günü bir kral ya da kraliçe yönetir. Bunlar veba salgınından kaçmak için toplanan yedi genç kadınla(Pampinea, Filomena, Lauretta, Emilia, Ellisa, Fieametta ve Neifile) üç erkektir(Panfilo, Filostrato, Dioneo). Bu gençler, gönüllerince yaşayarak gülüp eğlenmek, aklın sınırları dışına taşmayan zevkler tadabilmek amacıyla önce Fiesole dolaylarında bir evde, sonra bir şatoda konaklar. Her gün Cumartesi ve Pazar dışında, öğleden sonra bir öykü anlatır. Öykünün konusunu, o gün kim kral ya da kraliçe olduysa o belirler. Birinci ve dokuzuncu günde ise herkes dilediği öyküyü anlatır. Böylece yüz öykü anlatılmış olur.
de camerone
kadınlara ithaf ettiği bir eserdir boccaccio'nun.
avrupa'dai veba salgınının floransa'dan görünüşünü anlatır. insanlarn hastalardan kaçtıkları br dönemdir. kendini tecrit eden on kişi anlatılır. (3 erkek, 7 kadın) bu on kişi şatoya saklanır, 10 kişi 10 günde 100 hikaye anlatır. decameron'un anlamı zaten "on gün" dür.
üç erkeği kadınlar davet eder. bunun nedeni; kadınların o dönemde bir erkeğin yardımı olmadan düzene giremeyeceklerini düşünmelerindendir.
kadınlara ithaf etme nedeni ise şudur; "erkekler canları sıkıldığında yapacak bir şeyler mutlaka bulur. ava giderler, dışarda toplanırlar..." orta çağ'da kadının yeri ev olduğundan; "kadınlar evde kendilerini oyalayamıyorlar, dışarı çıkamıyorlar. onlar oyalansın diye bu ktabı yazdım." der. bu kitap orta çağ'da kadının yerini gösteren bir kitaptır.
batı için yeni bir teknik kullanılmış; hikaye içinde hikaye anlatmak! bu teknik doğu'da biliniyor.
(pançatantra, bin bir gece masalları)
hemen hemen her hikayede " fiemetta" karakteri karşımıza çıkar bu boccaccio'nun uydurduğu isimdir ama anlamı vardır. napoli kralı'nın kızı maria'ya duyduğu aşk nedeniyle onun yerine koymuştur hikayelerindeki fiemetta'yı.
kadınların sabır duygusu üzerinde durmuştur. son hikayede; kadının eşinden çektiği eziyetleri anlatır. kadın her şeye rağmen yne sabırlıdır. erkek aslında kadını sınamaktadır. ve sonunda karısının sabrına inanamaz ve onun itaatkar biri olduğunu anlar eziyetten vazgeçer.
boccaccio kadınlara hep sabrı tavsiye eder. hikayelerden çıkan ortak mesajdır.
orta çağ'daki sosyal yapı değişmeler görülür. bunda rönesans etkilidir. köydekiler büyük şehre göç eder. derebeyleri ucuz iş gücünü kaybeder. zenginler, fakirleşmeye başlar. para el değişince fakir zenginleşmeye başlar. orta tabaka oluşur. işte boccaccio bu esrerinde bu oorta tabakaya seslenir.
kadınlara ithaf ettiği bir eserdir boccaccio'nun.
avrupa'dai veba salgınının floransa'dan görünüşünü anlatır. insanlarn hastalardan kaçtıkları br dönemdir. kendini tecrit eden on kişi anlatılır. (3 erkek, 7 kadın) bu on kişi şatoya saklanır, 10 kişi 10 günde 100 hikaye anlatır. decameron'un anlamı zaten "on gün" dür.
üç erkeği kadınlar davet eder. bunun nedeni; kadınların o dönemde bir erkeğin yardımı olmadan düzene giremeyeceklerini düşünmelerindendir.
kadınlara ithaf etme nedeni ise şudur; "erkekler canları sıkıldığında yapacak bir şeyler mutlaka bulur. ava giderler, dışarda toplanırlar..." orta çağ'da kadının yeri ev olduğundan; "kadınlar evde kendilerini oyalayamıyorlar, dışarı çıkamıyorlar. onlar oyalansın diye bu ktabı yazdım." der. bu kitap orta çağ'da kadının yerini gösteren bir kitaptır.
batı için yeni bir teknik kullanılmış; hikaye içinde hikaye anlatmak! bu teknik doğu'da biliniyor.
(pançatantra, bin bir gece masalları)
hemen hemen her hikayede " fiemetta" karakteri karşımıza çıkar bu boccaccio'nun uydurduğu isimdir ama anlamı vardır. napoli kralı'nın kızı maria'ya duyduğu aşk nedeniyle onun yerine koymuştur hikayelerindeki fiemetta'yı.
kadınların sabır duygusu üzerinde durmuştur. son hikayede; kadının eşinden çektiği eziyetleri anlatır. kadın her şeye rağmen yne sabırlıdır. erkek aslında kadını sınamaktadır. ve sonunda karısının sabrına inanamaz ve onun itaatkar biri olduğunu anlar eziyetten vazgeçer.
boccaccio kadınlara hep sabrı tavsiye eder. hikayelerden çıkan ortak mesajdır.
orta çağ'daki sosyal yapı değişmeler görülür. bunda rönesans etkilidir. köydekiler büyük şehre göç eder. derebeyleri ucuz iş gücünü kaybeder. zenginler, fakirleşmeye başlar. para el değişince fakir zenginleşmeye başlar. orta tabaka oluşur. işte boccaccio bu esrerinde bu oorta tabakaya seslenir.
(bkz: heptameron)
kitap kapağıyla hayli ilginçtir. adam hatunu domaltmış bir kitap kapağına sahiptir.
bu kitaptaki öyküler ilk başta didaktik bir havada geçerken, ileri safhalarda daha çirkin ve daha satirik bir forma bürünürler. o dönem kullanılan dilden dolayı mıdır yoksa boccaccio'nun soylu havasından mıdır pek bilemiyorum ama en çarpıcı hikayelerin dahi masumane bi anlatımı vardır sanki bu eserde.
çok önemli hikayelerdir;
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar