bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı6
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- pazar günü mesai yapmak3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak2
- evde kalmış sözlük kızı2
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- günün şiiri8
- michael olise2
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- türklerin ileri olduğu konular21
- devlet bahçeli3
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- antipanik hanımın elleri2
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- thomas tuchel6
- dinsize inanır mısın17
- en gey özelliğiniz8
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- haluk levent bahis yazışmaları2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi8
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- kahvaltı2
- true nickli yazar11
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı17
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
ulan biriniz de dememiş be nerdesin öldün mü kaldın mı diye.
neyse geldim.
neyse geldim.
Türkçe çevirisi ‘git bir daha gelme’ olan ingilizce kelime.
Bu tabiri genellikle ingiltere’nin bağcıları olan muhitlerinde yaşayan kro kızlarımızdan duyarsınız.
Hey john... comeback. Ühühü
Şeklinde.
Bu tabiri genellikle ingiltere’nin bağcıları olan muhitlerinde yaşayan kro kızlarımızdan duyarsınız.
Hey john... comeback. Ühühü
Şeklinde.
"bir manşet gördüm ve hayatım değişti."
ahaha! biliyorum bu çok orhan pamuk tarzı bir giriş oldu ama bu konuda söyleyemek istediğim bazı şeyler var ve karşılığında nobel de talep edecek değilim.
yıllar önce yabancı bir haber sitelerinde dolaşırken bir manşete denk geldim. dev, çarpıcı bir manşet: "comeback kings" yazıyordu.
"geri dönüş'ün kralları"...
tam senesini şuan hatırlamıyorum ama hani türkiye'nin sürekli yenik duruma düşüp bir şekilde galibiyet aldığı bir avrupa turnuvası vardı. işte o turnuvadaki performansı için gazete türkiye'yi "geridönüşün kralları" olarak tanımlıyordu.
sonra bu "geridönüş" kavramıyla ilgili çok uzun yıllar -her zaman değil tabi, boş vakitlerimde- düşündüm. o manşet hiç bir zaman aklımdan çıkmayan, iç dünyamda da ara sıra üzerinde düşündüğüm bir fenomen halini aldı.
ne kadar da çarpıcı bir ifade değil mi?
"comeback kings"
hepimizin hayatında mutlaka büyük ya da küçük mağlubiyetler var... ayrılıklar, kaybedişler, kovuluşlar, haksızlıklar, iftiralar, gözden düşmeler, kırılan hevesler...
sizce bunların hepsi aslında birer mağlubiyet değil de bizlere sunulan bir "comeback king/ queen" olma fırsatı olabilir mi?
cevabı belki evet, belki de aldığınız mağlubiyetteki skor farkına bağlı olarak değişir.
ama ben nerede bir "comeback king, queen" görsem içimden "evet,işte bu!" diyorum ve içten içe çok mutlu oluyorum.
geri dönüş insanları olabilmemiz dileğiyle,
bye, bye!
tanım: ingilizce'de "geridönüş" anlamına gelen söz, ya da bazıları için kendi uydurdukları hayata dair küçük bir detay/tespit/ savunma mekanizması/ refleks vs.
ahaha! biliyorum bu çok orhan pamuk tarzı bir giriş oldu ama bu konuda söyleyemek istediğim bazı şeyler var ve karşılığında nobel de talep edecek değilim.
yıllar önce yabancı bir haber sitelerinde dolaşırken bir manşete denk geldim. dev, çarpıcı bir manşet: "comeback kings" yazıyordu.
"geri dönüş'ün kralları"...
tam senesini şuan hatırlamıyorum ama hani türkiye'nin sürekli yenik duruma düşüp bir şekilde galibiyet aldığı bir avrupa turnuvası vardı. işte o turnuvadaki performansı için gazete türkiye'yi "geridönüşün kralları" olarak tanımlıyordu.
sonra bu "geridönüş" kavramıyla ilgili çok uzun yıllar -her zaman değil tabi, boş vakitlerimde- düşündüm. o manşet hiç bir zaman aklımdan çıkmayan, iç dünyamda da ara sıra üzerinde düşündüğüm bir fenomen halini aldı.
ne kadar da çarpıcı bir ifade değil mi?
"comeback kings"
hepimizin hayatında mutlaka büyük ya da küçük mağlubiyetler var... ayrılıklar, kaybedişler, kovuluşlar, haksızlıklar, iftiralar, gözden düşmeler, kırılan hevesler...
sizce bunların hepsi aslında birer mağlubiyet değil de bizlere sunulan bir "comeback king/ queen" olma fırsatı olabilir mi?
cevabı belki evet, belki de aldığınız mağlubiyetteki skor farkına bağlı olarak değişir.
ama ben nerede bir "comeback king, queen" görsem içimden "evet,işte bu!" diyorum ve içten içe çok mutlu oluyorum.
geri dönüş insanları olabilmemiz dileğiyle,
bye, bye!
tanım: ingilizce'de "geridönüş" anlamına gelen söz, ya da bazıları için kendi uydurdukları hayata dair küçük bir detay/tespit/ savunma mekanizması/ refleks vs.
canlı kanlı, efendim kanlı canlı örneğini görmek için bu kelimenin, şu videoyu izlemek yeterli olacaktır,
https://www.youtube.com/watch?v=3xNJ4zu3mhg
https://www.youtube.com/watch?v=3xNJ4zu3mhg
möğğemmel bir pearl jam şarkısıdır.
seinfeld'in 8. sezonunun 13. bolumudur. george costanza'nin yedigi ayari aynen geri ayar verene iade etme cabalarini ve haliyle basarisizligini konu alir.
REILLY: You know, George...The ocean called. They're running outta shrimp.
Everyone around the table laughs. Except for George, who looks triumphant. He
swallows, and uses a napkin to clean his fingers.
GEORGE: Oh yeah, Reilly? Well, the jerk store called.
They're running outta you
REILLY: What's the difference? You're their all-time best
seller!
GEORGE: Yeah? Well, I had sex with your wife!*
REILLY: You know, George...The ocean called. They're running outta shrimp.
Everyone around the table laughs. Except for George, who looks triumphant. He
swallows, and uses a napkin to clean his fingers.
GEORGE: Oh yeah, Reilly? Well, the jerk store called.
They're running outta you
REILLY: What's the difference? You're their all-time best
seller!
GEORGE: Yeah? Well, I had sex with your wife!*
bu kelimeyle hemem hemen ayni anlami ta$iyan diger bir sozcuk de "fightback" dir.
premier league'i ingiliz spikerlerden izleme $ansi bulanlar, boyle bir durumun ba$gosterdigi maclarda muhtemelen duymu$lardir spikerin, "ooooo what a great comeback" $eklindeki haykiri$larini.
premier league'i ingiliz spikerlerden izleme $ansi bulanlar, boyle bir durumun ba$gosterdigi maclarda muhtemelen duymu$lardir spikerin, "ooooo what a great comeback" $eklindeki haykiri$larini.
titanik filminde kate winslet ın okyanusta tahtanın üstündeyken, leonardo di caprio nun ise donmuş bi vaziyette suyun derinliklere doğru batarken kate in leo ya seslenişi.
(bkz: jack come back)
(bkz: jack come back)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar