bugün
- rafael leao24
- deniz göktaş5
- günün sözü20
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz4
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- sarapci koala69
- erkeklerin istediği tek şey17
- akepe3
- biraderlerin vurduyor olması12
- türkiye13
- hiç erkeğe şiir yazan kadın olmaması2
- üşümeyi özlemek4
- gram altın5
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- karı kıza para yedirir misiniz3
- en son ne zaman namaz kıldın13
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- tanrı ile röportajlar3
- kütahya2
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- biraderizm felsefesi3
- sarapci diye nick alan akpli17
- şarapçı koala ile viski içmek5
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- uşak2
- uyumanın muhteşem bir şey olması2
- bir dinciyle tartışmak2
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- burdur2
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- fener balı15
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- arkadaşlar size küstüm2
- anderson talisca7
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- biraderine de sana da yeter artık2
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- hayden panettiere2
- manifest11
- biraderioz2
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- game of thrones taki kel komplocu dayı2
- ayarını bozduğun kantar gün gelir seni tartar2
- zall'a parmak atıp hesap silnek2
- fenerbahçe vs galatasaray26
- yavşak koala5
düşünür ya insan, hastahane avlusunda unutulan adam. avuçlarındadır çenesi, bakışsız taş. düşünür böyle olmak. hiç duymadım soru sorduğunu, utandım soramadım, böyle olmak, nasıl.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
Gündemdeki Haberler