bugün
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını13
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı79
- arkadaşlar size bi soru sorucam55
- sözlükteki galatasaraylılar12
- dem terör partisi11
- victor osimhen12
- gece nöbetten çıkınca eve gidip uyumak6
- s'i l v'e r m'i s t17
- halk tv'ye tmsf kayyımı ve 11 gözaltı2
- diktatör erdoğan2
- göbeklitepeyi uzaylıların yaptığı gerçeği5
- sözlükteki sivassporlu yazarlar2
- beyoğlu4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler21
- yüksek enflasyon17
- herkes istediği yazarı yazsın20
- herkesin tavsiye verdiği insan10
- almanya da taciz iddiasıyla robota el konulması2
- silvermist11
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- çok azdım porno izliyorum4
- trump'ın erdoğan'dan yemen için asker istemesi5
- beni neden sevmediniz13
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- simko332
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- aston villanın fener'e döşeyeceği boru3
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- ilham aliyev28
- evladım şu tc'yi girsene3
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- ofsaytımsı vol 220
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ne kadar paranız var9
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- yavuz sultan selim16
- farklılıkları olan insanların varoluş mücadelesi4
- şahsım dahil kimse eleştirilemez değildir2
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- kısa boylu olmak6
- seks neden ayıptır2
- sözlük kızlarının kombinleri43
- 2027 de neler olsun8
- sözlükteki ilişki skandalı39
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- kendini sevmek5
- galatasaray9
- çorba8
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
düşünür ya insan, hastahane avlusunda unutulan adam. avuçlarındadır çenesi, bakışsız taş. düşünür böyle olmak. hiç duymadım soru sorduğunu, utandım soramadım, böyle olmak, nasıl.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
çocuk dedi, bir sesti, böyle olmak iyi. papatya topluyordum bahçesinden. ister misin. bir taşın gülme sesini ilk duyduğum gündü. benim falım deli. ayaklarının dibine bırakmıştım hepsini.
eğildim kalkamadım, öyle ağırdı ayaklarım. bir hemşire geldi. beyazdı topuklarına kadar. nasıl dedim bu kadar beyaz, böyle olmak iyi dedi kadın.
böyle olmak dedim, böyle olmak mıdır her zaman. bir taş aldım yerden, kalkamadan, hemşirenin yanında değildi zaman. yer çekim oldum, bilmiyordum hangi zaman, yelkovanın akrebe küstüğü.
taş büyüyordu elimde, durdukça zaman. öbür elimle dokunduğum zaman, sanki kocaman, gözleri olmayan düşünen adam.
böyle olmak mıdır hayat dedim, kocaman gözleri olmayan ama düşünen. bir deli olsam, düşünsem dalgaları, kocaman köpük dalgaları. ağır olsam taş olsam. koşsam acıkmasam. yorulsam düşünsem, uykusuz mehtabın uyanık bekçisi olsam.
serinlik mi çıktı ne, papatyanın biri uçtu uçtu kondu ayak ucuma. kalkamadan aldım, kulağımın arkasında papatya. böyle olmak iyi, dedi sanki solan akşamlarda. böyle olmak iyi dedim tekrarladım.
ben nasıl olmaktım hatırlamıyordum. böyle iyi de, olmak nasıl bir şeydi. bir şey miydi olmak ah o akşam.
karanlık olmak, aydınlık olmak, beyaz olmak deniz üstü martı.
taş olsam atsam, mum olsam yansam, eriyen kül olsam yanan bedenlerin lavları. kuş olsam bülbül olsam, kafesiz ötüşlü.
cam olsam kırılsam, her parçasında düşünen adam. ayna olsam sırına ersem böyle olurken.
düşünüyordu hala adam. sanki herkes için, bana da bırak düşünme, kalkamıyordum hala öyle ağır ayaklarım. bir kaplumbağa durdu yanımda hadi yarışalım.
sonra baktım olmuyor, sessizce yaklaştım, tuttum dizinde elini. kalem kağıt çıkardım, bana resmini yap dedim düşünürken nasıl böyle olmanın. yapar mısın resmini hayallerimin.
gece mi daha karanlıktı böyle olmak, bilmiyordum.
düşen bir yaprak gibi çizdi hayallerimi, damar damar, bir o yana, bir bu yana yukarılara,
uçabilsem keşke uzaklara, olmanın böyle olduğu meyve bahçelerine.
güzel olur mu böyle olmak, kiraz dudak elma yanak.
ah bir aşık olsak hep bir ağızdan,
cam kırıkları batmasa ayaklarımıza çilek mevsiminde,
dut yesek sussak akşam ezanlarında.
yağmur olsak yağsak böyle olmak mevsiminde, bereket ve kurak.
koşsak koşsak, koşuyorum bak. bakmadı, düşünüyordu hala adam. yağmur mu ne ıslak damlalık. yüzümde serinlik. peş peşe serinlik,
birden sessizlik önce ışıl kubbe, sonra gürle. hızlı ıslak. saçlarından süzülen yaş damla sanki. ağlıyor gibi olmak böyle olmalı.
her yağan yağmurda ayrılırım ben dostlarımdan. toprak kokusuna dayanamam.
arkamda küçülürken çakıl taşı misali adam, ellerimde izi gibi düşüncesi gizli böyle olmak.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar