bugün
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- true silik olsun8
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- sucuk döner4
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- etli biber dolması yapan erkek2
- platon un mağara alegorisi12
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- ismail kartal30
- haşlanmış yumurta9
- sözlüğün kırbacı5
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- islamda kadın6
- anın görüntüsü29
- rick sanchez3
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- tavuk döner2
- iskender2
- bıçak arası2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- gocu34
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- arkadaşlar öğlen ne yesem2
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- yeralti edebiyatcisi9
- 11 eylül saldırılarından çıkarılan dersler3
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- jahrein2
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız12
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- lastik değiştirmeyi bilmeyen erkek3
- şu an dinlenen şarkı2
- kiraz cicegi kolonyasi28
- isa aras mersinli2
- aşk6
- 2000 yılında dünya nasıl olacak3
- güne iyi başlamak3
ikinci dünya savaşı'nda komunistler tarafından yurdu kırım'dan sürgün edilen ve paris'te çok fakir bir hayat sürmek zorunda kalan, 1947 yılında cesedi sen nehri kıyısında çöpçüler tarafından bulunduğunda cebinden aşağıdaki şiir çıkan kırım türkü.
paris akşamları
bu kent her şeyiyle bana yabancı,
öyle hasretim ki ezan sesine,
ararım çevremde minare cami,
lakin takılırım çan kulesine,
her semtin muhteşem kilisesine
yadel elemleri sarar içimi....
uzaklarda yurdum, burdan çok uzak
her mevsim güneşle, masmavi göklü
cami, kubbeli, kümbetli, köşklü.
ozanlı, garipli, kervansaraylı
yok haber onlardan, baba evinden
bu yüzdendir halim kopuk bir yaprak
herşey çok uzakta benden, çok uzak
gözlerim daima engine dalar
isterim ki; her an anayurdumda
dağları dumanlı, yaslı kırımda
ata ocağında, bizim konakta
bir bakır sinili sofra başında
iftar beklenilsin, dua edilsin.
ve sessiz sedasız yemek yenilsin.
sonra şadırvanda abdest alınıp
hep birlikte teravihe gidilsin.
uyansam her sabah ezan sesiyle
görsem ayşeciği su testisi ile
ninemi yaşmaklı namaz kılarken.
dinlesem dedemi kuran okurken
başımı huşuyla yastığa koysam
sonra toparlanıp yola koyulsam.
yahut günün şavkı vururken camdan
heybetli sesiyle çağırsa babam.
annem de kalk yavrum, aslanım dese
tutup elleriyle omuzlarımdan
o müşfik haliyle sarılsa, öpse....
evet, yurdum uzak; burdan çok uzak
bir ferahlık yahut bir şey umarak
düşerim yollara akşam üstleri
böyle çaresizim yıllardan beri
her zamanki gibi yorgun ve bitkin,
arıtıp yükünü hasta kalbimin
her an heyecanlı gözlerimde yaş
görmek ümidiyle bir türk, bir dildaş
dolaşırım paris caddelerini,
yorgun akan seni köprülerini....
bir karakış vakti sen kıyısında
kafamın içinde türklük ülküsü
ruhumu kavuran özyurt hasreti
böyle geçeceğim ebediyete
donmuş cesedimi bulup çöpçüler
defnedilmek üzere götürecekler
kimim ben ve neyim, ne bilecekler!
buğra alpgiray.
paris akşamları
bu kent her şeyiyle bana yabancı,
öyle hasretim ki ezan sesine,
ararım çevremde minare cami,
lakin takılırım çan kulesine,
her semtin muhteşem kilisesine
yadel elemleri sarar içimi....
uzaklarda yurdum, burdan çok uzak
her mevsim güneşle, masmavi göklü
cami, kubbeli, kümbetli, köşklü.
ozanlı, garipli, kervansaraylı
yok haber onlardan, baba evinden
bu yüzdendir halim kopuk bir yaprak
herşey çok uzakta benden, çok uzak
gözlerim daima engine dalar
isterim ki; her an anayurdumda
dağları dumanlı, yaslı kırımda
ata ocağında, bizim konakta
bir bakır sinili sofra başında
iftar beklenilsin, dua edilsin.
ve sessiz sedasız yemek yenilsin.
sonra şadırvanda abdest alınıp
hep birlikte teravihe gidilsin.
uyansam her sabah ezan sesiyle
görsem ayşeciği su testisi ile
ninemi yaşmaklı namaz kılarken.
dinlesem dedemi kuran okurken
başımı huşuyla yastığa koysam
sonra toparlanıp yola koyulsam.
yahut günün şavkı vururken camdan
heybetli sesiyle çağırsa babam.
annem de kalk yavrum, aslanım dese
tutup elleriyle omuzlarımdan
o müşfik haliyle sarılsa, öpse....
evet, yurdum uzak; burdan çok uzak
bir ferahlık yahut bir şey umarak
düşerim yollara akşam üstleri
böyle çaresizim yıllardan beri
her zamanki gibi yorgun ve bitkin,
arıtıp yükünü hasta kalbimin
her an heyecanlı gözlerimde yaş
görmek ümidiyle bir türk, bir dildaş
dolaşırım paris caddelerini,
yorgun akan seni köprülerini....
bir karakış vakti sen kıyısında
kafamın içinde türklük ülküsü
ruhumu kavuran özyurt hasreti
böyle geçeceğim ebediyete
donmuş cesedimi bulup çöpçüler
defnedilmek üzere götürecekler
kimim ben ve neyim, ne bilecekler!
buğra alpgiray.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar