bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- insan ne ister5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- meriç dükalığı8
- kadınlar7
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- sevdiğiniz yazarlar8
- en iyi kurt adam filmi3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- allah11
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- ölümden korkuyor musunuz17
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- kültür2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kuran2
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- intothenirvana2
- günün sözü16
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- tai lung8
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ile tatlı sert3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- intihar etmek4
- gary oldman2
- sözlüğün ölü gibi olması5
(dâüssıla)
yurt özlemi.
yurt özlemi.
fettulah gülen şiiri:
dinliyorum rûhumu gurbetten usanmışım,
bunca "dâüssıla"ya dayanırım sanmıştım..
her yeri vatan saymada meğer aldanmışım,
herkesle hemdem olacağıma inanmıştım...
bir yüce mefkûreye koşarken nefes nefes,
ülkemde yaşayıp orda ölmek hayâlimdi;
bir gam melodisi bu yerde duyduğum her ses,
yutkunuyorum belirsiz duygularla şimdi.
hiç bilmem gönlümün bu sevdâdan bıktığını,
yer yer bükülmüş olsa da irademin kaddi;
kim görmüş mecnun’un leyla’yı bıraktığını,
hep bu oldu dünyada düşüncemin serhaddi.
bir buz gibi gözümde her sabah doğan güneş,
kâbuslar gibi çöküyor çökünce her gece;
gündüzler burada kabir karanlığına eş,
insanlar ufuksuz, hayatsa tam bir bilmece..
renkler bir darlığın ağında, hepsi de gri,
anlamsız birer tümsek o koca gökdelenler;
duygular derbeder, düşüncelerse serseri,
bir hiçe bağlı burada doğanlar, ölenler.
düz günler monoton, bayramlarsa bir karnaval,
âdeta bir çöl gibi bana bu koca diyar;
izdırap tam ızdırap, neş’enin rengi melâl,
hazanla inim inim duyduğum yaz ve bahar.
vermiyor bencesini zevk u safanın hayat,
fecre kapalı sanki gönlümdeki tepeler;
hep ümide koşsam da, sarsılıyor hissiyat,
kaplıyor ufukları siyah siyah perdeler.
yok yaşamanın bu diyarda ölümden farkı,
sisli-dumanlı geçiyor inadına zaman;
duyulmuyor hiç hayattan dinlediğim şarkı,
tın tın nabızlarımda rûhumdaki hafakan...
iç murakabe deyip kendimi dinliyorum,
gördüğüm çerçevede yapayalnız efkârım;
bir mum macerası; yanıyor ve eriyorum,
olsaydı aydınlatmak bari yanarken kârım!.
dinliyorum rûhumu gurbetten usanmışım,
bunca "dâüssıla"ya dayanırım sanmıştım..
her yeri vatan saymada meğer aldanmışım,
herkesle hemdem olacağıma inanmıştım...
bir yüce mefkûreye koşarken nefes nefes,
ülkemde yaşayıp orda ölmek hayâlimdi;
bir gam melodisi bu yerde duyduğum her ses,
yutkunuyorum belirsiz duygularla şimdi.
hiç bilmem gönlümün bu sevdâdan bıktığını,
yer yer bükülmüş olsa da irademin kaddi;
kim görmüş mecnun’un leyla’yı bıraktığını,
hep bu oldu dünyada düşüncemin serhaddi.
bir buz gibi gözümde her sabah doğan güneş,
kâbuslar gibi çöküyor çökünce her gece;
gündüzler burada kabir karanlığına eş,
insanlar ufuksuz, hayatsa tam bir bilmece..
renkler bir darlığın ağında, hepsi de gri,
anlamsız birer tümsek o koca gökdelenler;
duygular derbeder, düşüncelerse serseri,
bir hiçe bağlı burada doğanlar, ölenler.
düz günler monoton, bayramlarsa bir karnaval,
âdeta bir çöl gibi bana bu koca diyar;
izdırap tam ızdırap, neş’enin rengi melâl,
hazanla inim inim duyduğum yaz ve bahar.
vermiyor bencesini zevk u safanın hayat,
fecre kapalı sanki gönlümdeki tepeler;
hep ümide koşsam da, sarsılıyor hissiyat,
kaplıyor ufukları siyah siyah perdeler.
yok yaşamanın bu diyarda ölümden farkı,
sisli-dumanlı geçiyor inadına zaman;
duyulmuyor hiç hayattan dinlediğim şarkı,
tın tın nabızlarımda rûhumdaki hafakan...
iç murakabe deyip kendimi dinliyorum,
gördüğüm çerçevede yapayalnız efkârım;
bir mum macerası; yanıyor ve eriyorum,
olsaydı aydınlatmak bari yanarken kârım!.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar