bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması17
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- yağmurdan nefret etmek9
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları22
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- yağmuru romantik bulan tip2
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- sırbistan da vucic'in istifası3
- romanya53
- fatma betülleri doyurmak3
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- alfabede j harfi neden var3
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı3
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- street fighter3
- fırtınalı hava3
- anadolu üniversitesi2
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- nihat genç5
- fırtınalı havada denize açılan geri zekalılar2
- patrona sigorta yap diye yalvarmak2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- gül döktüm yollarına2
- flört uygulamasında eşleşme algoritması4
- adam yine kazanacak3
- meme yalarken düşünülen şeyler5
- fatma betül sayan kaya39
- almanya25
- matkabın var mı diye mesaj atan kız4
- türkiye24
- otel odası10
- karton toplayan çocuk16
- dünya61
- yazarların yağmurlu havada yaptıkları2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- sözlük kızlarının ojeleri16
- sözlükteki ayakçılar10
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli14
- işsiz2
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- kadınların sapık olması10
- yüksek enflasyon3
- nick vermeden bir yazara seslen14
tek başına manasız ve tehlikesizdir. cehaletin tehlikeli olabilmesi için, bir fikrin arkasına gizlenmesi gerekir. fikri kendine siper eylemiş zikirdir cehaletin sığınağı. halbuki arkasında durmak yerine, dahil olabilse içine...
okuyunca geçer. yerine eşeklik kalır.
(bkz: okumak cahilliği alır ama eşeklik baki kalır)
(bkz: okumak cahilliği alır ama eşeklik baki kalır)
boşa yanan ampülün enerjisidir.
akıldan cehaletle bilgiden cehalet arasında fark vardır. örneğin ateistler akıldan cahildirler. bu sebeple kendilerine cahil vasfı verilir.
Fevzi Demir hocamızın ''Bulaşıcı Salaklık Epidemiyolojisine Giriş'' adlı kitabında çok güzel ele alınır bu konu. insanın, tamamen aydınlandığına inandığı durum cehaletin tavan noktasıdır kısaca.
iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki;
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin kendilerine güvenleri müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise en alçakgönüllü deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:
işinde çok iyi olduğuna yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!
Ancak bu cahillik ve haddini bilmeme karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.
Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür.
Sonuçta, kifayetsiz muhterisler her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ihtiras eksikliği ile suçlanırlar..."
N'olur fazla mütevazi olmayın!...
"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".
Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:
Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.
günümüzde artık okumuş insanlarda bulunur.
karl marx`a göre, ayrıcalıklı sınıfın kullandığı ustaca silah.
kısaca bilgisizlik.
kısaca bilgisizlik.
game of thrones da kuzgunlar varya işte onlardan biri olmak.
taşı dur bilgiyi, hiçbirşeyden haberin olmasın.
taşı dur bilgiyi, hiçbirşeyden haberin olmasın.
Çağın gereksinimlerinden uzak kalma hali. Gel gelelim ki cehalet; bilmemek değildir. Bazı şeyleri bilip öğrenip, bazı şeylerden de kendince muaf olmak.
okulla diplomayla veya okunmuş kitap sayısı ile yok edilemeyendir.
Doğruyu görmeyen veya görmek istemeyen, söyleyemeyen, dinlemeyi bilmeyen, herşeyi bildiğini sanan insan hali hazırda cahildir.
Doğruyu görmeyen veya görmek istemeyen, söyleyemeyen, dinlemeyi bilmeyen, herşeyi bildiğini sanan insan hali hazırda cahildir.
herkesin fabrika ayarlarına döndüğü, ideolojik saflaşmanın belirgenleştiği şu dönemde bence türkiyenin hali hazırdaki tek gerçek ideolojisidir cehalet.
Başa beladır..
mutluluğu getirir, ne kadar az bilirsen bu dünyanın karanlık yüzünü o kadar mutlu olursun.
bilmedigi konu hakkında çeşitli konuşmalar yapan, herşeyi bileğini söyleyen, ceviz kabuğunu doldurmayacak beyni ile akıl veren kisidir.
ünlü bir filozof bile "tek bir şey bildiğim, hiç bir şey bilmediğim" derken sende kimsin dir.
ünlü bir filozof bile "tek bir şey bildiğim, hiç bir şey bilmediğim" derken sende kimsin dir.
entry - nick uyumu (bkz: #2561327)
dünyanın en zararlı şeylerinden birisi belki de ilk sırada geleni. ülkemizde cahillik yüzünden her gün bir çok kişinin başı belaya girmektedir. bence iki gruba ayrılır. birincisi; bir şekilde okul okuyamamak, dedelerimizin ananelerimizin olduğu gibi, onları mazur görmek gerek fakat bir de serseri ve cahil olan kesim vardır. yolda yürüyen adama omuz atıp kavga çıkaran tipler gibi, onları da allah bildiği gibi yapsın diyecek çok fazla laf yok.
entry - nick uyumu! (bkz: #2561327).
Cehaleti iş başında görmekten daha korkunç ne olabilir?!...
Sadece akplilere özgü bir kavram değil anlaşılan.
Youtube'daki bir yorum (bir ingiliz'e ait, Türk değil yani, rahat bir nefes alabiliriz):
"Bu videoyu nasıl olur da 223 milyon kişi izler. Tüm dünyada zaten 6 milyon insan var."
Hay suretini şaaptığımın salağı, bi de kendisini düzeltenlere "bakacağım google'a siz saçmalıyosunuz" demiş.
Youtube'daki bir yorum (bir ingiliz'e ait, Türk değil yani, rahat bir nefes alabiliriz):
"Bu videoyu nasıl olur da 223 milyon kişi izler. Tüm dünyada zaten 6 milyon insan var."
Hay suretini şaaptığımın salağı, bi de kendisini düzeltenlere "bakacağım google'a siz saçmalıyosunuz" demiş.
en tehlikeli şeydir.
Çığ gibi büyür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar