bugün
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması8
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı9
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak5
- baba ile içki içmek4
- koala akıllı olsun akıllı3
- dinlerle geçen dört beş bin yıl3
- alışverişe gidiyorum siz entry girin2
- minik kurbaga2
- hoşlanılan kızın çiğköfte yoğurdum gelsene demesi4
- barbarlık temeline cila çekmek2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı23
- cehaletln cazibesi2
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- yunan kültürü vs türk kültürü6
- rusya ukrayna savaşı3
- zeki biriyle sohbet etmek3
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- ismail kartal12
- kendini zeki sanan biriyle sohbet etmek2
- kamyoncuların durduğu mola yeri iyidir goygoyu3
- asansörde kalmak5
- yazarlara gelen son mesaj3
- abd ve iran'ın bugün masaya oturmaması2
- evrenin simülasyon olduğunun kanıtı3
- milli takım'ın paraguay maçı hazırlığı3
- vedat muriqi4
- anın görüntüsü14
- son 3 günde sadece 5 saat uyumuş olmak3
- uyku ilacı içip deniz yatağına binmek2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı8
- deliler2
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü8
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu4
- erhan karaal'ın kurtarılması2
- evrene bir mesaj bırak7
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- grand theft auto vi2
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- linkedin6
- şu anda ne yapıyorsun19
- bir daha doğmayacak olmak5
- ona bir şey söyle17
- izinli yazarın entry girebilmesi7
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- kızla konuşmaya çalışmak3
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj5
- bugün ne yedin10
Hoş gelmiş yeni yazar. Nickaltını ilk ben yazmasaydım hayal kırıklığına uğrardım sanırım. Ne demiştik; müzik. Evet burayı bile müzikle açmak isteyişimin tek sebebi bu.
Bunu birkaç kere dinlemen dileğiyle ( eminim ki içerisinde güzel anlamlar bulacaksın );
https://youtu.be/EmTBKbyaEjU
Bunu birkaç kere dinlemen dileğiyle ( eminim ki içerisinde güzel anlamlar bulacaksın );
https://youtu.be/EmTBKbyaEjU
Nerelerdersin inan hiç bilmiyorum. Yaklaşık 2 aydır ne sesini duydum ne yüzünü gördüm. Sana anlatmak istediğim o kadar çok şey birikti ki.. bu yazıyı bile ne zaman okuyacağını bilmiyorum.
Şu an istanbul yolundayım. Sana geldiğimi bile haber veremiyorum. Bakırköy’e gelsem seni bulur muyum onu da bilmiyorum. Ne kadar çok bilmiyorum kelimesi geçirdiğimin ben de farkındayım. Gözlerin kanayacak bu bilmiyorum çoğunluğunu görünce.
Sana hep söylemiştim belirsizlikten hoşlanmam diye. Bilmiyorum da o belirsizliğin esaslı kelimelerinden olsa gerek tınısında beni rahatsız edici bir havası var.
Bu yukarıda yazdığım yazılar sana dün yazıp yayınlamaktan vazgeçtiğim yazı. Şükür ki özlemin sebep olduğu kramplar bugün dindi.
Bugün konuşurken sesini salak salak dinlediğimi fark ettin mi? Dikkatimi toplayamayıp seni sadece seni konuşturmaya çalıştığımı? Ya da her ayrıntıyı yakalamaya çalıştığımı? Şu an gülümsüyorum, eminim ki anlamışsındır. Beni, benden iyi anlarsın sen. O mâlum şarkıda olduğu gibi “ ben anlarım çünkü en iyi ben tanırım seni”
Yine paragraflara bölüp tamamlayamama ve dikkat dağınıklığı hasıl oldu bende. Eminim ki bunu da fark edeceksin. Ruhumda yeni yeşeren çiçekleri fark edeceğin gibi. Çoook uzun zaman önce benim çok sonra fark ettiğim bir yazı yazmıştın nickimin altına. O yazıyı okuyunca ben çok üzülmüştüm biliyor musun? Çiçeklerden yoksun, sararmaya yüz tutmuştum. Sonra tekrar geldin bana özlemini çektiğim gökyüzünü gösterdin bana kahve eşliğinde. Sanırım hep bu olacak, bana geleceksin ve bir şeyleri fark etmemi sağlayacaksın. Tam olarak adının anlamı gibi; sen benim müjdecimsin. Hem de öyle ehliyetsiz müjdecilerden değil, ehli olanlardan, dostane bir rüzgar savrukluğu eşliğinde bir müjdeci.
Sana en başta dediğim gibi; ulaştırsın rüzgar bunları dostane bir buse mahiyetinde konsun yanağına.
Bunu hiç unutma olur mu? Ben hiçbir zaman unutmuyorum çünkü.
Geçenlerde tam bize uyacak bir şiir yazdım. Efruz sevdam parmaklarımı kamçılarken aklıma sen geldin. Bu efruz yakamızı bırakacak değil. Olur şey de değil. Olur olmadık anlarda zihnimden peyda oluyor ve bana sadece onu ifade etmek düşüyor. Her zaman dediğimiz gibi işte “ ben efruz’um” o vakit ki yanmayı da bildik harmanlanmayı da, o vakit ki sevdalanmak nedir öğrendik, o vakit ki yanık kokusunun dünyanın en acı kokusu olduğunu öğrendik.
Böyle böyle efruz olduk işte.
Sanırım tam şu an yazımı sonlandıracağım. Neler karaladım yine, inan bilmiyorum. Sadece özlemden oluşan kramplar dindi, ben ona seviniyorum.
Şu an istanbul yolundayım. Sana geldiğimi bile haber veremiyorum. Bakırköy’e gelsem seni bulur muyum onu da bilmiyorum. Ne kadar çok bilmiyorum kelimesi geçirdiğimin ben de farkındayım. Gözlerin kanayacak bu bilmiyorum çoğunluğunu görünce.
Sana hep söylemiştim belirsizlikten hoşlanmam diye. Bilmiyorum da o belirsizliğin esaslı kelimelerinden olsa gerek tınısında beni rahatsız edici bir havası var.
Bu yukarıda yazdığım yazılar sana dün yazıp yayınlamaktan vazgeçtiğim yazı. Şükür ki özlemin sebep olduğu kramplar bugün dindi.
Bugün konuşurken sesini salak salak dinlediğimi fark ettin mi? Dikkatimi toplayamayıp seni sadece seni konuşturmaya çalıştığımı? Ya da her ayrıntıyı yakalamaya çalıştığımı? Şu an gülümsüyorum, eminim ki anlamışsındır. Beni, benden iyi anlarsın sen. O mâlum şarkıda olduğu gibi “ ben anlarım çünkü en iyi ben tanırım seni”
Yine paragraflara bölüp tamamlayamama ve dikkat dağınıklığı hasıl oldu bende. Eminim ki bunu da fark edeceksin. Ruhumda yeni yeşeren çiçekleri fark edeceğin gibi. Çoook uzun zaman önce benim çok sonra fark ettiğim bir yazı yazmıştın nickimin altına. O yazıyı okuyunca ben çok üzülmüştüm biliyor musun? Çiçeklerden yoksun, sararmaya yüz tutmuştum. Sonra tekrar geldin bana özlemini çektiğim gökyüzünü gösterdin bana kahve eşliğinde. Sanırım hep bu olacak, bana geleceksin ve bir şeyleri fark etmemi sağlayacaksın. Tam olarak adının anlamı gibi; sen benim müjdecimsin. Hem de öyle ehliyetsiz müjdecilerden değil, ehli olanlardan, dostane bir rüzgar savrukluğu eşliğinde bir müjdeci.
Sana en başta dediğim gibi; ulaştırsın rüzgar bunları dostane bir buse mahiyetinde konsun yanağına.
Bunu hiç unutma olur mu? Ben hiçbir zaman unutmuyorum çünkü.
Geçenlerde tam bize uyacak bir şiir yazdım. Efruz sevdam parmaklarımı kamçılarken aklıma sen geldin. Bu efruz yakamızı bırakacak değil. Olur şey de değil. Olur olmadık anlarda zihnimden peyda oluyor ve bana sadece onu ifade etmek düşüyor. Her zaman dediğimiz gibi işte “ ben efruz’um” o vakit ki yanmayı da bildik harmanlanmayı da, o vakit ki sevdalanmak nedir öğrendik, o vakit ki yanık kokusunun dünyanın en acı kokusu olduğunu öğrendik.
Böyle böyle efruz olduk işte.
Sanırım tam şu an yazımı sonlandıracağım. Neler karaladım yine, inan bilmiyorum. Sadece özlemden oluşan kramplar dindi, ben ona seviniyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar