bugün
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi10
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz10
- uzay neyin içerisinde genişliyor4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam4
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- yazarlara verilmiş lakaplar9
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği3
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu3
- sizce ben güzel miyim3
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- başlıkların silinme sebepleri3
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz2
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- sıla türkoğlu2
- evlendikten sonra 100 kiloyu geçen kadınlar2
- sen pipittinoğulları gelinisin unutma2
- kemal kılıçdaroğlu11
- pandela44
- ali haydar fırat2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- malum sözlük2
- 35 yaşında ölmek6
- izafiyet teorisi2
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- ferdi özbeğen9
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- x in memeleri5
- iplenmeyen yazarlar2
- iphone kullanan insan2
- sözlük kullanma amacım2
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- wednesdayin annesi8
- azgın türbanlı10
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- sözlüğün kahve olması13
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- pandela tarzı entry gir6
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
düşünür ya insan, hastahane avlusunda unutulan adam. avuçlarındadır çenesi, bakışsız taş. düşünür böyle olmak. hiç duymadım soru sorduğunu, utandım soramadım, böyle olmak, nasıl.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar