bugün
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz8
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi6
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler6
- başlıkların silinme sebepleri3
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı4
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- izafiyet teorisi2
- 35 yaşında ölmek6
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum4
- yazarlara verilmiş lakaplar7
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- kemal kılıçdaroğlu10
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- pandela43
- iplenmeyen yazarlar2
- iphone kullanan insan2
- x in memeleri5
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- sözlük kullanma amacım2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- devlet kim lan7
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- wednesdayin annesi8
- azgın türbanlı10
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- sözlüğün kahve olması13
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- galatasaray3
- çok çişi gelen insan5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- izlenmiş en kusursuz film8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- alttaki yazara aşık ol11
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- evlenmekten korkmak10
- dikkat dikkat tai lung kız11
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- nasılsınız6
- mmm pandela poposu kocaman5
- annenin ölmesi5
düşünür ya insan, hastahane avlusunda unutulan adam. avuçlarındadır çenesi, bakışsız taş. düşünür böyle olmak. hiç duymadım soru sorduğunu, utandım soramadım, böyle olmak, nasıl.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
olmanın bir hali
tıpkı denemek misali.
ıı
olmanın her hali hüsrandı. aslında korktum "olmak"tan. olmak, olgunlaşmak gibi sonu. olgunlaşmak bir adım sonrası çürümek.
taş adam
dirseği çenesinde bir anlam.
olmanın en hali.
avuçlarımda hala soğukluğu ve ıslak izi.
aşk olmak. her panikte sığınağım.
aşk olmak madde ötesinde duygu "olmak". frekans dalgası. bazen parazit; akortsuz ses tecavüzü.
böyle olmak aslında, sanki samsa ve oblomov arasında bir durak. değişim ve miskin.
yada diyeyim; babalar oğullar tarihselliği. bir unutulmuşluk hezeyanı, annenin yani kadının hiçleştirilmesi.
olmanın her durağında hüsrandım.
rast, olmanın tesadüf eşiği.
çağla yeşili hayallerim oldu. kırmızıda ip atladım. pembe koroda detone ses, mavi hep sonsuzluğumdu lacivert karasına uzanan. sanki uzay hep akşam.
aptal oldum, haşa abdal dediler. aşık oldum tebessüm etti biri; aşk oldum; deli misin dedi diğeri.
her yaş, böyle olmanın zaman kipi. hayat, olmanın serüveni sanki olmadann biten oyun hayat.
perdeye dokundum, replikler konfeti. kimi sesti kimizi solmuş izler.
insan oyuncu, sonsuz epik. zaman en muazzam "gigi bayt" hafıza. açmaya korktuğum. açsam belki böyle olmak, titreşen; uzaklaşan duyulmayan ses, tarihin hafızasında ses olmak; böyle olmak.
en nihayet yaprak oldum, yeşile sarardım hüzünlerde, savruldum.
böyle olmak yakıştı bana.
tıpkı denemek misali.
ıı
olmanın her hali hüsrandı. aslında korktum "olmak"tan. olmak, olgunlaşmak gibi sonu. olgunlaşmak bir adım sonrası çürümek.
taş adam
dirseği çenesinde bir anlam.
olmanın en hali.
avuçlarımda hala soğukluğu ve ıslak izi.
aşk olmak. her panikte sığınağım.
aşk olmak madde ötesinde duygu "olmak". frekans dalgası. bazen parazit; akortsuz ses tecavüzü.
böyle olmak aslında, sanki samsa ve oblomov arasında bir durak. değişim ve miskin.
yada diyeyim; babalar oğullar tarihselliği. bir unutulmuşluk hezeyanı, annenin yani kadının hiçleştirilmesi.
olmanın her durağında hüsrandım.
rast, olmanın tesadüf eşiği.
çağla yeşili hayallerim oldu. kırmızıda ip atladım. pembe koroda detone ses, mavi hep sonsuzluğumdu lacivert karasına uzanan. sanki uzay hep akşam.
aptal oldum, haşa abdal dediler. aşık oldum tebessüm etti biri; aşk oldum; deli misin dedi diğeri.
her yaş, böyle olmanın zaman kipi. hayat, olmanın serüveni sanki olmadann biten oyun hayat.
perdeye dokundum, replikler konfeti. kimi sesti kimizi solmuş izler.
insan oyuncu, sonsuz epik. zaman en muazzam "gigi bayt" hafıza. açmaya korktuğum. açsam belki böyle olmak, titreşen; uzaklaşan duyulmayan ses, tarihin hafızasında ses olmak; böyle olmak.
en nihayet yaprak oldum, yeşile sarardım hüzünlerde, savruldum.
böyle olmak yakıştı bana.
olmanın halleri
III
duyarsızlık, vurdum duymazlık. bazen imrenmiyor değilim. duyarlı olmak, bir taze dalın çıt kırılmasına kulak kabartmak. ambulans sirenlerinden içinde yatanı tahayyül etmek, haksızlıklara tahammülsüzlük, amansız hastalıklar karşısında çaresizliklere isyan, iktidarlarla kavga, ezenlere nefret ve bütün bunlara sadece kendi pencerenden bakamamak, daima başkasının, başkalarının olması dünyanda; bütün bu hasletleri taşımak, sürekli huzur ve huzursuzluğun çatışmasını hissetmek ve bir ömrü bu basamaklarda tırmanmış olmak, sonra bakmak kucağında taşıdığın milyon solmuş, sararmış yaprak gibi özlemler, sönmüş umut kandilleri, ağıran ve ıstırap içinde kıvranan bir kalp ve şanslı olabilmeyi düşünmek, azabı alt edememek azapta mum gibi erimek, kimi zaman darılmak hayata, elinin tersiyle itmek isteyip itememek; niye, neden, niçin suallerin kulaklarda amansız uğuldaması, cinnet halleri, infilak alametleri, sevmek, sevilmek ama ulaşamamak, mesafelere gark olmak, tökezlemek ihtiraslar da, ama inatla yürümek, kanamak mütemadiyen, mütemadiyen saliseleri kaçırmak, bütün bu seyri seferde geriye bakmamak, keşke telaffuz etmemek, tüh diyememek, dememek inatla, inatla hep sürdürmek sürünen gölgen gibi hayatı; soruyorum kendime, soruyorum, yüreğim yorgun atışlarda diyor ki, sen böylesin.
içimden geçiyor hayat. qua dis.
III
duyarsızlık, vurdum duymazlık. bazen imrenmiyor değilim. duyarlı olmak, bir taze dalın çıt kırılmasına kulak kabartmak. ambulans sirenlerinden içinde yatanı tahayyül etmek, haksızlıklara tahammülsüzlük, amansız hastalıklar karşısında çaresizliklere isyan, iktidarlarla kavga, ezenlere nefret ve bütün bunlara sadece kendi pencerenden bakamamak, daima başkasının, başkalarının olması dünyanda; bütün bu hasletleri taşımak, sürekli huzur ve huzursuzluğun çatışmasını hissetmek ve bir ömrü bu basamaklarda tırmanmış olmak, sonra bakmak kucağında taşıdığın milyon solmuş, sararmış yaprak gibi özlemler, sönmüş umut kandilleri, ağıran ve ıstırap içinde kıvranan bir kalp ve şanslı olabilmeyi düşünmek, azabı alt edememek azapta mum gibi erimek, kimi zaman darılmak hayata, elinin tersiyle itmek isteyip itememek; niye, neden, niçin suallerin kulaklarda amansız uğuldaması, cinnet halleri, infilak alametleri, sevmek, sevilmek ama ulaşamamak, mesafelere gark olmak, tökezlemek ihtiraslar da, ama inatla yürümek, kanamak mütemadiyen, mütemadiyen saliseleri kaçırmak, bütün bu seyri seferde geriye bakmamak, keşke telaffuz etmemek, tüh diyememek, dememek inatla, inatla hep sürdürmek sürünen gölgen gibi hayatı; soruyorum kendime, soruyorum, yüreğim yorgun atışlarda diyor ki, sen böylesin.
içimden geçiyor hayat. qua dis.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar