bugün
- askerde 200 metre atışı yapmak8
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi8
- türkiye'ye geldim7
- kadın olmanın avantajları5
- nervio18
- her şeyi açıklayan en kısa cümle4
- mehdi türkiye de3
- kadınları anlamak2
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- mabel matiz3
- aleksey batrakov5
- kedi sidiği kokmak4
- kurtar bizi müsavat16
- tanrı vs şeytan3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- wilfried singo3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- kolonya kültürünün yok olması2
- çü be3
- aptallara tahammül edememek2
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- ellerim bos gonlum hos10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- devran dönecek8
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- sozlukteki olum sessizligi2
- ahmet baran yazgan10
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- okan buruk12
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- cin musallatı3
- butlancıların birbirine girmesi5
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- pilav yapmak3
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- galatasaray14
- sevilen kızın abi demesi3
- süleymancılar15
- victor osimhen18
- bağlama büyüleri3
- idam cezasının geri gelmesi6
- yazarlara gelen son mesaj2
- garip başlıklar5
"starbucks"
(bkz: gençlerin buluşma yerleri)
süper vali recep yazıcıoğlu'nun denizli'de yaptığı uygulamayla cafe kelimesi yerine kafe kelimesi kullandırtmasını hatırlatan kelime.
iyi yapmıştır türkçeyi katletmemek gerek.
iyi yapmıştır türkçeyi katletmemek gerek.
ingilizcede tahmin edilmediği gibi "kafeyii" şeklinde telaffuz edilen isim.
aslında "cefé" şeklinde yazılan kelime. sonundaki "é" nedeniyle "kafêi" şeklinde okunur.
fr. kafe
(le)
(le)
falanjistlerin kurmaylarının 1936'daki olağan toplantılarında söyledikleri sözdür. açılımı "yoldaşlar, ispanyol falanjı geliyor."dur. fakat işin garibi yemeğin ortasında söylenen bu söze kimse anlam verememiştir. her şey bir kaç gün sonraki darbe girişimiyle anlaşılacaktır. ispanyol falanjları cumhuriyetçileri yıkmak için harekete geçmişlerdir.
café olarak yazılan, kefey, kafey gibi şekillerde* telaffuz edilen, kafe anlamına gelen kelime. ilginç.
erkek ve kadının buluşmak için sahip olduğu sayılı mekanlardan.
kahvehane kültürünün değişeme uğrayıp, incelerek aldığı son haldir.
hafta sonları bazen şaşkınbakkalda ağrılı bir simitçi dost var, göztepeden yürür gideriz; iki simit alır döneriz. yürüyüşte olur bu vesileyle.
yol boyu sıra sıra ismini zor telaffuz ettiğim; ama cafe olduğunu anladığım mekanlar var.
ikili üçlü bir masa etrafında oturmuşlar; oturmuşlar da hepsinin elinde "akıllı" telefonlar, parmaklar kıpır kıpır; bazılarının eli kulağında o kocaman eşya...
takılırım ara sıra, hey konuşsanıza.
kimi bazısı aniden döner şaşkın bakış; sonra döner masaya bakar, haklısınız der gibi bir tebessüm.
sonra bir gün düşündüm; ya dedim kendime sen hiç "cafe"ye gittin mi; şaşırdım bu kendime soruya; nasıl yani dedim? ama haklıydı ses; ben hiç "cafe"ye gitmemiş; oturup o bir tuhaf şeylerden içmemiştim. hay allah dedim; niye acaba? öyle amerikancı, italyanmış gibi takıntım da yok ama, gitmemiştim işte; niye gitmedin dedim kendime; hala düşünüyor arif bey; niye?
sonra hatırladım birden olur mu ya dedim; yıllar önce bir defa; bir "gün" The Marmarada oturmuştum, ha ha çok aristokratsın dedi bana kendim, biraz alaycı. utandım. ya ama dedim kırk yılın başı bir kere.
ama cafeye gitmemiştim; hala niyelerdeydim. bir arkadaş vardı küsmeseydi bana; çalıştığı bir cafeye ziyaretine gidecektim; hem görecek, hem de "niye"lerden kurtulacaktım. olmadı. nasip değilmiş dedim kendime.
hadi.
yol boyu sıra sıra ismini zor telaffuz ettiğim; ama cafe olduğunu anladığım mekanlar var.
ikili üçlü bir masa etrafında oturmuşlar; oturmuşlar da hepsinin elinde "akıllı" telefonlar, parmaklar kıpır kıpır; bazılarının eli kulağında o kocaman eşya...
takılırım ara sıra, hey konuşsanıza.
kimi bazısı aniden döner şaşkın bakış; sonra döner masaya bakar, haklısınız der gibi bir tebessüm.
sonra bir gün düşündüm; ya dedim kendime sen hiç "cafe"ye gittin mi; şaşırdım bu kendime soruya; nasıl yani dedim? ama haklıydı ses; ben hiç "cafe"ye gitmemiş; oturup o bir tuhaf şeylerden içmemiştim. hay allah dedim; niye acaba? öyle amerikancı, italyanmış gibi takıntım da yok ama, gitmemiştim işte; niye gitmedin dedim kendime; hala düşünüyor arif bey; niye?
sonra hatırladım birden olur mu ya dedim; yıllar önce bir defa; bir "gün" The Marmarada oturmuştum, ha ha çok aristokratsın dedi bana kendim, biraz alaycı. utandım. ya ama dedim kırk yılın başı bir kere.
ama cafeye gitmemiştim; hala niyelerdeydim. bir arkadaş vardı küsmeseydi bana; çalıştığı bir cafeye ziyaretine gidecektim; hem görecek, hem de "niye"lerden kurtulacaktım. olmadı. nasip değilmiş dedim kendime.
hadi.
eski bir engelbert humperdinck parcasi. Gercekten cok guzel dinlendirici.
https://youtu.be/1-8H8tMwl3E
edit: arsiz bela hayrani eksilemis.
https://youtu.be/1-8H8tMwl3E
edit: arsiz bela hayrani eksilemis.
cafe denince aklıma benim severek takıldığım bir site geldi. itiraflar,başınızdan geçenler,tavsiye et,soru cevap var, hatta siz istediğiniz konuda yazı bile gönderebiliyorsunuz. aha burası bi bakın http://kizlarcafe.com/
herkesin açmayı planladığı mekan. başka sektörlerde var onlara da yönelin. neden hep cafe ? cafe ? cafe ?
Bazıları özenle çalışan , fakat genelinde bir lakaytlık olan mekanlar. üniversitedeyken en beğendiğim cafeler, deli kantin Ve hemen yanındaki doors idi. Hala da öyle, on yılı geçti fikrim aynı. Yolum düştükçe uğrarım hala. Deli kantin özgünlüğünde bir mekana denk gelmiyorum pek. Alayı kahve dünyası, kahve çekirdeği , kahve fincanı gibi saçma isimlere ve ayni içeriğe sahip.
Cafe açan arkadaşım olursa karikatürdeki gibi bir hediye götürmeyi planlıyorum.
görsel
Cafe açan arkadaşım olursa karikatürdeki gibi bir hediye götürmeyi planlıyorum.
görsel
gösterişi seven kişilerin kaliteli sigara, araba anahtarı ve iphone (yüz üstü) telefonlarını masaya koyduğu, yediği içtiği şeyleri sosyal mecralarda paylaştığı yer.
karı, kız, erkek düşürmek için kafeleri tercih ediyorsunuz. hepiniz iğrençsiniz. erkek halimle rahat edemiyorum kafelerde. kızlara yiyecek gibi bakıyorlar. kızlar da yarrak derdinde. yemin ediyorum iğrençsiniz hepiniz. ilgi budalaları.
karı, kız, erkek düşürmek için kafeleri tercih ediyorsunuz. hepiniz iğrençsiniz. erkek halimle rahat edemiyorum kafelerde. kızlara yiyecek gibi bakıyorlar. kızlar da yarrak derdinde. yemin ediyorum iğrençsiniz hepiniz. ilgi budalaları.
fransizca kahve. bugun klas olabilmek icin biryerlerini yirtip, adina da cafe diyen yerler, bu ismin eskiden fransa'da bariz kiraathane olan yerlerden esinlenilerek geldigini bilseler.
türkiye de en sağlam kazık atan mekandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar