bugün
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi5
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz38
- flörtöz erkek iticiliği12
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- bik bik'in mutfağına konuk olmak13
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- anın görüntüsü21
- pazarcıların seçtirmemesi5
- bir insanı tanıma yöntemleri3
- pazar sabahı2
- sabahları nefret edilen şeyler6
- kurtlar vadisi doğu türkistan2
- islamda namaz yoktur14
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde4
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- ben üşümem6
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- evde x yapabilirsiniz2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe4
- biber salçası2
- bol tereyağlı iskender7
- troy kart2
- bir şeyler söyle5
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- kızıldeniz sonrası hürmüz de tansiyon2
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- gecenin şarkısı10
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- boyumun 2 cm kısalması28
- sakar şakir'in gardrop fuat'ın karısına basması2
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- sarman kedi beslemek2
- anasonlu nargile5
- okan buruk13
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- küçük şeylerle mutlu olabilen kadın2
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- kızlar bakar mısınız13
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- robert pattinson3
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- tutunamayanlar8
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- her ilde üniversite kurulması6
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
ali kırca nın zamanında yazdığı enfes bir yazıdır. üşenmeyin okuyun
Yaşamak için daha ne kadar vaktiniz var, bir bilen var mı?
Daha kaç gece uykuya yatacağız? Daha kaç şafakta uyanacağız? Daha kaç kez okşayabileceğiz çocuklarımızın saçını?
Daha kaç kez sarılabileceğiz anamızın kollarına?
Daha kaç kez dost sofralarında kadeh kaldırabileceğiz?
Bir bilen var mı?
Kaç kez yurtdışına çıkabileceğiz, kaç ülke daha göreceğiz, hangi yabancı şehirlerin sokaklarında meraklı voltalar atacağız?
Kaç yeni şarkının hüzünlü yollarına revan olacağız, kaç şarkının kanatlarında gülüp oynayacağız?
Daha kaç yeni işiniz olacak, kaç yeni eşiniz? Kaç bulut dolanacak başınızın üstünde, kaç rüzgar savuracak bulutları güz vakitlerinde?
Kaç ezeli rekabet maçında sevineceğiz, kaç yenilgide dövüneceğiz, kaç Metin, kaç Lefter, kaç Turgay, kaç Bartu efsanemiz olacak?
Daha kaç seçimde oy vereceğiz, daha kaç seçim sonrasında yerineceğiz?
Daha kaç başbakan göreceğiz kim bilir, kaç hükümet, kaç Meclis, kaç yasa, kaç tasa?..
Bir bilen var mı?
Daha kaç savaş göreceğiz, daha kaç terörist, kaç şehit, kaç damla kan, hercai menekşeler gibi boynunu büken kaç can?..
Daha neler yapacağız bu vatan için, kaçımız öleceğiz, kaçımız nutuk söyleyeceğiz, kim bilir?..
Kaç dersten çakacak, kaç dersten geçeceğiz? Daha kaç saat televizyon seyredeceğiz, kaç kanaldan masal dinleyeceğiz kim bilir?
Bir bilen var mı?
Daha kaç ölüm haberi alacağız, uğursuz saatlerde çalan telefonlardan, kaç kez yanacak ciğerimiz? Kaç doğum haberinde kafesine sığmayacak yüreğimiz?
Kaç yalnızlık, kaç hasret, kaç ayrılık, kaç vuslat, kaç gönül yarası, kaç yaralı aşık narası?
Daha kaç kez sevişeceğiz ay ışıklarında pervasız, kan ter içinde?
Kaç kez bir öpüşte kesilecek nefesimiz, masum günahların ilk hevesinde?
Kaç yağmurda ıslanacağız sırılsıklam, kaç güneşte yanıp kavrulacağız?
Kaç kar örtecek ihanetlerimizi? Kaç kez diz çöküp, kaç kez direneceğiz? Bir bilen var mı?
Evet, yaşamak için daha ne kadar vaktimiz var? Daha kaç gece uykuya yatacağız?
Daha kaç şafakta uyanacağız? Daha kaç kez okşayabileceğiz çocuklarımızın saçını?
Kaç kez sarılabileceğiz anamızın kollarına? Bir bilen yok.
Ne biz biliyoruz, ne bir başkası.. Lakin yarınlar sonsuzmuş gibi yaşıyoruz hayatı.
Gelecek haftalar, gelecek aylar, gelecek yıllar sigortalı ya ömrümüze...
Hele bir akşam olsun da..
Sabah ola hayrola.. Günler sepete mi girdi? Kalsın bakalım haftaya?
Bu bağ bozumunda da olmadı üzümler... Seneye kısmet, seneye...
Biz ne zaman toplayacağız gönül bağımızın üzümlerini?
Ne zaman salkım salkım barış dereceğiz ülkemizin dağlarından?
Ne zaman dur diyeceğiz hırslarımızın dizginlerine?
Bu hırs, bu düşmanlık, bu nefret niye? Ne zaman seveceğiz, ne zaman bileceğiz kadrini kıymetini sevenlerimizin?
"Hadi abbas, vakit tamam", dediğinde o ses, çaresizdir zavallı bedenimiz.
Ölüme hükmetmenin mümkünü yoktur biliriz. Lakin hükmedebiliriz hayata.
'Bugün' avuçlarımızda bahşedilmiş kevser şarabıdır.
Ya bırakırız akar gider ellerimizden, ya yudumlarız, cennetle buluşuruz yaşarken.
Bugün cumartesi...
Siz hala pazartesiyi mi bekliyorsunuz?
Yaşamak için daha ne kadar vaktiniz var, bir bilen var mı?
Daha kaç gece uykuya yatacağız? Daha kaç şafakta uyanacağız? Daha kaç kez okşayabileceğiz çocuklarımızın saçını?
Daha kaç kez sarılabileceğiz anamızın kollarına?
Daha kaç kez dost sofralarında kadeh kaldırabileceğiz?
Bir bilen var mı?
Kaç kez yurtdışına çıkabileceğiz, kaç ülke daha göreceğiz, hangi yabancı şehirlerin sokaklarında meraklı voltalar atacağız?
Kaç yeni şarkının hüzünlü yollarına revan olacağız, kaç şarkının kanatlarında gülüp oynayacağız?
Daha kaç yeni işiniz olacak, kaç yeni eşiniz? Kaç bulut dolanacak başınızın üstünde, kaç rüzgar savuracak bulutları güz vakitlerinde?
Kaç ezeli rekabet maçında sevineceğiz, kaç yenilgide dövüneceğiz, kaç Metin, kaç Lefter, kaç Turgay, kaç Bartu efsanemiz olacak?
Daha kaç seçimde oy vereceğiz, daha kaç seçim sonrasında yerineceğiz?
Daha kaç başbakan göreceğiz kim bilir, kaç hükümet, kaç Meclis, kaç yasa, kaç tasa?..
Bir bilen var mı?
Daha kaç savaş göreceğiz, daha kaç terörist, kaç şehit, kaç damla kan, hercai menekşeler gibi boynunu büken kaç can?..
Daha neler yapacağız bu vatan için, kaçımız öleceğiz, kaçımız nutuk söyleyeceğiz, kim bilir?..
Kaç dersten çakacak, kaç dersten geçeceğiz? Daha kaç saat televizyon seyredeceğiz, kaç kanaldan masal dinleyeceğiz kim bilir?
Bir bilen var mı?
Daha kaç ölüm haberi alacağız, uğursuz saatlerde çalan telefonlardan, kaç kez yanacak ciğerimiz? Kaç doğum haberinde kafesine sığmayacak yüreğimiz?
Kaç yalnızlık, kaç hasret, kaç ayrılık, kaç vuslat, kaç gönül yarası, kaç yaralı aşık narası?
Daha kaç kez sevişeceğiz ay ışıklarında pervasız, kan ter içinde?
Kaç kez bir öpüşte kesilecek nefesimiz, masum günahların ilk hevesinde?
Kaç yağmurda ıslanacağız sırılsıklam, kaç güneşte yanıp kavrulacağız?
Kaç kar örtecek ihanetlerimizi? Kaç kez diz çöküp, kaç kez direneceğiz? Bir bilen var mı?
Evet, yaşamak için daha ne kadar vaktimiz var? Daha kaç gece uykuya yatacağız?
Daha kaç şafakta uyanacağız? Daha kaç kez okşayabileceğiz çocuklarımızın saçını?
Kaç kez sarılabileceğiz anamızın kollarına? Bir bilen yok.
Ne biz biliyoruz, ne bir başkası.. Lakin yarınlar sonsuzmuş gibi yaşıyoruz hayatı.
Gelecek haftalar, gelecek aylar, gelecek yıllar sigortalı ya ömrümüze...
Hele bir akşam olsun da..
Sabah ola hayrola.. Günler sepete mi girdi? Kalsın bakalım haftaya?
Bu bağ bozumunda da olmadı üzümler... Seneye kısmet, seneye...
Biz ne zaman toplayacağız gönül bağımızın üzümlerini?
Ne zaman salkım salkım barış dereceğiz ülkemizin dağlarından?
Ne zaman dur diyeceğiz hırslarımızın dizginlerine?
Bu hırs, bu düşmanlık, bu nefret niye? Ne zaman seveceğiz, ne zaman bileceğiz kadrini kıymetini sevenlerimizin?
"Hadi abbas, vakit tamam", dediğinde o ses, çaresizdir zavallı bedenimiz.
Ölüme hükmetmenin mümkünü yoktur biliriz. Lakin hükmedebiliriz hayata.
'Bugün' avuçlarımızda bahşedilmiş kevser şarabıdır.
Ya bırakırız akar gider ellerimizden, ya yudumlarız, cennetle buluşuruz yaşarken.
Bugün cumartesi...
Siz hala pazartesiyi mi bekliyorsunuz?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar